Lara kitap kapağı

10. bölüm / 10

Lara

9.Bölüm

Yazar: Naz Cetin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 9.Bölüm

Güliz Ayla; Olmazsan Olmaz✨

Keyifli Okumalar 🤍

•

•

Gaziantep / Karadağ Konağından..

Dila'nın Anlatımıyla...

Abim dün gece yanımdan ayrıldığında dediklerini düşünüyordum..

Kendime çeki düzen vermem gerekiyordu. Bunu kendim için değil abim için istiyordum..

Abimin yeri benim için ayrıydı onu üzmek veya kırmak istemiyordum.

Abimle aramızda altı yaş olmasına rağmen çok iyi vakit geçirirdik.

Bizim yaşıtlarımız abi kardeşler kavga etseler biz onları tam tersiydik.

Okul zamanında ikimizde aynı okula gider ve o çok sevdiğim kolalı uzun şekerden alırdı.

Sonra ödevlerimi Annemde çok abim yardım ederdi.
Belkide abime düşkünlüğüm burdan geliyordu.

Annemle benim aramda Anne kız ilişkisi yoktu.
Bilmiyorum belkide bana göstermezdi..

Mesela saçlarımı tarayıp örmezdi,geceleri masal okumazdı yada gökgürültüsünden korkup Annemin yanına sığınamazdım. Yanına gitsem ' Artık sen büyüdün tek yatmaya alışacaksın' der odama götürürdü.

Tabii benim o zamanlar yaşım yedi veya sekiz di.
Ben tek başıma büyük yatakta yattığımda abim gelir kolların arasına alarak sarardı beni.

Geceleri korkmayım diye hikayeler anlatır veya hayaller kurardık.

Zaten bu yaşıma kadar Annemin bana soğuk davranışlarına alışmıştım.

Yadırgamıyordum artık.

Üstümü düzelterek aşağı indiğimde avluda masa kuruluyordu.

Adımlarımı abimin yanına atarak sedire oturdum. Vakit kaybetmeden kollarını bana sararak;

Arda;

" Günaydın abim."

Dila;

" Günaydın" yanağından öptüm.

Arda;

" Nasılsın?"

Dila;

" İyiyim sen" yüzümde yerleştirdiğim gülümsemeyle.

Arda;

" Seni böyle iyi görmek beni daha çok mutlu ediyor."

Dila;

" Ben cok iyiyim"

Arda;

" Sen hep iyi ol."

Abimle bir birimize sarılmaya devam ederken görüş açıma Annem girdi. Üstüne giydiği kemer detaylı krem elbise giyerek saçlarını açık bırakmıştı.

Elindeki bardakları masaya bırakarak bana döndü;

Eyşan hanım;

" Dila oturma kalk yardım et."

Dila dışarı verdiği sıkıntılı nefesle Arda'nın yanından kalkarak mutfağa ilerledi.

Hazırlanan tabakları avluya götürülürken bende bana düşen çaydanlığı alarak mutfaktan çıktım.

Masaya yaklaştığımda bütün Aile oturmuştu. Bende elimdeki çaydanlığı masaya koyup yerime geçtim.

Sessiz geçen kahvaltıdan sonra odama çıkarak üstümü giyinmeye başladım. Bugün Mertle buluşup ordan pikniğe gidecektik. Üstümü düzeltip saçlarımı şekil verdim. Parfümü bilek ve boynuma sıkarak son kez boy aynasına baktım. Çantam ve telefonu alıp kapıya yöneldiğimde abim kapıyı tıklatıp içeri girdi.

Siyah yarım ince askılı crop mavi şort ve kot ceket.

Adımlarını yanıma atarak;

Arda;

" Gidiyormusun."

Dila;

" Evet."

Abim yanıma yaklaştı;

Arda;

" Varmı yanında." İki eliyle yüzümü sevdi.

Dila;

" Var abi ."

Arda;

" Peki.."

" Kendine dikkat et ."

Dila;

" Tamam."

Dila abisinden ayrılarak odadan çıktı. Arkasından Arda çıkarak aşağa indiler.

Eyşan hanım merdivenlerden inen Dilayı görüp yanına adımladı.

Eyşan hanım;

" Nereye böyle.?" Kaşlarını çattı.

Dila;

" Kızların yanına."

'Yalandan kim ölmüş..'

Eyşan hanım;

" Gidemezsin. Otur oturduğun yerde gelecek şimdi deden."

Dila;

" Onlara Söz verdim."

Eyşan hanım;

" Beni İlgilendirmez çık yukarı."

Arda;

" Anne bırak da çıksın."

Eyşan hanım;

" Oğlum arkadaşlarını tanımıyor etmiyoruz."

Dila yüzüne yerleştirdiği acı gülümsemeyle bakışlarını yere çevirip;

Dila;

' Benimle ilgilenseydin tanırdın belki..' İçinden geçirerek.

Arda;

" Tanıyorum ben Anne."

Eyşan hanım;

" İyi."

Arda Dilaya dönerek;

Arda;

" Dikkatli git. Yemek saatinden önce evde ol anlaştık mı?."

