Kayıp Merhamet kitap kapağı

4. bölüm / 11

Kayıp Merhamet

3-Yaşamın kanunu

Vaveyla Yazarı: Eylül su Yalçın

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 3-Yaşamın kanunu

Ben, yine her zaman ki gibi karanlığa mahkumdum.

Tanımadığım biri ile bırakın konuşmayı, göz teması kurarken bile gerilirdim.

Hayır, özgüvenim düşük değildi ya da anksiyetem yoktu. Benim sadece güven problemlerim vardı. Yıllardır tanıdığım babama bile güvenmiyordum ben, hiç tanımadığım birine nasıl güvenebilirdim. Bu yüzden tedirgin olurdum.

Fakat şimdi hiç tanımadığım bir yabancının arabasındaydım. Belki orada daha fazla kişinin zarar görmesine göz yumabilirdim, ama biliyordum ki bunu yaparsam içimden bambaşka bir insan çıkacaktı. O insanı zihnimin en derinliklerine göndermek için yıllarımı feda etmiştim. Ama geri hatırlamam sadece saniyelerimi alırdı.

Beni şuan her şey geriyordu ama şüphesiz bir şekilde en çok geren şey ablamdı.

Benim ablamın bu insanlar ile ne işi vardı?

Karıncayı bile incitmezdi benim ablam zaten masum bir insandı. Artı olarak hastalığının getirdiği bir masumluğuda vardı.

Şimdi bir arabadaydım. Arabada o kadar kasvetli bir hava vardı ki bırakın yutkunmayı nefesimi bile çekine çekine alıyordum.

Hiçbir zaman güçlü bir insan olduğumu iddia etmemiştim çünkü bence güç küfür ederek fevri hareketlerde bulunmak değildi. Asıl güç yaşadıklarına, geçmişine rağmen ayakta kalabilmekti. Ben daha kendimi toparlayanlar arasında değildim.

Bu yüzdendir mi bilmem iki iri yarı adamın ortasında otururken epey gergindim.

Ön yolcu koltuğunda masum insanlara silah doğrultan o kimse oturuyordu. Hiçbir zaman da mafyalara veya ona benzer karanlık işleri yöneten insanlara ilgim olmamıştı. Bence böyle insanlar bir kalıpa sığmayı hak etmiyorlardı.

Dizilerde ve ya filmlerde hep çocukken yaşadıkları onu bu yola itmiş gibi gösterilmişti böyle olaylara ve bu tarz insanlara güçlü denmişti.

Saçmalıktı.

Bu güç değildi eğer güçlü bir insan olsaydı o kimse geçmişini onu bu yola itmesine izin vermeseydi baş kaldırıp onlara benzememek için çaba gösterseydi onları ‘insan’ kalıpına sığdırırdım.

Arabayı süren kişiyi tanımıyordum. Muhtemelen yanımdaki adamlardan biriydi. Ön yolcu koltuğunda oturan her kimse hareketlendi ve ceplerine baktı aradığı şeyi bulamamış gibi elini arkaya doğru uzattı kaşlarımı çattığım sırada yanımdaki adamlardan sağ tarafımda olan bir sigara paketi çıkarıp önde oturan kişiye verdi.

Ne yapacağını anladığımda “yakma” diye mırıldandım. Çatık kaşlarla arkasını dönüp bana baktı benim de ondan aşağı kalır yanım yoktu kaşlarım çatık bir şekilde karşımda ki kişiye bakıyordum.

“Sebep”

Gözlerimi devirmemek için kendimi zor tutarken

“Astımım var ayrıca kokusunu sevmiyorum”

Bu hoşuna gitmiş gibi gülümsedi ardından gözlerimin içine bakıp sigara paketinden bir dal çıkartıp yaktı ve derin bir nefes çekip üfledi.

Kaşlarım mümkünmüş daha da çattığım sırada

“Ya ben kokusuna bayılıyorum”

Dedi alaycı bir üslupla. Belki de bu yüzden böyle insanları sevmiyordum. Kendini komik falan mı sanıyordu acaba? Değildi.

Benim taşıdığım belki de en kötü huyum olan şeyi yapıp göz devirdim.

Sigara dumanı ciğerlerime dolduğunda öksürmeye başladım. Engel olamıyordum. Ciğerlerim hep güçsüz olmuştu ayriyeten de babamın yaptıklarından sonra iyice güçsüz düşmüşlerdi. Gözlerimin önünden geçmişim bir film şeridi gibi geçmeye başladı.

Küçüğüm, çok küçüğüm belki beş belki altı yaşındayım. Önümde hiç sevmediğim o yemek var, pırasa. sevmiyorum işte ama anlamıyorlar. Neden anlamıyorlar? Bu kadar zor mu anlamak.

Babam yine masanın en başında oturup koca şişeyi kafasına dikiyor o yaşta içinde ne olduğunu bilmemem lazım belki ama biliyorum. İçki içiyor. Nefesi hep alkol kokuyor, doğru dürüst yürüyemiyor bile. Ama asla vazgeçmiyor içmekten. Bugünde sinirli gözüküyor. Gerçi hep sinirli gözüküyor.

