Kayıp Merhamet kitap kapağı

6. bölüm / 11

Kayıp Merhamet

5-Can dostum

Vaveyla Yazarı: Eylül su Yalçın

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 5-Can dostum

Arabadaydık. Ayberkle eve gelince hızla odama geçmiş fakat uyuyamamıştım. Zaten çok geçmeden Ayberk odaya gelmiş, Aybarsın Erva’nın evine gidip hastanelik olduğunu söylemişti.

Bende Ervayı görmek istediğimden dolayı beni de götürmek istemişti.

Beni şaşırtan şey Aybarsın Erva ile ne işi olduğuydu. Bu soru kafamı o kadar çok kurcalamıştı ki en sonunda koltukta Ayberk’e doğru döndüm.

Ona doğru dönmemden bir şey diyeceğimi anlamış gibi başını bana doğru çevirdi.

Aslında o kavgadan sonra, gerçi kavga denilemeyecek kadar küçüktü. Bence. Konuşmak istemiyordum.

Ama sormazsam gece asla uyuyamazdım.

“Aybars neden Ervanın yanına gitmiş ki?”

Dudaklarını bilmiyorum der gibi büktüğünde koltukta yeniden eski halime döndüm.

Bu konuşmadan sonra hastaneye varana kadar ikimizde konuşmadık vardığımızda, kapıyı açıp inecekken, Ayberk “Sakın kaçmayı deneme korumaların gözü üzerinde.” Bunun bende farkındaydım.

Bir şey demeden arabadan indim.

Hızlı adımlarla hastaneye doğru yürümeye başladım. Resepsiyon kadından oda numarasını alınca Ayberkle beraber asansöre bindik.

Odanın önüne gelince kapıyı çalmadan direkt içeri daldım gözlerim hızla odayı taradı.

Aybars, hastane yatağında uzanıyordu koluna serum bağlanmıştı. Onu es geçip yanına baktığımda görüşüm puslandı.

Üzerini değiştirmeyi unutmuş olmalı ki üzerinde beyaz bir tişört altında ise kareli bir pijama altı vardı. Kızıl saçlarını at kuyruğu yapmıştı. Arkamda Ayberkin varlığını hissedince yutkundum. Erva beni görüp hızla ayaklandı. Gözünden bir damla yaş süzülürken kollarımın arasına girmişti.

Sıkıca sarmaladım, kokusunu içime çektim. Çok özlemiştim. Çok çok özlemiştim. Benimde gözlerimden yaşlar süzülmeye başlamıştı. O’da beni sıkıca sarmalamış, kokumu içine çekmeye başlamıştı. Erva sessizce bir şarkı mırıldanmaya başladı. Bu şarkıyı benden uzak kalıp, beni özlediğinde hep söylerdi.

Giyindim,hazırlandım,

aynı yer ,aynı masa

Bende sessizce ona eşlik etmeye başladım.

Anlatacak çok şeyim birikmişti sana,

Yıllar sonra burada iki dost bir arada

Herkesin bir can dostu olurdu benimki Ervaydı.

İkimizde sessizleştiğimizde hiç istemesemde yavaşça kollarının arasından çıktım. Çıkar çıkmaz dikkatle beni süzmeye başlamıştı.

Bir şey olmadığına kanaat germiş olacakki, konuşmama izin verdi. Sessizce Aybarsa dönüp kaşlarımı çattım.

“Senin Ervanın evinde ne işin var acaba?”

Hafifçe güldü. Sanki yemedik can dostunu der gibi bir gülüştü. Kaşlarımı dahada çattığımda

“tamam tamam. Ya ben şimdi bir arkadaşımla buluşacaktım. Evinde. Çocuğun evide Ervanın evine yakınmış bu da kapısını açık unutmuş. Bende insanlık olsun diye kapıyı kapatayım dedim kapıda bana uzakta kalıyor ama, bir ayağımı eve soktum sonra arkadan kafamda bir şey kırıldı.” Kendini gösterip “sonuç. Can dostundan da dinlemek isterim olayı.”

dediğinde bende bakışlarımı Ervaya çevirdim. Kaşlarını çatmış Aybarsa bakıyordu. En sonunda bakışlarını bana çevirip anlatmaya başladı.

