5. bölüm / 16
Kolidorun Sonundaki Oda...Yasak Oda
Bölümler 16Şu an: Yasak Oda
- 1 Karakter Tanıtımı95 kelime
- 2 TANIŞMA154 kelime
- 3 GARİPLİK292 kelime
- 4 Sessiz Gözler468 kelime
- 5 Yasak Oda574 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Kolidorun sonundaki oda485 kelime
- 7 İçeri Girme...569 kelime
- 8 Kayıp Günlük479 kelime
- 9 Eski Dosyalar485 kelime
- 10 Aynadaki Kız..479 kelime
- 11 Saat 03.03460 kelime
- 12 Dosya 27420 kelime
- 13 Üç Vuruş318 kelime
- 14 Eksik Sayfa418 kelime
- 15 Beklenmeyen Gülümseme480 kelime
- 16 Kayıplar174 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elimdeki anahtara uzun süre baktım.
Simsiyahtı. Eskiydi. Üzerinde pas lekeleri vardı. Sanki yıllardır hiç kullanılmamış gibiydi.
"Acaba hangi kapının anahtarı?" diye fısıldadı Lina.
Meryem anahtarı elimden aldı.
"Bunu Melis Hanım'a verelim."
"Neden?"
"Çünkü bu normal değil."
Tam o sırada koridorun sonundan bir kapı sesi duyuldu.
Hepimiz irkilerek o tarafa baktık.
Ela odasından çıkmıştı.
Üzerinde siyah bir sweatshirt vardı. Saçları dağınıktı. Yavaş adımlarla yanımızdan geçti.
Gözleri doğrudan elimdeki anahtara takıldı.
Bir an durdu.
Sonra ilk defa hafifçe gülümsedi.
"O anahtarı bulmuşsun..."
Kalbim hızla atmaya başladı.
"Sen mi bıraktın?" diye sordum.
Ela cevap vermedi.
Sadece bana baktı.
Dakikalar geçmiş gibi hissediyordum.
Sonunda sessizce konuştu.
"Onu kullanma."
"Neden?"
"Çünkü açılmaması gereken kapılar vardır."
Bunu söyledikten sonra yürüyüp gitti.
Arkasından seslendim.
"Hangi kapı?"
Cevap vermedi.
Merdivenlerden aşağı indi ve gözden kayboldu.
Lina kollarını ovuşturdu.
"Bu kız beni gerçekten korkutmaya başladı."
Meryem ise hiçbir şey söylemedi.
Yüzü bembeyaz olmuştu.
...
O gün okulda ders dinlemek imkânsızdı.
Defterimin kenarına sürekli aynı şeyi yazıp duruyordum.
Anahtar.
Kapı.
Ela.
Öğretmen birkaç kez ismimi söylediğini bile sonradan fark ettim.
Ders bitince herkes bahçeye çıktı.
Ben ise su almak için kantine giderken Ela'yı okulun arka tarafında tek başına otururken gördüm.
Elinde küçük bir defter vardı.
Defterin sayfalarını hızlı hızlı çeviriyordu.
Merak edip biraz yaklaştım.
O sırada rüzgâr sayfalardan birini açtı.
Sayfanın tamamı aynı kelimeyle doldurulmuştu.
Git...
Git...
Git...
Yüzlerce kez yazılmıştı.
Ela bunu fark eder etmez defteri hızla kapattı.
"Beni mi takip ediyorsun?"
Sesi sertti.
"Hayır..."
"Yalan söyleme."
İlk defa yüzünde öfkeli bir ifade vardı.
Bir adım bana yaklaştı.
"Neden herkes beni izliyor?"
"Ela ben sadece..."
Bir anda yüz ifadesi değişti.
Sanki az önce bağıran kişi o değilmiş gibi gülümsedi.
"Boş ver."
Arkamı dönüp hızla oradan uzaklaştım.
Arkamdan bakıp bakmadığını bile kontrol edemedim.
...
Akşam yemeğinden sonra Beyza Abla bütün öğrencileri yemekhanede topladı.
"Son günlerde yurtta bazı eşyalar kayboluyor." dedi.
"Herkes odasına ve arkadaşlarının eşyalarına dikkat etsin."
Kimse konuşmuyordu.
Tam o sırada küçük sınıflardan biri ağlamaya başladı.
"Benim oyuncak ayım yok..."
Kızın sesi titriyordu.
Oyuncağını bütün yurtta aradılar.
Bulunamadı.
Gece yatma saatine yakın küçük kızın kapısının önünde oyuncak ayı bulundu.
Ama...
Ayının bütün dikişleri sökülmüştü.
İçindeki pamuklar koridora saçılmıştı.
Melis Hanım çok sinirlendi.
"Bunu kim yaptıysa yarın mutlaka ortaya çıkacak!"
Koridor tamamen sessizdi.
Ela ise duvara yaslanmış bizi izliyordu.
Hiçbir şey söylemiyordu.
Sadece...
Gülümsüyordu.
...
Saat tam 00.17'ydi.
Yine uyuyamamıştım.
Bir anda koridordan metal sürüklenme sesi geldi.
Sanki biri demir bir şeyi yerde çekiyordu.
Gıcıııırr...
Gıcıııırr...
Ses gittikçe yaklaşıyordu.
Lina korkuyla doğruldu.
"Duydun mu?"
Başımı salladım.
Meryem de uyanmıştı.
Kapının altından ışık görünüyordu.
Ayak sesleri bizim odamızın önünde durdu.
Hiçbirimiz nefes almıyorduk.
Sonra...
Kapının kolu yavaşça aşağı indi.
Tak...
Tak...
Tak...
Biri kapıyı açmaya çalışıyordu.
Ama kapı kilitliydi.
Yaklaşık bir dakika boyunca kapı kolu aşağı yukarı hareket etti.
Sonra ses kesildi.
Cesaretimi toplayıp kapının dürbününden baktım.
Koridorda sadece tek bir kişi vardı.
Ela.
Sırtı bize dönüktü.
Koridorun sonunda durmuştu.
Başını yavaşça omzunun üzerinden bana çevirdi.
Sanki benim baktığımı biliyormuş gibi...
Yüzünde yine o ürkütücü gülümseme vardı.
Ardından hiçbir şey olmamış gibi yürüyüp karanlığın içinde kayboldu.
...
Ertesi sabah kahvaltıya indiğimizde herkes fısıldaşıyordu.
Yurdun en eski çalışanlarından temizlik görevlisi Fatma Teyze, Beyza Abla'yla konuşuyordu.
"Yıllar sonra yine başladı..." dediğini duydum.
Beyza Abla hemen onu susturdu.
"Fatma Teyze, çocukların yanında bunları konuşmayın."
Ama o cümleyi duymuştum.
'Yıllar sonra yine başladı.'
Ne başlamıştı?
Bu yurtta daha önce ne yaşanmıştı?
Ve en önemlisi...
Ela bütün bunlarla nasıl bağlantılıydı?
O an fark etmediğim bir şey daha vardı.
Koridorun en sonundaki, yıllardır kullanılmadığı söylenen odanın kapısı...
İlk kez...
Aralık duruyordu....
Bölüm etkileşimi
