4. bölüm / 13
Kırık kanatlar 2Kayıp gemi
Bölümler 13Şu an: Kayıp gemi
- 1 Giriş946 kelime
- 2 Gözyaşı819 kelime
- 3 Esaretin zincirleri708 kelime
- 4 Kayıp gemi798 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Yalnızlığın yollarına809 kelime
- 6 Fark ettim966 kelime
- 7 Tırtıldan kelebek964 kelime
- 8 Müzik kutusu907 kelime
- 9 Daha yolun başı785 kelime
- 10 İhanet725 kelime
- 11 Soğuk Geceler598 kelime
- 12 Yıkık dökük hayaller430 kelime
- 13 FİNAL VE YAZARDAN SON SÖZ170 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İnsan bir gemi gibidir her gemi denize açılmak için zamanını bekler hemde neyle karşılaşıcağını ön göremediği bir yola çıkıcağını bilmeden yol almaya başladığında ilk başta durgun sular hoşuna gider hep böyle olacağını zannedip daha da derinlere açılır ve hiç farkına bile varmadan kendini güçlü kocaman dalgaların , kasırgaların içinde kaybolmuş vaziyette bulur ve o kasırga sona erdiğinde artık o gemiden geriye kalan tek şey kırık parçalarıydı .
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Sabah saat 7diye gelmek üzereydi perdenin arasından sızan güneş ışıklarıyla gözlerimi yavaşça araladım Aylin daha uyuyordu normalde bu kadar erken uyanmazdım hala uykuluydum da zaten kendime kahve almak için aşşağıya indim sabah erken olduğundan koridorlar sessizdi o sırada Emirde yanıma geldi " günaydın sende mi erken kalkıp kahvaltı yapmadan kahve içenlerdensin " sorusuyla yüzümdeki gülümsemeyi saklayamadım " Günaydın ama hayır hatta hiç erken uyanmayı sevenlerden değilim " dediğimde bu sefer sırıtan o oldu kahvesini aldı ve kulağıma yaklaşarak " öyle olsun ama söylediklerinle hareketlerin çelişiyo hani farkında değilsen diye söyliyim dedim " kulağımdan ayrılana kadar nefesimi tuttuğumu fark etmemiştim bile daha birşey demeye fırsat bulamadan çoktan çıkıp gitmişti bile kahvemden bir yudum alıp Aylinin kaldığı odaya geçtim daha uyanmamıştı tam kapıyı kapattım ki bebek ağlamaya başlamıştı hemen bardağımı komidine bırakıp kucağıma aldım fısıltıyla " anneyi uyandırmak yok " bir yandan da hafifçe kucağımda sallıyodum ağlaması durmuyodu Aylin kımıldanıp uyandı gözlerini ovuşturup yerinde doğruldu " acıktımı acaba " sesi uykulu çıkmıştı hafifçe kucağına bırakıp " olabilir ben biraz hava almaya çıkıyorum sende karnını doyur " kahvemi alıp kapıya yöneldim " beni ara bişeye ihtiyacın olursa ben kahvemi bitirp gelirim zaten " ve kapıyı kapttım bahçeye çıktım boş banklardan birine oturdum hava soğumaya başlamıştı ama benim üzerimde kısakollu vardı rüzgar insanın iliklerine kadar işliyodu kahvemden bir yudum daha aldım etraf bu gün sakin görünüyodu yarın artık izin gümün bitiyordu bu akşam yola çıkmam gerekiyordu ama ben çıkmak istemiyordum en yakın arkadaşım kayıptı ve ben onu bırakıp çalışmaya gidecektim nasıl yapardım böyle birşeyi bi ihtimal daha izin alamazmıydım patrondan tam o sırada telefonum çaldı tam da arayan patronumdu " Sude hanım bi sıkıntı mı var " dedim istemsizce gerilmiştim " Gece yarın geliyosun dimi " demesiyle anlık