2. bölüm / 7
KIMSIN SEN?KARIŞIK DÜŞÜNCELER
Bölümler 7Şu an: KARIŞIK DÜŞÜNCELER
(Belki başka yerlerde hayat var...)
"Bambaşka/Madrigal"
Eve gelir gelmez uyuyakalmıştım. Uyandığımda telefonumda binlerce cevapsız çağrı vardı. Arayan Buket idi. Şaşırmadım çünkü kıza doğru düzgün bir şey demeden okuldan kaybolmuştum. Okuldan eve geldiğimde saat 13.22 idi ve şimdi saat 18.34 olmuştu. Nerdeyse beş buçuk saat uyumuştum. Elimi yüzümü yıkayıp odama geri geldim ve telefonu elime aldım.
-Alo Buket,
-Ya kızım sen neredesin? Kaç saattir arıyorum açmıyorsun.
-Evdeyim uyuyakalmışım.
-Neden gittin sen okuldan bakalım?
-Boş ver ya başım falan ağrıdı öyle gittim.
-Yalan söyleme Beril.
-Ya boş ver sen beni. Hocalar benim hakkımda bir şey dediler mi?
-Hayır demediler zaten hasta dedim bilerek.
-İyi demişsin. Telefonu kapattım ve yazmaya başlamış olduğum o hikayeyi elime aldım. Karakterlerin isim ve soyadlarına baktım. Ayaz Kılıç… Mete Bulut… Cidden aynısıydı. Sanırım çok kafama takıyordum olabilecek şeylerdi bunlar. Kulaklığımı taktım ve müzik dinleyerek biraz daha yazmaya başladım. Henüz kız ismi seçmemiştim. Bir yandan yazıyordum bir yandan müzik dinliyordum bir yandan da kız ismi düşünüyordum. Ayaz’ı yani kitap karakterim olan Ayaz’ı sert bir karakter yaptım. Mete’yi de tam tersi daha samimi ama çok yapış yapış olmayan bir karakter yaptım. Artık fazla kafama takmıyordum olabilecek şeylerdi bunlar sadece ben fazla abartıyordum. Kafamda dönen düşüncelerden dolayı odaklanamıyordum bu yüzden yazmaktan vazgeçtim. Mutfağa doğru ilerleyerek kendime kahve yapma kararı aldım. Kulaklığımda hala müzik çalıyordu. Çalan şarkı Bambaşka/Madrigal bu şarkı bana çok anlamlı geliyordu.
‘’Gülmeden nereye kadar?’’
‘’Belki başka yerlerde hayat var…’’
Bu kısımlar hoşuma çok gidiyordu.
Kahvemi hazırlarken telefonuma bir bildirim gelmişti. İnstagramdan gelmişti. Tam bildirime bakacakken kahvem taşmak üzere idi. Telefonumu telaş halinde bırakarak, ocağın altını kapattım. Kalpli fincanıma yapmış olduğum kahveyi döktüm ve cezveyi lavaboya bıraktım. Daha sonra ellerimi yıkayıp elime kahvemi aldım ve balkona çıktım. Hava saatin erken olmasına rağmen kararmıştı. Kışın yaklaştığı bariz belliydi. Bir yandan kahvemi yudumluyor bir yandan dışarıyı seyrediyordum. Bir anda aklıma instagramdan gelen bildirim geldi. Telefonumu elime aldım ve dm kısmına tıkladım. Fakat yazan kimse olmamıştı. Bildirimler kısmına tıkladım yine bir şey yoktu. Bu sefer fake hesabıma girdim ve bir mesaj isteği vardı. Kullanıcı ismi @deathwarrior diye bir kullanıcı adı vardı. Hemen gelen mesaja tıkladım.
‘’Tanışabilir miyiz??’’ Yazıyordu. Bende yanıt olarak, ‘’Kimsin sen?’’ Yazdım. Yazmasını bekliyordum ve yazan kişinin hesabını incelemeye başladım. Hesabında köpek resimleri ve gitar resimleri vardı. Fotoğrafların altındaki yorumlar cidden çok etkileyiciydi. ‘’Bu yakışıklı bana da gitar çalmalıydı.’’ ‘’Bir gün bana da çalman dileğiyle...’’ Yorumlardan erkek olduğunu ve çapkın biri olduğunu anlayabiliyordum. Dm kısmına tekrar girdim ve yazmıştı. ‘’Eğer tanışmak istersen nasıl biri olduğumu anlarsın’’ yazmıştı. Sapık mıydı bu? Hemen yanıtladım, ‘’Yorumlar sayesinde nasıl bir sapık olduğunu anladım zaten’’ yazdım. Bana yanıt olarak, ‘’Belki de sapık olan ben değil de bana yazanlardır.’’ Yazdı. Hiç bu şekilde düşünmemiştim. Hemen tekrardan hesabına girdim ve takip ettiği kişilere tıkladım. Sadece Galatasaray’ı takip ediyordu. Bayağı şaşırmıştım. Bir erkek nasıl olurda hiç kız takip etmezdi? Bir dakika erkek olduğu ne malumdu? Bir dolandırıcı da olabilirdi. Of cidden kafam yine allak bullak olmaya başlamıştı. ‘’Madem sana o kadar yazan kız var neden bana yazıyorsun da yazan kızlara yazmıyorsun?’’ yazdım. Kulaklığımın bir anda şarjı bitmişti telefonumu balkon masasının üstüne bıraktım ve içeri girdim. Kulaklığımı şarja takarken bir anda babam geldi.
-Kızım ne yapıyorsun?
-Kulaklığımın şarjı bitti bende şarja takıyordum.
-Tamam ben şimdi duşa gireceğim daha sonra önemli bir toplantım var eve geç dönerim. Dedi ve gülümseyip banyoya girdi. Fazla takmıyordum kesin yine iş arkadaşları ile yemeğe çıkacaktı. Kulaklığımı şarja taktıktan sonra tekrar balkona doğru ilerledim. Kahvem bitmişti, kahve yerine kendime çay doldurmaya karar verdim. Çayımı doldururken şu gizemli Galatasaraylı çocuğu düşünüyordum. Kim olduğunu merak ediyordum. Sanırım bu merakımdan dolayı onunla tanışmalıydım. Sadece eğlence için onunla tanışacaktım. Ciddi bir mesele yok zaten sanal yani en fazla ne olabilirdi ki? Çayımı alıp balkona doğru yürüdüm. Masanın üstünde duran telefonumu elime aldım. Telefonuma o gizemli Galatasaraylı çocuktan bildirim gelmişti. ‘’Çünkü o kızlardan farklı olabilirsin’’ yazmıştı ve yanına bir gülücük bırakmıştı. Hemen geri dönüş yaparak, ‘’Ne gibi farklılık mesela?’’ yazdım. ‘’Mesela ilk adımı sen atmadın ben attım. Bu da bir farklılık’’ yazdı. Ne diyeceğimi bilemiyordum. ‘’Peki öyle olsun..’’ yazdım. ‘’Öyle olsun bakalım.’’ yazdı. Bu çok garip biriydi. Daha cinsiyetini bile bilmediğim biri ile nasıl konuşabiliyordum? Ya dolandırıcıysa? Ya da bizim sınıftan biri bana komik olmayan bir şaka yapıyorsa? Kafam yine dolmaya başlamıştı…
Bölüm etkileşimi
