6. bölüm / 7
Karanlığın Kralı : Menata'nın ÇöküşüKaranlığa Karşı
Bölümler 7Şu an: Karanlığa Karşı
"Demir dışarıdan sert görünür ama emek verirsen istediğin şekle girecektir."
- Zucari Deyimleri
"Hafızamızla alay eden her aptalı, hayal kırıklığına uğratacağız."
- Menata Deyimleri
1.5
Azur elindeki kılıcı alıp camın önüne doğru gitti. Güneşin ısısı ve ışığı üzerine vuruyordu. Nemra uyandı o esnada. Silik silik bakan gözlerini odaklamaya çalıştı Azur'a doğru. Gözlerini açabilmişti sonunda. 'Neden erken uyandın?' Dedi. Azur arkasını döndüğünde Nemra tekrar yatağa düştü. Azur gülümseyip kılıcına bakmaya devam etti. Üzerinde bir yazı vardı, bu yazıyı hiç bir zaman çözemedi. Bu alfabe bu diyara ait olmayan bir alfabeydi. 'Neye bakıyorsun ?' Nemra uyanmıştı. 'Hiç.'
Hizmetliler büyük bir telaşla yemek masasını hazırlıyordu. Azur ve Nemra içeri girdi. Kral Tuadin Azur'u görünce ona doğru hızlı adımlarla yöneldi. 'Uyandınız işte !' İşte dedi Tuadin. Azur gülümsedi ve Tuadin ile kucaklaştılar. 'Teşekkür ederim dostum. Her şey için.' Dedi Azur. Tuadin'in korkusuz tavırları Azur'a hem cesaret hemde umut veriyordu.
"Hadi aşağıya gel Azur ." dedi Tuadin. Ona kılıç koleksiyonunu göstermek için sabırsızlanıyordu. Devasa kapısı olan odaya geldiler ve içeriye girdiler. Azur kafasını çevirdiği her yerde kılıç görüyordu. "Bunların hepsinin bir ismi var. Bütün bu kılıçların hatırası var Azur." Dedi Tuadin. Azur ise kılıçlara bakmaya devam ediyordu. Bir tanesi dikkatini çekmişti, yanına varıp dokunmaya başladı. Sapı kırmızı, ucunda Ateş motifleri ve pürüzsüz bir işleyiş. "Zucari Demir'i bu kadar iyi nasıl işleyebilmiş dostum?" Dedi Azur. Kral Tuadin yavaş adımlarla Azur'un yanına geldi. Elini sırtına koyup kılıca doğru baktı. "Bu kılıç bize ait değil dostum. Bu odadaki tek Zucari işlemesi olmayan kılıç o." Dedi. Kılıç Azur'un iyice dikkatini çekmişti. Onu kabzasından tutup eline aldığında, kılıcın uç kısmındaki Ateş işlemeleri ışıldamaya başladı. Azur kılıcı korkuyla yere bıraktı. Tuadin kılıcın parladığını görünce şaşkına döndü. Eline aldığı anda ışığı tekrar söndü. Bir süre elinde bekledi ama tekrar ışıldamadı. Kılıcı tekrar Azur'a doğru uzattı. Azur kılıcı tuttuğu anda kılıç tekrar ışık saçmaya başladı. "Bu kılıç seni istiyor Azur. Al onu sana hediye ediyorum." Dedi. Azur kılıcı bir süre daha o şekilde tuttu, hafif ama büyük bir kılıçtı. Kendi kılıcını kılıfından çıkarıp yeni kılıcını oraya taktı. Eski kılıcını da Tuadin'e hediye etti.
Tuadin ve Azur yemek salonuna geldiklerinde, Nemra masaya oturmuş onları bekliyordu. Beraber yemek yemeye başladılar. Odanın kapısı çalındı ve içeriye Uşak geldi. "Kralım, mektup yerine ulaştırıldı." Dedi Uşak. Kral tebessüm ederek kafasını salladı. "Bana komutan Songard'ı çağırtın." Dedi Tuadin. Çok geçmeden kapı çaldı ve Songard içeri girdi. "Kralım." Dedi. Tuadin sandalyesinden kalkıp pencereye doğru gitti. "Bütün orduyu topla Songard. Kaleyi güçlendirin, surları okçularla doldurun. Savaş başlamak üzere, herkes hazır olsun." Dedi.
