7. bölüm / 10
Lara6.Bölüm
Bölümler 10Şu an: 6.Bölüm
✨ Keyifli Okumalarr ✨
•
•
Lara'nın Anlatımıyla..
Dün geceden sonra eve gelip Havva ablayla Buse'nin odasını gösterip kendi odama geçmiştim.
Şimdi de balkonda keyif yapmak için buz dolabından çıkarttığım Cheesecake masaya koyup çekmeceden aldığım bıçakla paketi açmaya başladım.
İçinden çıkan Cheesecake kenara koyup paketi çöpe attım. Bıçak yardımıyla keki dilim haline getirip dolaptan çıkartığım servis tabaklarına yerleştirdim.
Yeni demlenmiş çayı ocaktan alıp çay bardaklara doldurup çaydanlığı ocağa bıraktım. Tepsiye servis tabaklarını, çatal ve çayları koyup balkona çıktım.
Elimdeki tepsiyi masaya koyup yerime geçtim. Gözlerim Havva abla kaydığınıda elindeki tığ ile pembe bandana örüyordu.
Busede benden sonra gelip sandalyeye oturmuştu.
Buse;
" Ayy Havva abla çok güzel olmuşş." Dedi. Yaptığı bandanayı bakarak.
Havva Abla;
" Beğendiysen sanada yaparım kuzum."
Buse kıkırdayarak;
Buse;
" Yok Havva abla bana değilde Laraya yap minik minik böyle."
Lara Buse'nin söylediği şeylerle ayağıyla bacağını vurmuştu susması için.
Lara;
" Sus sana sen!."
Buse;
" Aaa ne kızıyon bee ne dedim sanki doğruları söylemekte suç olmuş." Dedi. Kekinden yiyerek.
Havva Abla;
" Buseye hiç kızma doğruyu söylüyor."
Lara Havva Ablaya dönerek;
Lara;
" Sende mi Havva abla."
Havva Abla;
" Ne bendemi kızım adam sana açık açık belli ediyor niyetini."
Buse;
" Aman havva abla boşver Asaf abinin niyetini yedi sultan anladı bir bizim kız anlamadı."
Buse'nin dedikleriyle gözlerimin önüne alışverişteki görüntü canlanmıştı.
Öylemiydi gerçekten? Beni seviyormuydu..
Havva ablanın bana seslenmesiyle kendime geldim.
Havva Abla;
" Güzel kızım Ben aşkıda sevdayıda bilirim. Bizde gençliğimizde aşık olduk. Bunun için utanma." Dedi. Lara'nın elini tutarak.
Lara Havva ablanın söylediklerinden utanıp balkondon çıkmıştı. Kendi odaya attığında ellerini elma rengine bürünmüş yanaklarına götürdü.
Yanakları sıcacık olmuştu şimdiden.
Lara bolkondan ayrıldığın arkasından Havva abla ve Buse gülmeden edememişti.
Havva Abla;
" Ahh deli kızım benim."
Lara odaya girip gardıropdan giyeceği kıyafeti çıkartıp giyinmeye başladı.
Üstüne crop beyaz ince kazak, siyah kot pantolon giyip konbinini tamamlamıştı. Kemer olarak siyah deri kemer kullanmıştı.
Saçını at kuruğu yaparak yüzüne hafif olacak şekilde makyaj yapıp işini tamamladı.
Odadan gerekli eşyalarını alarak odadan çıktı. Merdivenlerden indiğinde elindeki tepsiyle mutfağa ilerlediğini gören Lara Havva ablanın arkasından ilerledi.
Lara;
" Havvaşumm ben çıkıyorum."
Havva Abla;
" Tamam kuzum Allah zihin açıklığı versin."
Lara;
" Amin Havvaşumm dikkat edin kendinize."
Havva Abla;
" Sende yavrum."
Lara evden ayrılıp durağa doğru yürümüştü. Yeni gelen dolmuşa binip akbilini okuttu. Önden ikimci koltuğa oturup giden yolu seyretti.
🌼 🌼 🌼
Asaf Aral'ın Anlatımıyla...
Genç adam arabasıyla seyir halindeyken yanında oturan kız kardeşine bakıyordu. Radyodan çıkan Melis Kar Yatıya şarkısını eşlik edip omuzlarını haraket ettiriyordu.
Sabah kahvaltılarını yapmış yola koyulmuşlardı. Büşrayı fakülteye bırakıp oradan holdinge geçecekti.
Aslında bir bakımdan niyeti Larayı görmekti. Gül yüzünü görse nede güzel olurdu onun için.
Aklı dünden beri Laradaydı nede güzel olmuştu öyle. Gecenin sonuna doğru söyledi cümleyle kızarmış içine sokası gelmişti.
Asaf Büşraya dönerek;
Asaf;
" Bakıyorumda keyfin yerinde."
Büşra;
" Olmasın mı? Be güzel abim. Yanımda sen varsın arkadaşlarım var daha ne isterim ben."
Kendiliğinden Konuşarak;
Büşra;
" Ahh birde Lara ile seni yaptık mı çok güzel olucak."
Asaf;
" Bir şey mi dedin gülüm."
Büşra;
" Haa yok şey diyorum dün Lara çok güzel olmuş demi?"
Maksadım abimin ağzından laf almaktı.
Asaf;
" Hımmhım."
Büşra;
" Güzelde Allah için." Dedi. Yandan abisine bakarak.
Asaf;
" Evet."
Büşra;
" Ayy abii içime şişirdin bune böyle ' hımmhım evet' diyip durma.
Asaf;
" Ne diyim Büşra sen ne istiyorsun?"
Büşra;
" Meselaa güzelliğini konuşa biliriz, huyunu suyunu
Ve her erkeğin aradığı güzelliğe sahip."
Büşra yan tarafına baktığında abisinin dişlerini sıkmaktan yüzü kasıldığını, direksiyon sıkmaktan el boğumları beyazladığını gördü.
Büşra içinden konuşarak;
' İşte beklediğim tepkileri sergiliyordu abim. Beden dilini kullanarak.'
Asaf;
" Abicim bu konuyu kapatsak hee." Dişlerini sıkarak.
Kimse onunla ilgili konuşsun istemiyordu sadece bana özel olsundu.
Yazar;
' Ruh hastası senii!'
Asaf;
' Kızım sen yinemi geldin.'
Yazar;
' Hee geldim körmüsün.'
Asaf;
' Bende diyordum bizim deli nerde?'
Yazar;
'Ayıp oluyor amaa. Ben burda sizin için uğraşıyım senin bana dedin lafa bakk.'
' Gidiyorum benn.'
Asaf kendini tutamayıp koca bir kahkaha atmış Büşra ise şaşkınlık abisine bakıyordu. Emin olmuştu artık abisinin delirdiğinden.
Genç adam gidecekleri yere varıp aracı park ertmişti. Araçtan inen Büşra ile Asaf fakültenin önüne doğru ilerlemeye başladı.
Görüş açılarını giren Laraya tam seslenecelerinde
başka taraftan gelen sesle o tarafa döndü.
