Karan kitap kapağı

2. bölüm / 7

Karan

2. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Ay Tutulması

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 2. Bölüm

Patlayan silah sesiyle birlikte Ateş Konağı’nın avlusu bir anda mahşer yerine döndü. Kadınların çığlıkları, korumaların kurulan sert kilit seslerine karıştı. Karan Şahmaran, bir refleksle belindeki silaha uzanırken gövdesini Helin’in önüne siper etti. Yüzündeki buz gibi ifade yerini tehlikeli bir avcı kararlılığına bırakmıştı."Korumalar! Dışarıyı emniyete alın!" diye gürledi Karan. Sesi, avludaki tüm kaosu bastıracak kadar güçlüydü.
Dışarıdan gelen ikinci bir patlama ve koşuşturmaca seslerinin ardından, Karan’ın adamlarından biri nefes nefese içeri koştu. "Ağam! Ateşlerin adamlarından biri sinirlerine hakim olamadı, havaya ateş açtı. Etrafı sardık, durum kontrol altında."Sessizlik yeniden çöktüğünde, avludaki gerilim iki katına çıkmıştı. Agit Şahmaran, öfkeyle öne çıkarak elindeki bastonu yere vurdu.
"Gördünüz mü Ahmet? Adamlarınız bile kan dökme derdinde! Artık konuşacak bir şey kalmadı. Karar verildi!"Helin, Karan’ın arkasından sıyrılarak öne çıktı. Kalbi deli gibi çarpıyordu ama gözlerindeki direnç ışığı sönmemişti. Babasına, hıçkırıklarla ağlayan annesine ve en son tam karşısında bir dağ gibi duran Karan’a baktı. Karan’ın az önce kulağına fısıldadığı o acımasız cümle zihninde yankılanıyordu:
Ya o nikah masası, ya da abinin ve babanın toprağı..."Tamam," dedi Helin. Sesi kısıktı ama avludaki herkes duydu.Annesi Dicle Hanım bir çığlık daha attı: "Helin! Kurban etme kendini kızım!"Helin gözlerini annesinden kaçırıp Karan’a sabitledi. "Tamam. Ailemin kanı dökülmeyecekse... Abimin cezasını ben çekeceğim. Ama bilesin Karan Şahmaran, bu konağa bir gelin olarak değil, sizin törenizin kurbanı olarak geliyorum. Benden asla bir eş alamayacaksın.
"Karan, genç kadının dik duruşunu ve gözlerindeki o alevi izledi. Çenesini sıktı, bakışları daha da sertleşti. "Bana ne verdiğin ya da vermediğin umurumda değil Helin. Bu saatten sonra sen sadece bu kan davasını bitiren mühürsün."İki gün sonra...Mardin’in üzerine gri, kasvetli bir bulut çökmüştü. Ne davul çalındı, ne de bir düğün alayı kuruldu.
Şahmaran ve Ateş aileleri arasındaki berdel nikahı, bir matem havası içinde, sadece aile yakınlarının katılımıyla kıyıldı.Helin, üzerindeki ağır, geleneksel bindallının içinde kendini bir kefen giymiş gibi hissediyordu. İmzalar atıldığında, artık Helin Ateş değildi; Helin Şahmaran’dı. Kendi evinden, doğup büyüdüğü topraklardan bir yabancı gibi çıkarılıp Karan’ın siyah lüks aracına bindirildi.Yol boyunca ikisi de tek bir kelime etmedi.
Araç, Şahmaran Konağı’nın heybetli kapısından içeri girdiğinde Helin içindeki ürpertiye engel olamadı. Bu konak, onun yeni hapishanesiydi.Karan, arabadan inip Helin’in kapısını açtı. Elini uzatmadı, sadece geçmesi için kenara çekildi. "İçeri gir," dedi düz bir sesle. "Burası artık senin de evin. Ama buradaki kuralları ben koyarım."Helin başını dik tutarak arabadan indi. "Senin kuralların benim umurumda değil."Karan hafifçe yaklaştı, aralarındaki mesafe yine tehlikeli bir şekilde kısaldı.
"Zamanla öğreneceksin Helin. Şahmaran Konağı’nda kurallara uymayanlar yanar."Gece yarısı...Konağın en üst katındaki ana odada, sessizlik bir bıçak gibi keskindi. Helin, üzerindeki ağır takıları ve duvağı çıkarıp masanın üzerine bıraktı. Odanın kapısı açıldı ve içeri Karan girdi. Ceketini çıkarıp koltuğun üzerine attı, gömleğinin üst düğmelerini çözdü.Helin odanın diğer ucunda durmuş, gardını almış bir şekilde onu izliyordu.Karan adımlarını ona doğru attı.
"Bu odada, bu çatının altında ikimiz varız. Ailelerimizin önünde evliyiz ama bu kapının arkasında ne olduğumuzu unutma.""Unutmam," dedi Helin hırsla.
"Sen benim düşmanımsın."Karan tam önünde durdu. Elini kaldırıp Helin’in yüzüne düşen bir saç telini geriye doğru itti. Dokunuşu sert ama beklenmedik bir şekilde kontrollüydü. Helin onun bu dokunuşuyla irkildi, geriye çekilmek istedi ama Karan belinden tutarak onu kendine çekti."Düşmanınım, öyle mi?" diye fısıldadı Karan. Gözleri Helin’in dudaklarına, ardından tekrar gözlerine kaydı. "O zaman düşmanınla aynı yatakta nasıl uyuyacağını düşünmeye başlasan iyi edersin...
"Tam o sırada, odanın kapısı alacakaranlıkta yumruklanmaya başladı. Dışarıdan bir korumanın panik içindeki sesi yükseldi:"Ağam! Ağam kapıyı açın! Baver Ateş... Baver konağın arka bahçesinden içeri sızmış, vuruldu!"Helin’in gözleri dehşetle açıldı. Karan ise Helin’i bırakıp hızla belindeki silaha sarıldı.