“Bak şimdi ben evden çöp atmak için çıktım tamam mı? Çöpü attım geri dönüyorum sonra bizim Ceren geldi bana dediki ‘sizin kapının önünde biri var kapıda açık haberin olsun’ bende kapıyı açık unuttuğumu bilmiyorum. Hızlı hızlı gittim sonra bu salağın ayağıda bizim evin içinde olunca hırsız sandım. Kapının önünde ki boş vazolardan birini alıp kafasına geçirdim.”

Ayberk büyük bir kahkaha patlattığında, bende gülmeye başlamıştım.

Aybars yattığı yerden doğrulup, “Oradan bakınca hırsıza mı benziyorum?” Dediğinde Erva, “Ben ne bileyim ya sanki yüzünü gördükte boş boş konuşuyorsun. Ayrıca sus daha Azra ile ilgilenemedim.” Deyip bana doğru döndü.

“Azra N’oldu? Ne yaptılar sana? Nasılsın? Zarar gördün mü?”

Art arda bu cümleleri sıralamaya başlamıştı. Aybars yataktan kalkmaya çalışıp “Ya biz oradan bakılınca neye benziyoruz.” Diye mırıldandığında, Erva hiç düşünmeden “pisliğe” diye mırıldandı Alaycı bir tonda. Yutkunup Ayberke baktım. Bana bakıyordu. Sanki can dostunda seninle aynı fikirdeymiş diyordu gözleri. Gözlerimin dolmaması için kendimi sıkıp yeniden Ervaya doğru döndüm.

“Bir şey yok. İyiyim” diye mırıldandım. Çenem kasılırken. Erva inanmamış gibi “Azra” dedi içi yanıyormuş gibi.

Bir tek onun ki yanmıyordu.

“Bir şey yok Erva” daha fazla üstelemedi. Benden cevap alamayacağını anlamış gibi. “Geri dönecek misin?” Dedi sol gözünden bir damla yaş süzülürken.

Gözlerim dolarken Ayberke baktım. Başını iki yana salladığında gözümden süzülen bir damla yaşa engel olamadım.

Gözleri, gözümden süzülen gözyaşını takip ettiğinde yumruklarını sıkmaya başlamıştı.

“Ağlama.”

Diye mırıldandı. İçi gidiyormuş gibi ne diye içi gidiyordu? Neden böyle davranıyordu? Yapmamalıydı. Gözlerimden bu sefer art arda yaşlar dökülmeye başlamıştı.

Çenesi kasıldı. Ervaya bakıp tekrar bana baktı. Gözlerini bir şeyi kabullenmiş gibi yumup, açtı ve Aybarsa baktı.

Ben anlamaz gözlerle ikisine bakarken, Aybars ne olduğunu anlamış gibi şaşkınca Ayberke bakıyordu.

Bakışlarını Ervaya çevirip şöyle bir süzdü. Kaşlarını kaldırıp yeniden Ayberke baktı, “Yani şimdi Erva’yı anneme sevgilim olarak mı tanıtayım?” Diye sorduğunda gözlerim şaşkınca irileşti.

Erva, “Ne diyorsun sen ya?” Diyerek ileri atılınca kolundan tutup yanıma çektim. Bakışlarım Ayberke dönünce, “Ne diyor?” Diye mırıldandım.

Gözlerini yumup açtı ve bana bakarak “Ervayı yanında istemiyor musun? Al işte sana şans” dediğinde Aybars yerinde doğrulup “Bana sordun mu lan?” Dedi kızgın bir ses tonuyla ben ise donup kalmıştım.

Bu adam niye böyle davranıyordu?

Aramızı düzeltmek istiyor işte Azra.

