6. bölüm / 7
KÜLVarsayım
Bölümler 7Şu an: Varsayım
Ben seni öyle sevdim ki...
Bazen bir şarkının ortasında sustum. Çünkü sözleri fazla tanıdıktı. Bazen kalabalıkların içinde gözlerim seni aradı. Çünkü herkes oradaydı da sanki bir tek sen eksiktin. Bazen de hiçbir şey olmamışken içime bir özlem çöktü. Meğer insanın kalbi, aklına sormadan da birini özleyebiliyormuş. En çok da bu yüzden kırgınım sana.
Benim hiç yaşamadığım anıları bile özleyecek hâle gelmeme nasıl sebep oldun?
Seninle yürümeyi, aynı masada oturmayı, anlattığın en saçma şeye bile gülmeyi, bir gün başımı omzuna yaslayıp dünyanın sesini susturmayı hayal ettim. Sen belki sıradan bir gün yaşadın; ben o günün içine seninle geçiremediğim bir ömür sığdırdım.
Ne tuhaf, değil mi?
Senin için hiç yaşanmamış bir şey, benim içimde koca bir geçmişe dönüştü.
Ve sen...
Bütün bunlardan habersiz, kendi hayatında yaşamaya devam ediyorsun.
Belki bir yerde gülüyorsun şimdi. Belki birinin gözlerine bakıp ona benim senden beklediğim gibi bakıyorsun. Belki o, senin sesini duyduğunda benim gibi susmuyordur. Belki senin yanında kendini eksik hissetmiyordur.
Bunları düşündüğümde içimde bir yer sızlıyor. Çünkü ben, seninle yaşayamadığım şeylerin yasını tutarken sen belki de hiç bilmediğin bir hikâyenin içinde başrol olduğunu bile bilmiyorsun.
Sana hâlâ bir yanımın kapıyı açık bırakması değil mesele. İnsan bazen birinin dönmeyeceğini bilir de kalbine bunu anlatamaz. Benimki de öyle işte. Aklım senden vazgeçeli çok oldu; kalbim hâlâ aramızda yarım kalmış bir cümle olduğuna inanıyor.
Yine de seni suçlayamıyorum. İnsan, kendi kalbinin kurduğu hayallerden başkasını sorumlu tutamıyor. Sen bana bir gelecek vadetmedin belki; ben senin bir gün benimle bir geleceğin olabileceğine inandım. Bir ihtimali gerçeğe, bir bakışı umuda, bir hayali de içimde koca bir sevdaya dönüştürdüm.
Şimdi o ihtimallerin hepsini birer birer içimden uğurlamaya çalışıyorum.
Kolay olmuyor.
Çünkü bazı vedalar, karşılıklı yaşanmıyor. Bazen insan, hiç başlamamış bir hikâyeyi bitirmek zorunda kalıyor. Kimseye anlatamadığı, kimsenin bilmediği bir ayrılığın içinde kalıyor.
Bazı geceler hâlâ sana söylemek istediğim şeyler birikiyor içimde. Mesela, “Biliyor musun, bugün seni hiç düşünmemeye çalıştım,” demek istiyorum. Sonra bunun bile seni düşünmek olduğunu fark edip susuyorum.
İnsan ne garip... Bazen birini unutmaya çalışırken bile bütün yolları dönüp dolaşıp ona çıkıyor.
Belki bir sabah uyanırım ve adın içimde hiçbir şeyi yerinden oynatmaz. Belki gözlerin aklıma gelir de içim acımaz. Belki bir şarkıyı sonuna kadar dinler, bir sokağın köşesinden geçerken duraksamam. Belki de bir gün, seni düşünmeden geçen saatlerin nasıl çoğaldığını fark ederim.
Yine de bir gün, hiç beklemediğim bir anda karşılaşırsak seninle...
Gözlerine bakıp içimden geçenleri söyleyemeyebilirim. Belki yalnızca gülümser, yoluma devam ederim.
Sen o gülümsemeyi iyileştiğim sanırsın.
Oysa ben yalnızca seni sevdiğim hâlimle vedalaşmış olurum.
Çünkü bazı vedalar, insanın bir başkasına değil, kendi içinde büyüttüğü hayale söylediği son sözdür.
Ve ben, seni unutmak için değil; seni severken kendimden eksilttiğim parçaları yeniden bulabilmek için gideceğim.
Ve o gün seni affettiğim için değil, artık kendimi de üzmediğim için huzurlu olacağım.
Çünkü ben seni öyle sevdim ki...
Hiç benim olmamışken bile senden vazgeçmeyi öğrenmek zorunda kaldım.
Bölüm etkileşimi