Dila;

" Anlaştık." Yanlarından ayrılarak büyük tahta kapıyı ilerleyerek kapıyı açtı.

Eyşan hanım;

" Oğlum verme şuna bu kadar yüz."

Arda;

" Anne ona vermiycem de kime vericeğim?"

Eyşan hanım;

" İyi çıkar tepene sonra."

Arda;

" Çıksın bir tane kız kardeşim var o çıkmıycakta kim çıkacak."

Eyşan hanımla Arda konuşarak adımlarını oturma odasına attılar.

Dila çıktığı konaktan yolun aşağısına doğru yürümeye başladı.
Elinde tuttuğu telefon titredeğinde ekrana bakarak aramayı onayladı.

Dila;

" Geldin mi?"

Mert;

" Geldim sağ taraftayım."

Dila Mert'in dediği yere bakarak adımlarını oraya yönelti.

Aracın kaputuna yasladığı bedeniniyle kendisine gelen kıza sırıtarak baktı.

Kaputa yasladığı bedenini dikleştirerek kollarını iki yana açarak Dilayı kollarının arasına aldı.

Önce yanağına sonra öpücüklerini sırayla boyna doğru yol almaya başladı.

Dila aldığı hazla gözlerini kapatmış başını sağ tarafa yaptırmış Merte biraz daha yer açmıştı.

Mert öpücüklerine devam ederken genç kızın belinden elini kaydırıp kalçasına getirdi. Genç kızın kalçasını sıkarak kendini dayadı.

Dila;

" Mert durr!."

Mert;

" Neden özledim seni."

Dila;

" Tamam ama burda olmaz. Biri görür."

Mert Dilayı kendinden ayrırak aracın kapısını açtı.

Mert;

" Bin."

Dila araca bindigi de arkasından Mert'te binmisti.

İsviçre.

Hasan Bey'in Anlatımıyla...

Güneşin sıcaklığı siyah asfalt zeminine yakıyordu.
Hasan bey sabahın erken saatlerinde dağ evinin yolunu tutmuştu..

Aracı dağ evinin önüne geldiğinde aracı park ederek araçtan indi.
Bakışlarını evin binasında gezdirdi. Buraya elinden geldiği kadar sık gelmeye ziyaret etme çalışıyordu.
Bakışlarını elindeki papatya buketine çevirdi. Bunu eve gelmeden önce almıştı bu çiçeği çok seviyordu..
Ve sevdiği için eve her geldiğinde alıyordu.

Adımlarını evin kapısına atarak içeri girdi. Yönünü onun kaldığı odaya çevirerek adımlarını o yöne attı.
Elini kapıya uzattığında arkasından gelen sesle o yöne döndü.

Hemşire;

" Hoş geldiniz Hasan bey. Buyrun."

Hasan bey;

" Onu görmeye gelmiştim."

Hemşire;

" Kendisi odada değiller Ayça hemşireyle arka bahçedeler."

Hasan bey;

" Teşekkürler."

Hemşire;

" Rica ederim." Dedi. Hasan beyin yanından ayrılarak.

Hasan bey tarif edilen yere gittiğinde gülücük sesleri geliyordu kulağına buda yüzünde silik bir tebessüm yerleştirmişti.

Hasan bey silik tebessümle seslerin olduğu tarafa yöneldi.

Gözleri karşısında kamelyada oturan iki kişiye takıldı.
Hemşire ayakta beklerken diğeri oturduğu kamelyada dizlerinin üzerine yatan beyaz kediyi seviyordu.

Adımlarını ona yönelttiğinde elindeki buketi masaya bırakıp dizlerini kırmıştı.

Önünde eğilerek;

Hasan bey;

" Merhaba.."

Kulağına gelen sesle kediyi seven eli durmuş başını yukarı doğru kaldırmıştı.

" Merhaba." Tekrar Kediyi sevmeye başladı.

Hasan bey;

" Nasılsın bugün.?"

" İyiyim. Çok güzel değil mi?" Dizinde yatırdığı kediyi gösterdi.

Hasan bey;

" Evet çok güzel." Oturduğu yerden kalkarak. Ayça Hemşirenin yanına yaklaştı.

Ellerini cebine koyarak;

Hasan bey;

" Durumu nasıl."

Ayça Hemşire;

" Durumu gayet iyi. Atakları günden güne azalmaya başladı."

Hasan bey;

" Bu güzel."

Hasan bey gözlerini tekrar banka çevirerek yanına ilerledi daha önce yanına koyduğu papatya buketini alarak ona uzattı.

Hasan bey;

" Bak sana ne aldım."

Hasan bey elimdeki bugeti ona uzatırken parlayan gözlerle genç adamın yüzüne bakıyordu elini uzatıp buketi aldığında;

" Benim mi bunlar."

Hasan bey;

" Tabii ki senin."

" Çok güzeller. Teşekkür ederim."

Ayça Hemşire;

" Hasan bey musadenizle biz artık odaya geçelim dinlenmesi gerekiyor."

Hasan bey;

" Tabii."

Ayça hemşirenin yardımıyla banktan kalkarak başı geriye doğru çevirdi.

" Yine gel olurmu."

