6. bölüm · Lara
5.Bölüm
Bebeklerim merhaba, bolum görselleri yorumda link biraktim ordan göre bilirsiniz hepinize keyifli okumalar🫠
🥂 Keyifli Okumalar 🥂
•
•
Yazarın Anlatımıyla..
Genç adam masasına bakarak off çekti. Bir türlü adapte olamıyordu.
Sabah erkenden arayıp imza atması gerektiğini söylemişlerdi.
Erkenden holding gelen Pamir gereken yerlere imzasını atmış sekreterden filtre kahve istemişti.
Elini boynuna götürerek var gücüyle sıktı. Masanın üstünden telefonu alarak arama bölümüne girdi önceden kayıt ettiği 'Minik kızım' adlı ismi varıp geliyordu parmakları.
Dosya eline geçtiğinde kaydetmişti numarasını.
Şimdi arasa sesini duysa ne kadar güzel olurdu.
Gözleri kolundaki saatteydi dokuz buçuktu saat.
Dağınık dosyaları düzenledi önemli dosyaları masanın üstündeki siyah deri dosyanın içine koydu.
Bugün önemli toplantı veya görüşme yoktu.
Tuğrul kendi odasında dün yaşanan cinayeti inceliyordu.
Dün eve geldiklerinde Tuğrula telefon gelmiş cinayet işlenen yere gitmişti. Oto benzinliğin arkasında dağlık ormanda yaşanmıştı cinayet.
Eline gelen otopsi sonuçları inceliyordu.
Zeynep Aslan yirmi yaşında Aydın Üniversitesi 1.sınıf.
Talha Duyar otuz yaşında Aydın Üniversitesi biyoloji hocası.
İlk ateşleme Zeynep'in sol göğüsüne isabet etmişti.
İkinci kurşunda adamın sol göğüsüne isabet etmişti.
Son bir şey kalmıştı. Ailelerin tesbitti..
Akif düzenlenen gösteride hazırlık yapmak için pilot tulumunu giymişti.
İlk gösteri iki gün sonra yapılacaktı. Akif heycanlıydı hem beklenen o gün gelmiş hemde kız kardeşi'nin gösterisini göstermek istiyordu.
Akif arkadaşlarıyla birlikte uçağına doğru adımlamaya başladı. Uçağa binip gerekli uygulamaları yapıp talimatın gelmesini bekledi.
Talimat geldiğinde uçağı haraket ettirmeye başladı.
Uçağın yerdeki bağlantısını kesip göglerde süzüldü.
İstediği yüksekliğe geldiğinde şovuna başlamıştı.
Ayaz dersi erken bittiği için eve gelmişti. Lavin hanım mutfakta atıştırmalık yiyecekler hazırlıyordu.
Aşağı inen Ayaz rotasını mutfağa yönelti annesinin arkasından yaklaşarak kollarını beline sarmıştı annesinin.
🥂 🥂 🥂
Pamirin Anlatamıyla..
Kupada son kalan kahveyi kafama dikip masaya koydum.
Eğer biraz daha burda durursam kafayı yiyecektim. Odadan çıkıp babamın odasına ilerledim. Babamın sekreti Şuheda Hanımın masasına ilerlemeye başladım.
Pamir;
" Ciham bey odasında mı?"
Şuheda Hanım;
" Evet Pamir bey."
Pamir onaylayıp kapıyı çaldı. İçerden "Girr" talimatı gelmesiyle içeriye girdi.
Cihan bey;
" Gel oğlum."
Pamir adımlayarak masasının yanındaki koltuğa oturdu.
Cihan bey Pamire bakıp noldu dercesine kaş göz işareti yaptı.
Cihan bey;
" Anlat bakıyım derdini." Geriye doğru yaslandı.
Pamir;
" Baba biz neden almıyoruz kızımızı?"
Cihan bey Pamirin sorduğu soruyla sırıtmıştı.
Cihan bey;
" Oğlum alışmasını bekliyeceğiz dedik ya."
Pamir;
" Bu şekilde mi baba."
Cihan bey;
" Aslanım bu şekilde davranmassak kızı sık boğaz etmiş oluruz. Yoksa ben dura bilirmiyim böyle."
Pamir;
" Benim duramadığım kesin baba."
Cihan bey;
" Tut biraz kendini getireceğiz kızımızı."
Pamir;
" Zor tutuyorum kendimi evine gitmemek için. Ne zormuş bulup da ayrı durmak. Neyse ben kalkayımda dolaşıyım biraz."
Cihan bey;
" İyi dolaş bakalım dolaşıyım diye kızımın kapısına dayanma."
Pamir babasının bu dediğine gülüp odadan çıkmıştı.
Kendi odasına girip telefon, anahtar,cüzdan alıp holdingden ayrıldı. Adımlarını kapalı otoparka yönelterek aracına bindi.