Üstünde siyah t-shirtle ve siyah kot pantolon esmer çocuk Laraya doğru yaklaştı. Genç adam onları uzaktan izlerken elini yumruk yapmış sıkıyordu.
Enes;
" Selam Lara nasılsın?" Dedi. Yüzünde yerleştirdiği sahte gülümsemeyle.
Lara;
" İyiyim sen nasılsın."
Enes;
" İyim aslında sana söylemek istediğim birşey var."
Lara;
" Dinliyorum seni."
Enes derin nefes alarak konuya girdi.
Enes;
" Benimle çıkarmısın?" Dedi.
Lara şaşırmış şekilde Enesin yüzüne baktı. Bunu beklemiyordu. Genç adam beklenti içinde karşısında duran genç kıza baktığında ona cevap vermesini bekliyordu.
Diğer yandan onları uzaktan izleyen Asaf ise kendine sıkmaktan yüzü kas kastı kesilmiş, yumruk yaptığı eli beyazlamış pür dikkat Enese kitlenmişti. Büşra abisi'nin kolunu çekse bile nafile idi. Hiç bir yere kımıldamıyor gözlerini Enesten ayırmıyordu.
Asaf Enese yapacağı işkenceyi düşünüyordu.
Lara sessizliğe son vererek söze girdi.
Lara;
" Şimdi ben ne diyeceğimi bilmiyorum."
Enes;
" Biliyorum biraz ani oldu ama bize bir şans versen denesek olmaz mı?"
Lara;
" Şans vereyim vermesine." Dedi. Cümlesine devam ederek.
Asaf ise o dakikada nefes almayı bırakmış aracına ilerlemişti.. Bizi bitirmişti tek sözüyle..
Genç kız konuşmasına devam ederek;
Lara;
" Benim erkek arkadaşım var." Dedi. Enesin yanından ayrıldı.
Genç kız son sözleriyle birlikte fakülteye girmişti. Büşra şaşkın bakışlarıyla etrafta onları izliyordu.
Ne olacaktı şimdi?
Büşra anlamıştı artık abisinin Larayı sevdiğini.
Yazar;
' Pes gerçekten yeni mi anladın.?'
Genç adam son hızla arabasını sürüyordu. Nereye gittiğinin biç bir önemi yoktu.
Kulaklarında yankılanan ' Şanş ' kelimesi dönüp duruyordu.
Enes ise terkedilmenin verdiği sinirle oradan ayrılıp aracına bindi.
Cebinden çıkartığı telefonla ablası' nın numarasını tuşlayıp kulağına götürdü. Ve çok geçmeden telefon açıldığından dudaklarından çıkan sadece iki kelime olmuştu.
Enes;
" Sende sıra.." Diyip kapattı telefonu.
🌼 🌼 🌼
Genç kadın aldığı cevapla hızlı haraketle yattığı koltuktan kalkarak odasına gitti. Banyoya girip duş almaya başladı.
Yarım saatin sonunda duşa kabinden çıkarak bedenini havluya sarıp odasına geçti. Dolaptan çıkartığı siyah deri ince askılı büstiyer ve aynı renkte olan mini eteğini alarak giyindi.
Eteğin yanında bulunan zincirli yırtmaçı vardı.
Üstüne giyip makyaj masasına yöneldi. Masadan aldığı maşayı siyah saçlarına iri iri dalgalar yaptı.
Saçlarındaki işlem bittiğinde dudaklarına koyu kırmızı ruj ve gözlerine koyu göz makyajı yaparak işlemini bitirdi.
Kullandığı parfümüde alarak bedenine sıktı. Ayakkabı dolabından çıkartığı tek bantlı siyah ince topuklu ayakkabılarını giyindi. Son kez aynadan baktığında hazırdı.
Telefonu ve çantasını alarak evden çıkarak taksiye binerek gideceği yeri söyledi.
Elindeki minik çantayı açarak daha önceden içine koyduğu ilaç kutusuna baktı yüzüne yerleştirdiği pis sırıtışla.
Taksi istenilen yere geldiğinde genç kadın araçtan inerek bara doğru adımlamaya başladı.
İçeri girdiğinde onu yüksek ses ve ağır alkol kokusu karşılamıştı.
Kendini barmenin olduğu yere adımlayıp sandalyeye oturdu.
Oradaki çalışandan ser içki isteyip avını bekledi.
🌼 🌼 🌼
Asaf bara geldiğinde yüzünü buruşturmamaktan edememişti.
Kendini ikinci kata attı. Hiç olmazsa burası biraz daha sessizdi aşağıya göre.
Yanına gelen çalışandan içtiği sert içkiden isteyip kafasını arkaya yaslayıp gözlerini kapattı.
Genç kadın avı içeri girdiğinde itibaren gözlerini ondan ayırmıyordu.
Çalışan barmen yaklaştığında;
Çalışan;
" Asaf beyin içkisinden."
Barmen;
" Hemen hazırlıyorum."
Genç kadın hazırlanan içki masaya konulduğunda ikisinede kısa göz gezdirip buraya bakmadıklarına emin oldu. Çantadan çıkarttığı hapı bardağın içine attı.
Son kalan yudumunu kafasına dikip gözlerini tekrar genç adamda durdu.
Sadece on beş dikakaya ihtiyacı vardı.
Genç adam gelen içkisini kafasına dikip bir tane daha istedi.
Asaf içtiği içkiden sonra bedeni gevşemeye Gözleri kendiliğinden kapanmaya başlıyordu.
İri bedeni içkiye galip gelmeyip kendini bırakmıştı.
Yanında hissettiği hareketlilikle başını sağ tarafa çevirdi. Bulanık bakışlarla yanındaki kişiyi bakmaya çalışıyordu.
Neriman hanım elini kaldırıp genç adamın sakallı kaplı yanağını okşamaya başladı.
Neriman hanım;
" Seni rahatlatmamı istermisin?" Dedi yanağını okşayarak.
Genç adam yanağındaki eli çekmeye uzaklaşmaya çalışıyordu.
Asaf yarı ayık gözlerle yanındaki kadına bakıp;
Asaf;
" Kimsin sen! ne hakla yanıma oturursun?" Dedi. Kalın sesle.
Neriman hanım;
" Şştt sakin ol yakışıklı izin ver seni rahatlatıyım."
Asaf;
" İstemez yeter ki yanımdan gitt!" Dişlerini sıktı.
Neriman hanım;
" Ama bu küçük adamı rahatlatmamı istemezmisin?" Dedi. Elini yanağından çekip erkekliğine götürdü.
Asaf ona gelen eli bileğinden kavrayıp sıkmıştı. Bileğini sıkan ellerden kurtaran genç kadın tekrar yanağına götürüp yüzüne yaklaştırdı.
🌼 🌼 🌼
Lara'nın Anlatımıyla..
Yerine geçen Lara Büşrayı beklemeye başladı. Çok geçmeden kapıdan suretini görmekle derin bir nefes almışrı içine.
Büşra adımlarını Lara'nın yanına yönlendirerek yerine oturdu.
Bedenini Laraya çevirip söze girdi;
Büşra;
" Kızım az önce ne oldu yaa?" Dedi. Elini çenesini dayıyarak.
