9. bölüm / 10
Lara8.Bölüm
Bölümler 10Şu an: 8.Bölüm
☘️ Keyifli Okumalar ☘️
•
•
Sabah uyanır uyanmaz evi havalandırmıştım. Hava tam istediğim gibiydi sıcakta olsa hafif bir esintisi vardı.
Üstümdeki pijamaları aldırmadan mutfağa ilerledim. Bugünlerde canım birşey yemek istemiyordu onun için dolaptan çıkarttığım kaseyle mısır gevreğini tezgah üstüne koydum.
Buz dolabından çıkarttığım sütü alıp hazırlamaya başladım.
Çekmeceden aldığım kaşık yardımıyla karıştırıp oturma odasına ilerledim.
Sephanın üzerindeki kumandayı alarak TV açtım.
Tek tek kanalları gezindim. Normalde dizi veya film takip etmiyordum önüme ne gelirse onu izliyordum.
Her hangi bir kanalda durup diziyi izlemeye başladım. Gözlerim arada duvara sabitlenen saatteydi saat tam 12:30'tu geç kalmaya hiç niyetli değildim.
Gözlerimi tekrar Tv çevirip gevreğimi yemeğe başladım.
Biten gevreğimi ardından Tv kapatıp mutfağa ilerledim. Elimdeki bulaşıkları makinayı dizip kapağını kapattım.
Mutfaktan çıkıp odama ilerlediğimde bugün giyeceğim kıyafetleri çıkartıp yatağın üzerine koyup kendimi banyoya attım.
Aldığım kısa duşun ardından kabinden çıkarak duvara monte edilen askıdan beyaz bornozumu alıp üzerime geçirdim.
Kuşaklarını bağlayarak saç havlumu aldım. En son saçımdaki nemini alıp banyodan çıkıp ışığı kapattım.
Hızlı şekilde iç çamaşırlarımı giyip hazırladığım kıyafetlerimi üzerime geçirdim. Elime aldığım bornozu, saç havlumu alarak banyoya yöneldim.
Onları makinaya atarak banyo dolabın çekmecesinden çıkartığım saç kurutma makinesini alarak tekrar odaya döndüm.
İlk başta saçlarımı kremleyip taradım sonra kurutma makinası ile kurulayıp makinayı kapattım.
Elime aldığım maşayı saçlarıma iri dalgalar yaptım.
Saçlarımı yarım şekilde tutamlardan alıp siyah kurdele tokayla saçlarımı tutturdum.
Önleride bir kaç perçem çıkarttım.
Yüzüme aydınlatıcı kremle allık, ruj, rimel ile son dokunuşlarını yaptım.
Son olarak çekmeceden aldığım gold detaylı saatimi ve zincirimi takıp hazır olan görüntüme baktım.
Askılı siyah crop ve pantolon.
Dolaptan aldığım siyah mini kol çantamı alarak gerekli eşyalarımı koydum. Telefonumu alarak odadan ayrıldım.
Kolumdaki saate baktığımda 13:30' du.
Adımlarımı mutfağa atarak masanın üstünde duran sürahiden bardağa suyu doldurup içmeye başladım.
Telefona gelen bildirimle bardağı masaya koyup bildirimleri açtım.
Pamir abiden gelmişti.
En son yazdığına görüldü attıp WhatsApp çıkmıştım.
Araba kullanıyor ola bileceği düşünerek yazmak istememiştim.
Telefonu kapatıp çantama koydum. Cama yakın duran koltuğa geçerek dışarıya seyretmeye başladım.
Bütün çocuklar dışarda bir biriyle oyun oynuyordu ellerinde Annelerin verdiği salçalı ekmek vardı.
Pamir Karadağ: 13.41
' Bir tanem biz çıktık geliyoruz:)'
Lara: 13.44
' Tamamdır bekliyorum sizi:)'
Pamir Karadağ: 13.45
' Tamam canım. Akif abinin çıktı bizden önce. Geliyoruz bizde şimdi;)'
Dertsiz tasasız ne güzeldi çocuk olmak...
Ben onları seyrederken çantadan gelen sesle elimi yanımda duran çantaya attım.
İçeresinden çıkarttığım telefonun ekranından baktığımda ' Pamir abi' arıyordu.
Aramayı hemen onaylayıp;
Pamir;
" Kuzum geldik biz"
Lara;
" Tamam çıkıyorum."
Telefonu kapatmıştım.
Oturdum yerden kalkarak önce üzerimi düzeltim. Sonra çantamı alarak dış kapıya adımladım. Onlarda zaten gelmiş araçtan iniyorlardı.
Lavin hanım bana yaklaşarak.
Lavin hanım;
" Annem nasılsın bir tanem." Kollarını beni sardı.
Lara;
" İyiyim teşekkür ederim siz."
Lavin hanım;
" İyiyim bende kuzum."
" Çok güzel olmuşsun Annem."
Lara;
" Teşekkür ederim."
Lavin hanım geri çekildiğinde diğer herkesle sarılmış geriye Cihan bey kalmıştı.
Cihan bey adımlarını bana yaklaştırarak iki elini yüzümü arasına alıp dudaklarını anlıma bastırdı.
Cihan bey;
" Babam.."
" Nasılsın?"
Lara Cihan beyin sorusuna cevap verdi.
Lara;
" İyiyim."
Cihan bey kızını kollarının arasına aldı. Bir elini saçlarına getirip okşamaya başladı..
Cihan bey o gün kızının o halde görmesiyle endişelenmişti. Zaten kızları yanlarında değilken bile aklı hep kızındaydı bu olayda onun tuzu biberi olmuştu.
Cihan bey kızına sarılmış kulağına sevgi sözcükleri sıralıyordu.
Ayaz geride durup elini çenesine yaslayarak aklında geçen fikri düşünüyordu.
Ayaz;
" Anne."
Lavin hanım;
" Efendim oğlum." Odağını Ayaza verdi.
Ayaz;
" Bence biz çıkartmayalım ablamı dışarı nedersin?"
