1. bölüm / 13
Kırık kanatlar 2Giriş
Bölümler 13Şu an: Giriş
- 1 Giriş946 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Gözyaşı819 kelime
- 3 Esaretin zincirleri708 kelime
- 4 Kayıp gemi798 kelime
- 5 Yalnızlığın yollarına809 kelime
- 6 Fark ettim966 kelime
- 7 Tırtıldan kelebek964 kelime
- 8 Müzik kutusu907 kelime
- 9 Daha yolun başı785 kelime
- 10 İhanet725 kelime
- 11 Soğuk Geceler598 kelime
- 12 Yıkık dökük hayaller430 kelime
- 13 FİNAL VE YAZARDAN SON SÖZ170 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Öncelikle hepinize meraba geri döndüm bölüme başlamadan önce eğer hassasanız bu bölümde biraz şiddet içerikleri olacaktır o yüzden bunu dikkate alarak okumanızı tavsiye ederim seviliyosunuz iyi okumalar 🧡🧡
İnsan hep biryere ait hissetmek ister ben nereye aittim bilmiyorum kalbim hala bir yerleri kabullenebilmiş değil tam tepemde duran floraran ışık gözlerimi acıttığı için açamıyodum sert bir sedyenin üstündeydim ayaklarım ve bileklerim sedyeye bağlıydı ağzımı olabildiğince sıkı bağlamışlardı başımı haraket ettiremiyim diye başımıda tuhaf birşeye sabitlemişlerdi hiçbir şekilde hareket edemiyordum iliklerime kadar işleyen soğuğun nedeni bodrum katında olmam olmalıydı .uyandığımdan beri kimse gelmemişti yaklaşık bir saattir böyleydim artık gözlerim kapalıyken bile çok acıyordu bir süre sonra kapı kilidinin açılma sesi geldi ardından kulakları tırmalayan kalın bir ses ilişti kulaklarıma " merhaba küçük hanım " kensimi çırpındırdım hatta konuşmaya çalıştım ama faydasızdı " boşuna uğraşma hiçbir şekile onlardan kırtulamazsın " az ileriden gelen sesler birşeylerle uğraştığının kanıtıydı sonra adım sesleri bana yaklaştı ve oturdu " şimdi sakin ol hiç canını acıtmadan senden kan alıcam " demesiyle kendimi daha fazla çırpındırdım bağırmaya çalıştım ama olmadı en sonunda gücümün tükenmesiyle kolumda hissettiğim acı bir oldu tamamen çaresizdim gözümden akan yaşlar süzülüp yere düştü kolumdan iğneyi çıkarttı " birti mi zannettin tabikide hayır burda tamı tamına 20 tüp var bakalımne kadar dayanıklısın her tüp için başka bir yerine saplıyacam " iğrenç sesiyle karışık kahkahası miğdemi bulandırıyodu ikinci tüp için tekrar iğneyi soktu gene avazım çıktığı kadar beğırdım " bağırma derim çünkü burası yerden tamı tamına 700 metre aşşağıda şimdi uslu dur da işimi bitireyim " dedi umurzaman tavırları aşırı sinir bozucuydu her iğne bedenime saplandığında acı içşnde bağırıyodum sonlara doğru artık hiçbir bağıramıycak duruma gelmiştim bile artık o kadar güçsüzleşmiştim ki halim kalmamıştı 17. tüpe geldiğinde baş ağrım dahada fecileşmişti artık sesler zayıflamıştı en son kapkaranlık bir hiçlik
~ GECE~
Nihayetinde doğum gerçekleşmişti odanın içini bebek ağlama sesleri doldururken Aylin güçsüz düşmüştü zayıf bir gülümsemeyle " Çok küçük " dedi gülümseyrek başımı salladım " evet annesi bebeği hemen kundağa sarığ getiriyorum " dedim ve içerdeki çekmeceleri rasgele karıştırdım en sonu da birtane bulup güzelce sardım ve yavaşça Aylin' nin kollarına bıraktım biraz yüzünü inceledi parmaklarını suratında gezdirdi yanağından bir damla yaş süzülüp " bu çok tatlı hoşgeldin dünyamıza Gökçe Mihre " sesi fısıltyla çıkmıştı ikimizin dediği ismi koymuştu üzülmeyelim diye Ayla henüz dönmemişti ayağa kalkık " Hadi siz Anne kız hazırlanın hastaneye gidelim ben Ayla' ya bakıp geliyorum " kapıya yöneldim biraz ileriye gidip bağırdım ama ses yoktu çok fazla uzaklaşmış olacağını sanmıyodum ama ses veren yoktu o son adımı attığımda duraksadım ayağıma birşey takılmıştı bir telefondu elime aldığımda donakaldım bu Ayla' nın telefonuydu ve ekranı çatlamıştı sakin kalmaya çalışarak hızla eve gittim Aylin çoktan hazırdı " Ayla nerde "meraklı gözlerini üstüme dikmişti bile " o acil işi çıkmış Barlas almış onu biz haber veremeden gitti " dedim çok mu belli ediyodum bişeylerin ters gittiğini bilmiyodum ama kapıya yönelip " hadi o zaman fazla beklemeyelim " demesiyle tuttuğum nefesimi bıraktım birlikte hastaneye geçtik
