KIMSIN SEN? kitap kapağı

4. bölüm / 7

KIMSIN SEN?

ICIMDEKI ÇIĞLIKLAR

Vaveyla Yazarı: Gamze Gülmez

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: ICIMDEKI ÇIĞLIKLAR

(Bazen bir dağa çıkıp çığlık atıp rahatlayasım geliyor…)

*Saatler sonra...*

Buket’in evindeydim. Ailesi şehir dışına çıkmışlardı akrabalarının düğünü için. Buket’in okulu nedeniyle o gitmemişti. Olayları Buket’e anlatmıştım. Telefonum sessizdeydi ve +99 cevapsız arama yapılmıştı. Arayan babamdı. Artık babamla yaşamak istemiyordum. Annem bizi terk edip başka bir adam ile evlenmişti. Ve bildiğim kadarı ile bir küçük kızı vardı. Annemden nefret ediyordum. Tüm sevgimi babama vermiştim fakat babam her zaman beni ihmal ederdi. İş yemeği, toplantı hep bunları derdi. Bu sabah baba kız kahvaltı yapacağımızı sanıyordum ama o kadın gelene kadar. Cidden babam ile artık beraber olacağımızı sanmıştım. Her şeyi baba kız yapıp, annem olan o iğrendiğim kadının
gözünün önünde ne kadar mutlu olduğumuzu göstereceğimizi, insanlara inat ne kadar mutlu olduğumuzu göstereceğimizi sanmıştım. Ama işler aslında başkaydı. Benden gizli nasıl nişanlanabilirdi! Aklım cidden almıyordu. Tamam annem bizi terk ettiği sırada hayat bitmemişti devam ediyordu ama bu sadece babam için geçerliydi. Benim hayatım bitmişti devam etmiyordu.
Böyle kendi kendime düşüncelere kapılmışken Buket bana birkaç yiyecek getirmişti.
-Yemek yememiş olmalısın. Dedi gülümseyerek.
-Evet Yemedim. Ama iştahımda yok. Yani aç değilim.
-Beril, yapma böyle lütfen. Olayın üstünden iki saat geçti ve sen hala hiçbir şey yemedin.
Buket’in artık daha fazla üstüme gelmesini istemediğim için mecburen getirdiği şeyleri yemek zorundaydım. Bir kaşarlı tost ve portakal suyu getirmişti. Onları yerken bir anda aklıma bu gizemli Galatasaraylı çocuk geldi. Acaba mesaj atmış mıydı? Diye böyle düşünürken tostumu bırakıp elime telefonumu aldım. İnstagrama girip fake hesabıma girdim. Ve bir sürü mesajlar yazmıştı. Dün için iyi geceler mesajı, Sabah için günaydın mesajı ve beni merak ettiği için birkaç şeyler yazmıştı. Bu kimdi böyle? Neden beni merak ediyordu? ‘’Acaba iyi misin. Dün akşamdan beri yazmıyorsun?’’ yazmıştı. Derin bir nefes aldım ve ona mesaj yazmaya başladım. ‘’İyi miyim? Değil miyim? Hiçbir fikrim yok ama bana bugün gün aymadı.’’ Yazdım ve telefonumu kapattım. Tostumu bitirir bitirmez mutfağa Buket’in yanına gidiyordum. İçeri tam girmedim ama biri ile konuşuyordu.
‘’Ya cidden mi? Yani hoş çocuk ve yakışıklısın’’ Demişti. Bu kimle konuşuyordu böyle? Bilerek geri çekilip uzaktan geliyormuş gibi yapıp, Buket’e seslendim
-Buket tostumu bitirdim, bugün seninle bir yerlere mi gitsek acaba? Dedim ve mutfağı girdiğim de buket heyecandan telefonunu düşürmüştü. Ona karşı gülümseyerek,
-Ee kimmiş bu yakışıklı ve hoş çocuk? Dedim, dalga geçercesine.
-Ya duydun mu sen konuşmalarımızı? Dedi.
-Duydum tabii. Dedim, elimde ki tabağı tezgahın üstüne bırakarak.
-Kim olduğunu biliyorsun aslında.
Merakla, -Kim?
-Mete Bulut. Dedi bir anda. Şok içerisinde Buket’e bakıyordum. İyi de nasıl? Okula geleli daha 2 gün olmuştu çocuğun.
-Nasıl? Diyebildim sadece.