Hasan bey;

" Geleceğim.."

Ayça Hemşire Hasan beyin yanından ayrılarak eve geçmişti.
Hasan bey onların arkasından sıkıntılı nefes verdi. Bu olayı ona nasıl açıklıycaktı hiç bilmiyordu..

Adımlarını park ettiği aracına yönelterek aracına bindi ve şirkete sürdü.

Asaf Aral'ın Anlatımıyla...

Asaf Lara'nın yanından ayrılıp evine geçmişti. Eve geldiğinde onu Büşra karşılamış lafa tutmuştu.
Onu güzel bir dilde susturup beklediği güzel bir haber geleceğini söyleyip odasına çıktı.

Asaf az çok herşeyin farkındaydı kardeşinin Lara hakkında konuşmalarını onu övmesi. Bilmiyordu ki abisi Lârâ'ya deli gibi aşık olduğunu.

Üzerindeki siyah gömleğin düğmelerini açarak banyoya girdi.
Ve aynadan yansıyan görüntüsüne baktı.

Dün yaşananlar aklına geldikçe yüzünde sırıtma peydah oluyordu.
Lara onun sevgilisiydi artık onundu.. Ona gerçekleştirdiği küçük temasla ve hissettirdiği haz onu başka diyarlara sürüklemişti.

Dudaklarını yaladıkça aldığı tat hâlâ gün yüzündeydi.

Bugüne kadar hiçbir kadınla birliktelik yaşamamıştı.
Veyahut yan gözle bakmamıştı.

Biliyordu hayatını ve yatağına paylaşacak kadının bir gün karşısına çıkacaktı.

Oda olmuştu bütün iliklerine kadar onu hissediyor onu istiyordu.
Onunda onu istediği gibi..

Asaf üstündeki her şeyi çıkartıp duşa kabine girdi.
Soğuk suyu açarak duş almaya başladı.

Bugün 5 ve 6 arasında Cihan beyle görüşmesi vardı.
Ondan sonra minik kızının yanına fakülteye gidecekti.

Dün fakülteye eşya hukukunu vermek için 4 'de gideceğini söylemiş çıkış ise yemek için sözleşmelerdi.

Asaf banyoda işlerini halledip oradan çıktı. Giyimme odasına ilerlerlerek askıdan lacivert gömleğini ve kumaş pantolonu aldı.

Alt çekmecen iç çamaşırını alıp giyinmeye başladı. Aldığı takımı giyip aynanın önüne geçti.

Prize takılı fön Makinesi çalıştırıp saçına fönü çekti.
En son saatini takarak işlemini tamamlamıştı.
Masanın üstünden eşyalarını alıp odadan ayrıldı.

Merdivenlerden aşağı inerek büyük salona yöneldi.
Gözlerini salonda gezdirdiğinde koltuğa yan şekilde oturmuş elindeki tabletten ilgilenen Büşrayı gördü.

Adımlarını karşı koltuğa atarak cebinden çıkardığı telefonu masaya bırakarak koltuğa oturdu.

Sağ bacağını diğer bacağının üstüne atarak kendini rahat pozisyona getirip Büşra 'ya döndü.

Asaf;

" Ne yapıyorsun?"

Büşra;

" İnternette gördüğüm şans bileklikleri var onları inceliyordum."

Asaf;

" İyi bakalım."

Büşra;

" Abii." Elindeki tableti bırakıp.

Asaf;

" Hımm."

Büşra;

" Senin beklediğin o güzel haber ne?"

Genç adam Büşra'nın sorusuyla güldü.

Asaf;

" Acaba biz çok mu meraklıyız."

Büşra;

" Ama abi. Merak ediyorum seni bu kadar mutlu eden haberi. Hem seni böyle mutlu görünce bende mutlu oluyorum."

Asaf kardeşinin masum yüz ifadesini görüp kollarını iki yana açtı;

Asaf;

" Gel buraya."

Büşra oturduğu yerden kalkarak abisinin kollarının arasına girip dizine yan şekilde oturdu.

Asaf dizinde yan şekilde oturan kardeşini sarılıp bir elini yumuşak kıvırcık saçlarını getirip kemikli parmakları ile sevmeye başladı.

Asaf;

" Biliyorum abim."

" Ama sana bunu söyleyim beni mutlu eden bu haber seni daha çok mutlu edicek. Ama şimdi sen kalkıyorsun Canan ablaya yardım ediyorsun akşam yemeği için."

Büşra abisi'nin dizinden oflayarak kalktigi da yönünü ona dondu;

Büşra;

" Şimdi gidiyorum ve ben dondugumde bu konu tekrar konusulacak anlaşıldımı.?" İşaret parmagini öne doğru abisine salladi.

Asaf;

" Tamam kıvırcığım git sen benimde şirkette gitmem gerekiyor döndüğümde konuşuruz."

Busra;

" Söz mü?'

Asaf;

" Söz "

Büşra;

" Pek inanasım gelmedi ama neysee konuşcaz bunu."

Asaf;

" Hadi. Hadii."

Asaf;

" Tamam gittim.."

