6. bölüm · Karanlık Kıyı
Gece Kaçışı ve Tehlikeli Tutku
Liman ambarının içinden yükselen çığlıklar ve patlayan silah sesleri gecenin karanlığını tamamen yardı. Zafer’in adamları neye uğradığını şaşırmıştı; yem sandıkları Alya, Karan’ın kusursuz planının tam merkezindeki anahtar çıkmıştı."Alya, arkama geç!"Karan, dumanların arasından bir gölge gibi sıyrılıp Alya’yı belinden kavradı. Sağ eliyle doğrulttuğu silahtan çıkan son kurşunlar yolu açarken, diğer eliyle Alya’yı sıkıca kendine çekmişti. Barut ve çetenin geri kalanı arkadan gelen saldırıyı püskürtürken, Karan Alya’yı limanın arka çıkışında bekleyen siyah, üstü kapalı güçlü araca doğru koşturdu."Bin çabuk!"Gaza basıldığı an lastiklerin asfaltı yakan çığlığı geceye karıştı. Arkalarından birkaç el silah sıkılsa da araç çoktan ana yola çıkmış, gecenin karanlığında izini kaybettirmişti. Karan, tek eliyle direksiyonu kavrarken yan koltukta nefes nefese kalan Alya’ya baktı. Kadının göğsü hızla kalkıp iniyor, gözlerindeki adrenalin ve arzu gecenin ışıklarında parlıyordu.Şehrin dışında, uçurum kenarındaki gözlerden uzak güvenli eve ulaştıklarında kapı kapanır kapanmaz dışarıdaki dünya tamamen silindi. Kaçışın getirdiği yüksek adrenalin, ikisinin de damarlarındaki kanı adeta kaynatıyordu.Karan, Alya’yı arkasından kapıya doğru sertçe yasladı. Siyah deri ceketini yere fırlattı. Gözlerinde artık ne çete savaşı ne de intikam vardı; sadece engellenemez, yırtıcı bir açlık vardı."Sana bir şey olacak diye aklımı kaçırıyordum," diye fısıldadı Karan. Sesi boğuk, yakıcı ve tamamen kontrolden çıkmış gibiydi.Alya başını geriye atarak Karan’ın gözlerinin içine baktı. Dudakları aralık, nefesi sıcacıktı. "Ama buradayım... Ve tamamen seninim."Karan daha fazla beklemedi. Alya’nın üzerindeki ince bluzu tek bir hamlede yukarı doğru sıyırıp attı. Sıcak dudakları anında kadının çıplak boynuna, oradan göğüslerine doğru yakıcı izler bırakarak kaydı. Alya, adamın sert ellerini kalçalarında hissettiğinde derin bir iç çekti. Parmaklarını Karan’ın saçlarına dolayarak onu kendine daha da sertçe çekti.Karan, Alya’yı kucağına alıp sırtını soğuk duvara bastırdı. Tenlerinin teması, soğuk mermer ile yakıcı vücut sıcaklığı arasındaki o keskin çelişkiyle Alya’nın kasılmasına neden oldu. Karan’ın elleri kadının bacaklarını beline dolarken, üzerindeki kıyafetlerin engeli hızla ortadan kalktı.Her dokunuş sert, her öpücük daha aç ve arzuluydu. Karan, kadının bacaklarının arasındaki ıslaklığı ve sıcaklığı hissettiğinde inleyerek Alya’nın dudaklarını kendi dudaklarının arasında hapsetti. İçine tek bir sert ve derin hamleyle girdiğinde, Alya’nın boğazından dökülen tutku dolu çığlık odada yankılandı."Karan... Ah, daha hızlı..."Karan, Alya’nın belini sıkıca kavrayarak ritmini daha da sertleştirdi. Her hamlede duvara çarpan bedenleri, odada yankılanan nefes sesleri ve tenlerinin birbirine vururken çıkardığı o erotik sesler gecenin tek hakimiydi. Karan’ın kaslı vücudundaki ter boncukları Alya’nın göğsüne damlarken, Alya tırnaklarını adamın çıplak sırtına geçirdi."Benimsin Alya... Sadece benim," diye inledi Karan, ritmini zirveye taşıyarak. Kadının içindeki sıcaklığın ve daralmanın getirdiği zevkle gözleri kararıyordu.Alya, Karan’ın boynunu öpüyor, adamın her sert hamlesinde zevkten başı dönüyordu. İçinde büyüyen o devasa dalga patlamak üzereydi. "Seninim... Karan, durma!"Karan, Alya’yı yataktan fırlamış gibi duran geniş deri koltuğa yatırdı. Kadının bacaklarını omzuna doğru kaldırarak en derinine kadar ulaşan sert vuruşlarına devam etti. Alya’nın vücudu zevkten titriyor, kas kas üstüne biniyordu. İkilinin arzusu kontrol edilebilir bir şey olmaktan çıkmış, ham bir şehvete dönüşmüştü.Alya’nın içindeki son yay da koptuğunda, vücudu şiddetli bir orgazmın etkisiyle sarsıldı. Çığlığı odayı doldururken Karan da daha fazla dayanamadı. Son birkaç sert ve derin hamlenin ardından kadının en derinlerinde kendi sıcaklığını boşaltarak iniltiler içinde Alya’nın üzerine kapandı.İkisi de nefes nefese, ter içinde ve birbirine kenetlenmiş halde koltukta kalakaldı. Kalp atışları birbirine karışıyordu. Sokaktaki kaçış bitmişti ama ikisi de artık bu tutkunun esiri olarak birbirlerinin içinde kaybolmuştu