Telefonu arabaya bağlayıp konferans şeklinde kardeşlerini aradı. Sırayla her birinin telefonu açıldığında konuşmaya başladı.
Pamir;
" Aslanlarım ne yapıyorsunuz?"
Tuğrul;
" Ne yapayım abi otopsi sonuçlarına bakıyorum sen?"
Akif;
" Çalışmalar yeni bitti eve dönüyorum."
Ayaz;
" Yemek yiyiyorum bende "
Pamir;
" Afiyet olsun aslanım."
Ayaz;
" Sağol abim."
Pamir;
" Holding den yeni çıktım bende. Hadi gelin alışveriş merkezinde buluşalım."
Tuğrul;
" Çok iyi olur."
Akif;
" Bana uyar."
Ayaz;
" Benim dememe gerek yok çıktım bile."
Pamir;
" Arabayı dikkatli kullan."
Ayaz;
" Tamam abi."
Arama sonlanmıştı.
Pamir çoktan aracını alışveriş yoluna çevirdi.
🥂 🥂 🥂
Buse'nin Anlatımıyla..
Genç kız sabah uyandığında esneyerek kendine gelmeye çalıştı. Elini yan tarafa atıp elinin altında hissetiği kağıtla yerinde doğruldu.
Elindeki kağıdı okumaya başladı.
Buse yataktan çıkarak banyoya ilerledi. Kişisel ihtiyaçlarını karşılayıp ordan çıktı. Gardıropdan çıkarttığı iki parça kıyafeti giyindi.
Saçını yarım toplayarak telefonu alıp odadan ayrıldı.
Mutfağa girdiğinde masa hazır şekilde Buseyi karşılamıştı.
Buse masayı gördüğünde yüzündeki gülümseme büyümüş elindeki telefonu açarak WhatsApp girdi.
Lara'nın ismini tıklayıp mesaj yazmaya başladı.
Buse; 10:32
' Kahvaltı için sağol beybi♡'
Görüldü...
Yazıyor...
Lara; 10:34
' Ne demek Aşkım😘 '
Çay taze 😉
Buse; 10:36
' Haha tamam Aşkım😘'
Lara; 10:38
'Tamam canım görüşürüz.'
Buse; 10:39
' Görüşürüz ❤️'
Mesajı yazıp Laraya göndermişti. Çok geçmeden çevrimiçi olmuştu.
Buse mesajı beğenip WhatsApp çıkmış telefonu kapatmıştı. Ocakta hazır olan çayı alıp masadaki boş bardağı doldurup yemeğe başladı.
🥂 🥂 🥂
Buse'nin Anlatımıyla..
Mutfağı toplamış hazırladığı bitki çayıyla birlikte oturma odasına geçmişti.
Elime aldığım telefonumla internete girerek hediye bakmaya başladım. Aslında kafamda ne alıcağım belliydi. İnternetten biraz gezinip aradığım hediyeyi bulup siparişimi verdim.
Pamirin Anlatımıyla..
Bizim ekip tamamlanınca alışveriş merkezin içerisine girmiş etrafı kısa bir göz gezdirmiştik.
Ayaz'ın isteği göre yürüyen merdivenlerden ikinci katta çıkmaya başladık.
Hafta içi olduğundan kalabalıktı. Bizimkilerle konuşurken arada bir etrafa bakınıyordum. O esnada ileride zebra elbiseli kız dikkatimi çekmişti.
Kızın yönü yan şekilde adama dönüktü. Genç kız eliyle yandaki mağzayı gösterirken yüzünü hafiften kendini belli etmişti.
Bu Laraydı..
Ne işi vardı onun burda?
Yanındaki adam kimdi?
Pamir karşısında duran kız kardeşini beklemiyordu.
Zaman kaybetmeden kız kardeşine seslendi.
Pamir;
" Lara!.."
Pamir kız kardeşine seslenmesiyle genç kız arkasını dönmüştü.
Genç kız şaşırmış yüz ifadesiyle onlara bakarken abileride ondan farksızdı.
Abilerin bakışları iki çiftin arasında gidip geliyordu.
Biliyorlardı adamın kim olduğunu.ASAF ARALDI. O.
Bilindik İş adamı hem silah ticareti yapıyordu.
Bizim kullandığımız silahlar Asaf Aralın ürettiği silahlardı.
Adımlarımı onlara yöneltigimde benimle beraber diğerleride beni takip etmeye başladı.
Pamir;
" Merhaba.Ben Pamir Karadağ Lara'nın abisiyim." Elimi uzatıp.
Asaf duyduğu cümleyle yanındaki genç kıza döndü. Genç kız bakışlarını onlardan kaçırmış etrafa bakınıyordu.
Asaf ona uzatılan eli kavrayıp sıktı.
Asaf;
" Asaf Aral tanıştığıma memnun oldum." Kalın sesle.
