4. bölüm · Karanlık Kıyı

Gece Yarısı Külleri ve Şafak Hesaplaşması

Yakup Celik

Dışarıdaki yağmurun ritmi yavaşlarken, odanın içindeki fırtına dinmek bilmiyordu. Yatağın üzerine düşen loş ışık, tenlerinin birbirine değdiği her noktada tutkunun gölgesini uzatıyordu. Karan’ın sert, kaslı vücudu ve vücudundaki çatışma izleri, Alya’nın yumuşak ama cesur dokunuşlarıyla birleştiğinde zaman adeta durmuştu.Karan, Alya’nın bel kavisine elini dolayarak onu kendine tamamen çekti. Dudakları Alya’nın boynunda, köprücük kemiğinde izler bırakarak aşağıya kaydı. Alya’nın dudaklarından dökülen her hafif iç çekiş, Karan’ın içindeki kontrolü biraz daha kaybettiriyordu."Bana ne yaptığının farkında değilsin," diye fısıldadı Karan, sesi tehlikeli bir arzuyla boğuklaşmıştı.Alya parmaklarını Karan’ın sırtına bastırdı, nefes nefese adamın gözlerinin içine baktı. "Farkındayım... Ve durmanı istemiyorum."O gece, sokakların karanlığı ve tehlikesi ikisinin arzusu arasında eridi. Karan, Alya’ya sadece bedenini değil, ardındaki o ulaşılamaz, sert dünyayı da açmıştı. Tehlikenin ve tutkunun sınırında, birbirlerinde kayboldular....Sabahın İlk IşıklarıŞafak söküp gri ışıklar odaya dolmaya başladığında sessizlik bozuldu. Alya, Karan’ın güçlü kollarının arasında uyandı. Karan çoktan uyanmış, bir eli Alya’nın saçlarında, gözleri tavana dikili halde düşüncelere dalmıştı.Günün ilk ışıkları, gecenin tutkusunu sokakların soğuk gerçeğiyle değiştirmekte gecikmedi. Kapı sertçe vuruldu."Karan! Çabuk aşağı inmen lazım!" Barut’un sesi bu kez her zamankinden daha gergin ve öfkeliydi. "Diğer çete depoyu patlattı. Şahin ayağından vuruldu, mahalle ayağa kalktı!"Karan hızla yataktan doğruldu. Yüzündeki o tutkulu, yumuşak ifade bir anda silinmiş; yerini o eski, buz gibi ve acımasız lider çehresine bırakmıştı. Siyah tişörtünü ve deri ceketini üzerine geçirdi. Belindeki silahı kontrol ederken Alya da yataktan kalkıp yanına geldi."Karan, gitme... Dışarıda tam bir savaş var," dedi Alya, endişeli gözlerle.Karan, Alya’nın çenesini tuttu. Bu kez öpüşleri geceden farklıydı; vedadan çok bir intikam yemini taşıyordu."Benim olduğum yerde savaş bitmez Alya, sadece yön değiştirir," dedi Karan, gözlerinin içine bakarak. "Şimdi intikam zamanı. Bu şehre benim kurallarımla oynayacaklarını öğreteceğim."Karan kapıdan çıkıp merdivenlere doğru ilerlerken, Alya arkasından bakakaldı. Artık geri dönüşü olmayan bir yolun tam ortasındaydı.