21. bölüm · KÜL ve KANAT

19 | BÖLÜM "TOPRAK"

Busenur Kenar

(Evet arkadaşlar yukarıdaki beyefendi de tabi ki Kenan abimiz . Asalete bak ölürüm bu adama yaa)

Kendimi biraz daha toparlayarak en sonunda yataktan kalkmaya ikna olabilmiştim. Masada duran bilgisayarı açıp güneyin amcası hakkında araştırma yapmaya başladım.

Aziz Kansu
1968-2011
Tam olarak hangi gün öldüğü veya kim tarafından öldürürlüdüğü bilinmiyor . Mezarı dahi olmayan Aziz Kansu yer altında güçlü bağlantılara sahip olmasına rağmen onlardan birisi değildir .
Tam olarak gri tarafta duran öldürmekten veya ölümden korkmayan Aziz , bilindiği üzere herhangi bir masuma zarar vermemiştir.
Bir sürü evsiz ve yetim çocuklara gelecek sağlamak için yaptığı yatırımlar , devletin özel dosyalarında adının geçmesi ile deşifre olduğu düşünülerek cinayete kurban gittiği düşünülüyor.
2011 yılından sonra bir daha bulunamadığı için hayatta olan tek varisleri yani yeğenleri ölüm tarihini o şekilde belirlemiştir .
İşte yeğenleri
GÜNEY KANSU
KUZEY KANSU

Bilgisayarı kapattığımda midem alt üst olmuştu , o suçsuzdu, aksine belkide dünyada sayılı iyi insanlardan biriydi. Hızla üzerimi değiştirerek salona indim . Kuzey, Yağız , Yıldız ve Eylül abla beraber film izliyorlardı. Güney ortalıkta yoktu .

"Yağız motorun anahtarını verir misin?"

Yağız dediğimi ikiletmeden anahtarı bana uzattığında neredeyse koşarak çıkmıştım evden . Vücuduma yayılan soğuk dalgasını umursamadan garaja indim ve motora bindim .
Soğuk rüzgar bana her çarpışında biraz daha üşüyor olmam umurumda değildi. Sanki bir şey beni acele ettiriyordu.
Orman yoluna girdiğimde motor sallanıyor , taş sesleri kulaklarıma doluyordu. Devrilmemek için fazla hızlı gidemesem bile sonunda istediğim yere ulaştım . Burası benim gizli sığınağımdı, ne zaman uzaklaşmak istesem buraya gelirdim birde ilk cinayetimin, ilk akıttığım kanın ölüm yıl dönümünde .
Bu gün ölüm yıl dönümü değildi ama ben gerçekleri ilk defa öğreniyordum. Onun kötü birisi olduğunu bana söylediğinde bile bırakmak istememiş yıllar sonra mezarının yerini değiştirmiştim.

Yavaşça mezarın yanında diz çöktüm, üstündeki toprak neredeyse kurumuştu.

"Özür dilerim, bilmiyordum özür dilerim. Öldürmek istemezdim özür dilerim"

Kaç defa bu cümleyi tekrarladım emin değilim , üstüm başım toprak olmuş, gözlerim de mezar kadar kuru bir haldeydi. En sonunda kalkarak eski ahşap eve girdim . Evdeki şişeye su doldurarak önce suladım ardından mezarı temizledim. Ne kadar garip öldürdüğün bir insanın mezarını temizlemek,ne kadar garip bunca şeye rağmen nefes almak .

Gözümden akan son yaşları silerek dua ettim, ardından yavaşça arkamda bıraktım geçmişimin en acıtan kısmını.

Eve geri geldiğimde bu sefer herkes salondaydı , beni gördüklerinde biraz sürdüler üstümdeki toprağın sebebini sormalarına izin vermeden odama çıktım.
Bana bakmayan tek kişi Güney'di.
Dün yaptıklarımdan sonra vazgeçti diye onu suçlayamazdım . Bunu ben istemişken geri gelsin sarılsın isteyemezdim .
Böyle olması en iyisiydi.

Hızlı bir duşun ardından Kenan abinin çekmecemin üzerine bıraktığı zarfı aldım,içince kimlik ve birkaç ufak kişisel bilgi yer alıyordu.
Uyumak istiyordum, uyuyunca geçmese bile buna inanmak istiyordum.
Yatağıma uzandıktan kısa bir süre kapı çaldı gelen bu sefer tahmin etmediğim biriydi .

"Kuzey?"

"Rahatsız etmiyorum umarım"

"Hayır hayır gel tabi"

Yatakta oturur pozisyona geldikten sonra daha aydınlık olması için ışı açtık . Oda hemen yanımdaki tarafıma oturmuştu.

"Bi sorun mu var?"

"Aslında konu biraz abim , şuan kendimi çocuk gibi hissettim ama aranızda bir şey mi var ?"

Duyduklarıma başta ne cevap vericem bilemedim, aramızda bir şey var mıydı, bunun cevabını kendime bile verememişken bir başkasında söylemek Zorundaydım.

"Hayır , yok neden sormuştun?"

"Hmm merak etmiştim aslında biraz senin için sordum . Sana tavsiye, abim pek güvenilecek birisi değil yani tehlikeli bir tip "

"Anlamadım ne demek istiyorsun Tam olarak?"

"Bak hepimizin kirli işler yaptığını biliyorum ama abim daha farklı , bak abim önceden uyuşturucu bağımlılığını atlattı ve o bağımlılıktan pek iyi şeyler olmadı. Bizim hizmetçi kız vardı onu yaraladı . Bahsettiğim şey o , abimden uzak dur zarar göreceksin yoksa "

Dondum kaldım, ama Güney hiç öyle görünmüyordu, yapmamıştır diye geçirdim içimden ama o kadar çok yeşil peş peşe oldu ki artık insanlara inanmak çok zor geliyordu.

"Tamam , teşekkür ederim beni uyardığın için. Şimdi uyusam iyi olur , iyi geceler"

"Sana da iyi geceler"

Odadan çıktığında beynimde bir şeyler parlıyordu. Kulaklarıma dolan uğuldamalar neyin nesiydi böyle .
Anlam veremiyordum , anlamıyordum. Soramıyordum. Sustum ,her zamanki gibi düşünmeyi bıraktım. Kendimi uykuya teslim ettim, tabi bu teslimiyet Kendimi kabusa da teslim etmek demekti.

"Gerçekler insanı öldürür ama yalanlar işte onlar insana sadece eziyet eder..."

Arkadaşlar kısa bir bölüm oldu umarım beğenmişsinizdddiiirrrr