Pamirin içinden;
' Ben hiç memnun olmadım hele ki kardeşimin yanında!"
Tuğrul bir adım öne çıkarak iki eliyle genç kızın yüzünü avuçların arasına aldı.
Avcunun içinde hissettiği ipeksi dokunuşla yüzünde yerleşen sıcak gülümse peydah olmuştu.
Abi tayfası bu anı gülümsemeyle izlerken. Asaf içinde kıskançlıkla seyrediyordu.
Asaf içinden;
' Sarılmasınlar, öpmesinler uzaktan konuşsalar olmuyor mu?. Ben sarılayım ben öpeyim istiyorum.'
Fazla olabilir ama ne yapıyım içimdeki kıskançlık duygusunu yok edemiyordum.
Tuğrul;
" Bizi arasaydın abicim biz gelirdik." Yüzümdeki eller hissiyatını koruyordu.
Tuğrul Laradan ayrılarak elini uzattı.
Tuğrul;
" Tuğrul Karadağ Lara'nın abisiyim."
Asaf;
" Asaf Aral"
Geri kalanlarda tek tek bir birini tanıtmışlardı.
Lara tam ağzını açacakken söze Asaf girmişti.
Asaf;
" Gerek yok. Kardeşim için hediye bakmaya gelmiştik Laracağımla değil mi?"
Bana dönen bakışlarla direkt söze girdim.
Lara;
" Evet evet öyle ee burda durmayalım ilerde cafe var oraya gidelim."
Genç kızı onaylayan beş erkekle cafeye doğru gitmeye başladılar.
Boş masa bulup geçtiklerinde eksik sandalyelerden alıp masaya oturmuştuk. Bizim arkamız cam aynalara değerken onlarda karşımızda Pamir, Tuğrul,Akif ve Ayaz otururken benim yanımda Asaf abi oturmuştu.
Asaf abi oturduğu sandalyede rahatca bir bacağını diğer bacağın üstüne atmıştı.
Bir kolunu benim oturduğum sadalyeye atmıştı.
Ben etrafı incelerken saçımda hissetiğim haraketlilikle yanımda oturan Asaf abiye döndüm.
Yönü bana dönmüş ben bakınca göz kırpıp önüne dönmüştü.
Bense yaptığı haraketle kızaran yanaklarımla başımı aşağı eğmiştim. Tabi hızlanan kalbimi ve titreyen ellerimi hiçe saymasak.
Bu anı düşünmemek için eteğimin kemeriyle oynamaya başladım.
Bana seslenenlere kadar.
Akif;
" Bebeyim iyimisin?" Dedi. Bana doğru başını eğerek.
Başımı kaldırdığım bütün gözler bendeydi.
Lara;
" E-evet iyim sorun yok." Yüzüme taktığım gülümsemeyle.
Umarım anlamamışlardır.
Akif;
" Sen hep iyi ol abim."
Yanımıza gelen garsonla ona döndük.
Garson;
" Hoş geldiniz efendim ne alırsınız?"
Pamir;
" Soğuk su."
Tuğrul;
" Soğuk kahve."
Akif;
" Cola."
Ayaz;
" Cola."
Lara;
" Soğuk su."
Akif garsona dönerek.
Akif;
" Ilık olsun bir tanesi."
Garson;
" Peki efendim siz?"
Asaf başını hayır anlamında sallamıştı.
Garson verilen siparişleri kağıda not ederek yanlarında ayrıldı.
Abi tayfasının gözleri bendeydi onlara karşılık vermek adına gülümseyerek onlara baktım.
Bu süre zarfında bir birimizle tanıyıp sohbet ediyorduk. Pamir abi aile şirketini yönettiğini, Tuğrul abi savcı cinayet vs ilgilendiğini, Akif abi pilot olduğunu ve iki gün sonra gösterileri olacağını dile getirmiş benimde gelmemi istemişti. Bende onu kırmayıp teklifini kabul etmiştim, Akif abinin yüzündeki gülümseme büyümüştü.
Ayaz polis olacağını söylemişti. Hatta vicudunu geliştirmek için abileriyle spora gittiğini dile getirmişti.
Biz muhabbet ederken verdiğimiz siparişler gelmiş masalara konmuştu.
Bende önüme konulan suyun kapağını açarak içmeye başladım. Gerçekten su çok iyi gelmişti.
Ben suyumdan yavaş yavaş yudumlarken görüş açıma giren elle suyun alması bir olmuştu.
Ben daha ne olduğunu anlamadan yan tarafa baktığımda Asaf abi benim içtiğim yerden suyu içiyordu. Bakışlarım karşı tarafa kaydığında abi tayfası tek kaşlarını kaldırmış bizi izliyorlardı.