Asaf yanından ayrılan genç kızın arkasından derin bir " Ohh." Çekmişti.
Çenesinden kurtulmak hiç kolay degildi..

Yazar;

" Eee sen ne sandın.."

Asafın iç sesi;

" Hoşgeldin bende bizim deli yazar? Nerde kaldın diyordum."

Yazar;

" Hoşbuldum canım. Benim ne deliliğimi gördün sen? Sorması ayıp."

Asafın iç sesi;

" Ayıpsa sorma o zaman kardeşimdhdnd."

Yazar;

" Alın beni burdann!"

Asafin iç sesi;

" Hahahah."

Asaf iç sesini boş verip evden çıktı. Aracına binerek şirkete sürdü..

Lara'nın Anlatamıyla...

Lara elindeki pet kahve bardağı ile kafeterya oturmuştu. Bugün hazırladığı sunumu vericekti. İlk genel ceza.

Sabah evden ayrılmadan önce çantasını hazırlamış flackback çantasına koymuştu. Ve bütün sunumlar onu içindeydi.

Dün akşamı hatırladıkça kalbi hızlanıyor, yanakları kızarıyordu.

Asaf evden ayrıldığında kendisini banyoya attı. Ve çok geçmeden sevinç çığlıkları banyoyu doldurmuştu. Yerinde duramıyor olduğu yerde zıplıyordu.

Lara bir süre sonra sakinleşip banyodan çıkarak kendini yatağa attı.

Bugün yaşadı şeyler onun için rüyadan farksızdı.
Asaf onu sevgilisiydi..
Bunu düşündükçe çığlık atası geliyordu.

Boşalan kahve bardağını çöpe atarak kafeterya dan çıktı.

Adımlarını sınıfa yönlerdirdi. Sınıfa girdiğinde boş yer bulup oraya geçti.

Herkes yavaştan gelmeye başladığında arkalarından hocalarıda gelmişti.

Mustafa Gök;

" Evet arkadaşlar. Bugün evde hazırladıkları sunumu bize tanıtacak olan arkadaşlarımız var. Hem yeni gelen arkadaşlarımıza fikir hemde nasıl yol ilerlediklerini görmüş olucağız."

" Şimdi ben listede adı geçen aekadaşlarımızın tahtaya geçmesini istiyorum."

" Hazal Gümüş."

Hocanın verdiği isimle benim önden iki sırada oturan Hazal Gümüş ayağa kalkıp tahtaya ilerledi.

Hazal hazırladığı sunumu tahtaya yansıtırken hazırladığı konu hakkında bilgiler veriyordu.

Bu şekilde üç kişi daha sunum yaparken sıra bana gelmişti.

Mustafa Gök;

" Lara Karadağ."

Yerim kalkarak hocanın yanına ilerledim elimde tuttuğum flaşback laptop' a takarak görüntüyü tahtaya yansıttım.

Lara;

" Ceza hukuku nedir?"

" Ceza hukuku suç ve ceza inceleyen:

Kamu hukuku:

Ceza genel -fanımı, teorileri, konu, ilkeleri, unsurlan, cezayı ortadan kaldıran yada azaltan nedenler gibi:

Ceza özel - kanunlara göre sayılan suçlar, kapsamı ve sınırlan, cezalar gibi." Anlatmaya başlayarak.

Lara;

" CEZA MAHKEMELERİ

"Ceza Mahkemeleri, bir olayın meydana gelmesinden sonra suç unsurunun teşekkül etmesi durumunda veya Cumhuriyet Savcısının iddianame sunmasıyla Türk Ceza Kanunu kapsamına giren yükümlülüklerini yerine getirmekle görevli adli mahkemelerdir.

Ceza yargısı, ceza mahkemelerinin, ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetleridir. Ceza yargısı, Genel Ceza Yargısı ve Askeri Ceza Yargısı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Genel Ceza Yargısı ceza mahkemeleri tarafından yerine getirilir. Bu mahkemeler, ilk derece yargı yerleri olarak faaliyet gösteren Sulh ceza mahkemeleri, Asliye ceza mahkemeleri, Ağır ceza mahkemeleri ve diğer özel ceza mahkemelerinden (Çocuk mahkemeleri, icra ceza mahkemeleri, Fikri ve Sınai Haklar ceza mahkemeleri ve Trafik mahkemeleri) oluşmaktadır."diyerek sunumumu sonlandırmıştım.

Mustafa Gök;

" Teşekkür ederiz sunum için yerine geçe bilirsin."

Lara başıyla hocayı onaylayarak flaşback alıp yerine geçti.

Benden sonra iki arkadaşı dinleyerek dersi kaldığımız yerden devam ettik.

💫

Asaf Aral'ın Anlatımıyla...

Şirkete geleli bir saat olmuştu bu bir saatte
yeni gelen müşterilere yeni yapılan konukları göstermiş sonrada iki telefon görüşmesine girmişti.

Şimdide masasına oturmuş duvara monte edilen tv güncel haberlere izliyordu.

Şimdi ise Cihan beyle görüşmesi vardı. Görüşmeden sonra minik kızının yanına gidecekti.

Çalınan kapıyla odağını o yöne verdi.