~Ayla ~
Başımdan aşşağıya buz gibi su dökülmesiyle kendime geldim birkaç kez öksürdüm daha kendimi toplayamadan " merhaba güzelik "bu seferki ses başkasına aitti daha kalındı saçlarıma dokunduğunu hissetmemle çırpındım ama faydasızdı hareket edemiyordum " Çaresizlik çok zor bişey değil mi " elleri bu sefer yanağıma kaydı iğrenç nefesini tenimde hissetim " ama sana bir sır vereyim mi prenses ben çok zevk alıyorum bunu yapmaktan " kulağımdan çekildi eline metal birşeyler aldığını hissedebiliyodum ne yapıcaktı bilmiyorum yada beni neden kaçırdılar hiçbir fiktim yoktu ama bildiğim tek şey yapıcakları şeylerin sınırı yoktu " şimdi senin o güzel ayak tırnaklarını sökelim " bağırmaktan ve ağlayabilmekten başka hiçbirşey yapamıyordum " rahat ol hiç açıtmıycam söz veremem belki biraz acıyabilir " her canım acıdığında artık bağıramaz hale gelmiştim " tamam biraz acımış olabilir dört tanecik sadece o kadar " dedi bu bile fazlasıyla bitkin düşmeme neden olmuştu ayık olmalıydım birileri gelene kadar ayık olmak zorındaydım
~ Emir ~
Aylin'ni bir odaya alıp bebeğin kontrollerini yaptık gayet sağlıklı görünüyodu Bebek annesine o kadar çok benziyodu ki anneainin kucağına bıraktım Gece bana yaklaşıp " Emir beş dakka gelsene hem Aylin dinlensin " dedi başomı sallayıp onayladım tedirgin gözlerle bana bakıp " Bak sana bişey söylemek istiyorum ama sakin ol tamam mı " anlamaz gözlerlerle ona baktım " Ayla ortalıklarda yok kayboldu biz dağ evindeyken " ne kaçırılmışmıydı nasıl yaa inanmak istemiyodum " ben onu hayatımdan çıkardım nikah masasına oturduğu gün o yüzden git söyle onu benim işim var şimdi " Gece gözlerini kocaman açıp " ne olursa olsun o senin meslektaşın değil mi " burnumdan güldüm öyleydi dimi konuyu değiştirmeye çalışarak " bu arada sana bişey sorcam bebeğin doğumuna sen mi yardım ettin "gözlerini devirip başını yana yatırdı " evet hani ebeyim ya ben ondan dolayı " dedi tam çekip gidecekken bileğinden yakaladım " kızma bana çünkü başka çarem yok " dedim başını salladı ve " ben anladım anlıyacağımı merak edersen diye söylüyorum eşi dediğin kişi naberi aldığı an kafayı yedi ve dünyayı birbirine katıyor " dedi ve çekip gitti bende işimin başına döndüm ne kadar uğraşsamda aklım hep ona kayıyordu yanaklarımı şişirdim ve indirdim en sonunda dayanamayıp hastaneden erken ayrıldım nereye bakıcaktım bilmiyorum ama genede arıyacaktım
~ Barlas ~
Kafayı yememe az kalmıştı tüm herkese eaip gürlemekten başka birşey yapamıydum kimin kaçırdığından o kadar emindim ki ama hiçbir izi yoktu Cevdet leman bu isim aklıma öyle bir kazınmıştı ki tam 12 yaşımdayken kaçırmıştı beni ve karşımda bir kadını gözlerimin önünde öldürmüştü ve ilk defa o zaman kırmızıdan nefret etmeye başlamıştım ne olursa olsun onu saklandığı delikten çıkarıcaktım başka çarem yoktu her saniye kafayı yemek üzereydim ne istediğini o kadar iyi biliyodum ki ama o istediğini elde edemeden ben çoktan Aylayı almış olucaktım
Ve yeni kitapla betaberiz umarım bu sefer daha beğenirsiniz anlatımımı yorumlarınızı bekliyorum
Bölüm etkileşimi