Yönümü Pamir abiye çevirdiğim yüz hattları belirginleşmiş, elinde sıktığı pet şişe büzülüp küçülmüştü. Burdada kendini sıktığı belli oluyordu.
Ben mi? İçtiğim suyu yutamayıp genzime kaçmasıyla öksürmeye başlamıştım.
Sol tarafımda oturan Ayaz ani hareketle ayağa kalkarak sırtıma vurmaya başladı.
Kendime gelmek için öksürmeye devam ederken gözlerim onların üstündeydi.
Üç abi tayfası kırmızı boğa görmüş gibiydi.Asaf abi ise sanki bir şey olmamış gibi elindeki telefona bakıyordu.
Sırtıma hafiften vurmaya devam eden Ayaza dönüp;
Lara;
" Tamam canım teşekkür ederim iyim şimdi."
Ayaz;
" Ne demek ablam sen iyi ol."
Lara Ayaz'ın abla kelimesini kullanması onu gülümsetmişti.
Söze giren Lara.
Lara;
" Benim bir kaç bir şey almam gerekiyor hemen dönerim." Masadan kalkarak.
Asaf bakışlarını telefondan çekerek Laraya döndü.
Asaf;
" Geliyim mi bende?" Yüzündeki sırıtmayla.
Lara;
" Ge-gerek yok gelmene hemen dönerim."
Asaf;
" Tamam o zaman." Göz kırparak.
Lara hızlı adımlarla oradan uzaklaşıp küçük bir mağazaya girmişti.
Etrafa kısa bir göz gezdirip ihtiyacım olan yere yürümeye başladı.
Kalemlerin olduğu reyona yaklaştığımda bana lazım olan kalemlere bakınmaya başladım.
En sonunda istediğim beyaz tükenmez kalem ve altın renginde tükenmez kalemide alıp kasaya adımladım
Çantamdan çıkartığım parayı vererek oturduğumuz masaya doğru ilerledim.
Pamirin Anlatımıyla..
Lara masadan ayrıldığında rahat pozisyon alarak arkama yaslandım ve konuya girdim.
Pamir;
" Asaf Aral."
Asaf ismini duymasıyla başını kaldırmış oda Pamir gibi rahat pozisyon almıştı.
Asaf;
" Söyle Pamir Karadağ." Asaf Pamir gibi ses tonu baskın çıkmıştı.
Pamir Asafın rahatlılığı ile sinirlensede kız kardeşi için sakin kalması gerekiyordu. Nefesini düzene sokarak konuya girdi.
Pamir;
" Kardeşimden uzak dur!"
Asaf işittiği cümleyle kısa bir kahkaha attı.
Asaf;
" Neden ondan uzak durcakmışım?"
Pamir yaşlandığı yerden doğrularak masaya dogru eğildi iki kolunu masaya koydu.
Pamir;
" Asaf senin nasıl biri olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz değilmi?. Onun için kardeşimden uzak dur konuyu fazla uzatma."
Pamir söylediği cümleleri dişlerini sıkarak söylemişti.
Asaf;
" 1. Benim nasıl biri olduğum sizi ilgilendirmez.
2. Ne işle uğraştığımda."
3. Ondan uzak durmayada hiç niyetli değilim."
Asaf bunları karşılarında oturan dört kişiye hitaben söylemişti.
Pamir;
" Öyle bir niyetimiz yok zaten. Bizim kardeşimiz hassas onun kırılıp üzülmesini istemiyoruz onun iyliği için ondan uzak dur Asaf."
Asaf eliyle burnunun üstünü sıkarak konuşmaya basladı.
Asaf;
" Bak Pamir seni anlıyorum Larayı korumak kollamak istiyorsun tamam eyvallah ama benden uzak tutarak yapma. "
" Sen bize ne kadar uzak tutarsan tut biz birbirimizi yine buluruz."
Pamir konuşmayı cevap vermeyip masada duran şişeden kapağını açıp büyük bir yudum aldı.
Abi tayfanın şimdiden canı sıkılmıştı. Pamir, Akif ve Tuğrul bu olayı düşünüyor. Babası ve Annesi bu haberi nasıl karşılayacaklarını bilmiyordu.
Ayazsa yeni kavuştuğu ablasını vemeye hiç niyetli değildi.
Genç kız alacaklarını almış oturdukları cafeye doğru gitmeye başlamıştı. Masaya yaklaştığında Asafla Abilerin kalktığını gördü.
Asaf sandalyeden kalkarak önce gömleğin yakalarını sonra ceketi düzeltip sandalyeyi eliyle geriye çekti.
Bakışlarını Laraya çevirip konuya girdi.
Asaf;
" Hazırlatığım paket hazırmış önce seni eve bırakıyım sonra onu almaya gideceğim."
Lara;
" Tamam."
Pamir Laraya yaklşarak elleriyle minik yüzünü avuçların arasına aldı. Baş parmağı ile yanaklarını okşamaya başladı.