Lara;
" Hiç bilmiyorum."
Büşra;
" O değilde Abim fırladı gitti."
Lara;
" ABİN Mİİ?!" Dedi. Sesi yüksek çıkmıştı.
Sınıfta oturan gençler Laraya bakıp tekrar önüne dönmüştü.
Genç kız yerinde huzirsuzca kıpırdanarak Büşraya döndü.
Büşra;
" Evet abimle gelmiştik hatta sana seslendik sen duymadın."
Nasıl yani her şeyi duymuşmuydu? Hemen Büşraya dönerek;
Lara;
" Ne duydu mesela?"
Büşra;
" Enesin sana ettiği çıkma teklifini ve senin şans vermeni." Dedi.
Lara;
" Nee."
" Nerde şimdi.?"
Büşra;
" Bilmiyorum çıktı gitti."
" Ama istersen Murat abiyi arayım o biliyordur yerini."
Lara;
" Ararmısın gerçekten?"
Büşra;
" Tabii kızım dur arayım hemen." Dedi. Telefonu çıkartarak.
Murat abinin numarasını tuşlayıp telefonunu kulağına götürdü. Kısa süre içinde arama onaylamdığında konuşmaya başladı.
Büşra;
" Murat abi nasılsın?"
Murat;
' İyiyim Büşra hanım siz.'
Büşra;
" İyiyim bende. Murat abi abim fakülteden çıktığında nereye gitti.? Biliyorsundur sen."
Murat;
' Nefes bara gitti.'
Büşra;
" Anladım bana oranın adresini atsana."
Murat;
' Oranın adresini neden istiyorsun.?'
Büşra;
" Haydii Murat abi haydii atmassan daha büyük sorunlar olucak. Bekliyorum."
Murat;
' Tamam atıyorum hemen.'
Arama sonlanmıştı.
Büşra Laraya dönerek konuşmaya başladı;
Büşra;
" Gittiği yerin adresini istedim gelir şimdi." Demeye kalmadan telefona gelen adresle mesaj bölümüne girmişti.
Beşiktaş Caddesi SK/ 10 Nefes Bar.
Lara telefondaki adresi Büşraya söyleyip ona atmasını istedi.
Büşra;
" Attım canım."
Lara masadan kalkarak çantasını aldı;
Lara;
" Hadi görüşürüz."
Büşra;
" Nereye?"
Lara;
" İşlerim var." Dedi sınıftan çıkarak.
Büşra;
" Bilirim ben o işleri."
Genç kız fakülteden çıkarak yoldan geçen taksiyi bindi. Gideceği yolu tarif ederek elini hızlanan kalbine koydu. Avuç içinde hissetiği darbeler ve ona eşlik eden nefes sesleri vardı.
🌼 🌼 🌼
Neriman genç adamın koluna girerek boş olan odaya götürdü. Bugün her şey Nerima'nın istediği gibi bitecekti.
Genç adam yarı uyanık şekilde dudaklarından Lara'nın ismi çıkıyordu.
Asaf karşısında gördüğü kadına bakıp gülümseye başladı.
Asaf;
" Laramm geldin mi?" Dedi elini genç madının saçlarına götürerek.
" Seni çok bekledim sevdiğim.. " Dedi. Son cümlelerini dili dolanarak söyledi.
Neriman Asafa uyarak onunla birlikte haraket ediyordu. İkisi yavaş adımlarla yatağa adımladılar. Neriman üstündeki büstiyerle eteği çıkartıp yere attı.
Asaf baygın gözlerle karşısında soyunan kadını izliyordu yüzünde yerleştirdiği gülümsemeyle.
Neriman avuçların arasına aldığı yüze yaklaşıp Asafın dudaklarını öpmeye başladı.
Genç adam ona dokunulmanım mutlulu ile elini kadının saçlarını götürüp okşadı.
Kim mutlu olmazdı ki sevdiği kadın ona dokunuyor seviyordu..
Genç kız adresin olduğu yere geldiğinde taksinin parasını verip araçtan indi.
Adımlarını büyük kapıya yönlendirdiğimde içeride çalan müzik dışarıdan duyuluyordu.
Demir kapıyı içeri doğru itirip adımlarını içeriye doğru atmıştı.
İçeride bulunan yoğun sigara kokusu ve alkol kokusu vardı.
Barmenlerin oraya yönelip;
Lara;
" Şeyy Asaf burada mı?"
Barmen geç kıza eğilerek;
Barmen;
" Asaf?"
Lara;
" Asaf Aral."
Barden;
" İlerdeki merdivenlerden yukarı çık soldan 4. Oda."
Lara;
" Teşekkür ederim."
Lara insanların arasından ilerleyerek merdivenlere yöneldi.
Genç kız tarif edilen odaya yaklaştığında elleri titremeye buz kesmeye başlamıştı.
Titreyen elini kapının kulpunu tutarak aşağa indirdi.
Lara açtığı kapıdan donmuş sekilde onlara bakıyordu.. Bunlar gerçek miydi?.. Genç kız gördüğü görüntüde Asaf üstü çıplak yatağa yatmış kadın ise onun üzerinde öpüyor ellerini vicunda gezdiriyordu.
Yerde ise çıkarttıkları kıyafetler vardı.
Genç kız bu görüntüleri daha fazla dayanamayıp kendini dışarı attı
Lara;
" Hayır.HAYIR bu gerçek değil gerçek DEĞİLL." Genç kız ellerini saçlarında geçirmiş yolda koşuyordu..
Lara;
" NEDENN... Neden yaptın bunu.."
Lara nefes almak için giydiği kazağın boğaz kısmını eliyle aşağı doğru açmaya çalışıyordu. Ama olmuyordu işte işe yaramıyordu..
Sanki birisi nefes almasın diye eliyle boğazını sıkıyordu.
Lara sarsak adımlarla yolun ortasından yürüyordu.
Etrafında olan insanlar Laraya bakıp yolunu dedam ediyordu.
Nasıl bakmasınlar ki. Saçı dağılmış, yaptığı makyaj bütün yüzünü bulaşmıştı. Ve ağzından çıkan tek bir kelime.. " O Bize kıyamazdı.."
Genç kız yolun ortasından yürümeye devam ediyordu. Yanında geçen arabaların bile farkında değildi.
Arabayla seğir halinde giden genç adam karşısında gördüğü kızla hızını azaltmış ve onu takip etmeye başlamıştı.
Cihan Bey;
" Kı-kızım." İçine saran endişeyle.
Ne işi vardı onun burda?.
Bu sokak araları pek tekin olmuyordu. Hava aydınlık olsa dâhi kimi insanlar mekân yerine dışarda içip eğleniyor kimide farklı şeyler yapıyordu.
Bende onu ürkütmeden onu takip etmeye başladım. Hiç olmazsa güvenli bir yere gidene kadar.
Genç kız sonunda kaldırıma çıkarak duvara tutunmuştu. Genç kız ne yürüyecek takati kalmış nede ağlayacak gücü kalmıştı. Artık uyumak ve bugün gördüklerini unutmak istiyordu.
