Kayıp Merhamet kitap kapağı

3. bölüm / 11

Kayıp Merhamet

2-Gecenin sessizliği

Vaveyla Yazarı: Eylül su Yalçın

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 2-Gecenin sessizliği

YAZAR NOTU ; Bu kitapta yer alan kişi, kurum, kuruluş, olay ve mekânlar tamamen hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum, kuruluş ve olaylarla olan benzerlikler tamamen tesadüfidir.Kitapta yer alan karakterlerin düşünceleri, davranışları ve yaşadıkları olaylar kurguya dayanmaktadır.

Bazı insanlar doğarken karanlığa ait olurdu bazılarını ise hayat o karanlığa sürüklerdi.

İkisinin arasında uçurum kadar büyük bir fark vardı.

Birincisi;korkunçtu. minicik bir çocukken, en masum olman gereken yaşta doğduğun hayat yüzünden masum kategorisinden çıkıyordun.

İkincisi;vahim. Masumluğunu yaşadın yaşamasınıda, yaşadığın hayat seni masumluktan çıkardı. Daha korkunçtu zira sen masum olduğun dönemi biliyorsun. Masum olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorsun ancak hayat yüzünden artık kötüsün.

Kendini affedemezsin.

Geçmişimi düşünmemeye çalışarak göz makyajımı tamamladım.

Ablamın zorlamaları -gerçi çokta zorlamamıştı zira onu hiç kıramıyordum bu yüzden beni ikna etmekte hiç zorlanmıyordu.- üzerine Maskeli bir baloya hazırlanıyordum. Hiç istemiyordum aslında hazırlanmak. İçimde kötü bir his vardı. Ve bu hissin adını koyamıyordum.

Kendi işim bitince ablamı kontrol etmeye gitmeliydim. Bir kaç gündür garipti.

Fazla garipti.

Kendisine çocukken yaşadığımız trajik bir olay yüzünden şizofren teşhisi konulmuştu.

“Berfin'in durumu sandığından daha karmaşık, Azracım. Değerlendirmelerimiz sonucunda şizofreni tanısı koyduk. Bundan sonra hem tedavisini hem de durumunun seyrini dikkatle takip etmemiz gerekiyor.”

Zihnimde yankılanan Figen hanımın sesi derin bir nefes almama sebep olmuştu.

Ablamın delirdiğini hatırlıyordum. Sakinleştirmem hiç kolay olmamıştı. Saatlerce duvarları yumruklamış, ‘şizofren değilim ben onlar gerçekten var!” Diye bağırmıştı.

Hastaneye bile zor götürmüştüm. O gün odada onu uzun süre izlemeseydim hala sandalyede biri var sanacaktı.

Geçmiş

“Berfin!” Diye bağırdım. Odada hıçkıra hıçkıra ağladığını duyabiliyordum.

Lakin neden ağladını bilmiyordum.

Kapısının önündeydim. Açmasını bekliyordum. Zira o açmadan girersem epey sinirleniyordu.

“Uzak dur benden!” Diye bağırdığını duyduğumda hızla kapıyı açtım.

Siniri umurumda değildi. Sabahtan beri birisiyle fısıldaşıyordu ama kim olduğunu bilmiyordum.

Arkadaşı sanarak üstelememiştim.

“Berfin!” Sinirle bağırdığımda korkuyla sandalyeye baktığını gördüm.

Yutkunarak onu izlemeye başlarken girdiğimi henüz fark etmemişti.

“Yapamam.” Diye fısıldadı. Kaşlarım çatıldı. anlamaz gözlerle sandalyeye bakarak “neyi?” Diye sordum.

Korkuyla bana döndü. Kızmasını bekliyordum ama öyle olmadı. Yaptığı tek şey yeniden sandalyeye dönüp “Olmaz!” Diye bağırmak olmuştu.

“Kiminle konuşuyorsun sen.”

Diye sordum büyük bir dikkatle onu izlerken.

“Görmüyor musun?” Diye mırıldandı şokla.

“Neyi?”

“Azra görmüyorsun!” Bağırarak saçlarını yolmaya kalkıştığında hızla ileri atılıp kollarını tuttum.

“Saçmalama Berfin! Ne diyorsun sen orada hiç bir şey yok!”

“Ne demek yok! Orada işte!” Kollarını ellerimden kurtarıp yeniden saçlarını yolmaya kalkıştığında kalbim korkuyla çarpıyordu

“Azra orada nasıl görmüyorsun.” Eliyle boş sandalyeyi göstererek “bak gülümsüyor baksana!” Bir eliyle çenemi kavrayıp başımı sandalyeye çevirdi.

Boştu.

Hiç bir şey yoktu.

Sandalye boşsa Berfin neyi görüyordu.

Gözlerim dolarken berfine döndüm. İçli bir sesle “abla ne diyorsun sen? Şaka yapıyorsan hiç komik değil. Yok orada bir şey.” Dizlerinin üstüne çöküp “var işte var baksana kahve saçlarına.” İlerleyip boş sandalyeye elini uzattı.

