24. bölüm · KÜL ve KANAT

22 | BÖLÜM "YARA"

Busenur Kenar

Kollarında ne kadar ağladım bilmiyorum en sonunda hıçkırıklarım sessiz iniltilere dönüşmüştü. Dakikalarca bekledi , sesini çıkarmadı . Sakinleştiğime emin olduğunda sehpada duran suyu içirmişti bana . Gözlerinde acıma duygusu aradım , bana acımasını bekledim ama merhamet vardı onun gözlerinde .
Yaralarımı görüyordu, kanadığımı görüyordu iyileştirmeye çalışıyordu .

"İyi misin ?"

Kafamı evet anlamında sallasam bile gözlerim yanıyordu , hala doğru düzgün nefes alamıyorum boğazımda bir ağrı vardı .

"Ne oldu , nerden duydun?"

Durdu , gözleri gözlerime kenetlendiğinde konuşmak istemediği aşikardı .

"Sonra anlatırım , uyuman gerekiyor "

Eli yanağımda dururken sıcaklığı bütün tenime yayıldı .

"Yapma , bu kadar yakma canını kadın . İzin verdiğin kadar yanında olayım bırak"

"Ya senin canını yakarsam , o zaman ne olacak?"

"Benim canımı yakmazsın sen , biliyorum . İncecik ruhun var civciv , o ince ruhunla yakamazsın sen bir insanın canını"

Söyledikleri ona göre doğruydu, bilmediği şeyler vardı . Sonunda pişman olacağı halde bunu istiyordu.
Bizi yakacaktım, ölecektik .

"Ya sen benim canımı yakarsam?"

Bencilce sorduğum bu soru onu kendimden uzaklaştırmak içindi, canımı yakması umrumda değildi zaten. Korkum oydu , bana alışması sonrada onu paramparça etmekti.

"Nasıl yani ? Bu zamana kadar senin canını yakacak bir şey yaptım mı ?"

Durdum ,bu soruyu ona sprmak tehlikeliydi . Benim yüzümden kardeşi ile araları bozulabilirdi . Korkularım boğazıma düğümlendiğinde kafamı salladım .

"Konuşmasak olur mu ?"

Gözlerine acı ilişti , ondan korktuğunu sandı . Ondan korkmuyordum , kendimden vereceğim zararlardan korkuyordum.

"Eğer istemeden de olsa canını yaktıysam özür dilerim civciv . Ama şuan için odamdan çıkamam sen uyuduktan sonra giderim olur mu ?"

Gitmesini istemiyordum ama kalması tehlikeliydi . Birkaç dakika boyunca boş boş baktım suratına . En sonunda ihtiyacım olan kısım daha baskın çıktı.

"Tamam , ben uyuyana kadar kalabilirsin , teşekkür ederim kara oğlan "

Yüzündeki gülümsemeye şevkat bulaştı, yavaşça beni yatağıma yatırırken kendisi de yanıma oturmuştu.

Elleri saçlarımda gezerken tekrardan uykuya dalmak ta uzun sürmedi .

Uyandığımda güney hala oturur pozisyonda yanımdaydı , eli hala saçımda sanki hiç yokmuş gibi yerini korurken yavaşça doğruldum .
Haraketimle beraber oda uyanmıştı . Saate baktığımda işe yetişmemiz gerektiğini söyleyerek yataktan kalktım.

Ben banyoda üstümü giyinirken o da saçlarını aynada düzeltti . Odadan beraber çıktığımızda gördüğümüz kişi Kuzey olmuştu .

Gözlerine inen ifadeyi anlayamamıştım. Sinir ve hayal kırıklığı vardı . Gözleri kısacık bir saniye bizde dursa da "günaydın" diyerek hızla aşağı indi.

Güney kendi odasına girerken ben aşağı inmiş hızlıca birkaç parça atmıştım ağzıma.

"Abi ben kaçıyorum , bu gün bir toplantı varmış haberin olsun. Detayları gönderirim sana mesajla"

"Tamam livv dikkat et kendine . Ve Cengize biraz daha yakın dur . Asıl parçamız o "

Kafamı hızla sallayarak arabaya bindim dün yaptığım gibi yan mahallelerden birine bırakıp taksiyle şirkete girmiştim .
Salih beyin odasına çıktığımda sanki hiç gitmemiş hatta haraket bile etmemiş gibi bilgisayarın başındaydı.

"Günaydın Salih bey , kahve ister misiniz?"

"Hayır kahve istemiyorum , direkt işine başla bu gün önemli bir toplantımız var . Bilgileri sana yönlendirdim "

"Tamam hemen bakıyorum efendim "

Kendi odama girip bilgisayarın başına geçtim . Gönderdiği mailleri inceleyerek gününü planlamıştım .

Bu gün olacak toplantıda 4 kişi olacaklardı birisi kendisi , diğeri Cengiz , birisi Hakan YAMAN adında birisi ve son olarak Hilmi YAŞAR adında yine tanımadığım birisi . Toplantı çoğu iş adamının yaptığı gibi Beyazay otelde olacaktı , eski bir cinayetin kokusu geldi burnuma .

Dosyada yazanlara göre Hakan Yaman eski iş ortaklarındandı ama Hilmi Yaşar tam olarak kimdi veya vasfı neydi bilmiyorum .
Diğer işler klasikti , şirket içi toplantılar ve gelen mailleri cevaplamak .

Öğlen molasına çıktığımda Kenan abiye hızlı bir mesajla bu akşam olacak toplantının detaylarını verdim . Herhangi bir cevap yazamak yerine beğenip geçmişti mesajı .

Saatler birbirini kovalarken işler bitmiş toplantı saati gelmişti zaten . Salih beyin istediği dosyaları siyah dosya çantasına yerleştirdikten sonra beraber aşağıya inmiştik . Bu adam robot gibiydi.
Çıkış kapısında Cengiz bizi bekliyordu kafasıyla ikimize de selam verdikten sonra hep beraber binadan çıktık.

Cengiz'in arabasının önündeydi . Siyah takım elbisesi, sert yüz hatları ve mükemmel fiziğiyle oradaydı. İlk önce Cengiz'in sağ koltuğa oturması için kapıyı açtı . Ardından bizim içinde kapıları açmıştı .
Onu tanımıyormuş gibi herhangi bir tepki vermemiş sadece soğuk bir teşekkürle arabaya binmiştim . Kendisi sürücü koltuğuna geçtiğinde araba çalışmıştı .

Kısa bir süre içinde Beyazay otele varmıştık . Güney daha doğrusu plandaki adıyla uğur arabanın yanında bekliyordu. İçeri girdiğimizde etrafı algılamam çokta zor olmadı . 4 tane adam içeride güvenlik amacıyla gizlenmiş normal müşteri gibiydi. İlk defa böyle lüks bir yer görüyormuş gibi kafamı yukarı kaldırarak etrafı gözleme fırsatı bulmuştum. Karşı binanın 2. Katında birisi vardı , perdeleri bile olmayan bir evde neden birisi dümdüz dururdu ki .

Toplantının olacağı masaya geldiğimizde kimin kim olduğunu anlamak çokta zor değildi . Kenan abinin planı tamda buydu .
Hilmi YAŞAR , Kenan abiden başkası değildi...

"Kaç maske takarsan tak gözler yalan söylemez .."

Arkadaşlar umarım bölümü beğenmişsinizdiirrr. Yorum atarsanız çok mutlu oluruuummm