Odadaki görüntüleri hatırladıkça gözlerinde durmak bilmeyen yaşlar tekrar yanağından süzülmeye başlamıştı.
Genç adam gözlerini kızından ayırmıyordu. Lara dizlerinde ki derman kalmayınca kendini boşluğa bıraktı. Cihan bey seri hareketle Larayı yakalamış düşmesini engellemişti.
Cihan bey Lara'nın kendini bırakacağını anlayarak aracı durdurmuş el frenini çekip arabadan inmişti. Çevik haraketle yere düşecek olan bedeni kollarının arasına almıştı.
Cihan bey sağ kolunuda bacaklarının altından geçirerek kucağına almıştı bir bebek gibi.
Araca gidene kadar başını eğmiş burnunu Lara'nın saç diplerini yaklaştırarak kokusunu içine çekmişti..
Cihan bey;
" Cennetim benim.."
Cihan bey sürücü koltuğun kapısını açarak kucağında kızıyla birlikte yerine oturmuş kapısını kapatmıştı.
İlk önce kızına sarılmış ve sayısız öpücükler kondurmuştu saçlarına.
Cihan bey;
" Seni kim üzdüyse hesabını tek tek vericek sana söz veriyorum. Cennet kokulum.
" Artık seni kimsenin üzmesini izin vermiyeceğim."
Cihan bey son sözlerini söyleyip kemerini takmış aracını çalıştırmıştı.
Yol boyu kızının mis kokusunu içine çekip öpücükler konduruyordu.
🌼 🌼 🌼
Cihan Beyin Anlatımıyla..
Cihan bey eve geldiğinde yan koltuğa önceden attığı ceketi alıp kızının üstüne örtü. Kızının eşyalarını alıp kapıları açtı.
Uyunmamasını dikkat ederek araçtan çıktığında aracı kitleyip eve adımladı.
Lavin hanım Cihan beyin geldiğini görüp evin dış kapısını açıp tam konuşacağında kollarında olan kızını görüp dumara uğramıştı.
Lavin hanım kızına yaklaşacağında Cihan bey engelleyip merdivenlerden yukarı çıktı. Lavin hanım Cihan beyin peşinden giderek onu takip etti.
Lara için hazırlattığı odaya getirdiklerinde Lavin hanım ince kilimi açarak yatmasınını sağladı.
Oda açık kahve ve kırık bayaz ağırlıklıydı. Odada iki tane kapı bulunuyordu. Birinci kapı bonyoya ikinci kapı giyinme odasına açılıyordu.
Cihan bey Larayı yatırıp yatağın yanındaki komidinin çekmecesinden ıslak mendil pakatinin ağzını açarak iki tane mendil çıkarttı. Banyoya ilerlemeden önce Lavin hanıma dönerek.
Cihan bey;
" Hayatım ben banyodayken kızımı giydir ben gelicem." Diyerek banyoya girdi.
Musluktan ılık suyu ayarlayarak elindeki bendili yıkamaya başladı. Islak bendildeki sabunun gittiğinden emin olup avcunun içindeki bendilin suyunu sıkıp odaya geri döndü.
Lavin hanım eşi gittikten sonra giyinme odasına gidip eşofman ve beyaz t-shirt alıp odaya döndü.
Lara'nın yanına yaklaşarak üstümdeki baddaniyeyi kenera atıp üstünü çıkarmaya başladı. Vicuduna bakmayarak getirdiği kıyafetleri giydirmişti.
Cihan bey odaya girdiğinde yatağa yaklaşarak yeni yıkadığı mendili uyanmaması için dikkat ederek yüzündeki dağılmış makyajı temizledi.
Sonrada Lavin hanımdan istediği tarak ve bebek lastiğini alıp kızının saçlarını taramaya başladı.
Her tutamını severek tarıyordu.
Tarama işlemi bittiğinde tarağı yerine bırakıp saç tutamlarını üçe ayırıp örmeye başladı. Örme işlemi bittiğinde ucuna bebek lastiğiyle bağladı.
Balık sırtı örgüsünü cinsiyetini öğrendikten sonra aldığı cansız mankenin başında uyguluyordu.
Bunları At kuyruğu, topuz, örgüydü.
Kızına yaklaşıp önce boynundaki kokusunu içine çekti sonra başını uzun bir öpücük kondurdu. Lavin hanım odadaki sessizliğe dayanamayıp konuşmaya bşladı.
Lavin hanım;
" Cihan artık söylermisin ne oluyor?!" Sesini kısık çıkartarak.
Cihan bey yataktan kalkarak eşinin koluna girip odadan çıkarttı.
Aşağa indiklerinde büyük salona girip iki koltuğa oturdular.
Cihan bey eşine dönerek anlatmaya başladı.
Cihan bey;
" Benim bugün silah ticareti ilgi anlaşmam vardı. Sende biliyorsun hatta bu silahları üreten Asaf Aral değil onun yardımcısı Murat Kaya geldi her neyse biz konuşup anlaştık bir iki bir şeyler içip ayrıldık.
"Ben Beşiktaş caddesinde ilerlerken Larayı gördüm yalpanarak yürüyordu hiç iyi değildi." Dedi. Elini ensesine atarak.
" Sonra onu korkutup ürkütmemek için yavaş haraketle onu takip ediyordum. Sonra oradan biraz uzaklaşıp kaldırıma çıktığında dengesini kaybedip yanındaki duvara tutundu.
" Bende tetikte bekliyordum sonra ne olduysa kendini boşluğa bırakıp onu kucaklamam bir oldu.
Lavin hanım duyduklarıyla elini ağzına kapatmıştı.
Kızıma ne olmuştu? Nasıl bu hâle gelmişti?
Lavin hanım ayağa kalkarak mutfağa ilerledi çorba için malzemeler çıkarttı.
Cihan bey Lavin hanımın arkasından giderek mutfak masasına oturdu;
Cihan bey;
" Nerde bizimkiler?"
Lavin hanım;
" Ayaz eve geldiğinde yorgun alduğunu söyleyip odasına çıktı."
"Pamir,Tuğrul, Akif daha gelmedi." Dedi çorbayı hazırlayarak.
Cihan Bey;
" Pamir hâlâ holding de yeni olucak proje için uğraşıyor."
" Neyse ben odaya çıkıyım üstümü değiştirip bir Ayaza bakıyım sonrada kızıma bakarım.'
Lavin hanım;
" Cihan gitmese burda bizimle kalsa kokusu bunumda tütüyor."
Cihan bey;
" Birde gel bana sor." Son sözlerini söyleyip mutfaktan çıktı.
Lavin hanım tekrar odağını çorbaya vererek hazırlamaya başladı.
Cihan bey odasına çıkarak duş almak için banyoya girdi.
Üstündekileri çıkarttıp kirli sepetine atarak duşa kabine girip musluğu açtı. Başından aşağa soğuk suyun bedeninden aşağa akmasına izin verdi.
Dünkü telefon konuşmasında sonra evde sessizlik peydah olmuştu. Firuz ağanın dediklerini ailesine anlatmış ne yapacaklarını konuşmuşlardı.
Babası Antep'e gelmelerini söylemiş ama bunu sesindeki mutlulukla değilde sesindeki kin dolu söylemişti.
