12. bölüm · Karanlık Kıyı

Küllerin Üzerindeki Arzu

Yakup Celik

Tehlike tamamen geçmiş, sokaklardaki tüm tehditler yok edilmişti. Evin salonunda patlayan camlardan içeri giren soğuk gece rüzgarı, yerdeki kan lekelerini ve kırılan eşyaları yalayıp geçiyordu. Ancak ikisi için de artık korkulacak bir şey kalmamıştı.Karan, yaralı omzuna rağmen Alya’yı belinden kavrayıp ayağa kaldırdı. Kadının gözlerindeki şok ve adrenalin, yavaşça yerini saf bir tutkuya bırakıyordu. Ölümün kıyısından dönmek, ikisinin damarlarındaki kanı adeta alevlendirmişti."Bitti," dedi Karan, kadının saçlarını geriye çekerek. "Artık kimse sana dokunamaz.""Senin sayende," dedi Alya, ellerini Karan’ın kanlı ve terli yüzüne koyarak. "Bizim sayemizde."Karan, Alya’yı kucağına alarak kırık dökük salondan çıkarıp üst kattaki yatak odasına taşıdı. Alya’yı yatağa bıraktığında üzerindeki tüm kıyafetleri sabırsızca yırttı. Bu geceki birleşme, diğer tüm gecelerden daha sert, daha vahşi ve daha hesapsız olacaktı.Karan, Alya’nın üzerine kapandı. Dudakları kadının boynunda, göğüslerinde, karnında yangınlar çıkarıyordu. Alya bacaklarını Karan’ın beline doladı, tırnaklarını adamın sırtındaki yaralara bastırarak inledi. İkisi de acıyı ve zevki aynı anda hissediyordu.Karan, kadının en derin yerine tek bir sert vurulda girdi. Odada yankılanan çığlık, gecenin tüm karanlığını parçaladı."Benimsin Alya... Sonsuza kadar," diye kükredi Karan."Sonsuza kadar..." diye yanıt verdi Alya, adamın ritmine uyum sağlayarak kendini rüzgara bıraktı.Saatlerce süren, sınırların tamamen kalktığı, tenlerin birbirine kaynadığı o gecede; erotizm ve sevgi, kan ve tutku tek bir bedende birleşti.