Lavin hanım Ayaza göz devirip;
Lavin hanım;
" Hayır derim." İşaret parmağını çocuklarına salladı.
" Sizde kardeşinizin giyim konusunda daratmıycaksınız anlaşıldımı?"
Tuğrul;
" Arkadaş kabak yine bizim başımıza patladı." Ellerini bir birini vurarak.
Lavin hanım;
" Babası kılıkları sizi."
Ayaz;
" Müsade edersen bende sarılacağım ablama." Bir birine sarılmış baba kıza seslendi.
Cihan bey kızımdan homurdanarak ayrılmıştı.
Cihan bey;
" Bir bekleyemedi eşek sıpası." Cihan beyin homurdanmasını duyan Lara kıkırdamıştı.
Cihan bey kızının saçlarını öpüp geri çekildi.
Ayaz ablasına yaklaşarak iki eliyle yüzünü kavrayıp yanaklarımdan seslice öptü.
Ayaz;
" Ohh. Ohh. Balmı bunlar." Dedi sarıldı ablasına.
Genç kızın içi şimdiden sıcacık olmuştu. Ona bu tavırla yaklaşmaları genç kıza iyi hissettiriyordu.
Cihan bey;
" Hadi bakalım herkes araca." Dedi kızın belinden tutup.
Aile üyeleri yavaştan araca binmeye başladılar. Pamir yanından geçen kardeşinin boynunda tutup kendine yaklaştırdı.
Pamir;
" Kurban olsun sana abin.." Diyerek şakağından öptü.
Lara hissettiği duguylaa yüzüne yerleştidiği minik gülümsemeyle gözlerini kaçırmıştı.
Karadağ Ailesi araca binerek yoluna devam etti.
Aracın içinde yankılanan gülme sesleriyle birlikte müzik sesi onlara eşlik ediyordu.
Araç kısa süre içinde istenilen konuma gelmiş araçı kapalı otoparka park etmişlerdi.
Aractan indiğimizde Lavin hanım yanıma gelerek koluma girdi.
İkimiz önden giderken arkamızdan diğer Aile üyeleri takip ediyordu.
Büyük demirli kapıdan içeri giris yaptığımızd büyük alan karşılamıştı bizi. Etrafa kısa göz gezdirerek oturma yeri ve büyük plazma duruyordu.
Herkes yerini aldığında anos edilmeye başlandı. Yanımda oturan Lavin hanım büyük bir heycanla elimi tutuyor arada bir öpüyordu.
Lavin hamın yanında Cihan bey onun yanında Pamir abi vardı. Benimse Ayaz ve Tuğrul oturuyordu.
Ayazsa kolunu bana dolayarak ellerimi tuttu.
Kulağıma gelen anos sesiyle görüşümü tekrar önümde duran büyük plazmaya çevirdim.
" Hepiniz Beşiktaş Sarıyer gösterisine Hoş geldiniz...
Sizleri aramızda görmekten onur duyuyoruz..
Sizde Hazırsanız pilotlarımız yerlerini almış bulunmakta..
Kalkış talimatımız geldiğinde gösterimiz başlayacaktır..
Hepinize iyi seyirler..'
Görüş netleştiğinde bizi karşılayan 10 tane pilot uçağı duruyordu.
Kamera görüş alanı değiştiğinde pilot tulumuyla birlikte 10 tane adam uçağa bindi.
Onların içinde Akif abide vardı.
Beşe bölünen görüntüde diğer pilotlarada görme şansımız oluyordu.
Pilotlar gerekli önlemleri alıp onlara gelecek talimatı bekledi.
Kısa süre sonra beklenen an gelmiş kalkışa hazırlanmıştı.
Gökyüzünde gerçekleşen gösteriyi büyük bir coşkuyla insanlar tarafından heycanla izleniyordu.
İki pilot yaptığı kalp desenini büyük bir alkış toplamıştı.
Ben gökyüzünde devam eden şovlarını izlerken yanımda titreyen telefonumu alıp odağımı ona verdim.
Ekranda gördüğüm bildirimle WhatsApp girdim.
'Asaf yazmıştı.'
Asaf Aral: 14.25
' Yavrum başladı mı gösteri?'
Lara: 14.25
' Evet başladı.'
Asaf Aral: 14.30
' Özledim seni.'
Lara: 14.31
'🙈'
Asaf Aral: 14.34
' Ölürüm sana.'
Lara: 24.35
' Asaff ya. Deme öyle.'
Asaf Aral: 15.00
' Hadi bebeyim bana resmini at.'
Lara: 15.03
' Şimdi mi.'
Asaf Aral: 15.04
' Evet şimdi bekliyorum.'
Asaf benden fotoğraf istediğinde etrafa kısa bakış attım.
Bizimkiler yanımıza gelen Aile dostları ile sohbet ediyordu.
Yanımda oturan Lavin hanıma yaklaşıp;
Lara;
" Şey lavabo ne tarafta?."
Lavin hanım kızının sorduğu soruya hemen yanıt verdi.
Lavin hanım;
" Girdiğimiz büyük demir kapının sağ tarafında hemem görürsün bir tanem."
Lara;
" Tamam ben hemen geliyorum."
Lavin hanım;
" Abilerinden biri gelsin mi yanına?"
Lara;
" Yok hayır."
Lavin hanım;
" Tamam bebeyim dikkat et."
Lara;
"Hım.hım.."
Oturduğum sandalyeden kalkarak Lavin hanım tarif ettiği yere gittim.
İçeri kontrol edip girdim. Önce kendi ihtiyacımı karşılayıp üstüme çeki düzen verdim.
Aynanın karşısında çektiğim iki tane pozu Asafa yolladım.
Asaf Aral: 17.11
' Bu nasıl bir güzelliktir Rabbım özene bezene yaratmış.'
Lara: 17.12
' Hahahaha.'
( Bebeklerim burda Lara'nın bugün giydiği
Konbinle düşünün)
Asafın attığı bildirimle küçük kahkaha atmıştım.
Sonra telefonu kapatıp lavabodan çıktım.