Allah biliyor ki bir gün bile Lavini kendi kızı gibi bağrını basmamıştı.
Bizim en büyük engelimiz anne babamızdı.. İstanbula taşınacağımızı söylediğimizde aynı düğün günümde olduğu gibi karşı çıkmış önümüzde durmuşlardı.
Şimdi tek amacımız kızımın bize alışması bize güvenmesiydi.
Daha sonra uygun bir anda konuşup Antep'e gidicektik.
Belime sardığım havluyla banyodan çıkıp giyinme odasına adımladım. Üstüme giydiğim sportif kıyafetle yere attığım havluyu alarak banyoya girdim. Havluyu makinaya atıp kuruyan saçımı aynadan düzeltip odadan çıktı.
İlk önce Ayazın odasına girip kapıyı sessiz açarak başımı içeri doğru uzattım.
Ayaz kollarının arasına aldığı yastıkla c nin pozisyonunu almıştı. Kilim ise yerlerdeydi.
Yanına adımlayarak yerde olan baddaniyeyi alıp biraz silkeleyip Ayazın üstüne örtüm. Dağılmış yumuşak saçlarını sevip küçük buse kondurdum.
Ayaz'ın yanında ayrılıp Lara'nın odasına girdiğimde hiç kıpırdamamış aynı pozisyonda duruyordu.
Ses yapmadan odadan çıkıp aşağaya indim. Lavin yemekleri hazırlamış masayı kuruyordu. O dakikada kapının çalmasıyla oraya yönelip kapıyı açtım.
İceri Tuğrul,Akif,Pamir girmisti. Üçününde yüzünde sıcak gülümsemeyle birbirine bir şeyler anlatıp gülüyorlardı.
Cihan bey çocuklarin yanına gelip onlara sessiz olmalarını ve üstlerini değiştirip masaya oturmalarını söylemişti.
Çocuklar babalarını dinleyip odalarına çıktılarında.
Cihan bey çocuklarının arkasından önce Ayaz'ın odasına girip yatağına oturdu. Elini ipeksi saçlarına uzattıp saç tutamlarını sevip uyandırmaya başladı.
Ayaz derinden gelen sesle gözlerini açarak kendine gelmeye çalıştı. Bir taraftan üstünde ki ağırlıktan kurtulmaya çalışıyordu.
Cihan bey;
" Aslanım hadi masa hazır."
Ayaz;
" Tamam baba kalktım." Dedi. Gerinerek.
Cihan bey;
" Çok uyudun paşam özledim seni." Eğilerek başını öptü.
Ayaz;
" Bende özledim babam seni. Evet biraz öyle oldu." Esneyerek.
Cihan bey;
" Hadi git yüzünü yıka kendine gel bende ablanı kaldırayım."
Asaf babasının söylediği cümleyle eli ağzında kalmış gözlerini büyütüp babasına bakmıştı.
Ayaz;
" Ciddimisin sen ablam burda mı? Bizim evde"
Cihan bey;
" Evet burda aslanım karşı odada." Dedi. Yataktan kalkarak.
" Hadi oylanma çok ben kızımı alıp iniyorum aşağıya."
Ayazf;
" Tamam tamam hemen geliyorum." Yataktan hızlı kalkarak.
Cihan bey Ayazın odasında çıkıp karşı odanın kapısını gelmişti. Kapıyı yavaşça açarak içeri girdi. Kızı melekler gibi uyordu. Kızının yüznü incelediğinde öne doğru büzülmüş dudakları ve minik burnu ile çok güzel görünüyordu.
Yanına ilerleyip sağ bacağını kırıp yatağın ucuna oturdu. Onu korkutmamak için elini yavaşça yüzüne yaklaştırıp baş parmağın ucuyla ipeksi yanağını sevmeye başladı.
Cihan bey ne kadar uyandırmaya kıyamasada yemek yemesi gerektiğini biliyordu.
Cihan bey Lara'nın yüzüne biraz daha yaklaşıp burnunu boyun girintisine yaklaştırıp kokusunu içine çekip sonrada minik burnuna öpücük kondurdu.
Lara burnunda hissetigi baskıyla yerinden rahatsızca haraket edip tekrar uyamaya başladı.
Cihan bey Lara'nın bu haraketine yüzünde sıcak bir gülümseme oluşturmuştu.
Cihan bey Laraya uyanması gerektiğini anlayınca yavaş yavaş seslenmeye başladı.
Cihan bey;
" Minik kızıım." Eliyle saçlarını severek.
Lara kulağına gelen sesle gözlerini açmaya başladı. Ve karşısında ki gördüğü adamla yatakta oturur pozisyona geldi.
Genc kız üstünde bulunan kilimi bedenine örtmeye başladığında etrafa ufak bir göz gezdirmişti.
Bu evde ne işim vardı?
Ben neden bu odadaydım.
Hatırladığım tek şey benim en son dışarda olmamdı.
Lara dünkü olayı hatırlayınca gözlerindeki yanma hissiyatı ile bakışlarını diğer tarafa çevirmişti.
Cihan bey karşısındaki kızını dikkatle izliyordu.
Cihan bey;
" Kızım nasılsın?" Dedi.
Lara gelen soruyla boğazını temizleyi sorusuna cevap verdi.
Lara;
" İyiyim."
" Nasıl buraya geldim ben?."
Cihan bey"
" Seni yolda yürürken gördüm ve rahatsızlık vermemek için uzaktan takip ettim seni."
" İyi ki de etmişim yoksa düşüp bayılcaktın."
" Sonra da seni buraya getirdim. İstersen sen kendine gel daha sonra birlikte aşağa inelim olurmu."
Lara cevap vermeyip başıyla Cihan beyi onaylamış yavaş haraketle yataktan kalkmıştı. Cihan bey lavabonun yerini gösterip odadan çıktı.
Ellerini cebine sokup duvara yaslanmış şekilde Larayı bekliyordu. İçten içe seviniyordu şimdi onunla birlikte yemek masasına oturup sohbet edicekti.
Belkide akşam bizde kalıcaktı..
Genç kız islerini halledip üstündeki kıyafetleriyle birlikte odanın kapısını açmıştı.
Cihan bey gelen sesle başını yana çevirdiğinde Larayı görüp yaslandığı yerden doğrulmuştu.
İkiside ses etmeden metdivenlerden aşağa inmeye başladı.
Aşağıdan gelen sesle o yöne ilerlediklerinde yemek odasından geldiğini anlamış kapıyı açmışlardı.
Masaya oturan aile üyeleri ayağa kalkarak genç kızın yanına adımlamaya başladılar.
Pamir genc kızı kollarının arasına alıp başına kokulu öpücük kondurdu;
Pamir;
" Evine hoşgeldin minik kızım." Sesindeki şevkatle.
Pamir biraz daha sarılıp ayrıldığında Tuğrul Akif Ayaz sarılıp genç kızın saçlarına öpücük kondurdular.
Lavin hanim Laraya yaklaşarak avuçların arasına aldığı minik yüzünü öpüp sarılmıştı.
Burnunu kulak altına değdirip kokusunu içine çekti.