Asaf;

" Gir."

Asafın talimatı ile kapı aralamış Cansu Hanımın sueleti görünmüştü.

Cansu Hanım;

" Asaf bey Cihan Karadağ geldiler."

Asaf;

" Alın içeri." Oturduğu yerden kalktı.

Cansu hanım eliyle Cihan beyi içeriye davet edip Asaf beye döndü.

Asaf;

" Tamam sen çıka bilirsin." Cansu hanımın odadan ayrılması ile Asaf Cihan beye yaklaşarak elini uzattı.

Asaf;

" Hoşgeldiniz ben Asaf Aral."

Cihan bey;

" Hoşbuldum Cihan Karadağ."

Asaf;

" Buyrun lütfen." Asaf masanın önünde dizayn edili ikili koltuğu gösterdi.

Cihan bey Asafın gösterdiği yere geçerek Karşısında orturan adama döndü.

Asaf;

" Bir şeyler içmek istemisiniz?"

Cihan bey;

" Kahve sade olsun."

Asaf başını sallayıp masanın üstünde duran telefonu aldı. Cansu hanımı çağırmak için 10 ve yeşil tuşa basıp kulağına götürdü.

Asaf;

" Cansu hanım bize iki kahve getirirmisin sade olsun."

Cansu hanım;

" Tabii hemen getiriyorum Asaf bey." Arama sonlanmıştı.

Telefonu masaya bırakıp Cihan beye döndü. Cihan bey boğazını temizleyip söze girdi.

Cihan bey;

" Öncelikle Murat beyle gönderdiğiniz dosya oldukça başarılı."

Asaf;

" Teşekkür ederim."

Cihan bey;

" Sanırım Murat bey başka çizimler yaptığınızı dile getirmişti."

Asaf;

" Evet. Şöyleki ürettiğimiz silahları ilk önce alıcılara sunuyoruz. Onlarında beğendi veya sipariş ettikleri makinayı bizde büyük bir titizlikle onlara gönderiyoruz. "

" Bu seferki projemiz Türk Silah Kuvvetlerine silah üretimi yapıyoruz. Mesela; Sguad Leader,Team Leade,
Machine Gunner, Amintant Genоет, Grenadier,
Team Leader,Machine Gunair,Assistant Genmer
Grenadier." Şuan bunların üzerinde çalışıyoruz."

Cihan bey;

" Çok iyi."

Asaf Cihan beyin verdiği tepkiler hoşuna gitmiş başını evet anlamında sallamıştı.
O esnada odanın kapısı açılmış Cansu hanım içeri girdi.

Cansu hanım;

" Asaf bey kusara bakmayım makina azalanmış onun yapılmasını bekledim."

Asaf;

" Sorun yok."

Cansu hanım;

" Buyrun Asaf bey." Fincanı önüne bırakarak.

" Cihan bey. " Cihan beyin kahvesini bıraktıktan sonra odadan çıktı.

Cihan bey;

" Kabul ederseniz sizi bu akşam yemeğe davet etmek istiyorum. Hem ürettiğimiz silahlar hakkında konuşmuş oluruz." Kahvesinden bir aldı.

Asaf;

" Tabii seve seve. "

Cihan bey;

" O zaman saat 8 diyelim uygun mu sizin İçin?"

Asaf;

" Evet uygun."

Başını olumlu anlamda salladı Cihan bey. Bu sayade muhabbeteleri kahve eşliğinde devam ediyordu.

Dila'nın Anlatımıyla...

Araçtan indiğimde bedenimi esneterek derin nefesler aldım. Burası piknik alanından biraz uzaklıkta bir ormandı.

Yönümü araca döndüğümde Mert bagajdan eşya çıkartıyordu.
Onun yanına ilerleyip;

Dila;

" Bunlar ne?" Aldığı poşetleri gösterdi.

Mert;

" Mangal için et aldım."

Dila;

" Mangal mı yapıcaz yani." Şaşırmış edasıyla

Mert;

" Evet de sen niye bu kadar şaşırdın. "

Dila;

" Bilmem senden beklemiyordum hemm sen onu boşver ben çok acıktım bir an önce yapalım."

Mert elimdeki poşetleri yere serdiği kilime bırakıp Dila'nın yanına yüyürüdü.

Mert;

" O zaman elimizi çabuk tutalım da sevgilimizin minik karnını doyuralım." Sağ elini Dila'nın iki yanağından sıkarak öne doğru büzülen dudaklara sulu öpücük bıraktı.

Dila;

" Olurr."

REKLAMLAR..

Canlarım buraya kadar geldiyseniz en aşağıda yıldız sembolü var oraya basarak beni mutlu ederseniz çok sevinirim. Haaa bir de yorum yaparsanız havalara uçarım🙃

Mert ve Dila araçtan poşetleri çıkartarak mangalı yakmaya başladı.

Mert mangalın içine kömürleri atmaya devam ederken Dila önceden marina ettiği etleri bırakıp biraları açıyordu.
Açtığı biranın bir tanesini Mert'te uzattı.

Dila;

" Al sevgilim."

Mert aldığı birayla büyük yudum almış mangalı yellemeye başladı.