“Gelme!” Şiddetle bağırıp kendini geri çekerken inanamayan gözlerle onu izliyordum.

“Ne diyorsun Abla kendine gel artık” ne oluyordu aklım almıyordu.

Ağlamaya başlarken elimle sandalyeyi işaret ettim. Çenesini kavradım. “Boş hiç bir şey yok boş! “ başını iki yana sallayarak “azra geliyor!” Diye bağırdı.

Kahve saçları dağılmış kahve gözleri dolmuştu. Korkmasın diye bedenimi önüne siper ettim. “Bak yok bir şey bak olmadı bir şey.”

“Çık bir şey yapacak sana çık!” Beni ittirmeye kalktığında sertçe ellerini tuttum başını aynaya doğru çevirdiğimde bir çığlık daha savurmuştu. Kaşlarıyla aynayı göstererek “azra! Hareket ediyor” bana dönerek kendini gösterdi “oturuyorum o niye hareket ediyor.”

Şaka yapıyor şaka

Aynaya baktığımda hiç bir değişiklik yoktu. Sadece küçük bedenlerimiz gözüküyordu.

“Ne oluyor orada!” Babamın sesini duyduğumda durdum. Berfinin ağzına elimi bastırıp kapının arkasına saklandım. Dudaklarımı birbirine bastırarak sessizce ağlıyordum.

Babam bizi bulursa, berfin ne diyeceğimi anlamış gibi “ölürüz.” Diye fısıldadı.

🎭🎭🎭

Bunları düşünmeyi bir kenara bırakıp aynaya son kez baktım koyu kestane saçlarım dalgalar halinde omuzlarıma dökülüyordu. Üzerime kalın askıları boynumun arkasından bağlanan, Siyah uzun bir elbise giymiştim. Yüzümde abartılı değil ama ağır bir makyaj vardı siyah sandalet tarzı topuklu ayakkabılarla kombinimi tamamlamıştım. Beyaz çantamı elime alıp aynadan uzaklaştım.

Beyaz inci taneleri ile bezenmiş şık maskeyi aldım ve derin bir nefes alarak odadan çıktım.

Küçük adımlarla ablamın odasına girdim.
Onun yanına her girdiğimde zihnimde gelme! Diye bağıran sesi yankılanıyordu.

Beni görünce kocaman gülümsedi. O gün onu kurtaranın ben olduğumu düşünüyordu çünkü yanında sadece ben vardım. Gülümsemesi o kadar bulaşıcıydı ki hiç gülmek istemesem bile kendimi gülerken buluyordum.

Üzerine pembe mini bir elbise giymişti. Saçlarını sıkı bir at kuyruğu yapmış beyaz topuklu ayakkabıları ve siyah gül detaylı maskesini takmıştı.

Neyse ki hastalığı sadece stres altındayken kendini belli ediyordu. Lakin her gece onu kontrol etmeden duramıyordum sandalyeler ve aynalara bakınca ya yine olursa? Şüphesine düşüyordum.

Gülümseyerek “ne güzel olmuşsun sen öyle” dediğimde omuzlarını birkaç kez yukarı kaldırıp indirdi.

Kıkırdayıp koluna girdim. Ve onu kapıya doğru yönelttim. Garip olduğunu söylemiştim ama şuan normal görünüyordu.

Muhtemelen yine kendi kafasında kurup kendini huzursuz etmişti.

Evden çıkmadan önce boy aynasının önüne geçip beyaz maskeyi taktım.

Neyse ki önümü görebiliyordum. Yoksa bu maskeyi bir dakika bile takmazdım.

Arabaya bindiğimizde ablam yine sessizleşmişti, normalde sürekli konuşan birisi olduğu için bu halleri garip geliyordu.

Sorup sormamak arasındaydım. Eğer sorarsam daha da huzursuz olurdu sormazsam da ben huzursuz olacaktım.

Çalan telefonum ile kafamın içindeki sesleri susturup telefonu elime aldım. Bir elimle direksiyonun hakimiyetini sağlarken diğer elimle telefonu açıp kulağıma götürdüm.

Çok geçmeden Ervanın neşeli sesini duydum.

“Ne kadar kaldı gelmenize?”

Yüzümde küçük bir tebessüm oluşurken ablama döndüm. Ne diyeceğimi anlamış gibi saat taktığı bileğini bana doğru uzattı.

Kafamın içinden kısa bir hesap yaptıktan sonra telefonu omzum ile kafam arasında sabitledim. Kavşağı dönerken,

“Beş dakikaya oradayız” diye mırıldandım.

Erva bekliyorum dediğinde telefonu kapattım yol bittiği için ablamı sorguya çekmeyi erteledim.