Cihan bey bu görüntüyü ne kadar çok izlemek istesede bir an once kızının aç kalmasını göz yumamazdı.
Cihan bey ve Ailesi masaya adımlayarak yerlerine oturmuş evin yardımcısı Fatma Hanıma servise başlaması için talimat vermişti.
Lara'nın sağ tarafında Cihan bey onun yanında Ayaz onun yanında Akif ve masanın diğer ucunda Lavin hanım ve benim yanımda Pamir ve Tugrul vardı.
İlk önce önümüzde duran kaselere çorba konuşuyordu.
Masada bulunan tabaklarda marul salatası ve köfte patates bulunuyordu tatlı olarak seker pare vardı.
Cihan bey Afiyet olsun demesiyle Aile fertleri çorbalarını içmeye başlamıştı.
Bende yavaş yavaş çorbayı kaşığıma alarak içmeye başladım.
Ama ne yazık ki canım istemiyordu. Boğazımda duran koca bir yumruk çorbamı içmeme engel oluyordu.
Kendimi zorlayarak çorbamdan bir iki kaşık alarak boğazımdan geçmesini sağladım.
Ayaz karşısında oturan ablasını pür dikkat izliyordu.
Diğer taraftan ablasının burda yanı başlarında olması onu mutlu ediyordu.
Ayaz ise şimdi soracak oldu soru için ablasına yöneldi;
Ayaz;
" Abla.."
Genç kız Ayaz'ın ona seslenmesiyle başını önündeki yemekten kaldırıp ona seslenen Ayaza döndü.
Lara;
" E-efendim canım."
Ayaz;
" Bugün burda bizimle kalırmısın?" Dedi. Beklentiyle.
Ayaz'ın sorusuyla bütün gözler genç kıza çevrilmişti.
Genç kız kendini toplayıp cevap verecekken ondan önce Cihan bey davranmış konuşmaya başlamıştı.
Cihan bey;
" Aslanım önce yemeğimizi yiyelim sonra konuşalım olurmu."
Ayaz babasını onaylayıp yemeğine tekrar dönmüştü.
Diğer yemeklere geçildiğinde Cihan bey köfte patates alıp genç kızın.Tabağına koymuş hepsinin bitmesi için uyarısını yapmıştı.
Yemeğin diğer kısmı konuşmalı geçmişti. Çoğunlukla Lara'nın hakkında konuşuyor soru soruyorlardı.
Genç kız ise sabırla sorulan sorulara cevap veriyordu.
Yemek faslı bittiğinde Aile üyeleri masadan kalkıp soluna yönelmişti adımlarını. Genç kız adımlarını yavaş atarak onları takip etmeye başladı.
Salona geldiklerinde herkes koltuklara oturmuş Pamir oturduğu koltuktan sağına kayarak Laraya yer açmıştı. Elini uzattıp genç kızı kendine çekti.
Lara Pamirin çekmesiyle ona açılan yere oturmuş Larayı kollarının arasına almıştı.
Pamir kollarının arasındaki minik kızını kollarıyla sararak sinesine çekmişti.
Pamir gec kızın saçlarını sevip öpüyordu.
Onları izleyen Cihan bey ise bütün dikkatini kızının üstündeydi.
Kızının neden bu hâle geldiğini merak ediyordu. Ve o anlatana kadar bu konuyu açmıycaktı.
Biliyordu çünki istese hemen öğrenirdi.
Lavin hanım solana girerek genç kıza yaklaştı. Ona yakın duran büyük orta sephaya oturup kızının boşta duran ellerini tuttu.
Lavin hanım;
" Prensesim İstediğin bir sey var mı?"
Lara;
" Yok teşekkür ederim."
Lavin hanım;
" Sakın bir daha teşekkür ettiğini duymayım anlaştık mı. Burası senin evin hiç çekinmeden söyle yavrum."dedi. Bir elini yanağına götürerek.
" Biz senin mutlu olman için elimizden ne geliyorsa onu yaparız." Dedi bana sundugu gülümsemeyle.
Ayaz ise oturduğu kolktuktan Annesini ve ablasını izliyordu.
Artık Ailesi tamamlanmış ablası yanı başındaydı... Ayaz oturduğu koltuktan kalkarak ablasının yanına yönelti adımlarını.
Pamirle Lara'nın yanına yaklaşan Ayaz;
Ayaz;
" Abicim rica etsem şu dizini çeksen de bende ablamın yanında otursam?"
Pamir;
" Oğlum geç otur yerini zaten yer yok ne işin var tepemde."
Ayaz;
" Abicim zaten yemekte ablamın yanında oturdun bari burda ablamın yanında ben oturayım" dedi Pamirle Lara'nın arasına sığışmaya çalışarak.
Pamir aralarına sığışmaya çalışan Ayaza bakıp sabır çekti. Ne zaman büyüyecekti bu çocuk?.
Pamir;
" Lann. Oğlum bir dur len." Yanındaki Ayaza laf geçirmeye çalışarak.
Ayaz;
" Abicim sen şu koca götünü bir çeksene." Dedi. Çemkirerek.
Pamir;
" Ayazz!" Uyarı çıkan sesiyle.
Ayaz;
" Canımm."
" Hadi abicim hadi."
Pamir;
" Lan oğlum yer yok yer sana nasıl yer açıyım."
Ayaz;
" Yavv abicim ben sana yarım saatir ne anlatıyorum acaba sen şu koca götünü çekersen yer açılacak. Bak ablamla benim zamanından çalışıyorsun şuan."
Pamir;
" Ulan başlarım senin zamanınada haa bir rahat bırakmadın kızımı seveyim."
Ayaz;
" Hadi hadi sonra seversin şuan benim zamanım çok kıymetli." Zorla açtığı yeri oturdu.
Pamir;
" Hay ben senin zamanına si-"
Ayaz;
" Aaa abicim ayıp oluyor cıkcık hiç yakıştıramadım sana hemde ablamın yanında."
Pamir sabır çekerek kalkmıştı oturduğu yerden. Sınavdı bu çocuk bana.
Pamir Ayazın oturduğu yere adımlayarak kendini koltuğa attı.
Ayaz ise abisinin gitmesiyle bir bacağını kıvırıp altına aldı yönünü ise ablasına dönmüştü.
Lara Pamirle Ayazı izlemekten keyif almış biraz daha olsa morali yerine gelmişti.
Ayaz ise yemekte sorduğu soruyu tekrar sormuştu.
Ayaz;
" Abla bizde kalacaksın dimi?" Beklentiyle.
Genç kız bu soruyla ne diyceni bilememişti. Bir yanı kalmak bir yanı ise gitmek istiyordu.
Ama karşısındaki onu bekleyen Ayaz ise ablasından olumlu yanıt bekliyordu.
Genç kız onu beklentiyle bekleyen genci bekletmemek adına konuşmaya başladı.
Lara;
" Canım benim şimdi olmasa başka zaman olsa olur mu?" Onu kırmak veya inciltmek istemiyordu.
Ayaz ablasının dediklerini memnun olmayıp diretmeye başladı.