Oturduğumuz yere geldiğimde kendi yerime geçerek gösterinin devamını izledim.
Gösteri bittiğinde Aile fotoğrafı çekinmiş bir kaç konuşma yapıldıktan sonra araca binmiştik.
Limuzin evin önüne yaklaştığında araç durmuş Lavin hanım bana dönmüştü.
Lavin hanım;
" Gitmesen bizimle kalsan.." özlem dolu sesle.
Bakışlarım Cihan beye çevirdiğimde gözlerine bakmış daha sonra bakışlarımı kaçırmıştım.
Cihan bey aklımdan geçenleri anlayınca söze girdi;
Cihan bey;
" Hayatım şimdi kızımıza izin verelim ki biraz düşünsün. Ve doğru kararı kendisi versin." Ilımlı sesle Lavin hanımla konuşmuştu.
Bana dönen Lavin hanım;
Lavin hanım;
" Tamam o zaman. Vereceğin karar uzun sürmesini olur mu çünkü dayanacak gücüm kalmadı.." Son kez elimin üstünü öptü.
Başımı belli belirsiz sallayıp açık kapıdan inmiştim.
Gercekten bir karar vermem gerekiyordu.
Benimde bir Ailem olduğunu farkındaydım ama..
İşte o ama vardı. Bu yaşıma kadar hep tektim.
İçeri girdiğimde kendimi ikili koltuğa atıp başımı geriye yasladım.
Gözlerini kapatıp uykuya yenik düştü.
Uzaktan gelen sesle yerinden huysuzca kıpırdandı. Başını başka yere çevirdi. Uykusunu kaldığı yerden devam etmek istiyordu.
Bitmek bilmeyen telefon sesiyle 'Off.' 'yıp gözlerini açmış ve ekrana bakmadan aramayı onaylamıştı.
Takrar gözlerini kapattığında katşıdan gelen sesle gözlerini açmış oturduğu yerden doğrulmuştu.
Asaf;
" Kapıyı aç.."
Lara Asafın dediklerini anlamayıp ' Nee!' diye çıkışmıştı.
Asaf;
"Evin önündeyim." Telefonu kapatarak.
Lara birşey demeye fırsat olmadan kapanmıştı telefon.
Elimdeki telefonu koltuğa atarak ayağa kalkmış dış kapıya yönelmişti.
Üstünü düzeltmeden kapının kulpunu aşağı indirerek kapıyı araladı.
Karşısında gördüğü Asafla konuşacağı zaman dudaklarına kapanan dudaklar onu engellemiş kucağı alınması bir olmuştu.
Lara dudaklarında hissettiği sıcaklıkla bütün uzuvları titremiş ağzından çıkan inlemeyi engel olamamıştı.
Asaf duyduğu inleme sesiyle ellerini genç kızın kalçalarına getirip var gücüyle sıktı.
Asaf yukarı çıkarak genç kızın odasına girdi. Yatağa oturup sırtını yatak başlığına dayadı.
Asaf kucağında oturan genç kızı kendine çekerek öpmeye başladı...
✨ ✨ ✨
Asaf Aral Anlatımıyla...
Genç adam sabah gözlerini açtığında yataktan kalkar banyoya ilerledi.
Kısa duşun ardından bonyodan çıkıp giyinme odasını gitti.
Dolaptan çıkartığı iç çamaşırı ve beyaz t-shirt, siyah kot pantolunu alarak giyinmeye başladı.
Onun üstüne aldığı lacivert blazer ceketi kollarından geçirdi.
En son olarak dolabın içinde yer alan çekmeceyi açarak içinden siyah deri kayışlı kol saatini alıp sol bildiğine taktı.
Yanında bulunan bölmeden siyah deri kemerini takarak bugünkü konbini tamamlamıştı.
Odaya döndüğünde aynalı ünitenin önüne gelip elleriyle saçlarını şekil verip çok sık kullandığı parfümünü boyna ve bileklerini sıkıp yerine bıraktı.
Yatağa yaklaşarak elinini yastığın altına götürüp silahını aldı. Komidinin üstünde diğer eşyalarını alıp odadan çıktı.
Adımlarını Büşra' nın odasına çevirip büktüğü işaret parmağın tersiyle kapıya iki kere vurup. Kapının kurpunu aşağa indirerek yavaşça kapıyı araladı.
Başını içeri uzattığında görüş açısına yatakta uyuyan Büşrayı buldu. Yüzünde yerleşen gülümsemeyle Büşra'nın yanına ilerledi.
Bir bacağını kırıp yatağa yasladı. Genç kızın üstüne eğilip omuzlarından aşağa düşmüş pikeyi omuzlarından yukarı çekerek başına minik buse kondurdu.
Yastığa dağılmış kıvırcık sarı saçlarını sevip yanından ayrıldı.
Evden çıkarak telefondan Murat'ı aradı;
Asaf;
" Ne yaptın?"
Murat;
" Senin istediğin gibi herşey abi Nefes bar haber yolladım gerisi onlarda."
Asaf telefonu kapatıp aracına bindi. Holdinge sürmeye başladı.
Holdinge geldiğinde Asafın sekreti Cansu Hanım yanına gelmiş idi.
Cansu Hanım;
" Hoş geldiniz Asaf bey."
Asaf başıyla Cansuya selam vererek Cansu hanımı dinlemeye başladı.
Cansu Hanım;
" Asaf bey istediğiniz görüşmeleri ayarladım. Bugün imza atmanız gereken iki dosya var ve rusya ile bağlantılı Andrei Obnizov' ile saat 13:00'de online görüşmeniz var." Saatine baktı.
Asaf;
" Tamam siz gereken hazırlıkları yapın. İmzalanması gereken dosyaları getir birde sert kahve." Odasına girip.
Cansu hanım;
" Hemen getiriyorum efendim." Asafin yanından ayrılarak.
Asaf oturduğu deri koltuktan doğrulup laptopu açtı. Konuk grafiklerini gözden geçirdi.