Bize çatacak yer aradığını biliyorum bu yüzden hiç istemesemde bir kaşık alıyorum. Anneme bakıyorum dolu gözlerle o’da sigara içiyor. Sevmiyorum kokusunu ama umursamıyor içmeye devam ediyor camlar kapalı, burnuma iğrenç kokular geliyor.

Ablam odasında yatıyor. O yemiş yemeğini sever zaten o pırasayı ama ben sevmem. Pırasa ağzımda yavaşça dağılınca gözyaşlarımı tutamıyorum midem ağzıma geliyor, genzim yanıyor kendimi tutamayıp öğürüyorum.

Babamın bakışları bana dönüyor, öğürdüğüm için ağzımda ki pırasa masaya dökülüyor babam ayaklanıyor anlıyorum ne yapacağını korkuyorum. Anneme bakıyorum beni korusun diye sigara dumanını yüzüme üflüyor. Ben onun kızı değil miyim neden beni korumuyor?

Babam kolumdan tutup merdivenleri çıkmaya başlıyor çırpınıyorum merdivende bacaklarım hep yara oluyor ama umursamıyorum ağlayarak çırpınıyor, geri inmeye çalışıyorum. Ablam seslere uyanmış kapıdan uykulu gözler ile bize bakıyor o’da ağlamaya başlıyor. Babam beni zorla çatıya çıkarıyor. Sevmiyorum burayı hep toz toprak içinde nefes alamıyorum ben burada babam beni içeri fırlatıp kapıyı kapatıyor.

Bağıra çağıra ağlıyorum ama kimse gelmiyor üç koca gün orada kalıyorum artık nefes alamamaya başlıyorum. Açım. Susuzum. Kapı açılıyor annem içeri giriyor bir elinde sigara var. Birde sigara kokuyor artık içerisi. Diğer elinde tepsi var önüme koyup gidiyor dağılmış saçlarım arasından tepsiye bakıyorum. Gördüğüm şeyle etrafı yumrukluyorum içeriyi dağıtıyorum. Annem bana bir tabak pırasa getirmiş…

Ciğerlerime giren nefesle kendime geldiğimi hissettim. Gözlerimi yavaşça açıp ne olduğuna baktığımda. İri yarı adamlardan birinin astım ilacımı ağzıma tuttuğunu gördüm. hızla doğrulup ön koltuğa baktığımda sigarasını söndürmüş olduğunu gördüm. Bana doğru dönüp “içmem bir daha yanında sigara falan” göz devirmekle yetindim. Bunlar astım ilacını nereden bulmuşlardı acaba?

“Siz astım ilacını nereden buldunuz”

Bedenimde hala krizin etkileri vardı. boncuk boncuk terlediğimi hissediyordum. Sürücü koltuğunda oturan dikiz aynasından bana baktığında göz göze geldik “astım hastasıyım.” Dediğinde kaşlarım çatılırken “neden senin yanında sigara içiyor o zaman” yolcu koltuğunda oturana dönüp müsade ister gibi kaşlarını kaldırdı izni aldığında bana dönüp “tetiklenmediğim sürece sorun yok” başımla onayladım. “Biz nereye gidiyoruz” diye sordum. Korkuyordum aslında ama belli etmek gibi bir niyetim yoktu.

Yolcu koltuğunda oturan bana dönüp “görürsün yarım saate”dediğinde kaşlarımı çattım sanki istediğim bir yere gidiyordum da birde cevap veriyordu. Çatılan kaşlarımı görünce hafifçe güldü. Gülünce yanaklarında belirgin iki çukur belirmişti.

“Ne oldu niye sinirlendin yine söyledim işte nereye gideceğimizi”

Sert sert ona bakmaya devam ettiğin için arkasını döndü.

“Sanki istediğim bir yere gidiyorum da”

Diye homurdanmaktan alıkoyamadım kendimi aklına bir şey gelmiş gibi duraksadı “kardeşimle iyi anlaşabilirsin aslında” tanımadığım insanlar ile şuanda da olduğu gibi iyi anlaşamazdım gerçi onların beni kaçırması yüzünden anlaşamıyor olabilirdim.

‘Sanmıyorum’ der gibi omuz silktiğimde “anlaşırsınız bence” sanki arkadaş bulmaya gidiyormuşum gibi konuşuyordu ve bu benim sinirlerimi gerçekten çok bozuyordu.

“Sanki beni kaçırmamış gibi konuşmaz mısın acaba?”

Bu sefer bana dönmedi dikiz aynasından baktı. “Ben kaçırmadım sen kendin geldin” dediğinde gözlerim şaşkınca irileşti. Şaşırmama şaşırmış gibi baktı.

“Ne ben mi kaçırdım? onların ölmemesi için kendin geldin”

Ağzıma sayısız küfür geldi ama küfür etmekten hoşlanmadığın için hepsini yuttum.

Daha mühim bir meselemiz vardı mesela şuan bir yabancının arabasındaydım. Ayrıca ablamın bu insanlar ile bağlantısı vardı. Ve ben nereye gideceğimizi bile bilmiyordum.

