25. bölüm · KÜL ve KANAT

23 | BÖLÜM "ŞANS"

Busenur Kenar

Anlık gelişen şaşkınlıkla beraber Kenan abinin planını şimdi tam olarak anlamıştım . Cengiz elini önce eski ortakları Hakan'a sonrasında tanışma amaçlı Kenan abiye daha doğrusu Hilmi'ye uzatmıştı.
Kısa bir tanışmanın ardından herkes masaya oturmuştu bende Cengiz ile Kenan abinin arasında kalmıştım .

"Cengiz bu ortaklığı tak diye bozarak çok fazla zarara soktunuz bizi"

Hakanın sinirli sesi Cengiz için hiçbir şey ifade etmiyordu anlaşılan .

"Bak Hakan ortaklık bitti , dosya yandı . Bu işi artık uzatmayın" .

"Cengiz Kıbrıs'a gönderdiğimiz mallardan gelen ücretten ben faydalanmadım . Unutma o malları yurt dışına çıkarmak için götümü yırttım ben . Kaç çocuk sözde oradaki başka bir yurda nakil oldu yada kaçırıldı diye kayda geçmem gerekti haberin var mı ?"

"Bak Hakan ortaklık bitti tekrar söylüyorum bir daha beni böyle ufak şeyler için çağırırsan seni gebertirim . Şimdi otur yeni ortaklarınla görüş , senin benden alabileceğin hiçbir şey yok"

Ortamda ki hava bir anda Kenan abinin üstüne toplanmıştı fakat onda rahatlık gözle görülebilecek nitelikteydi .

"Zaten yeni planlar üzerine çalışıyoruz , merak etme çok uzun sürmez "

Kenan abinin sesi alaycıydı . Söylediği sözde alelen bir tehtit olmasa bile bu kısaca yerinizi alıcaz demekti .

"Memnuniyetle bekliyorum Hilmi bey ."

Cengiz'in dişleri arasından çıkan sözler Kenan abiyi yine etkilemedi . O kadar rahattı ki bir şey vardı , sanki elinin altında bulunan bir bilgi gibi .

"Şimdi şu hisseleri belirleyelim , toplamda 12 depo var bunların yüzde 42 si sana ait . Aynı zaman da 9 tane şehirde bölgelerimiz var bunların 4 tanesi senin . Biz alacağımız şehirleri belirledik . Mal paylaşımı gelecek ay yapılacak . O zamana kadar beklemede kal sana haber vericem "

Hakan'ın yüzü kıpkırmızı kesilmişti . İstediğini alamamanın verdiği sinir ve elinden bir şeyin gelmemesiyle oluşan hayal kırıklığı okunuyordu yüzünde.

"Şimdi işlerimiz var toplantı bitmiştir "

Hep beraber ayağa kalktığımızda Salih çantasında ki mavi dosyayı Hakan'a uzatmamı istedi. Hakan dosyayı aldıktan sonra beraber çıkış kapısına yöneldik .

Cengiz'in eli belime ulaştığında haraket etmek istesem bile geri çekilmedim , bu onu şüphelendirirdi . Kulağıma eğildiğinde nefesi de tenime çarptı .

"Bu gece için bana eşlik etmeni istiyorum , ufak bir işim var . Tek başıma gidemem "

"Tabi ki Cengiz bey "

Onu onaylamam üzerine gülümsedi arabaya ulaşsak bile hala eli belimdeydi. Güney'in bakışı kısacık bir saniye o ele odaklandı , çenesinin kasıldığı fark etsem bile ona bakmamaya gayret ettim .

Arabaya binip önce Salih'i evine bıraktık sonrasında da şirkete geçtik . Ben arabada beklerken Cengiz üstünü değiştireceğini söyleyerek içeri girdi .

"Nereye gideceğimizi biliyor musun ?"

Güney'e sorduğum soru dikiz aynasından gözlerinin bana çevrilmesini sağladı .

"Evet şehrin göbeğinde bir restorant . Kiminle buluşacağını bilmiyorum . Ama seni kendine eş olarak götürdüğüne eminim "

"Evet , bunu söyledi zaten".

"Anlayabiliyorum , seni sahipleniyor . "

"Hayır beni sahiplenmiyor"

"Eli belindeyken pek te öyle gözükmüyordu "

Sustum , şuan ne kıskançlığın nede ufacık bir tartışmanın bize faydası yoktu . Cengiz tekrardan geldiğinde araba çalıştı . Lüks bir restoranın önünde durduğumuzda Cengiz yine elini belime attı . Sırtımdaysa Güney'in keskin bakışlarını hissediyordum.

"Aşk , şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısı söylemek kadar anlamsız..."

Arkadaşlar günler sonra bir bölüm geldi ve bir daha ne zaman gelir bilmiyorum yine de okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yorum ve beğeni atarsanız çok mutlu olurummmm