17. bölüm / 27
KÜL ve KANAT15 | BÖLÜM "PLAN"
Bölümler 27Şu an: 15 | BÖLÜM "PLAN"
- 1 1 | BÖLÜM " CEVAPSIZ SORULAR"667 kelime
- 2 2 | BÖLÜM "YABANCILAR"1.168 kelime
- 3 3 | BÖLÜM "ZAMAN"840 kelime
- 4 4 | BÖLÜM "TANIDIK"1.246 kelime
- 5 5 |BÖLÜM "MASUM"1.089 kelime
- 6 6 | BÖLÜM "YALAN"1.292 kelime
- 7 7 | BÖLÜM"İHANET"1.132 kelime
- 8 8 | BÖLÜM "ÖLÜM"948 kelime
- 9 9 | BÖLÜM "ÇOCUK"557 kelime
- 10 10 | BÖLÜM "HABERSİZ"1.011 kelime
- 11 11 | BÖLÜM " BEKLENMEDİK"932 kelime
- 12 12 | BÖLÜM "GEÇER Mİ ?"971 kelime
- 13 13 | BÖLÜM "EKİP"1.191 kelime
- 14 14 | BÖLÜM "AŞK"803 kelime
- 15 15 | BÖLÜM "PLAN"980 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16 | BÖLÜM "İLK"1.231 kelime
- 17 17 | BÖLÜM "YASAK ELMA"913 kelime
- 18 18 | "ACIMASIZ"758 kelime
- 19 19 | BÖLÜM "TOPRAK"691 kelime
- 20 20 | BÖLÜM "ESKİ"798 kelime
- 21 21 | BÖLÜM "KAYIP"787 kelime
- 22 22 | BÖLÜM "YARA"807 kelime
- 23 23 | BÖLÜM "ŞANS"539 kelime
- 24 24 | BÖLÜM "ANI"833 kelime
- 25 25 | BÖLÜM "BAZEN"941 kelime
- 26 26 | BÖLÜM "DOSYA"744 kelime
- 27 27 | BÖLÜM " CİNAYET"496 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elimizde kahvelerde bahçeye çıktığımızda rüzgar yüzümü resmen tokatlıyordu. Bu günlerde hava bir değişik fısıldıyordu kulağıma. Açığa çıkacak yalanlar vardı ve ben idam gününü bekleyen bir katilden başkası değildim .
Banka oturmak yerine çimenlere oturmuştuk. Boğazımdaki düğümü aldığım yudumlarla geçirmeye çalışsam bile pek faydası yoktu . Güney'e bakamıyordum . Gözlerinin içine balım hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranamıyordum.
Ellerim çimenlere yolmaktan vaz geçmezken güney'in gözleri benim üzerimdeydi.
Bu adam öyle bir bakıyordu ki karşısında çırılçıplak kalıyorum. Konuşmuyor , sormuyor veya izin istemiyor .
İçimi görüyor , o mezarlıkta sessiz adımlar atıyor, yıllardır uğramadığım kendimi öldürdüğü her mezara su veriyor .
Kahveden bir yudum daha alırken güneyin sesi bana ulaştı . Tedirginlikle karışık bir umut seziliyordu.
"Üşüyorsun"
"İzmir şu sıralar ... soğuk."
Cümleyi kurmak bile canımı yakmıştı. Bedenim titriyordu ama sebebi soğuk değil üstüme binen bambaşka bir yalanın ağırlığıydı.
"İçeri girelim hasta olacaksın"
"Gerek yok istersen sen girebilirsin . Soğuk havaları severim"
Bir süre bekledi, ama kısacık bir süre sonunda elleri ellerimi kavradı. Kocaman ellerinin içinde az da olsa ısınmış, titremeleri ise devam ediyordu.
"Soğuktan değil dimi bu titreme "
"Soğuktan"
"Neden sadece ellerin o zaman ?"
"Bilmem"
"Kanıyorsun , farkında olduğun şeyi görmemezlikten gelerek kendini kandırabilirsin sanıyorsun. En büyük kumarı kendinle oynuyorsun . Farkındasın değil mi ?"
Bekledim ellerim artık titremiyordu, sanki boşlukta gibilerdi. Sadece güneyin nedensiz yere güven veren ellerinde duruyorlardı.
"Hiç korkun var mı ?"
"Herkesin var "
"Senin ki ne ?"
"Kaybolmak"
Şaşırmıştım , güney gibi bir adamdan bunu beklemiyordum .
"Peki korktuğun için hiç kumar oynamadın kı kendi içinde "
"Sen kazanmak için oynamıyorsun ki , sen zaman kazanmak için oynuyorsun. Sonunu bildiğin bir kitap , seni sadece oyalar"
Sesimi çıkartamadım , konuşamadım . Her şey allak bullaktı , hayatımı bilmeyen , beni tanımayan ama aynı zamanda beni benden daha iyi tanıyan bir adam vardı karşımda .
Yarım saatin sonunda ikimizde odalarımıza girmiştik . Ne düşünmeliydim, ne yapmalıydım aklım ve kalbim kavga ediyordu.
Birisi gerçeği istedi , o zaman bu kumarı kaybedecektim.
Birisi zamanı istedi , o zaman kazanmak için bir şansım olabilirdi .
Güney se zaman dedi , zaman benim zehri olan zaman bir türlü bitmiyordu .