Başını Laraya yaklaştırarak önce anlına sonra saçlarına kokulu öpücük bıraktı.
Pamir;
" Bebeyim kendine çok dikkat et. Bir şey olduğunda veya bir şeye ihtiyacın olduğunda çekinmeden bizi arıyorsun sana verdiğimiz karttan anlaşıldımı."
Lara Pamiri onaylar şeklinde başını salladı.
Pamir Lara'nın yanından çekilerek sarılmalarına musade etti.
Tuğrul önce kollarını genç kızın gövdesine dolayıp saç diplerine kokulu öpücük bıraktı.
Aynı işlemi Akif ve Ayazda yapıp yanlarından ayrılmıştı Asafla Lara.
Onların arkasından seyreden abi tayfası.
Tuğrul;
" Abi şimdi ne olucak? Babamla anneme ne diycez."Pamire dönerek.
Pamir;
" Bilmiyorum Tuğrul."
" Eve gidelim hadi."
Abi tayfası eve giderken Asafla Lara çokdan çıktığı mağazadan kapalı otoparka ilerleyip araçlarına binmişlerdi.
🥂 🥂 🥂
Lara'nın Anlatımıyla..
Araba evin önüne durduğunda emniyet kemerini açarak yönümü Asaf abiye döndü.
Lara;
" Teşekkür ederim."
Asaf;
" Asıl ben Teşekkür ederim beni kırmadığın için.
" Seni tam 7'de burdan alırım."
Lara;
" Tamam
Asaf;
" Görüşürüz."
Lara;
Görüşürüz."
Lara arabadan inerek eve yaklaşıp kapıyı çalıp beklemeye başladı. Çok geçmeden açılan kapıdan içeri girdi.
Asaf Lara'nın eve girdiğinden emin olup yoluna devam etti.
Asaf araca telefonu bağlayarak Büşrayı aradı.
Asaf;
" Kıvırcığım ne yapıyorsun."
Büşra;
' Oturuyorum abi sen?'
Asaf;
" İyim bende kıvırcığım saat 8'de hazır ol seni yemeğe götüreyim."
Büşra;
' Yaa gerçekten mi tamam ben hemen hazırlanıyorum.'
Asaf;
" Kısa olmasın ba-."
Telefon kapatmıştı.
Asaf;
" Sözümü bitirseydim bari."
Asaf kırmızı ışıkta durup beklemeye başladı. Gideceği yerde iki imza atması gerekiyordu o kadar.
🥂 🥂 🥂
Lara'nın Anlatımıyla..
Eve geldiğimde üstümü değiştirip biraz Buseyle konuşup odama çıktım.
Çalışma masamın en alt kapaklı dolabını açarak içinden siyah telli defteri ve gerekli olan mazemeleri çıkartım.
Çantamdan çıkartığım iki kalemi alarak masama oturdum.
İlk önce kapağına altın sarısı tükenmez kalemle ' Adventure of three grils' orta kısma yazıp diğer tarafa geçtim.
"Üç kızın macerası."
Sonra defterin yanlarına minik yıldızlar, ay, uçak, bulut ve minik çamlar yapmaya başladım. Yazdığım yerin çaprazına kalp çizip bitirdim.
Kalemi kenara koyup elime aldığım siyah şeridi kurdele yaptım. Kurdeleyi defterin açma kısmının kenarına yapıştırıcı yardımıyla tutturdum.
Masadan kalkarak gardıropun üst rafında orta boylu iki tane kutu alıp yarime geçtim. İçinden seçtiğim fotoğrafları alarak kutuyu yerine bıraktım.
İlk sayfasına Büşra' nın fotoğrafını diğer sayfasına Büşra ile Buse'nin onun altına Büşra ile benim fotoğrafını yapıştırıp beyaz tükenmez kalemle yazı yazdım.
Etrafına minik çiçekler yaptım.
İkinci sayfasınıda süsleyip Büşra'nın tek fotoğrafını yapıştırdım.
Yandaki sayfasınıdı aynı işlemi yapıp Büşrayla ikizimizin fotoğrafını yapıştırdım.
Defterle işim bittiğinde yanımda duran kutuyu açıp içine ince şeritli kağıtlar koydum. Son olarakta defteri kutuya koyup kapağını kapattım.
Masanın üstünü toplayıp banyoya girip kısa duşumu alıp çıktım. Gardıroptan bugünkü elbisemi ve ayakkabımı çıkarttım. Üstümü giyinmeye başladım.
Telefonumdan arada bir saate bakıyordum. Daha zamanım vardı.
Arkamdaki fermuarı çekip belimdeki ince ipini belime göre bağladım.
Yatağa oturup ince bantlı topuklu ayakkabımı giyindim.
