20. bölüm / 20
Karanlığın kadını20.BÖLÜM FİNAL
Bölümler 20Şu an: 20.BÖLÜM FİNAL
- 1 1.bölüm405 kelime
- 2 2.bölüm363 kelime
- 3 3.bölüm490 kelime
- 4 4.bölüm319 kelime
- 5 5.bölüm340 kelime
- 6 6.bölüm336 kelime
- 7 7.bölüm336 kelime
- 8 8.bölüm293 kelime
- 9 9.bölüm345 kelime
- 10 10.bölüm389 kelime
- 11 11.bölüm475 kelime
- 12 12.bölüm569 kelime
- 13 13.bölüm581 kelime
- 14 14.bölüm533 kelime
- 15 15.bölüm564 kelime
- 16 16.bölüm556 kelime
- 17 17.bölüm547 kelime
- 18 18.böüm528 kelime
- 19 19.bölüm621 kelime
- 20 20.BÖLÜM FİNAL790 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
DENİZ KARAHAN
Sabah ofise girdiğimde masamın üzerinde bir zarf buldum.
Üzerinde yalnızca adım yazıyordu.
Zarfı açtığımda içinden küçük bir anahtar ve bir not çıktı.
Bu kez seni bir yere götürmek için izin istemiyorum. Sadece gelmeni istiyorum.
Altında Teoman'ın imzası vardı.
Telefonumu çıkarıp onu aradım.
DENİZ: Arslan, yine ne planlıyorsun?
TEOMAN: Günaydın, sevgilim.
DENİZ: Notunu okudum.
TEOMAN: Güzel.
DENİZ: Bu anahtar neyin anahtarı?
TEOMAN: Gelince göreceksin.
DENİZ: Bir gün meraktan seni gerçekten öldüreceğim.
TEOMAN: Ama önce beni öpmen gerekir.
DENİZ: Kendine fazla güveniyorsun.
TEOMAN: Seni tanıyorum.
Telefonu kapattım. Bir saat sonra verdiği adrese ulaştım.
Burası deniz kenarında, küçük bir bahçesi olan güzel bir evdi. Kapıyı anahtarla açtığımda içeride fotoğraflar gördüm.
İlk fotoğrafımız, tanıştığımız gün çekilmişti. Ben ona ters ters bakıyordum, o ise gülümsüyordu.
İkinci fotoğrafımız bir davetten alınmıştı.
Üçüncüsü, sahilde birlikte yürüdüğümüz akşama aitti.
Fotoğrafların altında küçük notlar vardı.
İlk karşılaşmamız: Birbirimize tahammül edemediğimiz gün.
İlk gülüşümüz: Kavga ederken bile birbirimizi anlamaya başladığımız gün.
İlk öpücüğümüz: Her şeyi değiştiren gece.
Gülümsememi engelleyemedim.
TEOMAN: Beğendin mi?
Arkamı döndüm. Kapıda duruyordu.
DENİZ: Bütün bunları ne zaman yaptın?
TEOMAN: Sen işlerinle uğraşırken.
DENİZ: Demek beni gizlice takip ediyordun.
TEOMAN: Hayır. Sadece birlikte yaşadığımız güzel anları biriktirdim.
Ona yaklaştım.
DENİZ: Çok romantik olmuşsun, Arslan.
TEOMAN: Senin yüzünden.
DENİZ: Suçu bana atma.
Teoman elimi tuttu.
TEOMAN: Deniz, burası ikimizin de istediği zaman gelebileceği bir yer olsun istiyorum. İşlerimizden, geçmişimizden ve bütün o gürültüden uzaklaşabileceğimiz bir ev.
DENİZ: Yani burası bizim mi?
TEOMAN: İstersen.
Evin içine yeniden baktım. Bir zamanlar bütün hayatım karanlık sırlar, ihanetler ve intikamdan ibaretti. Şimdi ise önümde yeni bir başlangıç vardı.
DENİZ: Bir şartım var.
TEOMAN: Tabii ki var.
DENİZ: Mutfağa karışmayacaksın.
TEOMAN: Neden?
DENİZ: Çünkü geçen sefer kahveyi bile yakıyordun.
TEOMAN: O kahve yanmadı. Fazla koyu oldu.
DENİZ: Kendini avutmaya devam et.
Teoman kahkaha attı.
Sonra ciddileşti ve elimi iki elinin arasına aldı.
TEOMAN: Deniz Karahan, hayatıma girdiğinden beri hiçbir şey eskisi gibi değil. Beni kızdırıyorsun, benimle tartışıyorsun, her söylediğime karşı çıkıyorsun. Ama aynı zamanda bana güvenmeyi, beklemeyi ve birine gerçekten değer vermeyi öğrettin.
Gözlerim dolmaya başlamıştı.
