5. bölüm / 7
Kayıp KalpZamanın İzinde
Bölümler 7Şu an: Zamanın İzinde
Gözlerimi açtığımda hâlâ o cümle beynimde yankılanıyordu: “Eksik olan parçayı bulmak için seni en son bıraktığım yere dön.” Kitabın sayfalarındaki boşluklar, sanki bana bir şeyler fısıldıyordu, ama ne olduğunu bir türlü çözemedim. Sayfaların her birini dikkatlice inceledim; her bir köşe, her bir kenar... Ama hiçbir şey bulamıyordum.
Duru’nun söyledikleri hâlâ kafamda dönüp duruyordu. “Ne kadar saklamaya çalışırsan çalış, bazı şeyler bir şekilde ortaya çıkar.” Gerçekten de, bu sırrı ne kadar saklamaya çalışsam da, her geçen dakika içinde bana daha yakın hissediyordum. Ama nereye gitmeliydim? Ne yapmalıydım? Kitabın sayfalarındaki boşlukları dolduracak bir şeyler bulmalıydım.
Birden aklıma geldi: Babam. Onun saat tamirciliğiyle ilgili olduğu her şey, zamanın ve mekanın ince hesaplamalarına dair olan her şey... Bu gizemi çözmek için belki de onun yardımcı olabileceği bir şey vardı.
Evde yalnızdım, annem mutfak alışverişine gitmişti. Genelde evin işlerindeki detaylara pek takılmazdı ama o gün biraz daha erken çıkmıştı. Kitapla ilgili konuşacak kimse yoktu. Düşüncelerim karmakarışıktı, belki de babama anlatmam gerekirdi.
Babam, her sabah olduğu gibi dükkanında olmalıydı. Saat tamircisi olması, hep bana ilginç gelmişti. Zamanı tamir etmenin ve ona şekil vermenin nasıl bir duygu olduğunu bir gün bana anlatmıştı. “Zaman, kırılabilir ama onarılabilir bir şeydir,” demişti. Kitabın sırrıyla ilgili bana yardımcı olabileceğini düşündüm ve hemen dışarı çıkıp, adımlarımı dükkanın yoluna çevirdim.
Dükkanın kapısının önündeki küçük çan tınısı kulağımda çaldı. Babam, eski saatleri tamir ettiği masasında dikkatle çalışıyordu. O, saatlerin içindeki her dişi, her çarkı ezbere tanır, her birinin nasıl çalıştığını anlatabilirdi. Ama bugün, ne kadar da eksik gibiydi her şey.
“Baba,” dedim, içeri girerken, sesimde bir tedirginlik vardı.
Babam başını kaldırdı, gözlüklerinin altından bana baktı. “Lara? Ne oldu, bir şey mi oldu?”
Bir an ne söyleyeceğimi bilemedim. Düşüncelerim karma karışıktı. Ama sonunda, ne olursa olsun ona anlatmam gerektiğine karar verdim.
“Bir şey buldum... Bir kitap, bir sır... ve zamanla ilgili bir şeyler,” dedim, hızla anlatmaya başladım. “Kitabın içindeki boş sayfalar birden yazı yazmaya başladı. Ve bir cümle vardı, ‘Eksik olan parçayı bulmak için seni en son bıraktığım yere dön.’ Ama babacığım, nasıl olabilir? Kitabın içinde bir şey yazıyordu, sonra bir anda başka bir şey belirdi. Bu, bu... Garip!”
Babam, saatini tamir etmeye devam ederken derin bir nefes aldı. “Bazen, zamanla oynadığını sanırsın ama zaman, seni oynatır. Belki de çok derinlere iniyorsun, Lara.”
Her zaman bildiğim babamın sakinliğiydi bu. Ama gözlerinde bir parıltı vardı. Bir şeyler gizliyordu. Yine de daha fazla bir şey söylemedi.
O an, tam kitaptan bahsetmeye devam edecekken bir mesaj geldi. Tanımadığım bir numara. Kalbim hızla atmaya başladı. Telefonu elime aldım ve mesajı okudum.
Bilinmeyen Numara: “Arkana bak, Lara. İzler hep oradadır.”
İçim ürperdi. Arkana bak? Tekrar dönüp bakmak istedim ama etrafımda hiçbir şey yoktu. Babama dönüp ona gösterdim. O an, gözlerinde bir değişiklik fark ettim. Bir anlığına, gözleri sabit bir şekilde kitlenmişti. Ama hemen sonra bakışlarını kaçırdı.
“Sadece dikkatli ol, Lara. Bazen zamanın peşinden gitmek seni nereye götürür, bilinmez.”
Yavaşça başımı salladım, ama kafam hâlâ karışıktı. Bir şeyler doğru gitmiyordu. Kitapla ilgili düşündükçe, her şey birbirine giriyordu. Babamın sözüne odaklanmaya çalıştım ama zihnimdeki o boş sayfa hâlâ önümdeydi. O sayfa, bana cevaplar sunacak mıydı? Yoksa, tüm bu olanlar bir tuzak mıydı?
Evdeki sessizliğe geri döndüm. Kitabı masanın üzerine koydum ve bir kez daha sayfayı ışığa doğru tuttum. Belki de başka bir şey fark edebilirdim. Ama sayfa yine bomboştu. Neredeyse üzüntüyle gözlerimi kapatacaktım ki, bir ışık hüzmesi gözüme çarptı. Kitabın 203. sayfasında, bir anda parlayan bir yazı belirdi. “Beni izlediğini biliyorum.”
Bir an ne yapacağımı bilemedim. Kalbim küt küt atıyordu. Bunu anneme nasıl anlatabilirdim? O bana inanmazdı. Babama ne kadar söylesem de, kesinlikle buna inanmazlardı. Ama içimde bir his vardı ki, bu sırra bir adım daha yaklaşmıştım.
O an telefonu çaldı. Bilinmeyen numara... Aynı mesaj gelmişti.
Bilinmeyen Numara: “Cevapları aramayı bırak. Sadece doğru yolu izle.”
Artık yavaşça geri çekilmeye başladım. Bir şeyler garipti. Bir şeyler ters gidiyordu. Neden arkamı dönüp bakmam gerektiğini çözmeliydim. Ama bu çözüm için daha fazla cesaret gerekiyordu. Artık, zamanın kontrolü kaybetmeye başladığını hissediyordum.
Bölüm sona erdi, ama aklınızdaki sorularla kalmaya devam edeceksiniz… Çünkü Lara'nın yolculuğu henüz başlamadı.🤫
Bölüm etkileşimi
