_MAFYA_ kitap kapağı

5. bölüm / 8

Kalbime karışma...

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: Kalbime karışma...

Sabah saat dokuzda Alina'nın telefonu çalmaya başladı.

Alina yastığını başına çekti.

Telefon sustu.

İki saniye sonra yeniden çaldı.

“Kim bu ya!” diye söylendi ve ekrana baktı.

Ruslan Zorlu.

Alina aramayı reddetti.

Telefon yeniden çaldı.

Bu kez açtı.

“Ne var?”

“Günaydın sana da.”

“Ruslan, saat daha dokuz.”

“Biliyorum. Saat dokuzda insanların uyandığını düşünüyordum.”

“Ben insanların sabahın köründe başkalarını rahatsız etmediğini düşünüyordum.”

Ruslan'ın sesi güler gibi oldu.

“Hazırlan. Yarım saate geliyorum.”

Alina yatakta doğruldu.

“Ne için?”

“Ses kaydını dinleyecektik. Unuttun mu?”

“Unutmadım. Ama seninle geleceğimi de söylemedim.”

“Peki, gelmek istemiyorsan gelme.”

Alina sustu.

Dün akşam olsa Ruslan'ın bu kadar kolay vazgeçmesine şaşırmazdı. Fakat şimdi, onun gerçekten telefonu kapatmak üzere olduğunu düşününce nedense sinirlendi.

“Bir dakika!”

“Dinliyorum.”

“Yarım saat dedin, değil mi?”

“Evet.”

“Otuz beş dakika bekle.”

Telefonu kapattı.

Ruslan, kendi evinde telefonuna bakarken gülümsedi.

Karan karşı koltuktan onu izliyordu.

“Ne oldu? Yine mi reddedildin?”

Ruslan telefonu cebine koydu.

“Alina benimle geliyor.”

Karan kahvesini yudumladı.

“Buna sen mi karar verdin?”

“Evet.”

“Allah yardımcın olsun.”

Ruslan ona baktı.

“Senin Ceren meselesi ne oldu?”

Karan'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Benim bir meselem yok.”

“Dün gece montunu vermişsin.”

“Üşüyordu.”

“Sen de üşüyordun.”

Karan birkaç saniye sustu.

“Sen kendi hayatına bak.”

Ruslan ayağa kalktı.

“Ben de onu yapıyorum zaten.”

Karan arkasından seslendi:

“Alina sana bir gün kahve bile ısmarlarsa bana haber ver. Kutlama yapalım!”

Ruslan kapıyı kapatırken yalnızca elini kaldırdı.

### 1\. Eski kaset

Alina tam otuz beş dakika sonra aşağı indi.

Ruslan arabasının yanında bekliyordu. Siyah gömleği, koyu renk pantolonu ve her zamanki ciddi ifadesiyle sanki bir toplantıya değil, önemli bir göreve gelmişti.

Alina arabaya yaklaşınca Ruslan kapıyı açtı.

“Buyur.”

Alina durdu.

“Ben kapıyı kendim açabilirim.”

“Biliyorum.”

“O zaman neden açtın?”

Ruslan omuz silkti.

“Belki nazik olmaya çalışıyorumdur.”

Alina arabaya bindi.

“Çalışmaya devam et. Henüz başarılı sayılmazsın.”

Ruslan kapıyı kapatırken başını iki yana salladı.

“Seninle uğraşmak gerçekten kolay değil.”

Alina camdan dışarı baktı.

“Kimse senden uğraşmanı istemedi.”

Ruslan arabayı çalıştırdı.

“Doğru. Ama ben istiyorum.”

Alina ona döndü.

Ruslan gözlerini yoldan ayırmıyordu. Bunu öylesine söylemiş gibi görünüyordu.

Alina ise ne cevap vereceğini bilemediği için yol boyunca konuşmamayı tercih etti.

En azından kendi kendine öyle söyledi.

Yıldırım ailesinin evine vardıklarında Alina doğrudan babasının çalışma odasına gitti. Ruslan da arkasından geldi.

Eski dolabı açtılar. İçinde birkaç kitap, bir kutu dolusu fotoğraf ve tozlanmış bir ses kayıt cihazı vardı.

Alina cihazı dikkatle çıkardı.

“Bu ne zamandan kalma?”

Ruslan cihazın üzerindeki etikete baktı.

“2005.”