Şuan görünürde bir problem olmadığını kenat getirerek arkasına yaslandı. O sırada odanın kapısı iki kere tıklatılıp;
Asaf;
" Gell."
Asaf beyin talimatını duyan Cansu Hanım kapıya açarak içeri girdi.
Adımlarını masaya yaklaştırıp sağ elinde duran siyah büyük kahve kupasını masanın üstünde duran bardak atlığına bıraktı.
Diğer elinde duran iki dosyayı masaya bırakıp imzalanması gereken yerlerini gösterdi.
Asaf gösterilen yerlere imzasını atarken söze girdi;
Asaf;
" Hazırlıklar tamam mı?."
Canssu hanım;
" Evet efendim her sey hazır toplantınız burda gerçekleşecek. Gerekli evraklarınızı hazır zaten."
" Efendim birde siz gelmeden önce once Cihan Karadağ'ın sekreti aradı sizinle görüşme ayarlamak istiyorlar ne yapalım?"
Asaf;
" Hımmm. Ajanda da boş yer var mı?" Kahvesinden yudum alarak.
Cansu Hanım;
" Bakıyorum efendim." Elindeki tapletten bakarak.
" Evet var yarın beşle altı arasında boşluğunuz var."
Asaf;
" Tamam siz söylersiniz."
Cansu hanım;
" Anlaşıldı efendim."
" Efendim az bir zamanınız kaldı isterseniz hemen geçelim."
Asaf Cansu hanımı başıyla onaylayıp koltuğundan kalktı.
Adımlarını masanın önünde duran üçlü koltuğa oturdu.
Cansu hanım yanında getirdiği laptoptan Andrei Obnizov bağlanıp Asaf Bey'in önüne bıraktı.
Çok geçmeden arama onaylanmıştı..
Andrei Obnizov;
"О, Асаф, как ты?
(Ooo Asaf nasılsın?)
Asaf;
"Спасибо вам "
(Teşekkür ederim siz.)
Andrei Obnizov;
" мне тоже так хорошо"
(Bende çok iyiyim.)
Andrei Obnizov;
" Ваши новости доходят до моих ушей" Elleriyle kulaklarına gösterdi gülerek.
(Haberlerin kulaklarıma geliyor.)
Asaf;
" Спасибо"
( Teşekkür ederim." Dedi. Samimiyetle.
Andrei Obnizov;
" Как вы знаете, у нас есть новые дома, которые мы недавно построили. Мы хотели бы видеть вас с нами.."
( Biliyorsun yakın bir zamanda yeni yaptığımız konutlarımızın açılışı var. Seninde yanımızda görmeyi çok isteriz.
Asaf;
"Конечно, мы придем"
( Geleceğiz tabii ki.)
Andrei Obnizov;
" Это здорово. Я хотел бы принять вас в нашем доме."
( İşte bu harika sizi evimizde ağırlamayı çok isterim.)
"Ну тогда не буду тебя задерживать, до скорой встречи, Асаф. "
( Ee o zaman ben seni tutmayım yakında görüşürüz Asaf.)
Asaf;
" увидимся позже"
( Görüşürüz..)
Görüntülü görüşmeden sonra laptopu kapatıp geriye yaslandı.
Cansu hanım;
" Efendim isteyeceğiniz bir şey var mı?"
Asaf;
" Hayır yok. İşine döne bilirsin."
Genç kadın Asafın yanından ayrılarak kendi odasına geçti.
Asaf oturduğu koltukta yayılarak ceketin cebinden telefonu alıp WhatsApp girdi.
Sohbetlerden Larayı bulup yazmaya basladı. Özlemişti onu..
Asaf attığı mesajdan sonra cevap gelmiş onu özlediğini dile getirince ondan fotoğraf istemişti.
Genç kızın attığı fotoğraflara bakarken dişlerini sıkmaktan edememişti.
Kırmızı yanaklarını ısırmak istiyordu.
Bugün ona oynanan oyunun sonuna gelmişdi.
Herkes hakkettiğini alacaktı.
Ayağa kalkarak odadan çıktı.
Cansu hanıma dönerek;
Asaf;
" Ben bugün gelmeyeceğim. Önemli bir şey olduğunda Murat'a söylersiniz."
Cansu hanım;
" Tabi efendim."
Asaf holdingden çıkarak aracına doğru ilerledi. Telefondan Murat'ı aradı;
Asaf;
" Anlat."
Murat;
" Abi şimdi mekana girdi Neriman hanım."
Asaf;
" Geliyorum."
Asaf kapattığı telefon birlikte Nefes barın yolunu tuttu.
Neriman geldiği Nefes barın içerisine girip bar toburelerine oturdu. Asafı bekliyordu.
Bugün kardeşi Enesle konuşmuştu. Kızlardan duyduğu haberle Asafın tekrar Nefes bara geleceğini söylemişti ablasına.
Nariman bunu firsat bilip bu gece için iddialı kıyafet giymişti.
Şimdi de elindeki içkiyle gözleri kapıda Asafı bekliyordu.
❗❗ BİLGİLENDİRME❗❗
Arkadaşlar Merhaba.. Bu kısmı hayallerdiyarim000 İthaf ediyorum..
Sizinde istediğiniz yerler varsa. Yorumlara veya özelden yazarak beni bilgilendirirseniz çok sevinirim.
Bende sizin istediğiniz yerleri yeni gelecek bölümlerde yazmış olurum. ;)
❗❗
Genç adam içeri adım attığında etrafa göz gezdirdi.
Gözleri barmen koltuklarında oturan kadını görüp küçük bir baş selâmı verdi.
Biraz Nerima'nın suyundan gidecekti.
Asaf ilerleyip Vip koltuklara oturduğunda yanına barmen gelmiş aynı içkiden söylemişti.
Asaf giden barmenden sonra bakışlarını Nerimana çevirdi.
Üstüne oturmuş saten ince askılı elbise kendini gösteriyordu.
Neriman üstünde hissettiği bakışlarla Asafa döndü. Asaf ona bakan kadına yeni gelen gelen içkiyi kaldırarak kalın dudaklarına götürdü.
