4. bölüm / 7
Karan4. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm589 kelime
- 2 2. Bölüm569 kelime
- 3 3. Bölüm424 kelime
- 4 4. Bölüm522 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm652 kelime
- 6 6. Bölüm740 kelime
- 7 7. Bölüm473 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Konağın dışındaki araçların projektör ışıkları avlunun yüksek taş duvarlarını aydınlatırken, Karan hızla balkona çıktı. Ahmet Ateş ve adamları, kapının önüne bırakılan Baver’i almak ve nikah şartlarını konuşmak için konağı dayatmıştı.Karan, Helin’in odada kalmasını emredip aşağı indi. Ancak Helin, pencerenin kenarından avluyu izlemeye devam etti.
Gece boyunca süren gergin pazarlıkların ardından imam çağrıldı. Rojin ve Baver’in nikahı, tıpkı Helin ile Karan’ınki gibi, büyük bir sessizlik ve ağır bir zorunluluk altında kıyıldı.
Artık iki aile birbirine tamamen mühürlenmişti.Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gerilim yerini yorgun bir sessizliğe bıraktı.Karan, yorgun adımlarla odaya döndüğünde Helin’i pencerenin kenarındaki berjerde, üzerindeki ağır kıyafetlerle uyuya kalmış halde buldu.
Baş hafifçe yana düşmüş, kirpikleri ıslak yanaklarına gölge düşürmüştü.Karan bir an durdu. Yüzündeki o sert, tavizsiz ifade yavaşça yumuşadı. Helin’in uykusundaki o savunmasız hali, Karan’ın zırhında ilk defa küçük bir çatlak oluşturdu. İçinde daha önce hiç hissetmediği, tanımadığı garip bir sızı belirdi. Ona öfkelenmek, onu bir düşman gibi görmek kolaydı; ama bu kadar yakındayken ve bu kadar masum görünürken ona karşı ördüğü duvarları korumak zorlaşıyordu.Yavaşça yaklaştı.
Yatakta duran ince örtüyü aldı ve Helin’in üzerine dikkatle örttü. Eli kazara Helin’in yüzüne düşen bir saç teline çarptı. Karan parmak uçlarında hissettiği bu temasla irkildi, elini hemen geri çekti. Kendi kendine kızarak arkasını döndü ve odadan çıktı.
Öğleden sonra konağın avlusunda akşam yemeği hazırlıkları yapılırken, Helin mutfaktan çıkan tepsilere yardım etmek istedi. Ancak Şahmaran ailesinin yaşlı kethüdası ve diğer hizmetliler, töre gereği gelin olarak onun dinlenmesi gerektiğini söyleyerek onu engellemeye çalışıyordu.
Tam o sırada Agit Şahmaran’ın sert sesi avluda yankılandı: "Bırakın yapsın! Ateşlerin kızı bu konağa sefa sürmeye gelmedi. Törenin gereği neyse onu bilecek!"Helin başını dik tutarak Agit Bey’e baktı, tam cevap verecekti ki arka taraftan Karan’ın gür sesi duyuldu."Yeter!"Karan, adımlarını hızlandırarak avluya girdi. Bakışları doğrudan babasına kilitlenmişti. "Bu konaktaki herkes benim karıma nasıl davranması gerektiğini bilsin. Helin bu evin hanımıdır, hizmetçisi değil."Agit Bey oğlunun bu çıkışına şaşkınlıkla bakarken, Helin de duydukları karşısında donakaldı.
Karan’ın onu babasına karşı koruyacağını hiç tahmin etmemişti.Karan, Helin’in kolunu incitmeden hafifçe tuttu ve "Benimle gel," diyerek onu konağın terasına doğru çıkardı.Teras, tüm Mardin’i ayaklar altına alan muazzam bir manzaraya sahipti. Rüzgar, Helin’in saçlarını hafifçe savuruyordu."Neden yaptın bunu?" diye sordu Helin, Karan’a bakmadan. "Bana acıdığın için mi?"Karan, ellerini cebine sokup manzara doğru baktı. "Kimseye acıdığım yok Helin. Ama benim olduğun bir yerde kimse sana sesini yükseltemez. Babam bile olsa."Helin ona doğru döndü.
"Ben senin malın değilim Karan Şahmaran."Karan da başını ona çevirdi. İki çift göz yine karşı karşıya geldi. Ancak bu kez aralarındaki havada sadece öfke yoktu; tarifi zor, elektrikli bir çekim vardı. Karan’ın bakışları Helin’in gözlerinden dudaklarına kaydı. İçindeki bir ses, ona daha da yaklaşmasını söylüyordu."Benim malım değilsin," dedi Karan, sesi beklenmedik bir şekilde kısık ve derindi. "Ama benim kaderimsin Helin. Ve ben kaderime kimsenin dokunmasına izin vermem."Helin, Karan’ın gözlerindeki o değişimi fark etti. O soğuk, acımasız adamın bakışlarında ilk defa yoğun bir sıcaklık ve derin bir ilgi vardı. Kalbinin hızla çarptığını hissetti ve bu durum kendisini korkuttu.Karan bir adım atıp aralarındaki mesafeyi kapattı.
Eli yavaşça kalktı ve bu kez kaçınmadan, Helin’in yanağına dokundu. Dokunuşu şaşırtıcı derecede nazikti."Benden nefret etmekte haklısın," diye fısıldadı Karan. "Ama bu konakta kalacaksan... Gözlerimin içine bakarken bu kadar güzel durma."Helin nefesini tuttu, ne diyeceğini bilemedi.