Aynadan kendime bakıp üstümü düzeltim. Bugün yaşadığım olayı düşünüyordum. Asaf abinin yaptığını anlam veremiyordum.
Saçımla oynaması, içtiğim yerden su içmesi bunlar çok fazlaydı bana.
Son kez aynadan görüntüme bakıp makyaj masama ilerledim.
Çekmeceyi açarak saç maşamı alıp prize taktım. Düğmesini basarak ısınmasını bekledim istediğim ısıyı elde ettiğimde devirini yükseltip saçımı kalın dalgalar yaptım.
Önlerden aldığım minik tutamları arkadan birleştirdim. Önlere geldiğimde elimin yardımıyla hafif önlerden çıkartım.
Makyaj olarak eyeliner, rimel ve cok hafif highlighter çok azda kırmızıya yakın rujumu dudaklarıma sürüp işimi bitirdim.
Aynadan son kez kendime baktığım hazırdım.
Prizden fişi çekip hediye kutusunu telefonumu ve çantamı alarak odadan çıktım.
Busenin kaldığı odaya yöneldim kapıyı tıklayıp içeri girdim.
Kruvaze yaka drapeli etek kısmı fırfırlı bej renginde elbise tercih etmişti.
Saçını at kuyruğu yapmış makyaj olarak kırmızı ruj tercih etmişti.
Lara;
" Aman Allah'ım bune güzellik gözlerim kamaştı."elimle gözlerimi gölde yapar gibi.
Aynadan bakışılarını çekerek bana döndü.
Buse;
" Sen asıl kendine bak kızım yakıyorsun ortalığı. Birde gelmiş bana yağ çekiyorsun."
Gülerek cevap verdim;
Lara;
" Yaptık işte bir şeyler."
Buse;
" Çok güzel yapmışsın."
Telefonuma gelen bildirimle ekrana baktım. ' Kapının öndeyim..'
Lara;
" Asaf abi gelmiş."
Buse;
" Bizi o mu alcaktı?"
Lara;
" Hımhım. eve bırakırken söylemişti."
Buse;
" Tamam o zaman çıkalım."
Buseyle odadan çıktığımızda aşağa indik. Kapıdan çıkarak kapıyı arkamdan kapattım. Üç kere kitleyip anahtarı çantama koydum.
Etrafa göz gezdirdiğimde aracı ileri park etmiş sırtını araca yaslamıştı. İki elini pantolonun cebine koymuş bana bakıyordu.
Onu göz ucuyla incediğimde gövdesine saran beyaz gömlek ve bacaklarını sarmış siyah pantolon nefes kesiciydi.
Asaf;
" Hoş geldiniz kızlar buyrun."
Asaf abi arka koltuğu kapısını açıp Buse'nin geçmesini bekledi.
Kapıyı kapatıp benim olduğum tarafa geldiğinde ön tarafın kapısını açtı. Elini sırtıma koyarak oturmamı sağladı.
Arkamdan kapıyı kapatıp arabanın önünden dolanıp kendi yerini geçti.
Buse telefonunu açarak WhatsApp girdi.
Buse;
' Piştt elma yanaklı;)'
Görüldü...
Yazıyor...
Lara;
' Busee!'
Buse;
' Ne konuşcaz bunu'
Lara WhatsApp dan çıkarak telefonu kapatmıştı.
Bir saat yolun ardından gidecekleri mekanın önünde durup kontağı kapatmıştı. Oturduğu yerin kapısını açarak araçtan indi. Ön taraftan dolanıp önce Lara'nın sonra Buse'nin kapısını açtı.
Larayla Buseyi önden yol vererek mekâna geçtiler.
Mekânın dışı gibi içide güzeldi. Siyah ve gri tonlar kullanılmıştı.
Lara'nın Anlatımıyla...
Camlardan dışarı baktığımda manzarası nefes kesiciydi. Arkamızdan birisi Asaf abiye seslenmesiyle bizde o tarafa dönmüştük.
Havva Abla;
" Asaf oğlum her şey hazır tek eksik Büşra kızım."
Lara;
" Havvoşum." Şaşırmıştım. Karşımda görmeyi beklemiyordum. Adımlarımı Havvoşuma atarak kolların arasına girdim.
Havva Abla;
" Güzel kızımm." Kollarını bedenime sararak.
" Benim güzel kızım nasılda güzelleşmiş."
Lara;
" Sen nasıl geldin?" Sarılmayı bırakarak.
Havva Abla;
" Asaf oğlum sağolsun bir gün öncesi getirdi beni."
Arkama dönüp Asaf abiye baktığımda oda bana bakıp göz kırpmıştı.
Bakışlarımı ondan kaçırarak Havvoşumla Buseye baktım. İkiside bir birine sarılmış vaziyetteydi.
Asaf;
" Havva abla siz arka tarafa geçin ben Büşrayı getireceğim."
