18. bölüm · KIRILDIĞIM YERDE KALDIM

Ayeong—Bölüm 2: Kan Bağı

Yaren Irmak

———Tribündeki Bakış

Stadyum ışıkları yandı. Müzik yükseldi. Amigo takımı sahaya koştu. Ponponlar havaya kalktı. Ve Ayeong… gülümsedi. Ama bu eski gülümseme değildi.

Hyunmin tribünde oturuyordu.Kalabalık bağırıyordu ama onun dünyasında tek kişi vardı. Ayeong, Dansı kusursuzdu. Adımları güçlüydü. Ama gözleri… uzaktaydı.Sanki zihni başka bir yerdeydi.
Hyunmin hafifçe fısıldadı:

“…Bir şey değişmiş.”

Jisoo başını çevirdi.

“Ne oldu?”

Hyunmin gözlerini ondan ayırmadan cevap verdi:

“Bilmiyorum… ama Ayeong sanki bir yere ait olmamaya başladı.”

Tam o anda Ayeong tribüne baktı. Göz göze geldiler. Eskiden o bakışta sıcaklık olurdu.Bugün… bir sır vardı.

—— Mesaj

Gösteri bitti. Soyunma odası kahkahalarla doluydu. Amigo takımından arkadaşı Sooah makyajını silerken konuştu:

“Telefonundaki kadın gerçekten annen miymiş?”

Ayeong cevap vermedi. Telefon titreşti. Bilinmeyen numara.

📩“Yarın. 14:00.”“Gelmen gerekiyor.”

Konum ve Altında Japonca bir cümle:

「逃げないで。」Kaçma.

Ayeong’un içi buz kesti.

——— Mizuno Reina

Eski bir lounge bar. Gündüz saatlerinde kapalıydı. Kapıyı çalışan biri açtı.

“Sen Ayeong?”

Başını salladı. İçeri alındı. Loş ışık. Sigara kokusu. Boş sahne.Ve barın köşesinde oturan kadın…

Ayeong’un adımları durdu. Kadın başını kaldırdı. Omuz hizasında dalgalı saçlar. Keskin eyeliner. Yorgun ama büyüleyici bir yüz. Ayeong’un yüzüne şaşırtıcı derecede benziyordu.

Kadın ayağa kalktı. Bir an ne diyeceğini bilemedi. Sonra hafif Japon aksanıyla konuştu:

“…Annyong… Ayeong.”

Kelimeler Koreceydi ama tonlama yabancıydı. Yumuşak. Çekingen.

“…Ben… Mizuno Reina.”

Durdu. Gözleri titredi.

“…Ben senin annenim.”

Japon AksanıAyeong geri çekildi.

“Hayır.”

Reina başını eğdi.

“Korece… hâlâ zor geliyor bana.”

Utangaç bir gülümseme.

“Ben burda değildim Japon’um”

Etrafı gösterdi.

“Buralar… bana tanıdık.”

Sandalyeye oturdu. Ellerini dizlerine koydu.

“…Ben gece kulüplerinde çalışıyorum.”

Sessizlik. Ayeong’un kalbi hızlandı.Reina devam etti:

“Dans… VIP odalar… müşteriler…”

Gözleri Ayeong’un gözlerine kilitlendi.

“…Senin geçtiğin yerlerden.”

Ayeong’un nefesi kesildi.

——— Geçmişin Aynası

Reina derin bir nefes aldı.

“Seni ilk gördüğümde…YouTube’da…”

Sesi titredi.

“…kendimi gördüm.”

Yutkundu.

“Ben de gençkentim… Bir adamı sevdim.”

Gözleri yumuşadı.

“Baban.”

Kısa bir sessizlik.

———Büyük Gerçek

Ayeong’un sesi titredi.

“Babam… seni tanıyor mu?”

Mizuno Reina hafifçe gülümsedi. Bu gülümseme yorgundu. Ama sıcak bir anı taşıyordu.

“Tanıyor.”

Durdu.

“Beni… çok iyi tanıyor.”

Ayeong’un kaşları çatıldı.

“…Nasıl yani?”

Reina sandalyeye oturdu. Ellerini birbirine kenetledi. Sanki yıllardır sakladığı bir hikâyeyi açıyordu.

“Baban Japonya’ya iş için gelmişti. Gençti… ciddi… fazla dürüst bir adamdı.”

Hafifçe güldü.

“Ben ise… gece kulübünde çalışıyordum.”

Gözleri uzaklara kaydı.

“Dans ediyordum. Masalara gidiyordum. İnsanları eğlendiriyordum.”

Ayeong’un kalbi sıkıştı.Reina devam etti:

“Bir gece geldi. Diğer erkekler gibi bakmadı bana.”

Sessizlik.

“Beni insan gibi gördü.”

Reina’nın sesi yumuşadı.

“Her gece gelmeye başladı. Konuşuyorduk.Beni dinliyordu.”

Bir nefes aldı.

“…Sonra aşık olduk.”

Ayeong donmuştu. Reina başını eğdi.

“Beni o hayattan çıkarmak istedi. Borçlarımı ödedi.Çalışmayı bırakmam için yardım etti.”

Gözleri doldu.

“İlk kez normal bir hayat yaşadım.”

Kısa bir gülümseme.

“Sabah kahvaltıları… sessiz akşamlar…mutluluk.”

Ayeong fısıldadı:

“Peki neden ayrıldınız?”

Reina’nın yüzündeki ifade değişti. Bu kez acı vardı.

“Çünkü geçmiş… kolay bırakmaz.”

Reina ayağa kalktı. Ayeong’a yaklaştı. Bu kez elini gerçekten uzattı. Ama dokunmadan durdu.

“Ben seni terk etmedim…Seni kurtardım.”

Ayeong’un gözlerinden yaş süzüldü.Reina devam etti:

“Baban seni büyüttü.Ben uzaktan izledim.”

Hafif Japon aksanıyla fısıldadı:

“Her doğum gününde aradım… ama kapattım.”

Gülümsedi.

“Cesaret edemedim.”

——— Neden Şimdi?

Ayeong sessizce sordu:

“Peki… şimdi neden geldin?”

Reina’nın yüzü yeniden ciddileşti.

“Çünkü korkuyorum.”

Durdu.

“Senin hayatın… benim eski hayatıma benzemeye başladı.”

Kulüp.Jiho.VIP odalar.Reina gözlerini kaçırdı.

“…Ben o karanlığın seni tekrar bulmasını istemiyorum.”

Bir adım geri attı.

“Bu sefer yanında olmak istiyorum.”

Sessizlik.Kapıya yöneldi. Son kez dönmeden konuştu:

“Ayeong…”

Japon aksanı belirginleşti.

“…bu kez seni yalnız bırakmayacağım.”

Kapı kapandı. Ayeong tek başına kaldı.Ve ilk kez anladı:

Annesi onu terk eden kadın değildi.
Onu korumak için kendini feda eden kadındı…