Kural Dışı kitap kapağı

14. bölüm / 14

Kural Dışı

SENİ SEVİYORUM DERİN...

Vaveyla Yazarı: Meloşun Kalemi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: SENİ SEVİYORUM DERİN...

Mekânın kapısından içeri adım attığımız anda, dışarıdaki serin gece havası yerini boğucu bir sıcaklığa ve ağır bir alkol kokusuna bıraktı. Kulakları sağır eden bas sesleri şakaklarımda zonkluyor, loş ışıkların altında birikip duran kalabalık sanki üzerimize doğru geliyordu. Her yer insan doluydu; müziğin ritmi, kahkahalar ve birbirine karışan konuşmalar mekânın içinde uğultulu bir karmaşa yaratıyordu.

Bora abim önden ilerlerken ben de adımlarımı hızlandırıp ona yetişmeye çalışıyordum. Kalabalığın arasından güçlükle geçerek abimlerin oturduğu masaya ulaştığımızda arkadaşlarımın kaşları, gözleri, Götleri, Başları ayrı oynamaya başladı. Birbirlerine attıkları imalı bakışlardan, akıllarından neler geçtiğini tahmin etmek hiç de zor değildi.

Ben hiç oralı olmadan arkadaşlarımın yanına oturdum. Bora abim ise masanın diğer tarafında, çaprazıma geçti. Abimin yanında da adının Elif olduğunu öğrendiğim bir kız oturuyordu.

Ece, müziğin sesini bastırabilmek için kulağıma doğru eğildi ve neredeyse bütün mekânın duyabileceği bir sesle bağırdı:

“AYAKKABI GİİYMEKLER FALAN NOLUYO KIZIMMM?”

Ceren'le birlikte kıkırdamaya başladılar. Tabii ki herkes duymuştu. Masadaki herkesin dikkati bir anda onlara çevrilirken abim ve diğerleri, Ece'nin ne demek istediğini anlamaya çalışıyordu.

Bora abimse o piç gülüşünü yüzüne yerleştirmiş, olanları büyük bir keyifle izliyordu. Ece'nin koluna dirseğimle hafifçe vurunca ne demek istediğimi anladı. O da yaptığı şeyin farkına varmış olacak ki durumu toparlamak için hemen araya girdi.

“ŞAKAYDI SADECE, CİDDİYE ALMAYIN BİZİ!”

Ama pek de işe yaramış gibi görünmüyordu. Masadakilerin yüzündeki meraklı ifadeler hâlâ yerli yerindeydi.

Tam o sırada Eflin yanımıza geldi.

“Tuvaletteydim, geldim,” dedi.

Ay, çok da umurumuzdaydı bu bilgi!

Bora abim ona dönüp gayet rahat bir tavırla,

“Hoş geldin, canım,” dedi.

Canım?

Kaşlarım istemsizce havalandı. Eflin de sanki masada başka oturacak yer yokmuş gibi gidip Bora abimin yanına oturdu. İçimde bir şeyler kıpırdanırken kendimi sakinleştirmeye çalıştım.

Yolarım ha bu kızı!

Derin, sakin olmalıydın. Hem seni ne ilgilendiriyordu ki? Bora abim, abimin arkadaşıydı. Hepsi bu. Eflin'in nereye oturduğu ya da ona ne dediği beni ilgilendirmezdi.

En azından ilgilendirmemeliydi.

Herkes çoktan koyu bir sohbetin içine dalmıştı. Buna Ceren ve Ece de dahildi. Masanın etrafında kahkahalar yükseliyor, herkes birbirine bir şeyler anlatıyordu. Ancak benim dikkatim, diğerlerinin aksine, sohbetten çok Bora abimdeydi.

Elindeki bardakları arka arkaya deviriyordu. Kaçıncı şişenin dibini gördüğünü artık sayamıyordum bile. Her geçen dakika biraz daha fazla içiyor, buna rağmen içmeye devam ediyordu. Yüzündeki ifadeden ne düşündüğünü anlamak zordu ama bu kadar içmesi hiç hoşuma gitmiyordu.

Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Ceren'in telefonu ise bir türlü susmak bilmiyordu. Ekrana tekrar tekrar bakıyor, aramaları görmezden gelmeye çalışsa da sonunda pes ediyordu. Bana dönüp telaşla konuştu:

“KANKA, BENİM KALKMAM LAZIM! ANNEM ARIYOR VE ZATEN GEÇ OLDU.”

Bunu söyler söylemez ayağa kalktı. Abim de hiç vakit kaybetmeden onunla birlikte kalktı.