Alina'nın yüzü ciddileşti.

Aynı tarih.

Aynı gece.

Cihazın yanındaki kasetin üzerinde tek bir kelime yazıyordu:

ANLAŞMA.

Alina kaseti yerleştirdi. Ruslan cihazı çalıştırdı.

Önce cızırtı duyuldu.

Ardından iki erkeğin sesi…

“Bunu çocuklardan saklamamız doğru değil,” dedi biri.

Alina babasının sesini hemen tanıdı.

Diğer adam cevap verdi:

“Gerçeği öğrenirlerse birbirlerine düşman olacaklar.”

“Zaten düşman oldular. Bütün bunların böyle devam etmesine izin veremeyiz.”

Kısa bir sessizlik oldu.

Sonra üçüncü bir ses duyuldu.

“Öyleyse anlaşma yapıyoruz. Çocuklarımız büyüdüğünde gerçeği öğrenecekler. Ama o zamana kadar kimse geçmişte olanları açıklamayacak.”

Kayıt birkaç saniye daha devam etti.

Sonra cihaz sustu.

Alina şaşkınlıkla Ruslan'a baktı.

“Çocuklarımız mı?”

Ruslan'ın yüzü sertleşmişti.

“Benim babam da oradaymış.”

“Peki neden bize anlatmadılar?”

Ruslan kaseti çıkardı ve elinde çevirdi.

“Çünkü anlaşmanın devamında ne olduğunu bilmiyoruz.”

Alina cihazın altındaki küçük kâğıdı fark etti. Üzerinde bir adres ve saat yazıyordu.

18 Ekim 2005 — 23.40. Eski tren istasyonu.

Alina kâğıdı Ruslan'a uzattı.

“Bu, kasetin kaydedildiği geceden sonraki tarih.”

Ruslan başını salladı.

“Birisi o gece orada buluşmuş.”

“Kim?”

“Bilmiyorum.”

Alina içini çekti.

“Yine aynı şey. Bir sürü soru ve hiçbir cevap.”

Ruslan ona döndü.

“Bu kez bir cevabımız var.”

“Hangisi?”

“İkimiz de gerçeği öğrenmek istiyoruz.”

Alina gözlerini ona çevirdi.

Ruslan devam etti:

“Ve bunu tek başımıza yapmak zorunda değiliz.”

Alina'nın kalbi hafifçe hızlandı. Ruslan'ın sesi sakindi. Onu zorlamıyor, karar vermesi için bekliyordu.

Alina sonunda başını salladı.

“Peki. Ama bir şartla.”

“Yine mi şart?”

“Evet. Benden hiçbir şey saklamayacaksın.”

Ruslan elini uzattı.

“Anlaştık.”

Alina eline baktı.

Sonra elini sıktı.

Bu yalnızca bir anlaşmaydı.

En azından Alina kendine böyle söylüyordu.

### 2\. Karan ve Ceren'in büyük felaketi

Aynı saatlerde Ceren, bir kafede Alina'yı bekliyordu.

Masaya iki kahve söylemişti. Birini kendisi için, diğerini de Alina geldiğinde içmesi için almıştı.

Tam telefonuyla uğraşırken karşısındaki sandalyeye biri oturdu.

Karan.

Ceren başını kaldırdı.

“Senin burada ne işin var?”

“Günaydın demek de mi yasak?”

“Bana göre evet.”

Karan masadaki ikinci kahveyi gösterdi.

“Bunu benim için mi aldın?”

Ceren kahveyi hemen kendine çekti.

“Hayır.”

“İki kahve var.”

“İkisini de ben içeceğim.”

Karan arkasına yaslandı.

“Peki. Birini bitir, sonra diğerine geçersin. Ben beklerim.”

Ceren gözlerini devirdi.

“Senin başka işin yok mu?”

“Var.”

“Neden yapmıyorsun?”

“Çünkü buradayım.”

Ceren cevap vermek üzereyken garson geldi.

“Başka bir şey ister misiniz?”

Karan, Ceren'e baktı.

“Hanımefendi ne isterse.”

Ceren hemen araya girdi.

“Ben hiçbir şey istemiyorum. Kendisi de kalkıp gidebilir.”

Garson gülümseyerek uzaklaştı.

Karan hafifçe öne eğildi.

“Beni bu kadar istemediğine emin misin?”

Ceren'in yüzü ciddileşti.