Ayaz;
" Ama abla ilk kez geldin bize. Sadece bugünlük he valla bak yarın gidersin 1 gecelik sadace." Ablasına kedi bakışı attı.
Genç kız Ayaza bakıp iç çekmisti. İşleri daha çok zorlaştırıyordu.
Bakışlarını diğer Aile fertlerini çevirdiğinde onlarında Ayazdan farkı yoktu. Lara olayı uzatmadan Ayaz'ın teklifini kabul etmişti.
Ayaz aldığı onayla ablasının üzerine uçmuştu. Kollarıyla ablasını sarmış sağa sola sallanıyordu.
İşte bu kadardı ablası burda kalıcaktı.
Ayaz;
" İşte bu işte bu bee." Ayaz sevinçle ablasının saçlarından öpmeye başladı.
Genç kız Ayaz'ın bu haraketlerini gülmekle yetinmişti.
Deli çocuk.
Cihan bey Ayazı durdurmak için uyarsa Ayaz babasını duymamıştı.
Cihan bey;
" Oğlum yavaş kıza bir şey olucak Ayaz.!" Söylense bile nafile idi Ayaz kimseyi duymuyordu.
Lavin hanım araya girerek;
Lavin hanım;
" O zaman şöyle yapalım ilk önce çaylarımızı içelim sonra mısır patlatır komedi film mi izleriz ne dersiniz?"
Ayaz;
" Valla benim için no problem ben her türlüye varım. Benim yanımda ablam olsun yeter."
Lavin hanım kızına dönerek;
Lavin hanım;
" Sende istermisin miniğim?." Diye sormuştu.
Lara Lavin hanımın sorduğu soruyla onu onaylamıştı.
Lavin hanım;
" Siz beyler?" Arkasına dönerek.
Akif:
" Fıstığım varsa ben varım."
Tuğrul;
" Bende.
Pamir ve Cihan bey sessizce onaylamıştı.
Lavin hanım;
" Tamamdır biz çayları getirelim. Gel annem."
Lavin hanım uzattığı elini genç kız tutarak ayağa kalmıştı.
İkiside solandan ayrılıp mutfağa adımladı.
Onların gerisinde kalan abiler ise gözleri baş köşede düşünceli oturan babalarındaydı..
Cihan bey üstünde hissettiği bakışlarla yerdeki olan bakışlarını kaldırıp oğullarına baktı;
Cihan bey;
" Şimdi değil çocuklar önce kardeşiniz toparlansın öyle onun anlatmasını bekleyelim." Dedi. Sıkıntılı nefes verdi.
Çocuklar babalarını onaylayıp bu konuda sessiz kalacaktı. Elbet konuyu öğrenirlerdi. Ama babalarının dedikleri gibi kardeşinin anlatmasını bekliyceklerdi.
Mutfakta ise Lavin hanım tepsiye konulan bardakların içine çayı koyup çaydanlığı ocağın üstüne bıraktı.
Lara hazır tepsiyi alıp salona geçtiğinde elindeki tepsiyi orta sephaya koyup aynı yerine oturdu.
Lavin hanımın gelmesiyle herkez çaylarını almış muhabbet etmeye başlamıştı.
Bense hem dinliyor hem muhabbete katılıyordum.
Saat yavaştan dokuza geldiğinde Pamir abi ayağa kalkarak mutfağa ilerledi Mısır patlatmak için.
Tuğrula Ayaz film seçerken Akifle Cihan bey bir konu hakkında konuşuyordu.
Lavin hanım yanıma gelerek beni kollarının arasına alıp sarılıyordu.
Çok geçmeden seyredeceğimiz filmi bulmuş mutfaktan Pamir abiyi sesleniyorlardı.
Pamir abi patlattığı mısırları ve içecekleri getirip masaya koydu. Aile fertleri gelen mısır ve içecekleri alıp koltuklara yerleşti.
Ayaz büyük kaseyi alıp yanıma geldiğinde kaseyi kucağıma koymuş mısırları yemeğe başlamıştı. O anda seçtikleri Recep İvedik 7 filmin başlama fon müziği doldurmuş salonun ışıkları kapatılmıştı.
Filmin başlama sürecinden geçen yarım saatin ardından bedenime yavastan ağırlık çökmeye başlamıstı.
Gözlerimi Aile fertlerini kaydırdığımda hepsinin ağzı kulaklarındaydı. Yanımda oturan Ayaz ve Lavin hanım gülmekten Mısır yiyemiyordu ama diğer yandan elimi tutmayı ihmal etmiyordu.
Yavaştan yerimden kıpırdandığımda bütün gözler bana dönmüşdü. Yukarı çıkmak için müsade isteyip ayağa kalkmıştım.
Adımlarımı merdivene yönelterek yukarı çıktım. Kaldığım odaya yönelerek odanın kapısını açtım. İçeri girip arkamdan kapıyı kapattım.
Aklıma gelen telefonla etrafa kısa bir göz gezdirdim. Bakışlarım çalışma masasının sandalyasinde asılı çantayı alıp yatağa oturdum.
İçinden çıkartığım telefonu alıp açtım.
Açılan ekranda 21cevapsız arama karşılamıştı beni. Onlara göz gezdirdiğimde Büşra 10 Buse 4 Havva abla 3 ve son numaranın son 4 hanesi 75 45 4 kez aranmıştı.
Bu numarayı bir yerden hatırlıyordum. Aklıma gelen şeyle ağzı açık duran çantamı yatağa devirip içinden çıkanlara baktım. Aradığım kartı bulup üstünde yazan numaraya baktım. Bu oydu Asaf Araldı ama neden?
Benim gördüklerim bana yetmemişmiydi?
Çantamı tekrar toparlayıp Büşrayı aradım.
Lara;
" Aloo canım"
Busra;
' Kızım sen nerdesin yaa. Aklım çıktı telefonları acmayınca.'
Lara;
" Tamam sakin ol iyiyim."
Busra;
' Tamam sakinim ben nerdesin sen.?'
Lara;
" Cihan beylerdeyim."
Büşra;
' Ne. Lara sen ne diyorsun. Oraya geliyorum konuşacağız bunu'
Lara;
" Hayır gelmene gerek yok ben yarın eve gelicem o zaman konuşalım."
Büşra;
' Peki. Sen iyimisin sesin tuaf geliyor.?'
Lara;
" Yorgunum ondadır neyse ben kapatıyorum Buseye sen söylersin."
Büşra;
' Tamam canım söylerim kendine dikkat et telefonun açık olsun.'
Lara;
" Tamam kuzum görüşürüz."
Büşra;
' Görüsürüz.'
Arama sonlanmıştı.
Yatağın yanındaki komidinin üstüne çantayı koyup pikenin altına girdim. Üstümü değiştirmeme gerek yoktu.
Tam yatacağımda kapı çalınmış yatığım yerden hafif doğrulup " Gell" diyip kapının açılmasını bekledim.
Kapı aralandığınnda kapının arkasında belirlenen suretle yüzümde minik bir gülümseme oluşmuştu.
Lavin hanım saçı toplu ve üzerindeki gecelikle adımlarını yanıma atmaya başladı.