Mert;

" Yavrum etler bitti mi."

Dila;

" Bitti sevgilim getireyim mi?"

Mert;

" Getir."

Dila biten etleri getirip mangalın üstüne dizdi.
Mert ve Dila getirdikleri katlana bilir sandalyelere oturdular.

Arada bir etleri çevirmeye devam ederken ellerindeki biraları yudumladılar.

Mert;

" Tabak versene olanları alalım."

Dila Mert'in istediği tabağı uzatarak olan etleri koydu.

Onlar olan etleri yerken Mert yavaştan Dilaya yakın olmaya başladı.

Bir kolu Dilanın omzunda iken eli yavaşca açıkta duran gerdanından doğru aşağıya doğru içeri soktu.
Dila kapattığı gözlerle Mertin haraketini bekliyordu.

Mert istediğini ulaşmış olacak ki var gücüyle göğüsünün tekini sıktı.
Dila aldığı hazla inledi.

Mert Dilaya biraz daha yaklaşarak önce yanağından sonra kulak altına ve son olarak boynuna doğru sulu öpücükler bıraktı.

Dila altında hisettiği hazla bacaklarını birbirine bastırdı.

Mert;

" Arabaya geçelim." Koyulaşan gözlerle.

Dila;

" Olmaz etler yanacak."

Yazar;

" Dilacım şuan sorunumuz et mi?!."

Mert;

" Olmaz bir şey hadi seni biraz seveyim."

Dila;

" Mert.."

Mert;

" Hadi söz veriyorum ileri gitmiycem."

İki genç araba geçerek camları kapattı..

Dila aldığı hazla inlemeye devam ederken Mert koltuğa yatırdığı genç kızın kalın siyah askılı büstiyerini ve kot şortunu çıkarttı. Üzerinde kırmızı dantelli takım duruyordu.

Belinden tutup kendine çekerek sütyeninden taşan göğüslerini emmeye ısırmaya başladı.

Dila inleyerek Mertin saçından asılarak kendine bastırdı.

Mert kendini geriye çekerek üzerinde terden yapışmış gri gömleğin düğmelerini açarak ondan kurtuldu. Elini bu sefer siyah kotuna atarak kemerini ve düğmesini açarak onuda çıkarttı.
Şimdi üstünde sadece baxsırla duruyordu.

Genç kıza eğilerek dudaklarına minik öpücük kondurdu.
Beline sardığı bacaklar ile birlikte genç kıza sürtündü.

Dila;

" Immm.Ahhh. Ahhh."

Mert;

" İçine girmek istiyorum."

" Ohhh. Immm."

Dila;

" Hayır. Ohhh. Immm."

Mert;

" Bence bir kez daha düşün bu hazdan daha iyisini tattıra bilirim sana."

Dila;

" Immm. Belki başka zaman Hızlann."

Mert sonlara doğru hızlanıp kendini genç kıza bastırdı.

Dila sona geldiğini anladığında büyük iniltiyle boşalmış nefes nefese kalmıştı.
Onun arkasından Mert'te boşalmış kendini Dila'nın üstüne bırakmıştı.

Dila;

" Çok iyiydi "

Mert;

" Sen birde beni içinde gör."

Dila;

" Hahaha Hadi kalk üstümüzü giyinelim." Diyerek Merti üstünden kaldırdı.

İki genç üstlerini giyinip araçtan çıktılar.
Mert son kalan birasını içerek eşyaları topladı.

Dila toplanan eşyaları bagaja yerleştirip araca bindiler.

Dila yanında getirdiği kapatıcıyla boynuna, göğüsüne sürüp çantasına attı. Son olarak üstünü düzeltip akan yolu seyretti.

💫

Lara'nın Anlatamıyla...

Fakülteden çıkan Lara Asafı arayıp beklemeye başladı.

Lara;

" Aloo çıktım ben."

Asaf;

" Tamam yavrum geldim bende."

Lara;

" Tamam bekliyorum." Arama sonlanmıştı.

Lara büyük kapıdan çıkarak beklemeye başladı. Kısa sürede bekledi araç gelip binmişti.

Asaf;

" Hoşgeldin yavrum." Lara'nın ensesinden tutup kendine yaklaştırdı ve boynuna sulu öpücük bıraktı.

Lara;

" Hoşbuldum canım." Şirince gülümsedi.

Asaf;

" Yerim seni canını."

" Nasıldı bugün.?"

Lara;

" Güzeldi bugün hazırladığım sunumu verdim. Yarında diğerini vericem. Senin nasıl geçti."

Asaf;

" Bilmek istermisin." Dedi. Somurtarak arada bir Laraya bakmayı ihmal etmiyordu.

Lara;

" Ne oldu ki?" Meraklanmıştı iyice

Asaf;

" Bugün seni düşünmekten ve özlemekten işime odaklanamadım. Aklımda hep sen varsın ve ben ne yapacağımı bilmiyorum.. Evlensek ya biz.?"

Lara asafın dedikleriyle koca bi kahkaha attı.

Lara;

" Nee."

Asaf;

" Nee nee evlenelim işte olmuyor böyle baksana. Ne sen beni özlemekten dura biliyorsun ne ben ."

