23. bölüm · KORİDORDA KALAN SES

22. Bölüm

Miray Kibar

Evin sokağı değişmemişti.
Aynı kaldırım taşı, aynı bakkal, aynı köşede bekleyen kedi.
Ama ben değişmiştim.
Apartmanın önünde durdum. Zile basmadım. Kapıyı anahtarla açmak istedim; sonra durdum.
Bu eve gizlice girerek dönemezdim.
Derin bir nefes aldım.
Zile bastım.
Ayak sesleri…
Kapının arkasında bir tereddüt…
Sonra kilidin o tanıdık sesi.
Kapı açıldığında annem Elif’i gördüm.
Elindeki bez yere düştü.
Gözleri büyüdü.
Ağzı açıldı ama sesi çıkmadı.
— Anne, dedim.
— Ben geldim.
Bir saniye.
İki.
Üç.
Sonra çığlık attı.
Ama korkudan değil.
Beni çekti. Sarıldı. Öyle sıkı sarıldı ki nefesim kesildi. Ama bırakmadım.
Çünkü o an, yıllardır içimde biriken her şey çözülüyordu.
— Sen… sen… diye ağlıyordu.
— Ben… buradayım, dedim.
— Gerçekten.
Babam Ferit kapıda belirdi.
Sessizdi.
Her zamanki gibi.
Ama gözleri…
O gözler titriyordu.
— Hoş geldin kızım, dedi sadece.
Bu cümle, bin kelimeden ağırdı.
Odama girdim.
Her şey duruyordu.
Kitaplarım, defterlerim, yatağım…
Sanki ben birazdan dönecekmişim gibi.
Duvarın köşesinde bir fotoğraf vardı.
Deniz, Lena ve ben.
Boğazım düğümlendi.
— Dokunmadık, dedi annem.
— Belki gelirsin diye.
Gelmiştim.
Ama bu geliş, herkesin sandığı gibi bir mucize değildi.
Bir açıklama gerekiyordu.
O akşam oturma odasında oturduk.
Annem.
Babam.
Ve ben.
— Öldü dediler, dedi babam.
— Tabut bile vardı.
— Biliyorum, dedim.
— O tabut boştu.
Sessizlik çöktü.
— Kaçırıldım, dedim.
— Ve hayatta kalmak için susmak zorunda kaldım.
Ayrıntıya girmedim.
Henüz.
Annem elimi tuttu.
— Artık buradasın ya, dedi.
— Gerisi sonra.
Bu “sonra”,
iyileşmenin ilk kelimesiydi.
Ertesi gün Deniz geldi.
Kapı açılır açılmaz bana baktı.
Sonra güldü.
Sonra ağladı.
— Ben demiştim, dedi.
— Ölmemiştin.
— Ne demiştin? diye sordum.
— Bir şey eksikti, dedi.
— Ölümün bile sana yakışmıyordu.
Sarılmamız uzun sürdü.
Lena biraz sonra geldi.
O konuşmadı.
Sadece yüzüme dokundu.
— Gerçeksin, dedi fısıltıyla.
— Evet, dedim.
— Ve kalıcıyım.
Onlara her şeyi anlatmadım.
Sadece gerekli olanı.
Hasan’ın adını geçirmedim.
Henüz.
Çünkü bazı yaralar,
ilk gün açılmaz.
O gece kendi yatağımda uyudum.
Kilit yoktu.
Kural yoktu.
Sessiz tehditler yoktu.
Ama uyku zor geldi.
Gözlerimi kapattığımda Hasan’ın sesi değil,
kendi sesim vardı artık.
Doğru olanı yaptın.
Sabaha karşı uyandım.
Güneş perdemden sızıyordu.
Ve ilk kez uzun zamandır şunu hissettim:
Güvendeydim.
Ama hikâye bitmemişti.
Çünkü bazı geçmişler,
sen dönünce peşinden gelir.
Ve Hasan…
henüz tamamen geride kalmamıştı.