Arabayı balonun olacağı mekanın önüne park ettiğimde bize doğru koşan ervayı gördüm. Kızıl saçlarını düzleştirmiş üzerine saçları ile aynı renk mini bir elbise giymişti. Ayaklarında ise siyah bilekten bağlamalı zarif bir topuklu vardı. Yeşil gözlerini öne çıkartacak bir makyaj yapmıştı. Maskesini henüz takmamıştı.

Gülerek arabadan indim ablamda indiğinde arabayı kilitledim ve hızlı adımlara ervaya doğru yürüdüm birbirimize ulaştığımızda sıkıca sarıldık. Burnuma dolan vanilya kokusuyla derin bir nefes çekerken buldum kendimi.

Erva geri çekilerek beni süzdüğünde yüzünde sahte bir üzüntü belirdi.

“Ama sen hep benden daha güzel oluyorsun haksızlık bu”

Kollarını küskün bir çocuk gibi önünde birleştirince kıkırdayarak “sen kendinin farkında değilsin”dedim tebessüm ederek kollarını açtı.

“Berfin”

Gülerek ablama doğru koştuğunda yüzümde sıcacık bir tebessüm vardı. İkisininde hayatımda büyük bir rolü vardı bu yüzden onları yan yana görmek beni mutlu ediyordu Beraber bana doğru ilerlediklerinde mekana girmiştik.

Şık bir mekandı burası köşelerde siyah gül detayları vardı.Sarı loş bir ışık etrafı aydınlatıyordu büyük bitkiler,sayamayacağım kadar çok masa vardı. Etraf ise epey kalabalıktı insanlar gülüp eğleniyor Şen kahkahalar atıyordu.

Küçük adımlarla boş bir masaya doğru yürüdüm. Duvar kenarına yakın olduğu için burayı seçmiştim. İnsanların ortasında durup astımımı tetiklemeyecektim.

Erva ve ablamda oturduklarında ervaya bakarak yüzümü gösterdim ne dediğimi anlayarak çantasından krem renginde yıldız detaylarıyla süslenmiş bir maske çıkardı ve yüzüne taktı. Bana sorarcasına baktığında eğilip yanağından makas aldım.

“Çok güzel oldu”

🎭🎭🎭

Herkes dans edip eğlenirken ben önümdeki elmalı sodadan küçük yudumlar alıyordum.

Ablam bu dakikalarda daha da huzursuzlanmıştı. Nefes alışları hızlanmış, gözleri dolmaya başlamıştı. Kaşlarımı çatarak ona eğilecektimki kristal bir parçalanma sesi duydum.

Gürültünün koptuğu yere baktığımda kapının önünde çete gibi bir sürü adam gördüm en önlerinde duran adamın siyah saçları vardı heybetli vücudu ile buradaki herkesi korkutmuştu silahını kaldırıp tavandaki avizenin bir lambasını vurduğunda ablam yeri inletecek kadar güçlü bir çığlık attı.

Bakışlarım hızla etrafı tararken ervayı tam karşımda gördüm hızla onu yanıma çektiğimde adam histerik bir kahkaha attı.

İnsanlar korku dolu çığlıklar atarken bakışlarım ablama döndü hastalığı tutmuştu başını ellerinin arasına almış korkuyla “gelme” diye sayıklıyordu.

Ben ablama bakarken adam gür bir sesle bağırdı

“Berfin Seren nerede”

gözlerim korku ile irileşirken ablamın onlar ile ne işi olabildiğini düşünüyordum ervayla göz göze geldiğimizde başını hayır anlamında iki yana salladı ama onu dinlemeden ayaklandım.

“Bir problem mi var?”

İçten içe korkudan ölüyordum ama yansıtmadım mekandaki sesler susmuş sadece benim gür sesim kalmıştı adamın yüzünde psikopatça bir tebessüm oluştu.

“O şizofreni verin seninle bir işim yok”

Diye mırıldandığında kaşlarım hızla çatıldı sert bir mizaçla

“Ablasıyım”

Başını sol omuzuna eğdi

“Okey seni alalım o zaman”

Arkasında ki adamlar bana doğru hamle yaptığında hızla geriledim. Adam “gelmiyor musun” dediğinde başımı iki yana salladım.

Adamlar aniden silahlarını çıkartarak çoğu masumu tek bir kurşunla öldürdü. Hareket dahi edemiyordum. Bedenim zangır zangır titriyor nefes alışverişlerim düzensizleşiyordu tam bir kişiyi daha öldürecekti ki

“Geliyorum!”

Benim yüzümden başka masum insanların zarar görmesini istemiyordum yüzümde ki maske yere düşmüş özenle yaptığım saçlarım bozulmuştu.

Ervanın arkadan

“Hayır Azra saçmalama”

Diye bağırdığını duyabiliyordum ama çoktan adamlardan ikisi kolumdan tutmuştu

Özenle hazırlanmış bu mekan artık kanlıydı

Bu balo artık kanlı baloydu

Yeni bölümle sizlerleyim eleştiriye açık bir yazarım yorumlarınıza ihtiyacım var seviliyorsunuz 🤍🤏🏻

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

65okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18