Tuadin korkuyordu ama bunu Azur'a belli etmemek için sürekli gülümsüyordu. Azur masada duran haritaya baktı, Tronkia bölgesini iyice inceledi. Oraya saldırmak için geçilmesi gereken tek bir yer vardı. Duharim Geçidi, Tronkia Bölgesine giden tek yoldu ama bu intihar olurdu. "Ne düşündüğünü biliyorum Azur." Dedi. Azur bir an ismini duyunca daldığı haritadan kafasını kaldırdı. Tuadin parmağıyla Duharim Geçidini gösterdi. "Buradan oraya girmeye çalışırsak bizim sonumuz olur." Dedi. Azur düşmanın her geçen gün daha çöm güçlendiğini düşündükçe deliriyordu. "Ne yapacağız peki ?" Dedi. Kral Tuadin, sakallarını kaşımaya başladı. "Garid Kralını ve Menata Kralını buraya çağırdım. Yakında burada olurlar. Onların da fikirleri önemli." Dedi.
Nemra odaya geçmiş, pencereden gökyüzünü izliyordu. Kapı açıldı, içeri giren yüzünde donuk bir ifadeyle Azur'du. Nemra'nın yanına doğru gitti. Arkasından ona sarıldı, Azur'un kalıplı vücudu onun her yerini sardı. "Binlerce masum ölecek." Dedi Nemra. Azur ona sarılmış biçimde dışarıyı izliyordu. "Bütün canlılar ölebilir." Dedi Azur. Nemra kalp atışlarının hızlandığını hissetti. "Korkuyorum." Diyebildi zar zor. Azur ellerini çekip, yatağa doğru yöneldi, üzerini çıkartıp yatağa uzandı. "Bende." Dedi.
Tronkia bölgesine en yakın krallık, Garid Krallığıydı. İkisini ayıran, Demhan Dağı ise aşılamaz zorlukta, yüksek bir dağdı. Dağın üstünde inanılmaz bir sis oluşmuştu son bir haftada. Karanlık sanki oralara kadar ulaşmış gibiydi.
Garidli büyücüler, liderleri Estuka ile toplanmış dağın gizemini çözmek ve düşmanın ne derece büyüdüğünü görmek için dağa doğru yola koyuldu. Atlarını gecede sürdüler ve dağın eteklerine kadar geldiler. Etrafa yayılan gücü hissedebiliyorlardı. Estuka ve diğer büyücüler atlarını bağlayıp, dağın en tepesine doğru çıkmaya başladılar. Tepeye çok az kalmıştı ki, üstlerinden geçen devasa kuşları gördüler. İlk defa karşılaşıyorlardı bu canlılarla. Estuka diğerlerine saklanmalarını emretti. Kuşların görevi sınırı kolaçan etmekti ve Estuka bunu anlamıştı. Bir süre sonra kuşlar gözden kayboldu. Estuka ve diğer büyücüler tepeye doğru yola devam etti. Ulaştıklarında ise karşılarında ki manzara onları bir hayli korkutmuş, zar zor yutkunur hale getirmişti.
Kral Menat, yanına kızı Hera ve Düşmana en yakın noktada saldırıya uğrayan ve yaralı kurtulan Aset ile Zucari krallığına doğru yola çıktı. Bir gurup askerde onlara eşlik ediyor güvenliği sağlıyordu. İki gün süren yolculuktan sonra Zucari Krallığına ulaşmışlardı. Kral Tuadin onları kapıda karşıladı. Diğer bütün kralların Zucari Tahtına bağlılık yeminleri vardı. Estabelen savaşından sonra hepsi tek tek Kral Tuadin ve ülkesi Zucariye bağlılıklarını sunup yemin etmişlerdi.
Garidli büyücüler telaş içerisinde atlarını toplantının yapılacağı Zucari Krallığına doğru sürdüler. Estuka, orada gördükleri karşısında içinde sadece ürperti ve umutsuzluğu hisseder hale gelmişti. Çok geçmeden onlarda Zucari krallığına ulaştılar. Estuka diğerlerine gördüklerini bir an önce anlatmak istiyordu.
Azur ve Nemra odanın kapısı çalınınca uyandı. Gelen hizmetçi, onu ve Nemra'yı kralın beklediğini söyledi. Azur ve Nemra'da toplantıya katılmak üzere alt kata indiler.
* sevgili okurum, yorum yapmayı ihmal etme olur mu ?
*** lütfen daha çok etkileşimde kalalım
Bölüm etkileşimi