Aybars sanki yanlış bir şey söylemiş gibi bakışlarını Ervaya doğru çevirdi. “Seninle alakalı değil” dediğinde Erva kendine gelmiş “Bilemiyorum.” Bende bakışlarımı ona çevirdim Ayberke bakarak konuşuyordu. “Tamam konuşun anlaşın işte.” Diyerek kapıya doğru yürüdü.

Ayberk odadan çıktığında Aybars arkasından “abinim lan ben senin ne diye bok parçasıymışım gibi davranıyorsun?” Diye bağırmaya başlamıştı.

Erva derin bir nefes alıp kendini hasta yatağının yanında ki koltuğa bıraktı.

Ben hala bakışlarımı Ayberkin çıktığı kapıdan ayırmamıştım.

Anlamıyordum. Anlayamıyordum. Anlamama izin vermiyordu. Saçma sapan davranıyordu.

Kim ondan böyle bir şey istemişti? Ne diye kendi kafasına eseni yapıyordu.

Bu yaptıkları canımı feci halde sıkmaya başlamıştı.

En sonunda bunları düşünmeyi bir kenara bırakıp, Ervaya baktım. “Yalnız mı konuşacaksınız yoksa kalayım mı?”

Kal der gibi elini yanında ki boş koltuğa iki kere vurdu. Gidip yanına oturduğumda, Aybars eliyle yüzünü sertçe sıvazlıyordu.

“Delireceğim. Gerçekten delireceğim.” Bıkkın bir ses tonuyla ekledi. “Bazen gerçekten abisi olduğumu unutuyor.”

Bakışlarını Erva’ya çevirip, “Ne yapalım?” Diye sordu. Erva “bilmiyorum rol yapabilir miyim? Hiç düşünmedim ki ben böyle bir şeyi.”

Aybars sıkıntı dolu bir nefes aldı. “Yani, benim için problem yok açıkçası. Zaten Azra çok yalnız kalıyordu.”

Erva bakışlarını bana çevirip özlemle baktı yüzüme

“Tamam.” Diye mırıldandı zorla. “Ama şu olayları bana düzgünce anlatın.”

🎭

Odadan çıkınca telefonun sesini duydu Ayberk. Bu sefer şarkıyı dinlemeden telefonunu açtı.

Ardından kulağını o ses doldurdu. Sevmiyordu arayan kişiyi ama Ayberke bir tek o yardım edebilirdi. Kaybolan ablasını sadece onun sayesinde bulabilirdi.

“Efendim?”

Derin bir nefes alıp güldü karşıda ki kişi, “Beni çok seviyorsun, ne bu bıkkınlık” dedi Alaycı bir tonda. Sevdiği falan yoktu aksine sadece nefret ediyordu. Ablası Elvin için katlanıyordu.

“Boş yapma da konuş.” Sesini düzgün çıkarmak için büyük bir çaba sarf ediyordu. Bu sefer ne için aradığını söyledi. Aslında bu adama güvenmek istemiyordu Ayberk. Adını bilmiyor, tanımıyordu. Öyle ki adam kendi sesini bile kullanmıyordu ama Elvin hakkında her şeyi biliyordu.

Elvin Ailenin en büyüğüydü. Fakat bir gün aniden ortadan kaybolmuştu. Nerdeydi, nasıldı, ne yapıyordu, kiminleydi bilmiyordu. Bu yüzden Elvin konusunda çok hassastı.

Elvin ortadan kaybolmadan önce Aybars ve Ayberke bir kutu bırakmıştı. Kutunun içinden sadece bir maske çıkmıştı. Maske beyaz, incilerle bezenmiş güzel bir maskeydi. Bir de zarf vardı. Zarfta aynen şunlar yazıyordu.

Ayberk ve Aybars canım kardeşlerim. Aysima o zaman daha doğmamıştı. Bu yüzden Elvin gibi kaybolmasın diye Veysel Aysimaya gözü gibi bakıyordu.

