4. bölüm · Kırılan Şafak-2: Geceye Yazılan Ağıt

4. Bölüm: Gölge Boğanların Labirenti

Aybige Aydan

Mert, Ebru, Yavuz Üsteğmen, Ali ve Can, beyaz gözlü çocuğun peşinden yeraltının o kadim karanlığına adım attılar. Tünel, kapağındaki gibi zifiri siyahtı ve nemli duvarlardan sızan siyah sıvı, ayak seslerini yutuyordu. Mert’in el feneri, sadece notu aydınlatmak için yeterliydi. Notta yazan "Gerçek, karanlığın içindeki uykuda saklı" cümlesi, şimdi zihninde bir uyarı gibi yankılanıyordu.

Tünelin derinliklerinde, sığınağın içinden gelen o ninni tekrar yükseldi. Ama bu sefer hüzünlü değil, tehditkardı. Tam o sırada, Mert feneri tünelin tavanına tuttuğunda dehşeti fark etti. Tünelin tavanı, binlerce Scarlett ve Gölge Boğan yumurtasıyla kaplıydı.

-"Bunlar... kuluçka," diye fısıldadı Can, sesi titreyerek.

-"Zifir sinyali onları sadece uyandırmakla kalmıyor, çoğaltıyor da."

Aniden, gölgelerin içinden bir Gölge Boğan fırladı ve Ali'ye saldırdı. Ali, Gölge Boğan’ın asitli pençelerinden kaçmaya çalışırken, Mert ve Yavuz Üsteğmen ateş açtılar. Ama mermiler gölgelerin içinden geçip gidiyordu.

-"Ali!" diye bağırdı Mert.

Ali, canavarla boğuşurken,

-"Mert! Notu Selim'in odasındaki gizli bölmeye koyduğum telsiz frekansıyla karşılaştırın!"

dedi. Ve bir el bombası pimini çekti.

-"Gitmelisiniz!"

Ali, el bombasını Gölge Boğan'ın ağzına sokarak patlattı. Tünel sarsıldı ve yumurtaların bir kısmı parçalandı.

Radar İstasyonu ve Yeni Bir Şok

Patlamanın ardından dumanlar arasında tünelin sonu göründü. Grup, Karadeniz’in hırçın dalgalarının dövdüğü sarp bir kayalığın üzerindeki terk edilmiş radar istasyonuna ulaştılar. Karbeyazı karların üzerinde, kapağındaki o son umut ışığı (Radar Kulesi) yükseliyordu.

Can, Ali’nin dediği gibi sığınaktan aldıkları gizli telsiz frekansını, Selim Amca’nın notundaki kodlarla karşılaştırdı.

-"Mert... Kodlar, sinyali tamamen durdurmak için değil, onu bir yere iletmek içinmiş."

O sırada radar kulesinin kapısı açıldı. Ve içeriden, herkesin tanıdığı ama görmeyi asla beklemediği biri çıktı.

Radar istasyonunun bekçisi, Selim Amca'nın sığınakta bıraktıkları kardeşi, Ahmet idi. Ahmet, Mert'e bakarak,

-"O notu getireceğinizi biliyordum," dedi.

-"Ağıt frekansı hazır... Ama onu başlatırsak, sadece Scarlettlar ve Gölge Boğanlar değil, Los Angeles da dahil olmak üzere dünyanın her yerindeki 'etkilenmiş' insanlar da 'uykuya' geçecek. Chloe dahil."

Mert, notun üzerindeki o cümleye baktı:

"Işık sadece bir göz yanılmasıdır. Gerçek, karanlığın içindeki uykuda saklı." Şimdi "gerçek" karanlıkta değil, Mert'in vereceği o korkunç kararın içindeydi.