“Ben bırakayım seni,” dedi.

Ceren hemen itiraz etti.

“KENDİM GİDEBİLİRİM!”

Ama abim kararını çoktan vermişti. Ceren ne kadar karşı çıksa da onu kendisinin bırakacağını söyleyip durdu. Sonunda ikisi birlikte mekândan çıktılar.

Onların gidişini fırsat bilen Selin abla, Elif abla, Esra abla, Ece, Bartu abi ve Samet abi piste çıkmıştı. Çalan şarkıya eşlik ederek dans ediyor, arada birbirlerine gülüp eğleniyorlardı.

Masada kalan birkaç kişiden biri olarak ben de etrafı izlemeye devam ettim. Derken Eflin'in Bora abime doğru biraz daha yaklaştığını fark ettim.

“Boracığım, fazla kaçırmadın mı?” diye sordu.

Bora abim gözlerini bile doğru düzgün kaldırmadan cevap verdi.

“Hayır.”

Ben ise hiçbir şey söylemeden onları izliyordum. İçimdeki merakın nereden geldiğini bilmiyordum ama gözlerimi ikisinden de ayıramıyordum.

“Bora,” dedi Eflin bu kez.

Sesindeki yumuşaklık dikkatimi çekmişti. Bora abime biraz daha yaklaştı, ardından iki elini yüzüne koydu. Ne yapmaya çalıştığını anlamam uzun sürmedi. Bora abimi öpmek için yüzünü ona doğru eğdiği anda Bora abim onu iterek ayağa kalktı.

Öyle çok içmişti ki ayakta durmakta bile güçlük çekiyordu. Buna rağmen yüzündeki rahatsızlık ifadesi apaçıktı.

“Eflin, yapma,” dedi.

Eflin'in yüzü bir anda değişti. Gözlerini Bora abimden ayırmadan, sanki son bir kez şansını denemek istermiş gibi konuştu.

“Bora, bize bir şans daha versen olmaz mı?”

“Olmaz.”

“ ama birbirimizi seviyorduk. Hâlâ da seviyoruz—”

“Eflin!” diye sözünü kesti Bora abim. Sesi, müziğin gürültüsüne rağmen sertçe duyulmuştu. “O eskidendi. Şimdi sevdiğim biri var zaten. O kişinin sen olmadığından emin olabilirsin.”

Aferin Bora abime!

Sümük kızın kendisine yapışmasına izin vermemişti. İstemeden de olsa yüzümde küçük bir gülümseme belirdi. Neden böyle tepki verdiğimi kendime açıklayamıyordum ama onun Eflin'i reddetmesi içimi tuhaf bir şekilde rahatlatmıştı.

Bora abim, güçlükle birkaç adım atarak benim oturduğum koltuğa geldi. Ardından hiçbir şey söylemeden uzandı ve başını dizime koydu.

“Uyuyacağım ben. Saçımı okşa,” dedi.

Bir an ne diyeceğimi bilemedim. Sonra dudaklarımın kenarları kıvrıldı.

“Paşama bak sen! Başka isteğiniz?”

“Yok, canım. Başka isteğim yok.”

Sesi giderek kısılıyor, kelimeleri birbirine karışıyordu. Neredeyse uykuya dalmak üzereydi. Nefesi düzenli aralıklarla çıkıyor, arada hafif bir hırıltıya dönüşüyordu. Başını dizime yerleştirdiğinde yüzündeki gerginlik de yavaş yavaş kaybolmuştu.

Elimi kaldırıp saçlarının arasına daldırdım. Saçları tahmin ettiğimden de yumuşacıktı. Parmaklarımı yavaşça saçlarının arasında gezdirip okşamaya başladım.

Birkaç saniye sonra yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluştu. Gözleri kapalıydı; sanki bütün dünyanın gürültüsünden uzaklaşmış, yalnızca o anın huzuruna sığınmıştı.

Derken dudaklarından birkaç kelime döküldü.

“Seni çok seviyorum, Derin.”

Elim saçlarının üzerinde bir anlığına duraksadı.

Ne?

Kalbim, anlam veremediğim bir telaşla hızlandı. Yüzüne baktım ama gözlerini açmadı. Söylediklerinin farkında bile değilmiş gibi uyumaya devam ediyordu.

Salak çocuk ya!

Uykuluydu. Üstelik sarhoştu. Ne söylediğini bilmiyordu ki! Kesinlikle saçmalıyordu. Başka bir açıklaması olamazdı.

Değil mi?