duraksadım ne dicektim " şey Sude hanım ben " daha sözümü bitiremeden " Gece bak iznini uzatmak istiyceksen bunu kafama göre yapamam ya yarın gelirsin yada işsiz kalmayı kabul edersin " başımdan aşşağıya kaynar sular dökülmüştü " Sude hanım ben istifa ediyorum yapamıyorum belliki ben size ve arkadaşlarıma daha fazla ayakbağı olmak istemiyorum o yüzden siz yolunuza ben yoluma " normalde kararlarımı herşeyi düşünerek alırdı ama bu sefer başkaydı bir süre karşıdan ses gelmedi " tamam en azından dilekçeni gönder onu imzalıyım hakında hayırlı olsun " telefonun kapanmasıyla dolan gözlerim boşaldı hiç ağlamadığım kadar ağlamıştım omzuma bir elin dokunmasıyla hızlıca sildim göz yaşlarımı yanıma oturunca Emir olduğu gördüm " tutma kendini herşeyi biliyorum duydum " kendimi toparlayıp ona döndüm " herşeyi mi " diyebildim sadece boğzım düğümlenmişti başını salladı " herşeyi " diye sözümü tekrarladı ayağa kalktım" ben artık gidiyim " bileğimden tutup beni oturttu " olmaz daha konuşmamız bitmedi " rüzgardan önüme gelen saçlarımı geriye atıp " ne konuşuyoduk biz unut duyduklarını sadece arkadaşım bulunsun istiyorum seninde tabi umrundaysa yardım edersin bana " dedim ve telrar ayağa kalkmaya yeltendiğimde bu sefer daha sıkı tuttu bileğimi " sen ebelik yapıyodun dimi " şimdi bu nerden çıkmıştı burnumdan gülüp " sen ne zamandan beri insanların işleriyle ilgileniyosun ama hayır artık ebe değilim " dedim ve ayağa kalktım bu sefer o da ayağa kalkıp beni kendine çekti " burda çalış " dedi sadece benim duyabileceğim bir fısıltıyla ondan birkaç adım uzaklaşıp " bilmiyorum düşünmeliyim ve benim şuan onu yapıcak gücüm yok " dedim ve bu sefer gerçekten gittim yanından odaya girdimde Aylin üstünü değişmiş bebeğide hazırlamıştı " çıkıyomuyuz artık " kapıyı yavaşça katıp Aylin başını salladı " evet teyzesi çıkıyoruz artık zor da olsa uyudu " başımla onayladım çantamı aldım ve Aylinin açtığı kapıya yönelip " hadi bakalım aman üşümesin hava buz gibi " dedim birlikte yürürken " o üşümez ama sen kıpkırmızı olmuşsun " sadece gülümseye bilmiştim Aylin kaşlarını çatıp " sen iyimisin durgun duruyosun " dedi iyi olduğumu göstermek için gülümsedim " sen şimdi kahvaltıda yapmamışsındır senin evine geçelim de yapalın güzelce " ikna olmadığı gözlerinden belliydi ama söz etmedi yolda işimi kaybettiğimi söyledim üzülmüşü ama asıl üzüntüyü kardeşi yerine koyduğu arkadşının kayıp olduğunu öğrenirse daha çok üzülücekti eve geldik kendimi toparlamak için yüzümü yıkadım ellerimi kuruladım mutfağa geçtim Aylin bebeği yatırıp gelmişti " sen otur ben herşeyi hazılarım şimdi " dedim ve domates salatalık doğramaya başladım telefonumu tezgaha bırakmıştım bir anda telefonuma bildirim gelmişti " Aylin baksana işle alakalı olabilir " dedim ellerim ıslaktı Aylin telefondaki bildirimi okuduğunda gözleri kocaman açıldı " Ayla kayıpmıydı hani birkaç haftalığına işi vardı " demesiyle artık herşey bitmişti şimdi ne diyecektim
Evettt yeni bölümü nasıl buldunuzzz umarım beğenerek okumuşsunuzdur
Bölüm etkileşimi