Yanıma yaklaşıp yatağa oturduğunda bende çoktan yatakta oturur hâle gelmiştim.
Lavin hanım arada benle göz kontağı kurup bakışlarını çektiğinden yanaklarını sıkmamak için kendimi zor tutuyordum.
Hele ki bu halleri çok tatlıydı.
Lavin hanım;
" Şeyy." Elleriyle oynayarak.
Bense merakla cümlenin devamını getirmesini bekliyordum.
Lavin hanım;
" Rahatsız olmassan seninle bu gece birlik yatalım mı?" Sorduğu soruyla yüzümdeki gülümse daha da büyümüştü.
Tekrardan cümlesini devam ettirdi.
Lavin hanım;
" Rahatsız olucaksan eğer yatmayız."
Lara;
" Yok hayır olmam tabii ki"
Lavin hanım aldığı cevapla iki elini bir birine vurarak;
Lavin hanım;
" Hadi o zaman yatağa ." Pikeyi kaldırarak içine girmiş kollarını açmış beni bekliyordu.
Bense onu onaylayıp yatağa girdiğimde teklifini boş çervirmeyip kollarının arasına yerimi almıştım.
Gözlerimi kapatacağım sırada tekrar kapı çalmıştı. gözlerimi açmış kafamı uzatarak gelene bakmıştım.
Gelen bu sefer Ayazdı.
Ayaz;
" Hiç yakıştıramadım validem."
" İnsan bir haber veririr." Söylenerek çoktan yanımdaki yerini almıştı.
Lavin hanım."
" Ayy çok pardon Ayaz bey bir dahi kine haber veririm."
Ayaz;
" Tamam tamam bu sefer affetim seni bir daha olmasın."
Lavin hanım Ayazın söylenmeleriyle yattığı yerden uzanarak omuzuna vurmuştu.
Lavin hanım;
" Salak oğlum benim yat hadi geç oldu." Sözlerini Söyleyip gözlerini kapattı.
Genç kız onu saran sıcak kollar ve beline sarılan kol ile kendini uykunun kollarına bıraktı..
🌼 🌼 🌼
Sabah kulağıma gelen uğultular ile uyanma çalışıyordum.
Pamir;
" Görüyormusun baba koynumda yılan beslemişim."
Tuğrul;
" Abart abi."
Pamir;
" Ben mi abartıyorum. Baksana daha ben yatmamışım kardeşimle Ayaz efendi yatmış."
Akif;
" Sizi bilemem ama ben daha yan yana gelmedim kardeşimle."
Abimin bana attığı sert bakışla;
Akif;
" Hiiçç atma o bakışları dün yemekte senin yanında. Hadi çayıda geçtim film izlerken Ayaz'ın yanında. Eee bir ben yokum."
Tuğrul;
" Siz onu bunu boş verin Annem soluğu yine burda almış." Gözleriyle yatakta yatan annesini işaret ederek.
Cihan bey Tuğrul konuşmasını karşılık verip;
Cihan bey;
" Aynen gece yanıma baktığımda yoktu hatun buraya gelmiş." Kıskançlık barındıran sesle.
" Uyandıralımda kahvaltıya geçelim acıkmışlardır" Adımlarını bizim yanımıza atarak.
Cihan bey yanımda bana sarılmış yatan Ayaz'ın saçlarını sevip uyandırmaya başladı.
Bir iki deme sonucunda başarılı olan Cihan bey Ayazı uyandırıp kahvaltı hazır olduğunu dile getirip yataktan kaldırmıştı.
Kendime gelip gözlerimi araladığımda odağıma Cihan bey girmiş Ayaza dediklerini söyleyip başımdan öpüp çıkmıştı.
Onun arkasından Pamir Tuğrul Akif öperek Cihan beyin arkasına takıldı.
Genç kız yattığı yerden yan dönerek karşısındaki uyuyan kadını izledi.
Gözleri, kirpikleri, burnu ve dudakları orantılı ve beyaz teniyle güzel bir kadındı.
Seslenmeye başlayarak uyandırmaya çalıştı.
Lara;
" Lavin hanım. Lavin hanımm."
Lavin hanım derinden gelen sesle gözlerini açmış karşısında gördüğü kızla gülümsetmişti.
Lavin hanım;
" Günaydın Annem."
Lara;
" Günaydın. Kahvaltıya çağırıyorlar."
Lavin hanım;
" Tamam kızım ." Lavin hanım yattığı yerden kalkıp esnemeye başladı. Kendine geldiğinde genç kızın anlına ve yanaklarını öpücük kondurarak yataktan kalktı.
Lavin hanım;
" Seni aşağıda bekliyorum."
Lara lavin hanımı onaylayıp odadan çıkmıştı. Genç kız önce banyoya girip işlerini halledip ekrar döndü odaya.
Adımlarını bu sefer giyinme odasına attığında dolabın içinden temiz kendi kıyafetlerini alıp giyindi.
Saçlarını salık bırakarak çantasını ve telefonu alıp odadan çıktı.
Lara aşağa indiğinde bütün Aile masanın etrafındaydı. Ona ayrılan yere geçip oturdu tabağına yiye bileceği kadar koyup yemeğe başladı. Arada bir Lara yeter desede Cihan Beyle Pamir genç kızı dinlemeyip bir iki parça yicek koymuştu.
Diğer yandan genç adam aynı numarayı çevirmekten usanmayıp tekrar arıyordu. Açma umuduyla.
Sonunda vaz geçip genç kızın evin yolunu tutmuştu.
Lara biten kahvaltı faslından sonra Pamirle birlikte evden çıkmıştı.
Ayaz gitmemesi için diretsede Lara güzel dilde konuşmuştu.
Bol sohbetli geçen yolculuğun ardından aracı evin önüne durmuş Pamire dönmüştü.
Lara;
" Teşekkür ederim."
Pamir;
" Sana bu kelimeyi yasaklıyorum. Ve bunda teşekkür edilecek bir şey göremiyorum sonuçta kardeşimi evine bıraktım."
Lara;
" Tamam o zaman dikkatli git."
Pamir;
" Sende dikkat et bir şey olduğu zaman ara beni."
Lara;
"Tamam."
Lara arabadan inerek kapıyı kapattı. Arkasından çalan korna ile arkasını dönmüş el sallamıştı. Önüne dönüp yoluna devam etmişti.
Evin bahçesine girip çantadan çıkartığı anahtarla kapıyı açacağı zaman arkasından gelen sesle o yöne döndü. Onu bekleyen iki çift kırmızı göz vardı.
•
•
Bölüm sonu...
Benim bebeğim buralara kadar gelmiş yıldıza basmadan mı gidecek🥺
Hadi basıver şu yıldızada sevindire ver şu garibanı🙃
Nasıl Buldunuz Bölümü?
Yazım hataları varsa affola 🙏
Bebeklerim Yavaştan Olaylara Başlayalım mı? Yoksa Biraz daha Devam Edelim mi Böyle?
Beğendiniz yer neresi?
Asafin bölüm kısımı nasıldı?
Lara'nın Ailesinde kalması?
✨Gelecek bölümde görüşmek üzere kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın ✨
Bölüm etkileşimi