Yakın bir zamanda başıma bir şey gelecek. Siz bu mektupu okuduğunuzda muhtemelen ortalarda olmayacağım.

Biliyorum şuan da bana ne olduğunu merak ediyorsunuz ama şuan için size hiçbir şey anlatamam. Sadece yaşadığımı bilin.

Kutunun içinden çıkan maskenin ne anlama geldiğini merak ettiğinizi de biliyorum. Maskeyi şimdi size anlatacağım ama benim nerede olduğumu mektupun sonunda ki telefon numarası ile bulabilirsiniz. Sorgulamayın. Şuan için iyiyim ama ne kadar daha dayanabilirim bilmiyorum. Ne kadar acele ederseniz o kadar iyi çünkü beni bulmanız hiç kolay olmayacak.

Şimdi size Maskeyi anlatayım.

bu maskenin içinde sayılar var. Sayılar bir kasayı açıyor. Kasanın yerini babamın kasasını açıp içinden çıkan adres ile bulacaksınız babamın kasasının şifresi Aybars senin doğum tarihin kardeşim.

Biliyorum. ‘Maskenin içinde sayı yok ki’ diyorsunuz sizin elinizde ki maske gerçek olan değil.

Şimdi size düşen görev burada başlıyor maskenin gerçeğini bulmanız gerekiyor. Bu maske normalde benim maskemdi ve benim hayatımı kararttı.

Maske şuan başkasının elinde ve bu maske hiç normal bir maske değil güzelliğine aldanmayın.

Bu maskeyi ilerleyen zamanlarda başka bir kadına verecekler kendisi bir arkadaşım. Azra, Azra Seren bu maskeyi ona satacaklar satmasına engel olun. Eğer olamazsanız maskeyi ondan alın. Nasıl alırsınız bu size kalmış.

Berfini kullanarak Azrayı yanınıza çekebilirsiniz.

Neyse gerisini telefon numarası ile halledin. Bana neden sen yapmadın bunları diye sorabilirsiniz ama ben yapamazdım. Herkese karşı dikkatli olun. Sizi seviyor, güveniyorum.

Ablanız;Elvin Yaman

Azrayı boşuna yanlarına almamışlardı. Elvin’in de dediği gibi maske Azranın eline geçmişti. Bu yüzden maskeye ulaşmak için Azrayı yanlarına almışlardı fakat beklenmedik bir olay yaşanmıştı.

Azrayı alırlarken maske düşmüştü. Arabaya binip Akına maskeyi almasını söylemişti Ayberk ama maskeyi kim olduğu belli olmayan biri almıştı.

Bunun hakkında bir gelişme olmalıydı. Yanılmadı.

“Adamı buldular. Sana atacağım konuma git.” Bunu dedikten sonra telefonu kapatmıştı.

Hiç kimseye bir şey demeden hastaneden ayrıldı ve hızla konuma doğru sürmeye başladı.

Bütün bunlar olurken aklında tek bir isim vardı. Azra anlamsız bir şekilde uzun süredir aklından çıkmıyordu.

Azrayı ilk baloda görmemişti zaten. Mektupta isimi görüp, Akına araştırmasını söylemişti.

Onu ilk gördüğünde şaşırmıştı. Çünkü kız fazla güzeldi. Sonra işler yine beklediği şekilde ilerlememişti.

Başı her sıkıştığında, canı sıkıldığında, üzüldüğünde, ağladığında kendini kızın fotoğraflarına bakarken buluyordu.

Bu iyi değildi. Kızın fotoğraflarına bakarken kendini çocuk gibi hissediyor, içi huzurla doluyordu.

Sonra zaten kızı yanına almıştı.

Konuma vardığında hızlı adımlarla arabadan inip yıkık dökük inşaat alanına girdi.

İnşaat alanına girdiğinde burnunu rutubet kokusu dolmuştu. Demirlerin ve betonların arasından geçerek inşaat alanın üst katına çıktı. çıkar çıkmaz, sandalyede oturan birini gördü.