Neriman oturduğu bar taburesinden kalktı ve yavaş adımlarını Asafin yanına attı.
Asaf yanına gelen kadınla yüzünde şeytani bir sırıtma oldu. Fare tongaya düşmüştü.
Neriman Asafa yaklaştı ve elini uzattı;
Neriman hanım;
" Selam. Neriman ben."
Asaf önce kadının yüzüne sonra uzatılan elinine bakıp;
Asaf;
" Asaf." Dedi uzatılan eli sıktı. Bu iş bittikten sonra ellerini temizleyi aklına not etmişti.
Meriman hanım;
" Otura bilirmiyim?"
Asaf;
" Derdinde o değil mi zaten." Dişlerinin arasında fısıldadı.
Neriman hanım;
" Bir şey mi dedin?"
Asaf;
" Otura bilirsin dedim."
Neriman Asafin yanına yerini alıp bir bacağına sol bacağının üstüne atarak içkisini yudumladı.
" Yalnızsın sanırım." Dedi. Asafa dönerek.
Asaf;
" Öyle." İçkiyi yudumlayarak.
Neriman biten bardağı tekrar doldurup tek dikişle bitirmişti.
Asaf göz ucuyla yanında ki kadını izliyordu tav olmasına çok az kalmıştı.
Neriman hanım;
" Biliyormusunn."dedi. Yavaş yavaş dolanan diliyle.
Asaf;
" Neyi?" Göz kırparak.
Neriman hanım;
" Ben aslında seni tanıyorum hemde çok." Tekrar boşalan bardağı doldurdu.
Asaf Nerima'nın istediği kıvama geldiğini görüp masanın üstünde duran telefonu açtı ve ses kaydını başlattı. Telefonu aynı şekilde masaya bıraktı.
Asaf;
" Nasıl yani?"
Neriman hanım;
" Şöyle kii ben seni çok uzun zaman önce gördüm. Ve seni takip ettim. Nelerden hoşlanırsın, neler yaparsın. Hepsini biliyorum." Asafa yaklaştı ve yüzünü sevdi.
" Biliyormusun o kız seni hiç haketmiyor. Seni ben hakediyorum."
Yazar;
" Yürek yemiş.."
Neriman hanım;
" Senin yanına benim gibi olgun kadın yakışır o değil.
Asaf;
" Hastasın sen!." Elini yüzünden cekmeye çalışıyordu. Bu kadından bir an önce kurtulmak istiyordu.
Neriman hanım;
" Evet ben sana hastayım."
" Her yerde sen varsın odamda bile.."
Asafin kucağına oturup;
" Biliyormusun seni kaybetmemek için her şey yaptım."
Asaf soran bakışlarla Nerimana bakıyordu.
Neriman kahkaha attı;
Neriman hanım;
" Meselâa senin içkine ilaç katıp odaya çıkarttım. Sırf o kızdan ayrıl diye. Biz bir birimizi severken hep o kızın ismini sayıklıyordun. Ve biliyormusun o kız bizim o halde gördü." Kahkah attı tekrar.
Asaf Nerima'nın bileklerinden tutup onu engellmeye çalışıyordu.
Neriman Hanım;
" Sana tekrar kovuşacağım zaman Berk geldi. Aptal herşeyi berbat etmişti. Ama şimdi bizi ayıracak kimse kalmadı belki bu defa." Asaf yaklaşan Nerimanı engellemiş kucağından indirmişti.
Neriman hanım;
" Asaf?!.."
Asaf telefondan Murat'ı arayıp yanına gelmesini söyledi.
Murat"
" Buyur abi."
Asaf;
" Al bu kadını hastaneye götür. Çıkmıycak ordan!"
Murat;
" Tamam abi."
Murat ve yanında duran adamla Nerima'nın kollarından tutup ayağa kaldırdı.
Neriman hanım;
" Asaf bırakma beni. Bizi ayırmaya çalışıyorlar Asaf."
" BIRAK BIRAKIN BENİİ!! ASAFF KURTAR BENİİ!"
Asaf telefonu alıp bardan çıkmıştı. Asaf adamlardan istediği su ve sabunu alıp elini yıkadı. Telefondan ses kaydından istediği yeri alarak gerisini silmişti.
Lara'nın diğer konuşmaları bilmesine gereği yoktu. Sonlarına bilse yeterliydi.
Hastaydı hiç bir açıklaması yoktu bunun.
✨✨✨
Aracına binerek Lara'nın evine sürdü. Genç kızın evim önüne geldiğinde aracından indi.
Asaf büyük adımlarla bahçe kapısından girip evin kapısını tıklattı.
İçeriden beklediği ses gelmeyince tekrar tıklatıp bekledi.
Genç adam elini cebine atıp telefonu çıkarttı. Ve Larayı aradı.
İçerden gelen telefon sesiyle birlikte nefes alma sesleri dahada hızlanmıştı.
Kısa süre sonra açılan telefonda hışırtılı bir ses duyuldu kulaklarına.
Asaf;
" Kapıyı aç."
Lara;
" Nee." Boğuk çıkan sesle.
Asaf;
" Evin önündeyim." Diyerek kapattı telefonu.
Asaf cebine koydugu telefonla birlikte iki eliyle ceketin yakasını ve saçlarını düzeltip bekledi.
Önündeki kapı açıldığında Asaf bir şey şey demesine fırsat vermeden Lara'nın dudaklarına kapandı.
Genç adam Larayı kucağına alarak ayaklarıyla dış kapıyı kapatmış yukarı çıkmaya başlamıştı
Odaya girdiğinde kucağındaki kızla yatağa oturmuş özlediği dudakları öpmeye başladı.
Asafın öpmeleri git gide derinleştiren Lara istemsizce kendini altındaki sertliğe sürtündü.
Asaf hissettiği yoğun istekle inleyip daha cok asıldı genç kızın dudaklarına.
Asafın inlemeleri genç kızın kulaklarına doldurmuştu.
Lara kapattığı gözlerini açarak onu öpmeye devam eden adama sesini duyurmaya çalıştı.
