10. bölüm · KIRILDIĞIM YERDE KALDIM

Ayeong — Bölüm 2: Kaybolan Ayeong

Yaren Irmak

Sahne 1 — Mektup ve Şok

AB stüdyosunda herkes şaşkın bir şekilde Ayeong’un odasındaki boşluğu izliyordu. Masasında sadece bir kağıt vardı.

Hyunmin aldı ve okudu:

“AB Ailesi, bana zaman tanıyın. Bir ara vermem gerekiyor. Bu benim için şart. Eğer bu kabul edilemezse… istifa sayın. Lütfen kimseyi üzmek istemiyorum. Ayeong.”

Hyunmin dondu, elleri titredi.

“Bu… gerçek mi? Bu mu her şeyi değiştiren?”

Minji gözlerini açtı, sesi titriyordu:

“Ama… nereye gidecek?”

Hyerim fısıldadı:

“Bilmiyorum… ama bunu kendisi istiyorsa, yapabileceğimiz bir şey yok gibi.”

Hyunmin, kafasını salladı:

“Ama… onu bırakmam mümkün değil. Ben… dayanamayacağım…”

AB stüdyosunda sessizlik hâkimdi. Herkes hâlâ Ayeong’un evden tamamen kaybolduğunu anlamaya çalışıyordu.

O sırada Seoyun, AB grubunun en gözlemci ve detaycı üyesi, Hyunmin’in yanına geldi.

“Hyunmin… sana anlatmam gereken bir şey var,” dedi

Seoyun, sesi hafif titrek ama ciddi.
Hyunmin gözlerini ona çevirdi, endişeyle:

“Ne oldu? Onu gördün mü?”

Seoyun derin bir nefes aldı.

“Evet… ama… hızlıydı. Bavullarıyla bir taksiye bindi. Hemen uzaklaştı. Çok hızlıydı, neredeyse yetişemeden kayboldu.”

Hyunmin dondu, nefesi kesildi.

“Ne… ne demek? Bavullarıyla mı? O… kendi isteğiyle mi?”

Seoyun başını salladı:

“Evet… kimseye bir şey demedi. Evden tamamen ayrıldı. Sanki… yeni bir başlangıç için gidiyordu. Ama nereye… bilmiyorum.”

⸻ Detaylar

Hyunmin sabırsızlıkla sordu:

“Peki… nasıl gördün? Nerede ve ne zaman?”

Seoyun ellerini ovuşturdu, hatırlamaya çalıştı:

“Sabah erken saatlerdi… ben kafenin önünden geçiyordum. Ayeong’un evinin yakınından bir taksi kalkıyordu. Elinde iki büyük bavul vardı. Hızla taksiye bindi, taksici hemen hareket etti. Birkaç saniye boyunca yüzüne baktım… o kararlı ve sessizdi. Sanki gitmek zorunda olduğunu biliyordu, bunu seçmişti.”

Hyunmin kafasını ellerinin arasına aldı,
gözleri doldu:

“O… bu kadar ani karar almış olabilir mi? Kimseye söylemeden… tüm eşyalarını alıp gitmiş?”

Seoyun gözlerini kaçırdı:

“Evet… çok hızlıydı. Kimseye bir şey söylemedi. Sadece… kayboldu. Ve artık kimse nerede olduğunu bilmiyor.”

⸻ Hyunmin’in Kararsızlığı

Hyunmin sessizce yürüdü, elleri hâlâ saçlarını karıştırıyordu. İçten içe kendini yiyordu:

“Bunu bekleyemedim… belki de… elimden geleni yapmalıydım… ama… nereden başlayacağım?”

Seoyun hafifçe omzuna dokundu:

“Hyunmin… sakin ol. Önce nerede olduğunu bulmalıyız. Panik yapmak bir işe yaramaz. Ama… hızlı hareket etmeliyiz. Bavullarıyla gitmiş… ve nereye olduğunu bilmiyoruz.”

Hyunmin başını salladı, gözleri kararlı bir şekilde:

“Haklısın. Önce izini bulmalıyız. Sonra… onu geri getireceğiz. Ne olursa olsun.”

⸻Stüdyo Şoku

Minji ve Hyerim uzaktan olan biteni izliyordu.
Jisoo yanlarına yaklaştı:

“Eski hayatına mı dönüyor acaba?” diye fısıldadı.

“Okula gitmiyor, amigo ekibi de ulaşmaya çalışıyor… kimse bulamıyor,” dedi Hyerim, endişeyle.

— Teasung’ın Çıkışı ve Plan

Birden Teasung ortaya çıktı. Ciddi ve çözüm odaklı bir ifadeyle:

“Hyunmin… onu bulmalıyız. AB’nin gözü önünde değil, kendi isteğiyle eski kulüpte çalışıyor. Onu oradan çıkarmalıyız.”

Hyunmin kaşlarını çattı:

“Nasıl gördün? Oraya nasıl ulaştın?”

Teasung açıklamaya başladı:

“Görmüştüm… birkaç gün önce kulübün arka girişinden çıkıyordu.Eğer geç kalırsak… tamamen kaybolur.”

Hyunmin başını salladı:

“O zaman… hemen kulübe gitmeliyiz. Beklemeye tahammülüm yok.”

⸻ Kulübe Giriş ve Arayış

Jisoo, Hyerim, Minji ve Teasung, Ayeong’u bulmak için kulübe geldiler. Loş ışıklar, müzik sesi düşük, ortam tedirgin ediciydi.

“Burada… hiçbir iz yok,” Jisoo fısıldadı.

“Ama VIP odalarına doğru gitmeliyiz. Orada olabilir,” dedi Teasung

İçeride dolaşırken, koridorda ikinci kattaki VIP odaların bulunduğu alan gözüne çarptı. Teasung kapıları tek tek kontrol etti.

“Burada… dikkatli olmalıyız,” dedi.Hyunmin arkasında sessizce takip ediyordu. Minji ve diğerleri nefeslerini tutmuştu.

——— Kapı Kapı Arayış (Revize)

Her kapıyı tek tek açtılar, içleri boştu. Sadece son bir kapı kaldı.

Teasung yavaşça kapıyı çevirdi, Hyunmin arkasında durdu, diğerleri koridorda bekledi.

“Son şansımız bu,” dedi Teasung.

“Hazır olun…” Hyunmin sessizce cevap verdi.

Kapı yavaşça açıldı… ve masanın başında Ayeong oturuyordu.

Kıyafetleri düzenli, hazır ve kararlı duruyordu; bacak bacak üstüne atmış, topuğun üzerinde makyajını tazelemiş gibi bir tavırdaydı.

Oda sessizdi, hiçbir hareket yoktu ama Ayeong’un bakışları Hyunmin’e kilitlenmişti.
Hyunmin nefesini tuttu. Hiçbir kelime yoktu. Sadece Ayeong’un emin ve kararlı yüz ifadesi, sessiz ama güçlü bir mesaj veriyordu: kendi kararını vermişti.

Teasung, Minji, Hyerim ve Jisoo sessizce bakakaldılar. O an, tüm gerilim ve merak Ayeong’un bakışlarıyla doruğa ulaştı…