Sarışın yaşlı bir adamdı. Yeşil gözleri karanlıkta parıldıyordu. Kirli bir sakalı, iri bir vücudu vardı. Kötü bir insan olduğu 10 kilometre öteden bile belli olurdu.

Ayberki görünce bıkkın bir nefes verdi. “Hadi ama maskeyi sana vermeyeceğim. O bana lazım.” Sesinde ki aksandan dolayı türk olmadığı anlaşılıyordu.

Hafifçe güldü Ayberk. “Bakalım verecek misin vermeyecek misin?” Silahını eline alıp adama doğrulttu.

Bu yaptığı şuan için sadece testti. Eğer canı tatlı değilse gerçeğe dönüşecekti.

Adam canının tatlı olmadığını göstermek istercesine alaycı gözlerle silaha baktı.

Ayberk adamın zorlayacağını anlayınca. Dudağında yarım bir gülüşle kollarını sıvadı.

🎭

Delirecekti. Gerçekten sıyırmasına az kalmıştı.

Adam çok zorlamamıştı iki dayakta maskenin nerede olduğunu söylemişti ama söylediği yer o kadar saçmaydı ki anlamıyordu.

Maskenin Azra’nın abisi, Feritte olduğunu söylemişti. Aralarında bir problem olduğunu Azranın bedeninde ki tepkilerden anlamıştı ama bu adamın Elvin ile ne işi olabilirdi.

Arbayla son sürat adamın verdiği konuma sürüyordu o adamın hayatını karartacaktı.

Sadece kendisi için değil Azra için de yapacaktı bunu.

Konuma vardığında eski bir mahalle olduğunu gördü.

🎭

Erva ile odaya girdiğimizde, hala canım sıkkındı. Erva’ya her şeyi anlatmıştık. Başta bana kızmıştı ama Berfin’e olan düşkünlüğümü hatırlayınca anlayış göstermişti.

Erva odayı incelerken, ben duş alma kararı almıştım.

Tam duşa girecekken, Erva bana “Ben buraya geldim geldim de Tolga’ya ne diyeceğiz?” Diye sordu. Bakışlarımı ona çevirip, “Burada çok kalacağımız falan yok zaten istersen, ‘sevgilim var onunla kalacağım’ de istersen ‘Azralarda kalacağım’ de.”

Beni başıyla onaylayınca, dolaptan beyaz bir tişört altıma da lacivert minik beyaz kalplerle bezenmiş bir pijama altı aldım.

Banyoya girip kendimi buz gibi suyun altına bıraktım. Gerçekten ısınmasını bekleyemeyecektim.

Nedense soğuk suyun altında zihnim açılıyor, düşünceler beynime hücum ediyordu.

O kadar çok şey yaşamıştımki şu üç günde, hangi birine yetişeceğimi şaşırmıştım.

Abimi zaten istesem de tam olarak aklımdan çıkaramıyordum.

Beni en çok zorlayan konu şüphesiz Ayberkti. Canımı feci halde sıkmaya başlamıştı. Bazen gerçekten üzerine atlayıp ağzını burnunu kırmak istiyordum.

Ya da dudaklarına yapışmak.

Düşündüğüm şeyle hızla gözlerimi açtım. Ne diyordum ben.

İçimde ki fesatı uyandırıyordu. Bu iyi değildi hiç iyi değildi. Gerçekten iyice sıyırmıştım.

Hırçınca saçlarımda ki köpükten kurtulup duştan çıktım. Üzerimi giyinip dışarı çıktım. Kıyafetlerimi makineye atıp, odama doğru yürümeyi düşünüyordum.

Yapacaktım da ama Karşımda aniden Ayberk belirmişti. Dudağı ve kaşı patlamıştı. Kaşlarım çatılırken bir cevap bekler gibi başımı hafifçe sağa eğdim.

“Önemli bir şey değil” yanımdan geçeceği sırada kolundan tuttum. Bakışları bana yeniden dönünce başını ne oldu der gibi iki yana salladı.