Başımı yavaşça kaldırıp Eflin'e baktım. Bana öyle bir bakıyordu ki gözlerindeki öfkeyi anlamamak imkânsızdı. Gözleri dolmuştu. Bir süre boyunca bana baktıktan sonra çantasını kaptığı gibi hızla mekândan çıktı.

Arkasından bakakaldım.

Tam o sırada abimin mekânın kapısından içeri girdiğini gördüm. İçime bir anda panik yayıldı.

Eyvah!

Bora abim hâlâ dizimde uyuyordu. Abim bunu görürse ne diyecektim? Hatta daha kötüsü, birazdan görecekti bile!

Yalan uydur, Derin. Yalan uydur!

Abim masaya doğru yaklaşırken gözlerini etrafta gezdirdi.

“Eflin'le Bora nerede?” diye sordu.

Bana doğru geldiğinde Bora abimin başının dizimde olduğunu fark etti. Yüzünde anlam veremediğim bir ifade belirdi. Önce Bora abime, ardından bana baktı. Bakışları açıkça bir açıklama bekliyordu.

“Bilmiyorum,” dedim, olabildiğince doğal görünmeye çalışarak. “Uyuyacağım dedi, geldi, kafasını koydu.”

Abim başını hafifçe salladı. Biraz rahatlamış gibiydi ama hâlâ gergin olduğu belliydi. Sonuçta ortada öyle büyütülecek bir şey yoktu. Arkadaşı yorulmuş, uykusu gelmiş ve başını arkadaşının kardeşinin dizine koymuştu.

Hepsi buydu.

En azından benim açımdan öyle görünüyordu.

Bora abimin sıcak nefesi bacaklarımı ısıtmaya devam ederken artık kalkmamız gerektiğini söylediler. Samet abi yanımıza gelip Bora abimi uyandırmaya çalıştı. Birkaç kez seslendikten sonra onu güçlükle kendine getirdi ve ayağa kalkmasına yardım etti.

Ardından hep birlikte mekândan çıktık.

Gece havası yüzüme çarptığında içerideki boğucu sıcaklığın etkisinden kurtulmuş gibi hissettim. Samet abi arabayı kullanıyordu. Yanındaki koltukta Ece otururken ben arka koltuğa geçmiştim. Bora abim de yanıma oturmuştu, Başını cama yaslamış, gözlerini kapatmıştı.

Yol boyunca neredeyse hiç kıpırdamadı. Ben de diğer camdan dışarıyı seyrediyordum. Sokak lambaları, dükkânların ışıkları ve gecenin karanlığı camın ardından birbirine karışarak akıp gidiyordu.

Tam kendi düşüncelerime dalmıştım ki kucağıma bir ağırlık düştü.

İçimden bir Bismillah çektim.

Şaşkınlıkla aşağıya baktım.

Bora abim, başını yine kucağıma koymuştu!

Bir an ne yapacağımı bilemedim. Sonra dudaklarımı birbirine bastırarak gülümsememi gizlemeye çalıştım. Sanki başka bir seçeneğim yokmuş gibi elimi yeniden saçlarının arasına daldırdım. Yumuşacık saçlarını parmaklarımla okşamaya başladım.

Bora abim hiçbir şey söylemedi. Yalnızca başını biraz daha rahat bir konuma getirip uyumaya devam etti.

Birkaç dakikalık yolculuğun ardından Bora abimi evine bırakmış, sonrasında da herkes kendi evine dağılmıştı.

Yatağımda uzanmış, bir türlü uykuya dalamıyordum. Odanın sessizliğine rağmen zihnimin içinde hiç susmayan bir ses vardı. İç sesim Vır vır vır konuşuyordu.

Tahmin edin bakalım ne hakkında konuşuyordu?

Tabii ki Bora abimin başını dizime koyması ve ardından söylediği o birkaç kelime hakkında.

Seni çok seviyorum, Derin.

Gözlerimi sımsıkı kapattım.

Yeter ama!

İç sesim her şeyi o kadar abartıyordu ki sanki ortada dünyanın en büyük olayı yaşanmıştı. Alt tarafı sarhoştu, uykuluydu ve ne söylediğinin farkında değildi. İnsan sarhoşken saçmalayabilirdi, değil mi? Hem belki de yalnızca arkadaşça söylemişti. Bunun başka bir anlamı olmak zorunda değildi.

Sonuçta Bora abim, benim abimin arkadaşıydı.

Benim için de bir abi gibiydi.

Bundan fazlası olamazdı.

Olamazdı, çünkü böyle bir şeyin gerçekleşmesi imkânsızdı.

Değil mi?...
___________________________________
Destek olmayı unutmayın♡♡♡

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

25okunma 9beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18