“Benimle ne yapacaksınız” bakışları yeniden bana döndü garipti çünkü ben şuan belki de bir mafya ile konuşuyordum aslında içten içe korkudan deliriyordum ama dışarıya yansıtmıyordum. Annem bana bir tek bunu öğretmişti.

“Bilmiyorum senin ile bir işimiz yoktu aslında kendin atladın. zaten kardeşin de hasta olduğu için sadece korkuturduk muhtemelen. Abimle konuşacağız tek yapmamız gereken seni anneme göstermemek”

Anneme göstermemek mi?

Bunu ona sormaktan çekinmedim sorduğum soru hoşuna gitmemiş gibi olduğu yerde rahatsızca kıpırdandı

“Çok soru soruyorsun”

Deyip arkada ki beni tutan adamlardan birine bir işaret verdi bu işaretle beraber burnumda yakıcı bir koku hissettim. Gözlerim kendiliğinden kapandı….

⚔️
Hayat çoğu zaman yüzüme gülmezdi. Ama ben bundan şikayetçi olmazdım.

Yaşadıklarıma rağmen ayakta kalabilmek için bu yaşananlara ihtiyacım vardı.

Gözlerimi zorlukla araladım. Başım çatlıyordu sanki üzerimden tır geçmiş gibi bir ağırlık vardı. Beyaz tavan ile bakışırken hayatın ne zaman yüzüme güleceğini düşünüyordum.

“Uyanmışsın”

Duyduğum erkek sesiyle kaşlarım çatıldı hayır bu arabadakilerin sesine benzemiyordu kendimi zorlayarak beni yatırdıkları yataktan doğruldum.

Karşımda arabadaki önde oturan kişi vardı. Yanında ise daha önce görmediğim biri vardı. kahverengi saçları, buz gibi bakan mavi gözleri vardı. Elmacık kemikleri çıkıktı teni solgundu. Sanki hastaydı.

Bakışlarım diğerine kaydığında onu daha dikkatli incelemeye başladım. Sabahtan beri korkudan inceleme fırsatım olmamıştı.

Siyah saçları, toprak renginde koyu kahve gözleri ve buğday teniyle bu işlerde olmasa beğenebileceğim bir insandı.

Az önce gelen adam bana bakarak “bizi dikizlemen bittiyse kendimi tanıtayım” kaşlarım çatılırken elini bana doğru uzattı

“Aybars”

Aklıma ablamın sayıklamaları gelince gözlerimde belirgin bir nefret belirdi. Uzattığı ele bakıp tutmayacağımı belli ederek geri çekildim.

Gözlerimde ki nefreti görünce gülerek geri çekildi. Onun gamzesi yoktu.

“Sen olmasanda ben tanıştığımıza memnun oldum” diyerek odadan çıktı. Diğeride bana bakarak “Ayberk Aydoğan” diyerek elini uzattı Ayberkinde Aybarstan aşağı kalır yanı yoktu. Bu yüzden uzattığı eli tutmadım. Dudaklarında silik bir tebessüm belirdi “tanıştığıma memnun oldum Azra” deyince kaşlarım daha da çatıldı beni umursamadan arkasını dönüp gitti.

İkiside odadan çıkınca yattığım yataktan rahatsız olarak ayaklandım. Gözlerim çoktan odayı taramaya başlamıştı.

Duvarlar şampanya rengindeydi. Büyük çift kişilik bir yatak vardı. Yatağın iki tarafında komodinler ve boy aynası vardı büyük bir gardırop, yerde ise beyaz tüylü bir halı vardı.

Oda ne kadar güzel olursa olsun duvarlar üzerime üzerime geliyordu. Komodinlere ilerlemeye başladım belki içinden işime yarayabilecek bir şey çıkardı.

Komodine doğru yürürken gözlerim aynada ki aksime takıldı. Saçlarım dağılmış gözlerim şişmiş elbisem kirlenmişti korkunç görünüyordum kendimi bir nebze olsun iyi hissetmek için ellerimle saçlarımı tarayıp elbisemde ki tozları elimle silkeledim.

Yeniden komodine dönecekken odanın kapısı sertçe açıldı. Kaşlarım çatılırken Ayberk içeri telaşla girip arkasından kapıyı kapattı. Bakışları beni bulunca boğazını temizledi.

“Annem seni eve sokarken görmüş”

Yüzüne sorgulayıcı bakışlar attığım için
“Kucağımdaydın”

Derin bir of çekerken buldum kendimi “Ee” diye mırıldandığımda

“Annem beni evlendirmek için gelin adayı arıyordu ve sen kriterlerine tamamıyla uyuyorsun peşini bırakmaz”

Yeni bir bölüm ile sizlerleyim uzun zamandır yoktum internet olmadığı için bölüm paylaşamıyordum ama şimdi buradayım artık eski düzene dönüyoruz umarım beğenirsiniz
🤍sizi sevmeyenler üzülsün çünkü ben seviyorum🎀

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

47okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18