Lara;
" A-saf d-dur." Dedi. Nefesini düzene sokmaya çalışarak.
Genç adam ayrılan dudaklara baktı;
Asaf;
" Neden. Neden aldın onları benden. Ne güzel öpüyordum." Nefesini düzene sokmaya çalıştı.
Asaf içi gidecek gibi genç kızın şişmiş kırmızı dudaklarına eliyle okşuyordu.
Lara;
" Asaff.."
Asaf;
" Hımmm." Odağı gözlerinin önünde haraket eden dudaklardaydı
Lara;
" Yaa Asaf sen beni dinlemiyormusun?"
Asaf;
" Gel buraya." Lara'nın kollarından tutup göğüsüne yasladı.
( Arkadaşlar bunu yatakta Asafın göğüsünde
yattıyor olarak düşünün)
Lara iki kolunu Asafin beline sarıp rahat pozisyon almıştı.
Asaf;
" Bugün o kadının yanına gittim. Son kez." Lara'nın saçlarını sevip
Lara;
" Nee. Sen ne diyorsun Asaf." Lara Asafın göğüsünden kalkmaya çalıştığında Asaf engellemişti. onu.
Asaf;
" Şşstt. Sakin önce bunu bir dinle." Asaf bir elini genç kızın sırtından çekerek telefonundan ses kaydını açtı.
Lara duyduklarindan hem utanıyor hemde mutluydu.
Şimdi nasıl bakacaktı Asafin yüzüne..
Asaf genç kızı rahatlatmak adına elini saçlarından çekerek boynunu sevmeye başladı
Yavaş haraketle genç kızı rahatlatmaya çalışıyordu.
Ses kaydı sona erip Asafın göğüsünden kalktı;
Lara;
" Asaf ben senden çok özür dilerim.." Başını aşağa indirmiş elleriyle oynuyordu.
Asaf;
" Şşstt sakın. Senin bir suçun yok ki. Niye özür diliyorsun?" Genç kızın yanağını sevdi.
Lara;
" Ama sana söylediklerim.."
Asaf;
" Allah allah bana ne demiştin ki ben hiç bir şey hatırlamıyorum."
Lara;
" Yaa Asaff." Eliyle Asafın göğüsüne vurdu.
Asaf Lara'nın bileklerini tutup kokulu buse kondurdu.
Lara Asafin bu yaptığı haraketle ile içi titremişti..
Asaf iki eliyle Lara'nın yüzünü kavrayıp önce anlına sonrada minik burnunu öptü.
Asaf;
" Benim karanlık Dünya'mın güneşi olurmusun?"
Lara kendiliğinden kapandığı gözlerini açarak;
Lara;
" Nasıl yani."
Asaf gülerek;
Asaf;
" Benim güneşim, benim minik kızım olurmusun.. Benimle çıkarmısın?"
Lara donmuş ifadeyle Asafa bakıyordu.
Lara;
" Ben mi?" İşaret parmağı ile kendini gösterdi.
Asaf;
" Evett sen benim şaşkın kızım."
Lara sanki konuşma yeteneğini kaybetmiş başını sallayarak;
Lara;
" Hıhı."
Asaf;
" Şimdi seni biraz seve bilirmiyim."
Lara aynı sekilde başını tekrar salladı.
Asaf Laraya yaklaşarak alt dudağını ağzının içine alarak emdi. Bu tat tarif edilemeyecek kadar güzeldi.
Lara yavaş şekilde Asafa karşılık veriyordu. Asaf aynı işlemi üst dudağında yaparak başını yana çevirdi.
Lara ellerini Asafin omuzlarına yerleştirerek takım ceketinin kumaşını avuçların arasına alarak sıktı.
Genç adam son kez Lara'nın dudaklarını yalayarak ağzını açmasını istedi.
Lara Asafın isteği yerine getirip ağzını açmıştı. Asaf ona açılan yere yoğunlaşarak dilini emmeye emdi.
Ağzımdan çıkan iniltiyle Asafın saçlarını geriye doğru çektim.
Asaf kararmış yeşil gözleri ile bana bakarak;
Asaf;
" İzin verirmisin. Söz ileri gitmiyeceğim."
Lara Asafa izin verip kollarını yukarı kaldırmıştı. Asaf Lara'nın üstündeki siyah crop etek uçlarından tutup yukarı doğru çekerek çıkarttı.
Lara utanmanın verdiği hisle elleriyle kendini gizlemeye çalışıyordu.
Asaf genç kızı rahatlatmak adına;
Asaf;
" Sakin ol. Sadece öpücem."
Asaf kendini gizlemeye çalışan kadının kollarını bedeninden çekti. Gözleri siyah sütyenin içinde ay gibi parlayan göğüslerindeydi.
Öne doğru gelen siyah saçları arkaya atarak genç kızın boynunu açığa çıkarttı.
boynundan başlayarak aşağaya doğru ıslak öpücükler bıraktı.
Lara ayakta kalabilmek için Asafin omzumdan destek alıyordu.
Asaf dudakları bu sefer göğüs oluğuma getirdiginde burnunu dayarak meftun olduğu kokuyu soludu.
Asaf kokunun kaynağı olan yerlere ıslak öpücük bıraktı.
Diğer yandan elleri genç kızın sırtından geziniyor
Sütyenin etrafinda dolaşıyordu.
Asafin dudakları sütyenimden taşan göğüslerinde oyalanırken dış kapının çalmasıyla gözlerimi açtım.
Başımı aşağa eğdiğimde Asaf taşan göğüslerime minik ısırıklar bırakıyor, o yeri emiyordu.
Lara;
" Asaff dur kapı çalıyor!"
Asaf;
" Çalar çalar gider."
" Imm.. Enfes bunlar. Bunlar benim mabedim."
Lara;
" Asaff bırak..." Kapı çalmaya devam etti.
Asafin durmayacağını emin olan Lara Asafın kucağından inerek çıkartığı siyah crop giydi.
Lara;
" Sakın çıkma burdan."
