Esta'nın Külleri

Vaveyla Yazarı: Kerem Vandetta

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Esta'nın Külleri

"İyi bir Demirci, hem demir hem Tronk döver."
- Zucari Atatösüzü

"En kötü günlerinizi hayal edin, ben en kötü gününüzü mumla aratacağım."
-Esta (Söyleyip söylenmediği bilinmiyor.)

1.2 Esta'nın Külleri

Tronklar, mağaraları yaradılıştan bu yana keşfetmeye devam ediyorlardı. Tanrıların bu sevimsiz yaratıkları neden yarattığı, bütün ırklar tarafından en az bir kere sorgulanmıştı. Beyinleri ile içgüdüleri arasında sürekli bir çatışma halindeydiler. Kavgacı yapıları ve bitmek bilmeyen iştahları onları cani birer katil yapmaya yetmişti. Kanları bile siyah irin şeklinde akıyordu.

Kafasında ki biçimsiz miğferi çıkarıp taşın üstüne koydu. Mağaranın içerisinde kazdıkları tünelin sonuna geldiklerini anladı. Tronk lideri, yani en güçlü olan, biraz daha kazın dert gibi işaret yapınca devam ettiler. Tronklardan bir tanesi kazmasını vurduğunda bir metale çarptı, o kadar güçlü bir metaldi ki, Tronk oracıkta eriyip sıvılaştı. Mağaradaki herkes korkulu gözlerle metali izliyordu. Siyah ve uzun bir mızraktı bu metal. Etrafını temizlediler ve lider Tronk metale elini uzattı. Onu tutup çıkardığı anda simsiyah bu mızrak garip sesler çıkarmaya başladı. 'Esta delafu' Tronkların lideri mızrağı incelemeye devam etti. Mağaranın içinde ses git gide yükselmeye başladı. Tronk lider kafasını çevirdiği anda mızrak kendiliğinden onun kafasını bedeninden ayırmıştı. Mağaranın ilerisinden simsiyah zırhlarla kaplı, uzun saçlı ve gözleri sarı birisi belirdi. Yaydığı enerji o kadar korkunç ve yüksekti ki, mağarada bulunanlar zihinlerini kontrol edemeyecek duruma geldiler. Mızrak yerden fırladı ve yabancının eline gidiverdi.

Mağaradan çıktıklarında yer adeta deprem olmuş gibi sallanıyordu. Mızrağın çıkarttığı garip ses bütün Tronkları mağaralarından çıkarmış, dağın eteğindeki düz alana toplamıştı. Yüzbinlerce Tronk zayıf çalışan beyinleri nedeniyle, sanki büyülenmiş gibi tek bir yöne bakıyordu. Mağaradan çıkan yabancı elindeki mızrağı yere sert bir şekilde vurdu. Mızrağın yere temas etmesiyle o kadar güçlü bir dalga oluştu ki, dağlardaki koca koca kayalar adeta mermi gibi fırladı. Gürültü hakimdi Tronkia bölgesine. Yabancı kafasını çevirdi ve bir Tronkla göz göze geldi, tek bir kelime dahi konuşmadan zihnine girmişti. Tronk yüksek sesle bağırdı 'Esta delafu !' Bütün Tronklar aynı şekilde tekrar etti. Ardından bir daha aynı cümleyi tekrarladılar.

Delafu Tronk dilinde 'yüce' demekti, onların en yücesi anlamına geliyordu. Esta ise yabancının adıydı. 'Yüce Esta' diye inliyordu ova adeta. Esta, babası Ateş tanrının bu ırkı neden yarattığını merak etti. Dağın eteğine çıkıp mızrağı göğe doğru uzattı, babasıyla iletişime geçmek istiyordu. Ama herhangi bir sonuca ulaşamadı. Bu da onun daha çok nefret ve kinle dolmasına neden oldu. Yaşanan olayları hatırladığında ise bu nefret daha da katlandı.

