11. bölüm / 15
Karanlığın kadını11.bölüm
Bölümler 15Şu an: 11.bölüm
- 1 1.bölüm405 kelime
- 2 2.bölüm363 kelime
- 3 3.bölüm490 kelime
- 4 4.bölüm319 kelime
- 5 5.bölüm340 kelime
- 6 6.bölüm336 kelime
- 7 7.bölüm336 kelime
- 8 8.bölüm293 kelime
- 9 9.bölüm345 kelime
- 10 10.bölüm389 kelime
- 11 11.bölüm475 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 12.bölüm569 kelime
- 13 13.bölüm581 kelime
- 14 14.bölüm533 kelime
- 15 15.bölüm564 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
DENİZ KARAHAN
Gece yarısına birkaç saat vardı. Siyah ceketimi giyip silahımı belime yerleştirdim. Aynadaki yansımama baktım. Bu gece Vedat Sancak'ın karşısına çıkacaktım. Yıllardır beklediğim hesaplaşma sonunda yaklaşıyordu.
Telefonum çaldı.
TEOMAN: Hazır mısın, Karahan?
DENİZ: Ben doğuştan hazırım, Arslan. Sen kendine dikkat et.
TEOMAN: Benim için endişeleniyor musun?
DENİZ: Hayır. Ölürsen seni öldürmek için başka birini bulmam gerekecek.
TEOMAN: Ne kadar romantiksin.
DENİZ: Telefonu kapatmadan önce son bir şansın var. Sus.
Teoman kahkaha attı.
TEOMAN: Seni seviyorum demenin daha güzel yolları da var, biliyorsun değil mi?
Bir an duraksadım.
DENİZ: Hayal kurmaya devam et.
Telefonu kapattım ama yüzümdeki küçük gülümsemeyi engelleyemedim.
Yarım saat sonra Teoman'ın konağına ulaştım. Beni kapıda karşıladı. Siyah takım elbisesinin ceketini düzelterek baştan aşağı baktı.
TEOMAN: Çok güzelsin.
DENİZ: Biliyorum.
TEOMAN: Bir kere de mütevazı ol.
DENİZ: Bir kere de haklı olduğumu kabul et.
Teoman gülümseyip arabanın kapısını açtı.
TEOMAN: Buyurun, Karahan Hanım.
DENİZ: İşte böyle. İnsan öğreniyor.
Arabaya bindik. Yol boyunca planı konuştuk. Vedat'ın adamlarından biri bize gizli toplantının yerini bildirmişti. Bu kez hazırlıksız yakalanmayacaktık.
Depoya ulaştığımızda Mert ve Teoman'ın sağ kolu bizi bekliyordu.
MERT: Deniz Hanım, içeride yaklaşık on kişi var.
DENİZ: Vedat?
MERT: Henüz gelmedi.
TEOMAN: O gelene kadar bekleyeceğiz.
DENİZ: Hayır. İçeri giriyoruz.
Teoman bana döndü.
TEOMAN: Planımızı hatırlatmamı ister misin?
DENİZ: Planımızı ben yaptım. Gayet iyi hatırlıyorum.
TEOMAN: Sadece kontrol etmek istedim.
DENİZ: Bir daha kontrol edersen seni plandan çıkarırım.
Teoman ellerini kaldırdı.
TEOMAN: Tamam, patron.
İçeri girdiğimizde odanın ortasındaki masada Vedat Sancak'ın fotoğrafları ve çeşitli belgeler duruyordu. Belgeleri incelerken bir isim dikkatimi çekti.
Babamın eski ortağı Selim.
Ancak dosyanın son sayfasında başka bir isim daha vardı.
Arslan ailesi.
Teoman yanıma geldi.
TEOMAN: Ne buldun?
Dosyayı ona uzattım.
Yüzündeki ifade değişti.
DENİZ: Ailenin bu olayla bağlantısı ne?
TEOMAN: Bilmiyorum.
DENİZ: Teoman, bu sefer bana gerçeği söyle.
TEOMAN: Deniz, gerçekten bilmiyorum.
Gözlerine baktım. Bir şey sakladığını düşünmek istemiyordum ama içimdeki şüphe hâlâ oradaydı.
Tam o sırada arkamızdan bir ses geldi.
VEDAT: Ne kadar güzel bir manzara! İki düşman aile, aynı masanın etrafında.
Arkamı döndüm.
Vedat Sancak kapıda duruyordu. Yüzünde kendinden emin bir gülümseme vardı.
DENİZ: Vedat Sancak. Sonunda karşılaştık.
VEDAT: Büyümüşsün, Deniz. Babanın küçük kızı artık koca bir kraliçe olmuş.
DENİZ: Babamın adını ağzına almadan önce iki kere düşün.
Vedat güldü.
VEDAT: Babanın ölümünü hâlâ araştırıyorsun, öyle mi?
DENİZ: Bu gece her şeyi anlatacaksın.
VEDAT: Ya anlatmazsam?
Bir adım yaklaştım.
DENİZ: O zaman gerçeği senden başka yollarla öğrenirim.
Teoman yanıma geçti.
TEOMAN: Deniz yalnızca gerçeği istiyor. Onu elde edene kadar hiçbir yere gitmeyeceksin.
Vedat ikimize baktı.
VEDAT: Gerçek mi? O hâlde Teoman'a sor. Babasının senin babanla ilgili neler bildiğini sana anlatsın.
Teoman'ın yüzü bembeyaz oldu.
Ben ise ona döndüm.
DENİZ: Teoman... Bu ne demek?
Teoman cevap vermedi.
Vedat'ın gülümsemesi büyüdü.
VEDAT: Görünüşe göre sevgili dostun sana her şeyi anlatmamış.
O anda anladım.
Bu gece yalnızca Vedat'la hesaplaşmayacaktım.
Belki de hayatımda ilk kez, en çok güvendiğim kişiyi sorgulamak zorunda kalacaktım.
Bölüm etkileşimi
