25. bölüm · Mafyam
23.
Emir arkamdan söylenirken ben banyoya girmiştim ve hala söyleniyordu "emir çeneni kapat yoksa gelir oraya çok pis ederim seni!" Böyle dediğim anda sustu kapıyı açıp banyoya girdi ben yüzümü yıkarken arkamdan sarıldı ve enseme kocaman bir öpücük bıraktı geri çekilip dolaptan diş macununu aldı ve dişini fırçalamaya başladı "bugün bir yere gidecekmisin" sordu "bilmiyorum ki ama Ravza ile dışarı çıkabiliriz belki" bir şey demedi sadece kafasını sallayarak onayladı
İşimi halletikten sonra banyodan çıktım ve aşağı indim samet hala uyuyordu Ravza uyanmış ve kahvaltı hazırlamaya başlamıştı bile "günaydın!" Ani bağırmam ile sıçradı "ne anırıyosun be eşşek gibi" sabahları biraz sinirli oluyordu bir şey demeden bende yardım ettim kahvaltı hazır olunca samet de uyanmıştı emirde gelince başladık
_____________________
Yemek bitmişti samet ve emir çıkmıştı bizde Ravza ile sıkıldığımız için sinemaya gidecektik mutfağı topladıktan sonra odama geçtim ravzada benden giyinmişti
Giyindim ay çok güzel olmuştum! Hazırlandıktan sonra evden çıktık ve arabaya bindik ve avm ye sürdüm sinema avm nin içindeydi kendime bir kaç bir şey bakacaktım veya tırnaklamı yaptırmak istiyorum çok geçmeden geldiğimizde biletleri almıştık filmin başlamasına daha 1 saat vardı bizde o sırada avm nin içini gezmeyi planladık uzun zamandır almayı istediğim mavi renk uzun üzerinde çiçek desenleri olan bir elbise vardı bugün ona bakacaktım
Sonunda aradığım elbiseyi bulmuştum! Ve aşırı güzeldi akşam eve gidince emire göstermek için sabırsızlanıyorum sinema salonuna geldiğimizde pek kişi yoktu film başlarken korku müziği geldi lan ne alaka biz komedi filmin bilet almıştık ravzanın kolunu dürttüm "lan bu ne alaka" Sustu ve bakışlarını kaçırdı kafasına bi tane vurduğumda inleyerek kafasını tuttu "acıdı!" Sustum ve inatla sorumu cevaplamısını bekledim "yanlış bilet almış olabilirim" "senin kafana sıçayım" tam ayaklanmıştımki arkadan gelen uyarı sesleri ile oturmak zorunda kalmıştım
Film bitmişti ve ayaklarımızı götümüze vurarak salondan çıkmıştık tırnak randevum vardı nasıl bir model olacağını dün seçmiştim o yüzden ne yaptırıcam diye telaşa girmediğim için mutluydum ravza ile tırnakçıya girdik lan burası niye bu kadar kalabalık girişteki kadın bizi güler yüzle karşıladı "hoşgeldiniz buyurun" bizi yönlendirdi
Tırnaklarım bitmişti ve çok güzel olmuştu! Şimdi bir kafeye girmiştik ben kendime limonata söylemiştim çok sıcaktı arkamdan sarılan kollar ile tam çığlık atacakken el ağzıma kapandı kimdi bu gerizekalı arkama döndüğümde sırıtarak bakan bir adet emir bulmuştum tamam lafımı geri alıyorum arkamdan geçti yanıma oturdu "niye öyle geliyorsun sen" "özür dilerim güzelim" dedi ve alnıma minik bir öpücük bıraktı heyecanla Tırnaklarımı emire gösterdim "aşkım bak! Nasıl olmuş" tırnaklarımı tutup evire çevire baktı "lidya bune" "tırnak" gayet normal ve rahat bir şekilde cevaplamıştım biraz haklı olabilirdi çünkü tırnaklarımı diğer yaptırdıklarıma göre bir tık uzun yaptırmıştım "bu tırnak değil at toynağı gibi" cahille tartışılmazdı o yüzden ters bakışlarımı yollayarak önüme döndüm bir iki dakika sonra kulağıma fısıldadı "yavrum istersen sırtımdada deneyebilirsin" dedi ve sırıttı Ravza ve samete belli etmemek için susarak önüme döndüm ve aşağıdan bacağını çimdikledim "sapık herif"
Eve dönüyorduk biraz daha oturduktan sonra ravza ve samet bir kaç işi varmış bende yorgun hissediyordum o yüzden kalkmıştık kısa sürede eve gelmiştik emir yorgun olduğnu söylemişti ve salondaki koltukta yatıyordu aklıma gelen hain planla sinsice gülümsedim yeni aldığım elbiseyi giydim elbise çok güzeldi sırtında ve göğsüne biraz dekolte vardı salona emirin yanına gittim "emir" telefondan izlediği şeye dalmış bir şekilde izliyordu "hm" diyerek küçük bir ses çıkardi uzanarak elinden telefonu aldım ilk bir kaç saniye ne olduğunu pek anlamadı daha sonra bakışlarını elbisemde gezdirdi "lidya bune yavrum" gayet sakin ve sevimli bir sesle cevapladım "elbise" "ne elbisesi bunu dikmeyi unutmuşlar" öküz! "Sen modadan anlamıyorsun" "sen bi arkanı dön" şimdi zurnanın zart dediği yere gelmiştik yavaşça arkamı döndüm 1 veya 2 dakika sonra ses gelmeyince arkamı döndum emir sırtımdaki dekolteye kilitlenmiş bir şekilde bakıyordu ben daha ne olduğunu anlamadan ani bi şekilde beni belimden tutup çekti ve kucağını oturttu "güzelim" "hı" "bunu dışarıda giymeyi düşünmüyorsun değilmi bebeğim" konuşurken bir yandanda boynumu okşuyordu konuyu değiştirmeye çalıştım "emir beni ne zaman ailenle tanıştırmayı düşünüyorsun" 'aile' lafını duyunca yüzü düşmüştü kollarımı boynuna sardım "öyle düşündüğün gibi bir ailem yok" anlamayarak kaşlarımı çattım" "nasıl yani" "şöyle yani güzelim babam ben küçükken hep annemi döverdi zaten bizede hiç iyi baba olmamıştı 15 veya 16 yaşlarıma geldiğimde beni bu pis işlere yitti" pis iş dediği sanırım yeraltından bahsediyordu "annem ve kız kardeşim var birtek" dahada sıkı sarıldım o sert ve kendinden emin duruşunun arkasında küçük bir emir vardı
_____________________
AY SELAMM CANLARIM BENIMM