Esta Tronkia bölgesine hakim olmuştu bile çoktan. Onları saklandıkları mağaralardan çıkarıp, kale inşa etmeye başlaması için emir verdi. Yüzbinlerce Tronk kalenin ve surların yapımına başlamıştı. Esta mızrağını yere dokundurdu, kahverengi toprak bir anda siyah bir hal aldı ve çok geçmeden yerden siyah çamur fışkırmaya başladı. Mızrağı tekrar dokundurduğunda, ormanlar cayır cayır yanıyor, çıkan siyah sunalar güneşin önünü kapatıyordu. Artık bütün Tronkia siyahın en koyu tonunu yaşıyordu. Güneşin Tronkia üzerinde son görünüşü o gün olmuştu.

Esta Tronklardan ve onların esir aldığı diğer ırklardan bütün hikayeleri dinledi. Babasının bütün bunları neden yarattığını daha çok merak etmeye başladı. Burası onun cezası için yapılmıştı halbuki. Çok geçmeden kafasındaki nefret tohumları yeniden filizlendi. Madem babası bu diyarı ve ırkları yaratmış, bütün bunları yok ederek intikamını almalıydı. Garidli bir esirin ülkesinden bahsederken, devasa bir miğferden bahsettiğini duydu. Bu tanrıların miğferi olabilirdi. Bir duyanın bir daha unutmayacağı bir ses çınladı kulaklarda, saf kötülüğün sesi 'Anlat miğferi.' İlk defa konuştu Esta, çünkü bütün ırkları kendisinden daha küçük görüyor, kibirinden taviz vermemeye özen gösteriyordu. Garidli sesi duyduğu anda içini bir korku kapladı. Kabuslarında kabusuydu adeta. Miğferin nasıl göründüğünü duyunca, babasının miğferi olduğunu anladı. Aklından demek ki miğferi onlara verdi diye geçirdi. Yani ilk Garidleri yok etmeliydi. Sonra bütün dünyayı.

Esta yerden çıkan çamurları, az önce patlayan volkandan akan lavlara doğru yaklaştırın emri verdi. Lavlar o kadar sıcaktı ki yaklaşan alev alev yanıyordu. Çamur lavlara ulaşınca, Esta mızrağını tekrar yere vurdu. Alev ve Toprağın yaratma gücünü birleştirdi. Orada ilk kez karanlığın yaratıkları belirdi. Çamurun içinden çıkıyorlar tek tek ve efendileri Esta ya doğru yöneliyorlardı. Mızrağı bir kez daha vurdu daha sert ve bir suret belirdi, o kadar korkunç duruyordu ki, Tronkların bazıları görür görmez oracıkta ölüverdi. Bunlar Minantalar, tanrıların cehennemin bekçileri olarak yarattıkları varlıklardı. Esta babasından onları nasıl yaratacağını öğrenmişti. Tam beş tane Minanta yarattı ve kendisine hizmet bağı kurdurdu. Tronk ordusunun komutanları artık Minantalardı. Esta kalesine doğru çekildi, gücünden kullanarak yarattığı varlıklar onu zayıf düşürüyordu. Tronkia karanlığa hapis olmuş ve yeni krallarına minnet duyuyorlardı.

Esta vakit kaybetmeden Garid krallığına doğru ilerlemek istiyordu. Ordusunun hazır olması için beklemesi gerektiğini hazmedemiyordu. Kendisine yapılan siyah odanın içerisinde, sadece bir taht vardı. O da diğer her şey gibi simsiyahtı. Tahtına oturdu kendisini Tanrı gibi hissediyordu. Mızrağı havaya doğru uzatıp bıraktı. Mızrak herhangi bir şeye tutunmamasına rağmen havada asılı kaldı. Esta ise yaşadığı olayların bir kısımını hala hatırlamadığını farketti ve düşünmeye başladı.

Esta ise yaşadığı olayların bir kısımını hala hatırlamadığını farketti ve düşünmeye başladı

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

92okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.