-Okulda hep bana bakıyordu sonra bende dayanamayıp, gittim numarasını aldım. Nasıl bu kadar rahattı? Ya da ben mi çok düşünüyordum. Kafam çok karışıktı. Babamın bir anda eve getirdiği kadını mı düşüneyim yoksa Mete ve Ayaz denen bu iki çocuğu mu. Hiç cevap vermeyip sadece gülümsedim ve oturma odasına geri döndüm. Anlaşılan o ki mutfakta durup Mete ile konuşmaya devam edecekti. Elime telefonu aldım ve İnstagrama tekrardan girdim. O gizemli çocuk yazmıştı, ‘’Bir sıkıntın mı var? İstersen dertleşebiliriz bende bugün iyi değilim.’’ Yazmıştı. Neden beni önemsiyordu? Ah, doğru ya fake olarak açtığım kız fazla güzel. Yazmaması mümkün değil. ‘’Bilmiyorum sana nasıl güvenebilirim?’’ yazdım. Anında mesajıma baktı. Resmen mesaj atmamı bekliyordu ekran başında. ‘’Nasıl seni bana güvenmene sağlayabilirim?’’ yazmıştı. Soruma soru ile cevap vermesi hoş değildi ama nedense yüzümde saçma bir şekilde bir tebessüm oluşmuştu. ‘’İlk önce kız mı erkek mi olduğunu ve ismini öğrensem.’’ Yazdım. ‘’Pekala ismim Umut. Ve erkeğim.’’ Yazmıştı. Aklı fikrince beni kandırma peşindeydi. ‘’Gerçekten erkeğim yazınca inandığımı mı sanıyorsun’’ Yazdım gülücük emojisi koyarak. Birkaç dakika sonra ses kaydı attı. Açmaya tereddüt ettim. ‘’Umut ben, 17 yaşındayım. Şimdi inandırıcı oldu mu Defne hanım?’’
Diye ses atmıştı. Sona doğru o kadar Hoşuma giderek dinlemiştim ki. Fake hesabımdaki kızın ismi Defne idi. Cidden şuan ne yaptığımı hiç çözemiyordum. Hiç buluşmayacağım bir çocukla neden konuşuyordum ki? Hemen yanıt olarak ‘’İnandırıcı oldu Umut Bey.’’ Yazdım. Tam o sırada kapı çaldı korku içinde hemen mutfağa Buket’in yanına gittim. Buket yine telefonla konuşuyordu.
-Telefonu bırakıp acil kapıya bak ya babamlar geldiyse? Dedim derin derin nefes alarak. Buket telefonu bırakıp kapıya doğru gitti. Ben de hemen buzdolabının yan tarafında bulunan küçük turşu kavanozları olan dolabın içine girdim. ‘’Buyurun ne için gelmiştiniz?’’ Diye Buket kapıyı açmıştı. Sesini duyabiliyordum. Gelen polisler olmalıydı. ‘’Bir ihbar almıştık müsaitse eve bakabilir miyiz?’’ ‘’Elbette buyurun.’’ Ayak seslerinden nerelere baktıklarını anlayabiliyordum. Kalbim çok hızlı atıyordu. Ayak sesleri çok yakından gelmeye başlamıştı. Mutfağa girdikleri an kalbim ağzımda atmaya başlamıştı. ‘’Tamamdır, sizi rahatsız ettiğimiz için kusura bakmayın küçük hanımefendi.’’ ‘’Sorun değil işiniz bu.’’ Üstümden neredeyse kocaman bir yük kalkmıştı. Polislerin gittiklerini duyduktan sonra hemen dolaptan çıktım Buket’in yanına doğru ilerledim. Elim ayağım titriyordu. Buket bana doğru yaklaşıp bana sarıldı. Gözlerim dolmaya başlamıştı. -Korkma güzelim ben her zaman yanındayım.
-Bundan asla şüphem yok. Gözlerim dolu bir şekilde gülümsedim.
-Hadi lütfen elini yüzünü yıka bende sana ıhlamur falan getireyim havalar çok soğumaya başladı sana iyi gelir. Kafamı olur anlamında sallayarak banyoya doğru ilerledim. Yüzümü yıkamadan önce aynadan kendime bakıyordum. Aslında çok güzel bir kızdım. Ama güzelliğimin farkında hiçbir zaman olamadım. Artık mutlu olmalıydım. Mutluluğumu başkaları çalmıştı. Başkalarının mutluluğu için kendimi yıpratamazdım. O başkaları da babamdı…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.