Derin bir nefes alıp, “ne oldu yüzüne, kavga mı ettin? Kiminle ettin? Ne oldu da kavga ettin? Nasıl vurdu sana?” Çok fazla soru sorduğumu fark edince dudaklarımı birbirine bastırdım.

O’da zaten bunu garipsemiş gibi kaşlarını kaldırmıştı. Kolunu elimden kurtarıp, “Önemli bir şey değil dedim ya Azra seni ne ilgilendiriyor?” Diye sorunca yutkunup bakışlarımı kaçırdım.

“Sadece soru sordum Ayberk bir şey demedim. Merak ediyorum işte” gözlerini kaçırarak, “Abin.” Dediğinde kaşlarım çatıldı. “Abim mi?” Diye Teyit etme ihtiyacı duydum.

“Evet Azra, abin” deyince kaşlarımı daha da çok çattım. Tamam bundan sonra konu beni kesinlikle ilgilendiriyordu.

Ayberki hafifçe içeri doğru ittim. Bende içeri girip kapıyı ardımdan kapattım. Bakışları irileşirken, “Ne yapıyorsun?” Diye sordu.

Dolapları karıştırırken, “abim yüzünden olmuş, beni gayette ilgilendiriyor” sessiz kaldı. Bende konuşma gereği duymadım.

İlk yardım çantasını alıp, içinden batikon, bandaj, ve yarayı silmek için temiz bir bez aldım.

Yeniden Ayberke doğru döndüğümde kalçasını tezgaha yasladığını gördüm.

Hızlı adımlarla yanına ilerleyip,tam önünde durdum. Temiz bezi alıp, parmak uçlarımda yükseldim. Benden kesinlikle daha uzundu bu yüzden yetişmek için parmak uçlarımda durmam gerekiyordu.

O, da bunu fark etmiş olacakki tezgahtan ayrılıp bana tezgahı gösterdi. Anlamaz gözlerle ona bakınaca, “Tezgaha otur boyun yetmiyor.” Deyince itiraz etmedim.

Zorda olsa tezgaha oturdum. Bacak arama iri gövdesini sokunca sessizce yutkundum.

Orada olmadığını düşünmeye çalışarak temiz bezi aldım. Kaşını kazasız belasız silmiş, temizlemiştim. Benim için zor olan dudaklarıydı.

Diğer bezi alıp dolgun dudaklarına baktım. Gözlerimi kısa bir süreliğine yumup geri açtım. Ellerimin titrememesi için büyük bir çaba sarf ederken temiz bezi dudaklarına doğru götürüp silmeye başladım.

Uzun bir süredir bir erkekle bu kadar yakın durmamıştım. Bu yüzden böyle hissettiğimi biliyordum.

“Nefes al.” Deyince nefesimi tuttuğumu fark ettim. Tuttuğum nefesi usul usul bıraktım. Bandajı alıp temizlediğim yere yapıştırdım.

Uzaklaşması için kaşlarımı kaldırdığımda verdiğim mesajı anladı ve geri çekildi. Hızlıca eşyaları toplayıp dolaba yeniden koydum.

Lavabodan çıkacakken kolumdan tuttu bakışlarım yeniden ona döndüğünde “teşekkürler” diye mırıldandı.

“Teşekküre gerek yok abim yüzünden olmuş.” Diyerek lavabodan çıktım.

Odaya yeniden girdiğimde Ervayı yatakta gördüm kapıyı ardımdan kapatıp yanına doğru hızlı adımlarla ilerledim.

Bedenimi ervanın yanına bıraktım. Beni kollarının arasına çekince seve seve kabul ettim.

“Azra” diye mırıldanınca “hmm” diyerek karşılık verdim. “Bu yaşadıklarımın suçlusu sen değilsin. İyi uykular” dedi uykulu bir sesle. Bu altı cümlenin bana bu kadar iyi geleceğini bilmiyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

38okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18