Lara;

" Asaf bu taklifini sağlam kafa ile düşünelim hımm.
Bak ben yeni Ailem buldum onlarla biraz vakit ve özlem gidermek istiyorum. Ve biz seninle daha yeniyiz yani biraz zaman geçse. Bir birimizi biraz daha tanısak."

Asaf;

" Yavrum tanımaya ne gerek var."

" Sütlü çikolatayı seviyorsun, ete düşkünsün, her türlü şarkı dinlemeyi seviyorsun, ete düşkünsün dedim ya ( sakatat sevmiyorsun) ha yedin diyelim oda kokoreç onuda canın çok isterse spor yapmayı seviyorsun"

" Sonra kitap okumayı seviyorsun birde fobin trofobin var bu kadar."

Lara şok içinde Asafı dinliyordu.

Lara;

" Yuhhh! Asaf gerçekten yuhh. Yaa sen nerden biliyorsun bunları? Bunları geçtim fobimi nerden biliyorsun."

Asaf;

" Bilirim ben. Aslında var daha ama yeter bu kadar."

Lara;

" Ee ama senin bildiğin kadar ben bilmiyorum." Sona doğru sesi üzgün çıkmıştı.

Asaf;

" Üzülme aşkım bunda üzülecek ne var ki. Bak ben tatlıyı sevmem, kahveyi sade severim ete düşkünüm senin gibi satakat öyle spor vaz geçilmezim müzik spor yaparken bu kadar. Bu kadar yani kendini üzüleceğin bir şey Yok."

Elini uzatarak Lara'nın yanağını sevdi.

Asaf;

" Onları bırak şimdi ne yiyelim sen acıkmışsındır."

Lara;

" Aslında birazcık acıkmış olabilirim 🤏."

Asaf;

" Birazcık mı?"

Lara;

" Evett"

Asaf;

" Ne yiyelim."

Elini çenesinin altına yerleştirerek düşünmeye başladı Lara.

Lara;

" Hımmm Ne yiye biliriz."

" Bonfile salata nasıl?."

Asaf;

" Güzel."

" Gidelim o halde bonfile salata yemeğe."

Lara;

" Gidelim."

Asaf aracını lokantaya yoluna saparak lokantaya sürdü. İstenilen yere geldiğinde araçtan inerek içeri geçtiler. Boş masaya geçip siparis verdiler gelen siparişle birlikte yemeğe başlandı.

Asaf ve Lara'nın biten yemeğin ardından parasını ödeyip oradan ayrıldılar. Asaf Lara'nın elinden tutarak parmaklarını bir birine geçirdi. Oraya yakın duran sahile yürümeye başladılar. Kumlara yaklaştıklarında su dalgaların sesi kulaklarına geliyordu.

Bebeklerim şarkıyı burda açarsanız cok sevirim.🤍

Lara;

" Çok güzel değil mi?"

Asaf;

" Evet çok güzel."

Genç kız yanında duran adama baktığında onunda bana baktığını gördüm.

Koarını belime dolayarak beni kendini biraz daha yaklaştırdı.

Bende kollarımı onun boynuna dolayarak birazdaha yaklaştım ona.

Asaf;

" Çok güzelsin ve ben bu güzellikle ne yapacağımı bilmiyorum."

Lara;

" Sende çok yakışıklısın." Der demez başımı Asafın göğüsünde saklamıştım. Benim ağzımdan nasıl çıkmıştı bu.

Asaf başını geriye atarak kahkaha atmıştı. Şimdi bu kızı yemesinde ne yapsın?

Asaf;

" Yavrum bakarmısın bana."

Lara;

" Iıı hayır bakamam."

Asaf;

" Neden."

Lara;

" Utanıyorum."

Asaf;

" Utanma heleki benden ben senin ilerde kocan ve çocuklarımızın babası olucam o zaman utanacakmısın benden?"

Bana gelen soruyla omuz silktim. Ona değil başka yerlere bakmaya çalıştım.

Asaf;

" Pişştt."

Oralı olamadım.

Büyük elleriyle yüzümü avuçlayıp ona bakmamı sağladı.

Asaf;

" Gözlerini benden kaçırma sen bana baktıkça ben nefes ala biliyorum.
O yakışıklı konusuna gelirsek-

Lara;

" Yaa Asaf söyleme."

Asaf;

" Dinle beni."

" Beni mutlu etti.. Sevdiğim kadın beni yakışıklı bulmasına."

Asaf başını bana yaklaştırarak önce burnumun ucuna sonra dudaklarıma minik öpücükler bırakmaya başladı.

Bende ona aynı haraketlerle ona karşılık veriyordum.
Öpüşmemiz git gide derinleşirken Asaf beni kucağına alıp öyle devam ettik.
Bir müddet sonra birbirimizden ayrıldığımızda nefes nefese bir birimizin yüzüne bakıyorduk.

Lara;

" Benim eve gitmem gerekiyor."

Asaf;

" Gidelim."

Larayı kucağından indirerek elinden tuttu. Ve araca doğru yürüdüler.

