12. bölüm / 15
Karanlığın kadını12.bölüm
Bölümler 15Şu an: 12.bölüm
- 1 1.bölüm405 kelime
- 2 2.bölüm363 kelime
- 3 3.bölüm490 kelime
- 4 4.bölüm319 kelime
- 5 5.bölüm340 kelime
- 6 6.bölüm336 kelime
- 7 7.bölüm336 kelime
- 8 8.bölüm293 kelime
- 9 9.bölüm345 kelime
- 10 10.bölüm389 kelime
- 11 11.bölüm475 kelime
- 12 12.bölüm569 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13.bölüm581 kelime
- 14 14.bölüm533 kelime
- 15 15.bölüm564 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
DENİZ KARAHAN
Depodaki sessizlik dayanılmazdı.
Vedat'ın sözleri kulağımda dönüp duruyordu. Teoman'a baktım. Gözlerini benden kaçırmıyordu ama yüzündeki ifade her şeyi daha karmaşık hâle getiriyordu.
DENİZ: Konuş.
TEOMAN: Deniz, burada değil.
DENİZ: Hayır. Tam da burada. Bana ne sakladığını anlat.
VEDAT: Hadi, Arslan. Anlat bakalım. Babasının ne yaptığını da söyle.
Teoman bir anda Vedat'a döndü.
TEOMAN: Sus!
Vedat kahkaha attı.
VEDAT: Gerçekler canını mı sıkıyor?
DENİZ: Yeter! İkiniz de susun.
Dosyayı masaya bıraktım.
DENİZ: Teoman, sana son kez soruyorum. Babamın ölümü hakkında ne biliyorsun?
Teoman birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra konuştu.
TEOMAN: Babam, senin babanın ölümünden önce Vedat'la bir anlaşma yapmış. Ama anlaşmanın ayrıntılarını yıllarca benden sakladı.
DENİZ: Bunu ne zaman öğrendin?
TEOMAN: Birkaç hafta önce. Babamın eski belgelerini incelerken.
DENİZ: Ve bana söylemedin?
TEOMAN: Sana anlatmak istedim ama elimde yeterli kanıt yoktu.
DENİZ: Bunu benim yerime sen mi kararlaştırdın?
TEOMAN: Yanlış yaptım.
Cevabının bu kadar açık olması öfkemi azaltmadı.
DENİZ: Ben sana yalan söyleme dedim, Teoman.
TEOMAN: Biliyorum.
DENİZ: O zaman neden?
Teoman bana yaklaşmak istedi ama geri çekildim.
TEOMAN: Seni kaybetmekten korktum.
Bir an nefesimi tuttum. Fakat hemen ardından başımı salladım.
DENİZ: Beni kaybetmekten korkuyorsan bana gerçeği söylemeliydin.
TEOMAN: Biliyorum.
Vedat bu konuşmadan keyif alıyordu.
VEDAT: Ne kadar dokunaklı. Şimdi birbirinize güvenmeyi bırakabilirsiniz.
Ona döndüm.
DENİZ: Seninle işim bitmedi.
Mert'e işaret ettim. Adamlarımız Vedat'ın çıkışını kapattı. Ancak Vedat'ın adamları da harekete geçince ortam bir anda karıştı. Teoman kolumdan tutup beni güvenli tarafa çekti.
Birkaç dakika sonra dışarı çıktığımızda Vedat kaçmayı başarmıştı.
Her şey yine elimizden kayıp gitmişti.
Ama bu kez peşinden gitmedim.
TEOMAN: Deniz, lütfen beni dinle.
DENİZ: Şimdi değil.
TEOMAN: Ne olur.
DENİZ: Bana ihtiyacın olduğunda yanında oldum. Sana güvenmeye başladım. Ama sen benim en çok önem verdiğim konuyu benden sakladın.
TEOMAN: Seni korumaya çalıştım.
DENİZ: Ben korunmaya muhtaç biri değilim!
Sesim gecenin sessizliğinde yankılandı.
DENİZ: Benim yanımda olmak istiyorsan bana eşit davranacaksın. Benim adıma karar vermeyeceksin.
Teoman başını eğdi.
TEOMAN: Haklısın.
Bu kez ona cevap vermedim. Arabama bindim ve oradan ayrıldım.
***
Eve ulaştığımda saat gece yarısını geçmişti. Ceketimi çıkarıp koltuğa bıraktım. Telefonumda Teoman'dan gelen mesajlar vardı.
Beni dinle.
Her şeyi anlatacağım.
Lütfen cevap ver.
Telefonu sessize aldım.
Bir saat sonra kapım çaldı.
Kim olduğunu tahmin etmek zor değildi.
Kapıyı açtığımda Teoman karşımdaydı. Elinde bir dosya vardı.
DENİZ: Burada ne işin var?
TEOMAN: Sana gerçeği getirdim.
DENİZ: Dosyayı bırakıp gidebilirsin.
TEOMAN: Benden nefret etsen bile bunu bilmeni istiyorum.
Dosyayı aldım.
İçinde babamın ölümünden birkaç gün önce yazılmış bir mektup vardı. Mektupta Vedat'ın iki aileyi birbirine düşürmek için gizli bir plan hazırladığı anlatılıyordu. Teoman'ın babası ise bu planı öğrendiğinde anlaşmayı bozmuştu.
Ama son sayfada bir ayrıntı eksikti.
Babamın ölüm emrini kimin verdiği yazmıyordu.
DENİZ: Bu belgeyi nereden buldun?
TEOMAN: Babamın kasasından.
DENİZ: Neden şimdi getirdin?
TEOMAN: Çünkü artık senden hiçbir şey saklamak istemiyorum.
Uzun süre birbirimize baktık.
DENİZ: Sana hemen güvenebileceğimi söyleyemem.
TEOMAN: Bunu beklemiyorum.
DENİZ: Beni affettiğimi de söyleyemem.
TEOMAN: Biliyorum.
Kapıya yöneldi.
TEOMAN: Ama şunu bilmeni istiyorum, Deniz. Ne olursa olsun, babanın ölümünün arkasındaki gerçeği bulmana yardım edeceğim. Benden uzak durmak istesen bile.
Giderken arkasından seslendim.
DENİZ: Teoman.
Durdu.
DENİZ: Teşekkür ederim.
Yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
TEOMAN: Bir gün bana gerçekten güvendiğinde, bunu kutlayacağız.
DENİZ: Önce o günü görmemiz gerekiyor.
TEOMAN: Göreceğiz.
Kapı kapandığında dosyayı yeniden açtım.
Mektubun arkasında el yazısıyla eklenmiş tek bir cümle vardı:
Asıl hain, Deniz'in yıllardır güvendiği kişidir.
Kalbim hızlandı.
Kerem miydi?
Mert miydi?
Yoksa hiç şüphelenmediğim başka biri mi?
Artık tek bir şeyden emindim.
Gerçek, düşündüğümden çok daha yakındı.
Bölüm etkileşimi
