Kaosun Külleri kitap kapağı

5. bölüm / 7

Kaosun Külleri

Soğuk İtiraflar

Vaveyla Yazarı: defne

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Soğuk İtiraflar

Rina, ranzasının kenarında oturmuş, elleri titreyerek beton zemine bakıyordu. O sırada koğuşun kapısında gürültüyle bir hareketlilik oldu.
Ren kapıyı sertçe iterek içeri girdi. Bakışları koğuşun ortasında duran Rina’yı bulduğu an, o her zamanki umursamaz ve sert ifadesi darmadağın oldu. Yıllar sonra Rina’yı o mahkum üniformasının içinde görmek Ren’in canını fıçılardan daha çok yakmıştı.
"Rina?.." dedi Ren. Sesi ilk defa bu kadar çaresiz ve pürüzlü çıkmıştı.
Rina başını kaldırdı. "Ren?.."
İki kız göz göze geldiğinde zaman durmuş gibiydi. Ren hızla Rina’ya doğru bir adım attı, onu kollarından tutup inceledi. "Senin... senin ne işin var burada?! Sana kim ne yaptı?!"
Rina’nın gözlerinden yaşlar boşanırken, ranzasında sigarasını tüttüren Scarlett alaycı bir ıslık çaldı. "Ooo, bizim sakin maskotumuzun damarı attı bakıyorum. Sakin ol Ren, kızı korkutuyorsun."
Ren, Scarlett’a öfkeyle döndü. "Karışma Scarlett!"
Tam o anda koğuşun demir kapısında beyaz önlüğüyle Tan belirdi. Elindeki klipsli dosyayla içeri adım atarken, hapishanenin başdoktoru olmanın verdiği o sarsılmaz otoriteyle konuştu:
"Koğuşta gürültü istemiyorum."
"Rina, sağlık kontrolün için revire geliyorsun," dedi Tan son derece profesyonel bir tonla. Sonra Ren’e yaklaştı, sadece onun duyabileceği bir fısıltıyla ekledi: "Sakin ol Ren. Onu korumak istiyorsan önce ceza almamayı öğren." Revirin kapısı kapandığında dışarıdaki gürültülü cezaevi çığlıkları bir anda bıçak gibi kesilmişti. İlaç ve dezenfektan kokan bu soğuk odada sadece Tan ve Rina vardı. Rina, sedyenin kenarına oturmuş, titreyen ellerini dizlerinin arasında sıkıyordu. Tan ise masasının arkasından yavaşça yürüyüp Rina’nın karşısındaki sandalyeye oturdu."Tan... inanamıyorum. Sen buradasın, Ren burada... Jude beni resmen kumpasa düşürdü. Tan, Jude ismini duyduğu an gözlüklerinin ardından gözleri tehlikeli bir şekilde parladı. Yüzündeki o sakin maske saniyeler içinde buz kesti. "Jude..." dedi Tan, adeta ismi tadar gibi kısık bir sesle. "O apt@l lisede de bir parazitti, görünüşe göre büyüyünce de değişmemiş." Tan ayağa kalkıp pencereye doğru yürüdü. Parmaklıkların arkasındaki karanlığa bakarken derin bir nefes aldı. Rina onun bu haline şaşkınlıkla bakıyordu.
"Tan... sen liseden sonra Jude ile hiç karşılaştın mı?" diye sordu Rina merakla.
Tan arkasını dönmedi, ama dudaklarında ölümcül bir gülümseme belirdi. "Karşılaştım diyelim... Ve onun hayatındaki en büyük kaybı yaşamasına neden oldum. Jude bir daha asla kimsenin canını yakamayacak bir hale geldi Rina. Bunu kimse bilmiyor... Şimdilik bilmelerine de gerek yok." Rina dehşetle Tan’a baktı. Tan ise bakışlarını yumuşatarak Rina’ya döndü. Zihninde sakladığı o devasa sırrı tazeledi: Jude’a gizlice verdiği o ağır zarar ve tam da o süreçte tanışıp kalbini kaptırdığı, takıntılı bir şekilde sevdiği Jude’un kardeşi... O masum yüze duyduğu aşk, Tan’ın zihnindeki tek yumuşak noktaydı ama aynı zamanda onu daha da tehlikeli kılıyordu.
"Kendini topla Rina," dedi Tan, masasına dönerek. "Seni bu delikten çıkaracağım. Ama o zamana kadar koğuşta kalmalısın. Ve Ren’e çok fazla güvenme, o sadece öfkesiyle hareket eder."
Rina revire gittikten sonra Ren, ranzasının yanındaki demir direğe yaslanmış, kollarını göğsünde birleştirmişti. Gözleri doğrudan üst ranzada sigarasını tüttüren Scarlett’taydı. Scarlett dumanı yavaşça tavana doğru üfledi, ardından alaycı bir gülümsemeyle Ren’e baktı. "O kadar sert bakma Ren. Gözlerin yuvasından fırlayacak. Ne o tatlım? Eski lise aşkın mı geldi yoksa?"
Ren bir adım öne çıktı, koğuştaki diğer kızlar hemen kenara çekildi. "Scarlett, oyun oynama benimle," dedi Ren, sesi sinirli çıkıyordu. "Rina bu hapishanedeki kimseye benzemez. O masum. Onu senin o kirli oyunlarına ya da müdürle yaptığın pazarlıklara alet etmeyeceksin." dedi ve alay ederek baktı. Scarlett ranzasından kedi gibi esnek bir hareketle aşağı atladı. Ren’in tam karşısında durdu. "Bana bak küçük dövüşçü," dedi Scarlett, parmağıyla Ren’in göğsüne hafifçe vurarak. "Bu koğuşta kimin yaşayıp kimin kurallara uyacağına ben karar veririm. O kız buraya adımı attığı an benim korumam altına girdi. Çünkü dışarıda onu harcayanlar, içeride de peşini bırakmayacak."
Ren, Scarlett’ın elini sertçe itti. "Onu ben korurum lan senin korumana ihtiyacı falan yok." Scarlett hafifçe güldü, yüzü Ren’e yaklaşarak fısıldadı: "Sen onu lisede de koruyamadın Ren... Bak neredesiniz? Aynı hapishane hücresinde. Eğer o kızı gerçekten hayatta tutmak istiyorsan, benimle savaşmayı bırakıp yanımda duracaksın. Çünkü müdürün gözü bu akşam Rina’nın üzerinde olacak..."
Ren’in gözleri anında karardı. "Müdür mü? O pislik Rina’ya dokunmaya kalkarsa bu hapishaneyi yakarım!"
Tam o sırada koğuşun kapısı açıldı ve Tan, Rina’yı koğuşun ortasında bırakıp tam arkasını dönüp gidecekken, cezaevinin devasa hoparlörlerinden kulakları tırmalayan o mekanik siren sesi yükseldi:
"KIRMIZI ALARM! C BLOKTA ACİL DURUM! TÜM GARDİYANLAR C BLOĞA!"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.