Asaf;
" Beni fazla bekletme." Yatağa uzanarak bacak bacak üstüne attı.
Lara fazla oylanmadan odadan çıktı. Aşağa İndiğinde portmanto dolabının aynısından kendine bakarak üstünü düzelti.
Saçlarını öne atarak boynundaki izleri kapatıp kapıyı açtı.
Karşısında gördüğü kişiyle şaşırmıştı...
Lara;
" Büşra.."
Büşra;
" Büşra ya Büşra."
" Çekil. Çekil." Dedi. İçeri geçerek Büşra'nın arkasında ilerleyen Lara bir gözü yukarda diğer gözü Büşra' da idi.
Lara;
" Hoşgeldin canım geç."
Büşra;
" Hiç hoş bulmadım." Koltuğa oturdu.
Lara;
" Noldu anlat."
Büşra;
" Ne oldu biliyor musun?. "
Lara;
" Ne oldu?"
Büşra;
" Arkadaşımdan öte olan Lara bana hiçbir şey anlatmadığını öğrendim."
Lara;
" Söyliycektim..." alt dudağını dişleyerek.
Büşra;
" Ne zaman peki Lara. Ben herşeyi senden duymak gerekirken neden internek sayfalarından duyuyorum."
Lara Büşraya sarılarak;
Lara;
" Tamam söz valla bir daha olmıycak." Yanaklarını öperek.
Büşra;
" Dökül bekliyorum."
Lara;
" Dur taze sıktığım portakal suyu var getiriyim." Mutfağa giderek.
Büşra kollarını dizlerinin üstüne koymuş Larayı bekliyordu.
Çok geçmeden elindeki tepsiyle solona giriş yapan Larayı görüp bardaklardan bir tanesini aldı.
Lara;
" Aslında olay bizim fakültenin önünde çarpıştığım genç çocukla başladı."
Büşra;
" Nasıl yani.."
Lara;
" Çarpıştığım çocuk benim kardeşim miş."
Büşra;
" Nasıl?"
Lara baştan sona herşeyi anlatmıştı. Sadece gasb olayını es geçmişti.
Büşra;
" Vay be bir benim haberim yok."
Lara;
" Söyliycektim fırsatım olmadı."
Büşra;
" Ne zaman sorması ayıp?"
Lara Büşraya kedi bakışı atmaya başlamıştı.
Büşra;
" Kızamıyorumda sana. Gel buraya." Larayı kendime çekerek.
Yazar;
' Tabi canım Asafın etkisinden kurtula bilseydi söyliycekti.'
İç sesimi susturup Büşraya döndüm;
Lara;
" Seni çok özledim.."
" Nasılsın.?"
Büşra;
" İyiyim kuşum aynı abimle uğraşıyorum." Geri çekilerek.
Lara;
" Ne oldu?
Busra;
" Üç gündür abimde tuhaflık var seziyorum bunu."
Lara;
" Tuhaflık.?"
Büşra;
" Az çok tanımışsındır abimi."
" Adam normal şartlar altında sırıtmıyor ama ne hikmetse bu üç gün boyunca sırıtmadan adama inme inecek ben ondan korkuyorum.
Yok yani yengemi yaptı bana onun sırıtmasımı bu."
" Anlamış değilim. Neyse çıkar onunda kokusu ortaya ben kalkayım sende biraz dinlen." Kapıya doğru adımlayarak.
Yazar;
" Tabi dinlensin çok yoruldu bugün.'
Lara;
" Yok kız ne yorulması."
Büşra;
" Olsun hadi canım görüşürüz." Yanağımdan öperek
Lara;
" Görüşürüz kuzum." Dış kapıyı kapattığında ensesinden hissettiği nefesle yerimde kalmış idi.
Genç kız Asafa dönerek koyulaşan yeşil gözlerine bakmaya başladı.
Asaf Laraya yaklasarak bir kolunu beline sarıp diğer elini yanağına yasladı.
Lara;
" Ben nasıl davranacağımı bilmiyorum" sesindeki titremeyi engel olamadı. Halbuki ikinci defa yakınlaşıyor içindeki heycana engel olamıyordu.
Asaf;
" Şştt sen kendini bana bırak yeter " dedi. Genizden gelen sesle.
Belimde olan baskısını artırırken. Başını bana yaklaştırmaya başlamıştı.
Bana yaklaştıkça ben küçülüyordum. Saçımı elleriyle kulak arkama atarak başını boyun girintime yaklaştırdı.
Bense gözlerimi sım sıkı kapatmış yapacaklarını bekliyordum.
Asaf;
" Bu kokun beni öldürüyor " dedi burnunu boynumda gezdirerek.
Mümkünmüş gibi bana kendini bastırmaya başlamıştı. Artık nefes almayı dahi bırakmış desdek almak için ceketinden tutunmuştum.
Gizlendiği yerden başını hafif kaldırıp bu sefer rotası dudaklarım olmuştu. Ellerini yanaklarıma getirip baş parmağı ile okşamaya başladı.
Dudaklarıma değen dudaklar beni savunmasız bırakıyordu. Dudaklarımın üzerinde hissettiğim baskı beni derinden etkiliyordu.
Kendini geriye çektiğin gözlerimi açmış ve onun koyulaşan gözlerine takılmıştı..
✨✨✨
Gaziantep / Karadağ Konağından..
Akşam 19:00 'di avlunun sarı ışıkları yanıyor yemek masası kuruluyordu.
Firuz Ağa sedirde elindeki bastonla oturmuş Aile üyelerini bekliyordu.
Zelal kadın elindeki tepsiyle masaya ilerleyip son kalan tabakları koyuyordu.
Zelal Kadın;
" Ağam sofra hazırdır."
" Ayşee." Mutfağa seslenerek.
Ayşe;
"Buyur hanımım."
" Koş Ağanla gelin hanımı çağır sofra hazırdır."
Ayse;
" Hemen hanımın." Koşar adımlarla taş merdivenlerden çıkmaya başladı.
Firuz ağa baston yardımıyla kalktığı sedirden masaya oturdu.