Sabah olduğunda hep beraber kahvaltı hazırladık, gelen hemşireler kuzey ve yıldızın yaralarına pansuman yapmış biz ise o sırada salonda plan hakkında daha detaylı bir konuşmanın ortasındaydık.
"Arkadaşlar kimlikler yarın bize ulaşacak , ertesi gün de plana başlamış olucaz .
Livv sen o gün öğleden önce iş görüşmesi için oraya gideceksin . Kişisel asistan olarak. Başta çok fazla konulardan haberin olmaz ama daha sonrasında da her şey senin avucunun içinde olacak .
Güney sen ceo nun korumasısın. Gittiği yere gidecek , kimlerle görüştüğünü, neler konuştuğunu , her şeyi bana ileteceksin. Livv işe başladıktan bir gün sonra sende başlayacaksın . Orada birbirinizi tanımıyorsunuz ve dikkat edin . Attığınız bir tane yanlış adım sizi ölüme götürür.
Ben o sırada Orhan korkmaz ile gizli bir ortaklık kurmuş olucam. O uyuşturucu ve silah temin ederken ben bunların dağıtımıyla ilgileniyor olucam . Tabi ki iş bitene kadar . "
Herkes kendi dosyasında ki özelliklerini tekrardan gözden geçirirken yağız bize kahve getirmişti. Hemen ardından bana çekingen bir sesle yaklaştı .
"Abla biliyorum şu sıralar pek zamanı değil . Ama çok sıkıntılı günler geçirdik . Biraz kafa dağıtmak iyi olur diye düşünüyorum . Size işe başlamadan önce hani bir şeyler mi yapsak ?"
Dediği mantıklıydı ve gerçekten iyi geleceğini düşünüyordum.
"Aslında olabilir Kenan abiyle bi konuşayım hallederiz merak etme "
Yüzündeki gülümseme hınzır bir ifadeyle genişlediğinde çocuksu bir hal aldı .
"O hipopotam dünden razıdır zaten gelmeye merak etme çabuk ikna olur "
Tekrardan yerime oturduğumda ikisi de bana sorgular bir ifadeyle baktılar. Kahveden bir yudum alıp bir sigara yaktım ardından konuşmaya başladım .
"Abi diyorum ki işe başlamamıza daha 2 gün var bu gece biraz eğlensen rahatlasak . Gevşemiş te oluruz. "
"Aslında olabilir iyi de gelir. "
Yüzümde beliren gülümsemeyle Kenan abiye döndüm.
"Yağız haklıymış"
"Ne konuda ?"
Kenan abinin kalkan kaşı ve sorgulayan ifadesi daha da komik bir durum oluşturmuştu.
" Şey 'o hipopotam dünden razı çabuk ikna olur zaten' demişti ama neyse artık"
Kenan abi burnundan soluyarak yağızı bulmaya gittiğinde güneyle yalnız kalmıştık. Üstümdeki ağırlık bir türlü gitmiyordu ve o bana baktı her saniye daha da artıyordu. Derin bir nefes aldım ardından odama gideceğimi söyleyerek masadan kalktım.
Bakışları bütün sırtımda geziyordu , hissediyordum . Anlamaya çalışıyor fakat anlam veremiyordu.
Odama geldiğimde hızlı bir duş aldım . Saçlarımı kurutarak sıkı bir at kuyruğu yapmıştım.
Alışveriş yapmak istiyordum aynı zamanda yeni kimliğim için biraz imaj değiştirmek güzel olurdu .
Onlara işim var diyerek çıktım . İlk işim avm ye gitmekti .
Girdiğim ilk masadan bir sürü iç çamaşırı takımı almıştım .
İkinci mağazada daha günlük birkaç parça kıyafet aldıktan sonra ayakkabı mağazasına girmiştim .
Daha girer girmez gözüme takılan o sivri burunlu , dize kadar gelen ince işleme detaylı siyah çizme . Aşık olmuştum ve tabi ki alacaktım .
Son olarak bir elbise istiyordum .
Bir çok mağazayı gezsem bile istediğim gibi bir şey bulamamıştım . Tam çıkmaya niyetlenmişken gördüm onu .
O kadar güzel bir takımdı ki ağzım tutuldu resmen .
Siyah mini bir elbise karnındaki açık kısmı, mini olmasına rağmen ufak yırtmacı, ve rahat kumaşıyla . Ben bunu istiyordum . Ve tabi ki aldım.
Kuaföre gittiğimde kahkül , bakım ve biraz kestirmek istediğimi söyledim . Birkaç saatimi de kuaförde harcadıkları sonra . Sıra tırnaklarımdaydı.
Günlük kullanabileceğim zarif bir şeyler istiyordum .
Badem modelin üstüne toz pembe bir oje artı olarak french te yaptırmıştım . Tüm günüm dışarıda geçmişti ve ben artık yorgunluktan ölmek üzereydim.
Eve geldiğimde elim kolum poşet doluydu birisi de gelip yardım etmediği için hepsini bir anda yere bıraktım .
"Yağız bana bi yardım eder misin ?"
Yağız birkaç poşeti alıp yukarı çıktığında bende arkasından gidiyordum . Güneyin sesi bana ulaştığında yüzümde bir gülümseme oluştu .
"Sanırım bu gece başımız belaya girecek "
"Herkes kendi kalbinde idam edilir , her idam kurtuluş demek değil ..."
Arkadaşlar umarım beğenmişsinizzdddşşirrr yorum ve beğeni bekliyorumm
Bölüm etkileşimi