“Evet, Karan. Eminim.”

Karan'ın gülümsemesi biraz azaldı. Ceren'in bunu şaka olarak söylemediğini anlamıştı.

“Tamam,” dedi. “Seni rahatsız etmek istemem.”

Ayağa kalktı.

Ceren onu durdurmayı düşünmediğini sanıyordu.

Ama Karan masadan uzaklaşınca kahvesinin tadı bir anda kaçtı.

Ne oldu şimdi? Biraz önce gitmesini istiyordum.

Kendi kendine kızdı.

Karan kafeden çıkmadan önce dönüp baktı. Ceren hemen telefonuna eğildi.

Karan hafifçe gülümsedi ve dışarı çıktı.

Ceren birkaç saniye sonra başını kaldırdı.

Gitmişti.

“Sinir bozucu adam,” diye mırıldandı.

Sonra masadaki ikinci kahveyi aldı.

“Bir daha gelirse bunu da vermem.”

Ama kahvesini içerken yüzünde beliren küçük gülümsemeyi kimse görmedi.

### 3\. Ruslan'ın hiç beklenmeyen teklifi

Akşamüstü Alina ile Ruslan eski tren istasyonunun yakınlarına gittiler.

İstasyon yıllardır kullanılmıyordu. Binanın bazı pencereleri kırılmış, duvarları eskimiş, demir kapısının boyası dökülmüştü.

Alina etrafına bakındı.

“Burada ne bulmayı umuyoruz?”

“Bilmiyorum,” dedi Ruslan. “Ama kasetteki adresin başka bir anlamı olmalı.”

İçeri girmediler. Önce çevreyi incelediler. Ruslan, yerdeki eski tabelanın yanında bir şey fark etti.

Küçük, metal bir kutu.

Alina yanına geldi.

“Bu da ne?”

Ruslan kutuyu açtı. İçinde eski bir anahtar ve katlanmış bir kâğıt vardı.

Kâğıtta yalnızca şu yazıyordu:

“Gerçeği arıyorsanız, yanlış kişiye güvenmeyin. O kişi hâlâ aranızda.”

Alina'nın yüzü soldu.

“Bizi biri izliyor mu?”

Ruslan etrafına baktı.

“Bilmiyorum. Ama buradan ayrılmamız gerekiyor.”

Alina itiraz etmedi. İlk defa onun bu kadar ciddi konuşması kendisini de endişelendirmişti.

Arabaya bindiklerinde bir süre sessiz kaldılar.

Sonunda Ruslan konuştu.

“Korktun mu?”

Alina hemen cevap verdi.

“Hayır.”

Ruslan ona baktı.

“Bana yalan söylemek zorunda değilsin.”

Alina'nın yüzündeki ifade yumuşadı.

“Biraz.”

Ruslan başını salladı.

“Ben de.”

Alina şaşırdı.

“Sen de mi korktun?”

“Senin başına bir şey gelmesinden endişelendim.”

Alina'nın kalbi bir anlığına hızlandı.

Ruslan söylediği sözün farkına varmış gibi sustu. Gözlerini yola çevirdi.

Alina da camdan dışarı baktı.

“Bana neden böyle davranıyorsun?”

Ruslan arabayı sakin bir yere çekti.

“Nasıl?”

“Bazen çok soğuksun. Bazen de…” Alina cümlesini tamamlayamadı.

“Bazen de ne?”

Alina ona döndü.

“Bazen gerçekten umursuyormuşsun gibi davranıyorsun.”

Ruslan uzun süre cevap vermedi.

Sonra dürüstçe konuştu.

“Çünkü seni umursamaya başladım.”

Alina nefesini tuttu.

Bu kadar açık bir cevap beklemiyordu.

“Ruslan…”

“Benden hemen hoşlanmanı beklemiyorum, Alina. Hatta bana güvenmek zorunda bile değilsin. Ama sana karşı hissettiklerim konusunda yalan söylemek istemiyorum.”

Alina gözlerini kaçırdı.

“Ben senden hâlâ hoşlanmıyorum.”

Ruslan başını salladı.

“Peki.”

“Ciddiyim.”

“İnanıyorum.”

“Öyleyse neden gülümsüyorsun?”

Ruslan hafifçe gülümsedi.

“Çünkü bana hâlâ cevap veriyorsun. Eskiden yüzüme bile bakmak istemiyordun.”

Alina istemeden güldü.