TEOMAN: Seninle yalnızca güzel günleri değil, bütün günleri paylaşmak istiyorum. Seni kontrol etmek için değil, yanında yürümek için. Senin kararlarını almak için değil, kararlarını desteklemek için.
Bir adım yaklaştı.
TEOMAN: Seni seviyorum, Deniz. Bugün de, yarın da, yıllar sonra da.
Gülümsedim.
DENİZ: Bu kadar güzel konuşmayı nereden öğrendin?
TEOMAN: İnternetten araştırdım.
Bir an sessizlik oldu. Sonra ikimiz de gülmeye başladık.
DENİZ: Romantizmin içine ettin!
TEOMAN: En azından dürüstüm.
Başımı sallayarak ona sarıldım.
DENİZ: Ben de seni seviyorum, Teoman Arslan.
Teoman beni kendine çekti ve dudaklarımız uzun, sevgi dolu bir öpücükle buluştu. Sonra alnını alnıma yasladı.
TEOMAN: Sana bir sorum daha var.
DENİZ: Bir tane daha mı?
TEOMAN: Son.
DENİZ: Dinliyorum.
TEOMAN: Benimle bir ömür geçirmek ister misin?
Bu kez şaka yapmadı. Elinde yüzük yoktu, önünde büyük bir gösteri de hazırlamamıştı. Yalnızca bana bakıyordu.
Ben de ona baktım.
DENİZ: Evet.
Teoman gülümsedi.
TEOMAN: Emin misin?
DENİZ: Teoman, cevabımı değiştirmeden önce sus.
Beni yeniden öptü. Gülerek ona sarıldım.
---
Aradan bir yıl geçti.
Cem ve Rauf hakkındaki davalar sonuçlandı. Yaptıklarının hesabını verdiler. Babamın adı temize çıktı ve şirketin kontrolünü devraldım. Teoman da kendi işlerini yeniden düzenledi; geçmişin karanlık anlaşmalarını geride bırakmak için kararlar aldı.
Hayatımız bir anda kusursuz olmadı. Hâlâ tartışıyorduk. Hâlâ birbirimize laf atıyorduk. Bazen Teoman beni sinirlendiriyor, bazen ben onun sabrını sınıyordum.
Ama artık bir şey farklıydı.
Birbirimizden gerçeği saklamıyorduk.
Bir akşam deniz kenarındaki evimizin bahçesinde oturuyorduk. Teoman elimi tutmuştu.
TEOMAN: Bir şey düşünüyorum.
DENİZ: Korkmalı mıyım?
TEOMAN: Büyük ihtimalle.
DENİZ: Söyle bakalım.
TEOMAN: İlk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?
DENİZ: Seni masanın altına göndermekle tehdit ettiğim günü mü?
TEOMAN: Bana âşık olduğun günü.
DENİZ: O gün sana tahammül bile edemiyordum.
TEOMAN: Demek aşk böyle bir şeymiş.
DENİZ: Kendini avutmaya devam et.
Teoman elimi dudaklarına götürdü.
TEOMAN: İyi ki o gün toplantıya geç kalmışsın.
DENİZ: Ben geç kalmadım. Siz erken geldiniz.
TEOMAN: Tabii, güzelim.
Başımı omzuna yasladım. Gökyüzünde yıldızlar parlıyordu. Bir zamanlar bütün dünyaya karşı tek başıma durabileceğimi kanıtlamaya çalışıyordum. Şimdi ise yanımda durmayı seçen biri vardı.
Bu, beni daha güçsüz yapmamıştı.
Aksine, kendi gücümü kaybetmeden sevebileceğimi öğretmişti.
DENİZ: Teoman?
TEOMAN: Efendim, sevgilim?
DENİZ: Sence hikâyemiz nasıl başladı?
Bir süre düşündü.
TEOMAN: İki inatçı insanın birbirine meydan okumasıyla.
DENİZ: Peki nasıl bitti?
Teoman bana döndü ve gülümsedi.
TEOMAN: Bitmedi. Sadece yeni bir sayfa açıldı.
Onu öptüm.
Çünkü haklıydı.
Bizim hikâyemiz bir sonla değil, birlikte kuracağımız yeni bir hayatla devam edecekti.
Ben Deniz Karahan'dım.
Bir zamanlar karanlığın içinde yalnızca intikamı arayan kadındım.
O ise Teoman Arslan'dı.
Kendi karanlığından çıkmayı öğrenen adam.
Birbirimizi değiştirmedik.
Birbirimizi olduğumuz gibi sevmeyi öğrendik.
Ve sonunda anladım ki insanın en büyük gücü, kimseye ihtiyaç duymamak değil; kendi ayakları üzerinde dururken kimi yanında istediğini seçebilmektir.
Ben seçimimi yapmıştım.
Teoman da öyle.
Karanlık bizi bir araya getirmişti. Ama bizi birbirimize bağlayan şey, aşktı.
SON. 🖤
Bölüm etkileşimi