Araca bindiklerinde vakit kaybetmeden aracı çalıştırıp evin yolunu tuttu.

Evin önüne geldiklerinde Asaf bana dönerek;

Asaf;

" Seni bıraktıktan sonra Aile yemeğine gideceğim. İş için. Haberin olsun."

Lara;

" Tamam. Görüşürüz."

Asaf;

" Görüşürüz sevgilim ararım seni."

Lara;

" Tamam sevgilim."

Asaf;

" Kızım beni zorlama."

Lara;

" Hahaha Hadi bayy." Araçtan inip kapıyı kapattı.

Asaf kornaya basarak oradan uzaklaşmıştı.

Lara kapıyı tam açacakken telefonu çaldı.

Lara;

" Aloo."

Lavin hanım;

" Annem nasılsın kuzum."

Lara;

" İyiyim Anne sen ?"

Lavin hanım;

" Cihann koş Lara bana Anne dedii!."

Lara;

" Hahaha sakin ol anne."

Lavin hanım;

" Ayy tamam sakinim ben seni şey için aradım."

Lara;

" Ney için."

Lavin hanım."

" Annem bu aksam babanın iş arkadaşı gelicek ve seninde yanımızda olmanı istiyoruz. Gelir misin?"

Şimdi nasıl olucaktı bu.
Şimdi hayır dersem gücenir üzülürdü..

Lara;

" Tamam anne gelirim."

Lavin hanım;

" Tamam annem ben pamir abine söyleyim seni alsın."

Lara;

" Gerek yok Anne gelirim ben."

Lavin hanım;

" Olmaz öyle hadi görüşürüz " diyerek aramayı sonlandırmıştı.

Üstüme kısa bakış attığında kombinin uygundu yemek için.

kısa kollu üstleri Vintage yüksek bel düzensiz kot etek

Lara geri dönerek bahçe kapısından çıktı. Gözlerini yola çevirdiğinde Pamir abisi çoktan gelmiş idi.

Araç durduğunda Genç kız araca yaklaşarak kapıyı açıp araca bindi.

Lara;

" Selamm."

Pamir;

" Hoşgeldin bebeyim "

Lara;

" Hoşbuldum."

" Nasılsın."

Pamir;

" Aynı miniğim iş güç."

" Sen?"

Lara;

" Eve yeni geldim bende fakülteden çıktım biraz dolaştım işte sonra Annem aradı iş yemeği varmış."

Pamir;

" Evet." Elimi tutarak;

" Yerim seni kızım büyümüşte Anne diyor birde." Avcumun içine sıkı öpücük bıraktı.

Bu haraketlere şaşırmıyor yabancı gelmiyordu bana aksine mutlu oluyordum..

Araç çoktan evin önüne geldiğinde araçtan inmiş dış kapıya doğru adımlamıştık.

Evin kapı zilini basacağım vakit kapı açılmış Annem tarafından kollarının arasına alınmıştım.
Öyle güzel öpüyor öyle güzel seviyordu ki beni yumoşyumoş oluyordum.

Lavin hanım;

" Gel Annem kapıda kalma ." Beni kolumdan içeriye çekerek.

Pamir;

" Ohh beni gören yok." Söylenerek içeri girip kapıyı kapattı.

Biz Annemle salona geçtiğimizde diğer Aile fertleri ile hasret gidermiş koltuklara oturmuştuk.

Çok geçmeden kapı zili çalmıştı sanırım beklen misafir gelmisti.
Aile fertleri ayaklanırken bende onlar ile birlikte kapıya doğru ilerledim.

Annem kapıya yaklaşarak kapı kulpunu aşağı indirip kendine doğru çekti. Bizde tek sıra halinde gelen kişiyi bekliyorduk.

Annem sonunda kapıyı araladığında;

Asaf;

" İyi akşamlar."

Lavin hanım;

" İyi akşamlar oğlum."

Ben şok halimle Asafa bakıyordum. Aile yemeğinden bahsettiği benim Ailem miydi?

Tekrar Asafa baktığımda sırıtarak bana bakıyordu. Gözlerimi bizimkilere dediğinde Pamir abim Tuğrul ve akif abim ellerini yumruk halinde Asafa bakıyordu.
Ayaz ise abilerinden kalır yanı yoktu.

Lavin hanım;

" Buyrun lütfen.."

•

•

Bölüm Sonu..

Canlarım yazım hatası varsa affola🙏

Bebeklerim bölümü nasıl buldunuz?

Hasan Bey'in ziyaret ettiği kişi kim?

Pekisimm Asaf'la Lara'mızın bölümü nasıldı?

Beğendiniz yer veya beğenmediniz yer varmı?

Diğer bölümdede söylediğim gibi istediğiniz sahne varsa bana özelden veya burdan bildirmeniz yeterli. Bende yeni bölümlerde sizin istediğiniz sahneyi yazmış olurum.

Beni burdan ve instekram hesabımdan takip etmeyi unutmayın canlarım hepinizi kocaman öpüyorum😘😘 Yeni bölümde

İnstekram hesabım 👉su10perisi10

Burdan takip etmeyi unatmayınn🐣

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

21okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…