“Gerçekten çekilmezsin.”

“Bunu da duydum.”

Bir an için ikisi de sustu.

Aralarındaki hava değişmişti. Artık her sessizlik tartışmaya dönüşmüyor, her bakış meydan okumak anlamına gelmiyordu.

Alina bunu fark ediyordu.

Ve belki de en çok bundan korkuyordu.

Çünkü Ruslan'a alışmaya başlarsa, ondan uzak durmak eskisi kadar kolay olmayacaktı.

### 4\. Son mesaj

O gece Alina odasına girdiğinde telefonunda yeni bir mesaj gördü.

Bilinmeyen numara.

“Anahtarı bulduğunu biliyorum.”

Alina'nın parmakları soğudu.

Hemen Ruslan'ı aradı.

Ruslan ilk çalışta açtı.

“Alina?”

“Biri bizi izliyor.”

“Ne oldu?”

Alina mesajı ona gönderdi.

Ruslan birkaç saniye içinde geri aradı.

“Kapını kilitle. Babanın evinden ayrılma. Ben geliyorum.”

Bu kez Alina itiraz etmedi.

“Ruslan…”

“Buradayım. Dinliyorum.”

“Lütfen çabuk gel.”

Telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik oldu.

“Geliyorum, Alina. Merak etme.”

Arama bitti.

Alina telefonunu elinde tutarak kapının yanına gitti ve kilidi kontrol etti.

Birkaç dakika sonra dışarıdan bir araba sesi duyuldu.

Ruslan gelmişti.

Kapıyı açtığında karşısında onu gördü. Ruslan'ın yüzünde alışık olduğu o sert ifade vardı ama gözleri endişeliydi.

“İyi misin?”

Alina başını salladı.

“İyiyim.”

Ruslan içeri girmeden önce durdu.

“Yanında kalmamı ister misin?”

Alina onun bu soruyu sormasına şaşırdı. Eskiden olsa içeri girer, ne yapması gerektiğini söylerdi.

Şimdi ise kararını ona bırakıyordu.

Alina kapıyı biraz daha açtı.

“Evet.”

Ruslan içeri girdi.

Aralarında bir koltuk mesafesi bırakarak oturdular. Bir süre konuşmadılar.

Sonra Alina sessizce sordu:

“Ya gerçeği öğrendiğimizde her şey daha kötü olursa?”

Ruslan ona döndü.

“O zaman da gerçeği öğrenmiş oluruz.”

“Bu kadar kolay mı?”

“Hayır. Ama ne olursa olsun, sana yalan söylemeyeceğim.”

Alina ona baktı.

İlk kez Ruslan'ın sözlerine inanmak istediğini fark etti.

Bu düşünce onu korkuttu.

Ama bu kez kaçmadı.

“Peki,” dedi usulca. “Sana bir şans vereceğim.”

Ruslan'ın yüzündeki ifade değişti.

“Bir şans mı?”

“Yanlış anlama. Bu, senden hoşlandığım anlamına gelmiyor.”

Ruslan gülümsedi.

“Tabii ki.”

“Dalga geçme!”

“Geçmiyorum.”

Alina başını iki yana salladı ama bu kez o da gülümsüyordu.

Ruslan ise içinden tek bir şey geçiriyordu:

Bir şans bile yeter. Acele etmeyeceğim.

Tam o sırada telefonuna bir mesaj geldi.

Karan'dandı.

“Ceren bana kızdı. Ne yapacağım?”

Ruslan ekrana baktı, ardından Alina'ya döndü.

Alina merakla sordu:

“Ne oldu?”

Ruslan telefonu ona gösterdi.

Alina mesajı okuyunca kahkahaya boğuldu.

“İkiniz de gerçekten umutsuz vakasınız!”

Ruslan başını salladı.

“Benim sorunum yok. Karan kendi başının çaresine baksın.”

Sonra telefona cevap yazdı:

“Git özür dile. Ve bu kez konuşmadan önce düşün.”

Karan'ın yanıtı saniyeler içinde geldi:

“Sen Alina'yla konuşurken düşünmeyi öğrendin de bana mı öğretiyorsun?”

Ruslan telefonu kapattı.

Alina hâlâ gülüyordu.

Ve Ruslan, o an, Alina'nın gülümsemesini izlemek için bütün gece orada kalabileceğini düşündü.

Devam edecek…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…