Gelen ayak sesleriyle birlikte eksik olan Aile üyeleri oturmuştu.
İçlerinden tek eksiği Dila idi
Firuz Ağa;
" Azat Dila nerdedir.?! Bilmezmi saat yedi de aksam yemeği yediğimizi?."
Azat bey;
" Yok baba bilmez mi hiç şimdi aradım geliyor." Sıkıntılı nefes verdi.
Yemekler tabaklara konulduğunda tahtalı kapı açılmıs içeri Dile girmişti.
Dila onları umursamayı taş merdivenlere yöneldi.
Firuz Ağa;
" Dila bu son! Yemek saatinden önce geleceksin eve anlaşıldı mı?"
Dila;
" Hımhım." Merdivenlerden çıkarak.
Eyşan hanım;
" Baba izninle ben Dilaya bakayım."
Firuz ağa basını sallayarak yemeğine başladı.
Eyşan Dila'nın odasına girdiğinde yeni üstünü çıkardığını gördü.
Eyşan Hanım;
" Kız sen beni deli mi edecen heee!"
Dila;
" Offf Anne ne diyorsun yaa." Dolaptan çıkarttığı kıyafeti yatağa koyarak.
" İzin verirsen üzerimi değiştireceğim."
Eyşan hanım;
" Bana bak beni çıldırma in aşağa öp dedenin elini adamın gözüne gir."
Dila;
" Yapmadığım şey değil merak etme."
" Odadan çıkarsan."
Eyşan hanım Dila'nın odasında çıkarak aşağa indi.
Masaya oturup yemeğine başladı.
Dila üstüne giydiği sweatshirt onun altı gri eşofman giymişti.
Yemek masasına yaklaştığında Annesi 'Hadi' diyerek kaş göz işareti yapıyordu.
Dila dedesini yaklaşarak;
Dila;
" Kusura bakma dede bir daha olmaz." Elini öpüp.
Firuz Ağa;
" Tamam geç otur yemeğini ye."
Dila abisinin yanına oturup yemeklerden tabağına almaya başladı.
Firuz Ağa;
" Arsa işi ne oldu." Kaşığındaki çorbayı içerek.
Azat ;
" Abimle konuştum bugün bu sabah halletmiş. Bir haftaya kadar müşteriler burda olur."
Firuz Ağa;
" İyi bakalım gelen müşterileri iyi ağırlayın."
Azat;
" Sen merak etme baba."
Yenilen yemek faslından sonra yarım saat geçmişti. Firuz Ağa Azat bey avluda çay içerken Zelal kadın, Eyşan hanım tathları servis yapıyordu.
Dila yemekten hemen sonra ayağa kalkarak odasına çıkmak için musade istemişti.
Arda giden kardeşinin arkasından kısa sireliğine bakmış musade isteyip oda yukarı çıkmıştı.
Dila odasına girip Merti aradı;
Dila;
"Sevgilimm."
Mert;
"Bebeyim"
Dila;
"Ne yapıyorsun."
Mert;
"Bizim tayfayla kafa dağıtıyoruz. Gel sende."
Dila;
"Olmaz bu sefer izin vermezler. Zaten geçen olay hâlâ gün yüzünde."
(Biz o gün bizim tayfayla Murat, Ege, Mert Asya ve ben içmeye gittik. Elimizde biralar eğleniyorduk. Sonra eve geldiğimde Annem karşılamış beni odaya çıktığımda direkt uyumuşum. Sabahda bunun ceremesini çektim tabii.)
Mert;
"Sen bilirsin bebeyim."
Dila;
Amaa istersen yarın baş başa bir seyler yapa biliriz." Kısa saçlarını oynayarak.
Mert;
"Olurr tamam o zaman yarın haberleşiyoruz."
Dila:
"Okey o zaman yarın görüşürüz sevgilim."
Mert;
"Görüşürüz bebeyim." Arama sonlanmıştı.
Dila telefonuyla ilgilenirken odaya Arda girmisti.
Dila;
"Yine ne oldu abi?"
Arda;
Kendine çeki düzen ver Dila yoksa karışmam."
Dila;
"Ne yaptım yine yemekten önce Annem sonra sen".
Arda;
"Abicim bak ben senin iyiliğin için diyorum yavrum kendine gel abim." Yanıma gelerek.
"Bak eve geliyorsun selâm sabah vermeden odaya çıkıyorsun. Yapma böyle abim."
Dila;
"Tamam abi biraz daha dikkat edicem." Yüzüne yerleştirdiği gülümsemeyle.
Arda;
"İşte yaa ben seni böyle görmek istiyorum abim."
"Yarın senle abi kardeş turu yapalım mı nedersin?
Dila;
"Şey yaa bizim yarın arkadaşlarla buluşmamız vardı."
Arda;
"lyi bakalım öyle olsun."
Dila;
"Başka zaman yapsak."
Arda;
"Olur abim yaparız."
"Hadi yat sende uykunu güzel al."
Dila;
"Tamam. İyi geceler."
Arda;
"İyi geceler Abim. Anlımdan öperek odadan çıkmıştı.
Dila üstünü değiştirip yatağa geçti. Abisi'nin söylediklerini dikkatte alarak gözlerini kapattı..
•
•
Bölüm Sonu...
Canlarım nasılsınız.?
Size güzel bir bölümle geldim..
Umarım severek ve keyif alarak okuyorsunuzdur.
Yeni gelen karakterlerimizi nasıl buldunuz?
Dila?
Arda?
Eyşan?
Azat?
Pekii...
Asafla Lara'nın sevgili olması, yakınlaşması nasıldı?
Bebeklerim ellimden geldiği kadar o kısmı yazmaya çalıştım. Umarım beğenmişsinizdir 🥺
Gelecek bölümde görüşmek üzre..
Kendinize iyi bakın🖐️
Beni instekram ve burdan takip etmeyi unutmayın canlarım..
Ellimden geldiğince oraya videolar atmaya çalısıyorumm..
Bölüm etkileşimi
