7. bölüm / 7
Kayıp KalpGerçeğin Tuzakları
Bölümler 7Şu an: Gerçeğin Tuzakları
Elimdeki kitap, her sayfasında eski bir tarih kokusu barındırıyordu. "Zamanın İzinde." Bu başlık, daha önce hiç duymadığım bir şeydi ama aynı zamanda bir yerde tanıdık geliyordu. Kitap, sanki bir anahtarmış gibi parlıyordu, ama neye açıyordu? Bu sorunun cevabı beni yavaşça içeri çekerken, dışarıdaki dünya giderek uzaklaşıyordu.
Hızla sayfaları çevirmeye başladım. Her sayfa, geçmişe dair bir iz taşıyor gibiydi. Kitabın sayfalarında gizli semboller, yarım kalmış cümleler ve anlam verilemeyen figürler vardı. Ama bir anda gözlerim, bir kelimeye takıldı: "Gerçek."
O anda bir ses duydum. Duyduğum şey, kitabın sayfalarından gelen bir fısıldamaydı. Gözlerimi çevirdim, ama arkamda kimse yoktu. Sadece o kütüphane... ve o garip, zamanın tozlu izleri.
Elimi, titreyerek o sayfaya koydum. "Gerçek," diye okudum, ama bir şeyler eksikti. Sanki bir parçayı eksik okuyordum.
Hemen kitabı açıp sayfayı çevirmeye başladım. Sonraki sayfada, bir harita çıktı. Evet, bir harita. Ama bu sıradan bir harita değildi. Yerin altına gizlenmiş, zamanla silinmiş bir yol gösteriyordu. Tam o anda, kitabın sayfalarının arasında küçük bir not fark ettim: "Buradan geçmemelisin."
Bir ürperti vücudumu sarmıştı. Ancak bir şey vardı; o harita beni çağırıyordu. Hiçbir şey durduramazdı, hatta babamın uyarısı bile. Zaman, bana ne kadar tehlikeli olursa olsun, içimde bir merak uyandırmıştı. Merak, beni bu noktada cezbediyordu.
Haritada bir işaret dikkatimi çekti. Bir yere doğru ilerliyordu ve orada... kaybolan bir şey vardı. O işaret, bana bir şeyler anlatıyordu. Sadece haritayı takip etmekle kalmam, aynı zamanda harita üzerinde yazılı olan zaman dilimini de anlamam gerekiyordu.
Bir an kitapta başka bir şey belirdi: “Geçmişin kapıları açıldığında, geleceği kontrol etmek için her şeyin bedelini ödeyeceksin.”
Gözlerim kitaba odaklanırken, birden bir şey daha oldu. Odaya gelen garip bir soğuk rüzgarın etkisiyle kitap titremeye başladı. Işıklar kararmaya başladı, ve aniden kendimi başka bir yerde buldum.
Etrafımda hiçbir şey yoktu. Hiçbir ses. Sadece kara bir boşluk. Bir an için ne olduğunu anlamadım. Sadece kitabı tutuyordum ve ellerim soğuktu. Derin bir nefes aldım ve adımımı attım. O sırada, bir şey hareket etti.
Bir figür, karanlıktan çıkıp önümde belirdi. Kimdi? Gözlerinde hiçbir duygu yoktu, ama bir şeyler söylüyordu. “Zaman senin için bir oyundur, Lara.”
O an, içimden bir şey yükseldi. Bu, sadece bir başlangıçtı. Sadece bu figür, beni gerçeğe götürüyordu.
“Gerçek?” diye sordum, sesim titrek bir şekilde yankılandı.
Figür, yavaşça başını salladı ve dedi: “Evet, ama gerçek, senin için bir tuzak. Kapat gözlerini ve git. Gerçekten istiyor musun?”
Gerçekten istiyor muyum? Sorunun cevabı, beni bir adım daha ileriye götürecekti. Ama ne olursa olsun, artık geri dönüş yoktu.
Kitabı sıkıca kavradım. Adımlarım karanlıkta kaybolurken, tek düşündüğüm şey bir cümleydi: “Zaman, bazen tüm yolları değiştirir.”
Ve zaman, bana ne olursa olsun, ne kadar kaybolsam da, ne kadar uzaklaşsam da, eninde sonunda beni bulacaktı.
Bölüm etkileşimi