Havva Abla;
" Tamam oğlum biz arkadayız."
Asaf mekândan ayrılıp aracına bindi kolundaki saate baktığında tam 8'di. Gaza biraz daha yüklenerek eve sürdü.
Eve vardığında Büşraya mesaj atıp beklemeye başladı. 5 dakika sonra görüş alanına giren Büşra arabaya doğru adımlıyordu.
Asaf arabadan inerek Büşra'nın kapısını açtı.
Buşra;
" Teşekürler beyfendi." Diyip arabaya bindi.
Asafta kendi yerine geçerek;
Asaf;
" Halbuki kısa giyinme demiştim." Büşraya kısa bakış atarak.
Büşra;
" Abişim hangi mekâna gidiyoruz." Konuyu değiştirerek.
Gülerek;
Asaf;
" Yeni açılan yer varya oraya."
Büşra;
" Gidelim o zamann."
Asafla Büşra mekâna doğru giderken Havva ablayla kızlar arka tarafta sohbet ediyordu.
Havva Abla;
" Anlatın bakalım güzellikler nasılsınız ne yapıyorsunuz?."
Lara;
" Aynı Havvoşum İstanbula geldim fakülteye gidip geliyorum öyle sen nasılsın?"
Havva Abla;
" İyim bende kuzum çok şükür bende aynı yerimdeyim. Neriman hanımın yerine daha mülayim biri geldi öyle."
Lara;
" Yaa iyi bari." En azından çocuklar rahat nefes almıştır.
Havva Abla;
" Sen nasılsın kuzum."
Buse;
" İyiyim Havva abla sen."
Havva Abla;
" İyiyim kuzum bende." Dedi Busenin elini tutarak.
Mekâna giriş yapan Asafla Büşra kendi yerlerine geçerek sipariş vermeye başladılar.
Büşra;
" Ben ızgarada köfte ve salata."
Asaf;
" Aynısından."
Garson;
" İçecek ne alırsınız."
Büşra;
" Ayran."
Asaf;
" Cola."
Garson;
" Siparişinizi hemen getiriyorum efendim."
Büşra;
"Neden kimse yok burda."
Asaf;
" Yalnız olalım istedim. Kötümü ettim."
Büşra;
" Tabikide hayırr."
Garson istediklerimizi getirip masaya yerleştirip gittiğinde yemeğe başlamıştık.
Yarım saatin sonunda bütün ışıklar kapanmış arkamızda ki kapı açılmıştı.
Lara elindeki pastayla bize doğru geliyordu. Etrafta yankılanan ' İyiki Doğdun Büşra' şarkısıda bu anı eşlik ediyordu.
Büşra;
" Yaa ama ben ağlıycam yiaa." Masadan kalkarak.
Asaf;
" Ağlama üfle."
Lara;
" Dilek tutmayı unutma."
Büşra gözlerini kapatıp dileğini tutup mumlarını üflemişti.
Sönen mumların sonunda yankılanan alkış seslerinden sonra elimdeki pastayı masaya koyup Büşrayla birbirimize sarıldık.
Lara;
" İyi ki doğdun aşkımm."
Büşra;
" Çok teşekkür ederim aşkımm."
Havva Abla;
" İyiki doğdun deli kızım."
Büşra;
" Havvoşs kız sen demi geldinn." Dedi sarılarak.
Havva Abla;
" Geldim yaa senin böyle gününde yalnız bırakır mıyım hiç." Ayrılarak.
Buse;
" İyi ki doğdun baş belası." Kollarını açarak.
Büşra;
" Biz buna tatlı bela diyelimm teşekkür ederim bebeyim."
İki genç kız bir süre öyle kaldıktan sonra ayrılıp masaya geçtiler. Garsonlar Dilimlenmiş pastaları getirip masaya koydular.
Pastadan yiyerek muhabbet ediyorlardı.
Lara çatalından son parçayıda alıp tabağın yan tarafına koydu.
Masadan kalkarak arka tarafa geçip hediyesini getirdi.
Lara;
" İlk hediyeni ben vereyim." Kutuyu uzattı.
Büşra;
" Ne gerek vardı buna. Benim yanımda olmanız bile en büyük hediye."
Lara;
" Aç hadi."
Büşra elindeki kutuyu masaya koyup kapağını açtı. İçinden siyah defteri çıkartıp üstündeki yazıyı okudu. 'Adventure of three grils' bana attığı kısa bakışın ardından defterin kapağını açtı.
Büşra;
" Yaa sen ne yaptın böyle."
Lara;
" Beğendin mi?"
Büşra;
" Beğenmek ne kelime ba-yıl-dım."
Laraya sarılarak;
Büşra;
" Çok çok teşekkür ederim canım benimm." Yanağından öperek geri çekildi.
Busede hediyesini getirip vermişti.
Büşra kutuyu açarak 'Ooo' demişti.
