1. bölüm · KÜL ve KANAT

1 | BÖLÜM " CEVAPSIZ SORULAR"

Busenur Kenar

Livia Arven

Yapamaz,güçsüz , daha çok küçük yenemez . Ölecek. Gözlerim kafesin içini talan ederken kulağıma dolan iddia sesleri dikkatimi dağıtmadı. Kafesin içinde ki kız çok zayıftı ki kazanma şansının sıfır olduğu da ortadaydı . Ağzından akan kanları sol eline silerken yüzünde daha kafesin içine girdiği anda oluşan gülümsemesi daha da derinleşti . Karşısında ise resmen sinirden deliye dönen rakibinin ise tam olarak gülümsediğini söyleyemem . Yanıma yaklaşan adım sesleri , yoğun puro kokusu , ve bu kadar iğrenç kokunun ardından bile dikkat çeken erkek parfümü .

Adım sesleri iyice yaklaştığında buraya benimle sohbet etmek için geldiğini anlamak pek te zor olmadı .

"Bu sefer fazla dikkatlisin livv , nedir bu kadar hoşuna giden "

"Ölecek "

"İnsanlar ölür livv, buna alıştığını sanıyordum"

"İnsanlar ölür dede , bunu bende biliyorum ama o kızı istiyorum "

"Yapamayacağımı biliyorsun "

Yüzümde beliren çakma tebessümü fark ettikten sonra beni anlamak için biraz daha incelemekten çekinmedi. Kafasını yavaşça aşağı indirirken benden bir hareket bekliyor aynı zamanda da ne düşündüğümü anlamak için zaman arıyordu. Fakat hala beni anlamanın kolay olmadığını fark etmemişti.

"İstediğin zaman neler yapabileceğinizi de biliyorum, bahane sevmem dede biliyorsun."

Kafasını kaldırdı ve gözlerimi görme amaçlı bana çevirdi ona bakmayacaktım insanların gözlerine bakmayı yıllar önce bırakmıştım . Beklemenin bir önemi olmadığını anladığında derin bir nefes aldı ve her zamanki yavaş adımlarıyla arkasını döndü.

Yüzümde beliren tebessümün ardından bende soyunma odasına doğru yürümeye başladım . Arkamdan gelen ve maçın bittiğini söyleyen anons ve hemen ardından kafesin açılma sesi .
Soyunma odasına girdim ve kapının karşısında ki tabureye oturdum. Yaktığım sigaranın ardından paketle beraber çakmağı da yere bıraktım . Daha 2 . Nefesi çekerken açılan kapı ve o kapıdan giren ve üstü başı kanla kaplı kız .

Beni gördüğünde duraksadı ama sonrasında lavaboda ellerini yıkayıp üstündeki kanlı atleti çıkardı ve çantasındanki yarım atleti üzerine giydi. Karşıma oturdu ve tam ortamızda duran sigara paketinden bir dal aldı , ucunu alevlendirdi. Nefesi çekerken sakindi , benden bir şey beklediğini biliyordum .

"Yaşadığını görmek şaşırtıcı "

Sözlerim onun bana odaklanması sağlarken yüzünde yine bilmiş bir gülümseme belirdi . Dirseklerini dizlerine dayadı ve bana bakmaya başladı . Gözlerime bakmak istese bile onunla göz göze gelmedim .

"Ölmemi isteseydin , şuanda üstüme saldırmaman için sebebin olduğunu düşünmüyorum "

"İstediğimi söylemedim "

"Söylemek için sebebin yok"

"Zekisin ama fazla konuşursan anlamı kalmayacak "

"Beni öldürecek misin ?"

"Öldürmemi ister misin ?"

"Ölmek istediğimi düşünüyor musun ?"

"Bu şekilde yaşamak istemediğini düşünüyorum"

"Sen isteyerek mi yaşıyorsun?"

"Nasılsın bir hayat yaşadığımı biliyor musun ki?"

"Bilmek istediğimi nereden çıkardın "

"Meraklısın ama dikkatli ol . Fazla ağzını açarsan , sinek kaçar"

Elimdeki izmariti yere attım ve ayak ucumla söndürdüm. Kızın gözlerinde korku vardı ama onun ötesinde başka bir duygu , acı vardı . Canı yanıyor diye değil , birisine acıyor canı . Hiçbir şey demeden soyunma odasından çıktım ve dede'nin odasına gittim .

Küllükte duran purosu ,elinde saydığı dolarla beni karşıladı . Kafasını kaldırmadan konuşmaya başladığında onu dinlemek ihtiyacım olan son şey bile değildi .

"Yarın sabah saat 8 de kızı benim depoma gönder , Akif burada olacak "

"Livv benden çok faz-"

"İtiraz etme şansın yok dede ."

Odadan çıkarken kapının açık kalması umurumda değildi . Hızlı adımlarla depodanda çıktım . Uzun süre sonra temiz hava almak beni kendime getirmişti. Ayaklarımın dibine vuran ay ışığından bir süre gözlerimi ayırmadım. Akif yanıma geldiğinde tedirgin olmuş gibiydi. Benim için endişelendiğinin farkındaydım. Hiçbir şey söylemeden yavaşça arabaya doğru yöneldiğimde oda Arkamdan geldi . Kapıyı açtığımda içime dolan hislerle kafamı kaldırdım ve gözlerim deponun yanındaki boşluğa takıldı . İzleniyordum, gizli gizli değildi birisi bunu hissetmemi istemişti , hissedeceğimi bilecek kadar tanıyordu beni . Sonuçta insanın yıllar boyu yetiştirdiği birisini tanımama şansı yoktu .

"Beni tanıyorsun dede, ama beni anlayamıyorsun "

Dudaklarımdan fısıltıyla çıkan cümleler dedeye ulaştı duymasına gerek yoktu dudak okuyabiliyordu. Daha fazla oyalanmadan arabaya bindim Akif ise sürücü koltuğundaydı. Hızlıca gaza bastığında gözlerimi kapattım.
Sessizliğe ihtiyacım vardı , biraz da uykuya ...

"Bir ay ışığı kadar hayat ve binlerce yıldız gibi
kurallar "

Evet arkadaşlar ilk bölüm bu kadardı beğeni ve yorum bekliyorum.