Büşra;
" Sonunda paranızı kıya bildiniz hehh."ürünleri incelerek.
Buse;
" Zor oldu biraz ama evet." İkiside gülüp bir birine sarılmışlardı.
Büşra;
" Hepsi çok güzel teşekkür ederimm."
Buse;
" Güle güle kullan canım."
Havva Abla;
" Buda benim hediyem kuzum." Elindeki minik kutuyu uzattı.
Havva Abla;
" Guzel günlerde kullan."
Büşra Havva Ablanın yanağından öperek;
Büşra;
" Teşekkür ederim Havvaşumm."
Asaf;
" Sanırım en son ben kaldım geriye. Sen gel bakiyim yanıma." Büşrayı yanına çekti.
Büşra;
" Neree?"
Asaf;
" Gel senn."
Onlar önden bizde arkadan ilerleyip mekânda çıkarak kapalı otoparka doğru yürüdük. Tam karşımızda Land Rover/ Range Rover Velar 2.0 TD4 /R-Dynamic Hse duruyordu.
Büşra abisine dönerek;
Büşra;
" Ciddi olamazsın"
Asaf;
" Yoo ciddiyim boşunamı ehliyet aldın."
Büşra;
" Yaaa ben seni yerimm yerr abişimm benim."
Asaf;
" Hadi git bir bak bakalım."
Büşra;
" Ayy hemen bakıyorum."
Büşra arabasına yaklaşarak elini araba gezdirdi.
Büşra;
" Ayy ben aşık oldum galibaa renginin güzelliği şakamığğ."
Buse;
" Hahh bir arabamız eksikti şimdi tam oldu." Dedi. Gülerek.
" Ahaa geliyor bizim ki bak bak haraketlere bakk."
Büşra;
" Kızlarr gördünüzmü arabamı." Dedi arabaya tekrar bakarak.
Lara;
" Evet aşkım çok güzel."
Büşra;
" Evet evett çok güzell."
" Hadi gelin."
Lara;
" Aşkım sen git geliriz biz."
Büşra;
" Ee o zaman sen gel "Buseyi kolundan çekiştirerek.
Buse;
" Kız dur çekiştirmee."
Büşra;
" Gell amaa."
Buse;
" Geliyorum zaten."
Asaf abi yanıma gelerek;
Asaf;
" Çok sevindi."
Lara;
" Evett."
Asaf;
" Bugün ayrı bir güzel olmuşsun." Lârâ'ya bakarak.
Lara;
" Teşekkür ederim" ellerimle oynayarak.
🥂 🥂 🥂
Karadağ Ailesinden...
Abi tayfası eve çoktan varmış akşam yemeklerini yemişlerdi. Cihan bey oğullarına göz gezdirip konuşmaya başladı.
Cihan Bey;
" Anlatın bakalım neler yaptınız bugün."
Tuğrul;
" Aynı şeyler baba birodan çıkıp alışveriş merkezine gittik öyle."
Cihan bey"
" İyi yapmışsınız aslanlarım."
Cihan bey"
" Başka bir şey yok değil mi?"
Pamir;
" Yok baba ne olucak ki yorulduk ya ondan."
Cihan bey başını onaylar biçimde haraket ettirmişti.
Lavin hanım elindeki tepsiyle salona gelip ortadaki sephaya koydu.
Aile fertleri tepsiden çayları alıp koltuğa yaslandı.
Salonu dolduran telefonunun sesiyle Cihan bey elindeki çayı masaya koyup telefonun ekranına baktı. 'Babam' yazıyordu. Telefonu açıp kullağına dayadı.
Cihan Bey;
"Aloo."
Babam;
' Nasılsız Cihan.'
Cihan bey;
" İyiyiz baba siz nasılsınız?"
Babam;
' İyiyiz biz. Duyduklarım doğrumudur Cihan?.'
Cihan bey;
" Hayır inşaallah ne duydun baba?."
Babam;
' Bulmuşsun kızını..'
Cihan bey aldığı haberle bedeni kasılmıştı. Bu hiç iyi olmamıştı..
Cihan bey;
" Evet baba doğrudur bulduk kızımızı."
Baba;
' İyi. Buraya ne zaman geleceksiniz.'
Cihan bey;
" Önce bize alışsın oraya geliriz elbet."
Babam;
' İyi bakalım çocuklara selâm söyle.'
Cihan bey;
" Aleyküm selâm baba onlarında selâmı var."
Cihan bey;
" Görüşürüz baba."
Arama sonlanmıştı.
Cihan bey;
" Bu hiç iyi olmadı.."
•
•
Bölüm Sonu..
Yazım Hataları Varsa Affola🙏
Nasıl Buldunuz Bölümü??
Beğendiniz veya Beğenmediniz yerler neresi?
Cihan bey neden öyle dedi?
