6. bölüm / 7
Kaosun KülleriKırmızı Alarm mı?
Bölümler 7Şu an: Kırmızı Alarm mı?
Kırmızı acil durum ışığı, koğuşun gri beton duvarlarına kanlı gölgeler düşürüyordu. Dışarıda gardiyanların bağrışmaları ve demir kapılara vuran cop sesleri devam ederken, bu dört duvarın içindeki sessizlik patlamaya hazır bir bomba gibiydi.
Scarlett ranzasının demirine yaslanmış, dudaklarında alaycı bir gülümsemeyle Tan’a bakıyordu.
"Ne o doktor?" dedi Scarlett, sesindeki o özgüvenli tonla bir adım öne çıkarak. "Revirindeki o oyuncak masanda oturup millete emir vermeye benzemiyor değil mi burası? Kilitlendik işte. Sen de bizim gibi bir mahkumsun şu an." Tan gözlüğünü yavaşça çıkardı, cebinden çıkardığı mendille silerken bakışları buz gibiydi. "Benim nerede durduğum seni ilgilendirmez Scarlett. Ama senin o küçük kraliçelik oyunların bu kapının arkasında bir hiç."
"Öyle mi?" Scarlett hafifçe güldü, gözlerini Tan’a dikti. "Ben en azından ne olduğumu saklamıyorum. Kocasının metresini vurmuş belalı bir kadınım. Ya sen? O saygın doktor önlüğünün altına neyi saklıyorsun? Jude’a yaptıklarını mı? Yoksa onun kardeşine duyduğun o hastalıklı, takıntılı hisleri mi?" Rina şok içinde Tan’a döndü. "Tan... Scarlett ne diyor? Jude ve kardeşi mi?"
Ren anında öne atıldı, Rina’yı omzundan arkasına alırken Tan’ın üzerine yürüdü. "Tan! Ne çeviriyorsun sen arkamızdan amk???Jude’un bu işle, Rina’yla ne alakası var?!"
Tan gözlüğünü taktı. Yüzündeki o soğukkanlı maske bir milim bile oynamadı ama gözlerinde tehlikeli bir ışık yandı. Scarlett’a doğru sert bir adım attı.
"Çizgiyi aşıyorsun Scarlett," dedi Tan, sesi alçak ama tehditkardı. "Müdürün odasında fısıldadığın o küçük flörtlerin sana her kapıyı açacağını sanma. Benim geçmişim seni aşar." "Beni hiçbir şey aşmaz doktor!" dedi Scarlett, Tan’ın tam karşısına dikilerek. "Sen liseden beri bu çocukların hayatını bir deney gibi izledin. Rina’nın o masum ayaklarına yatmasına, Ren’in bir koruyucu meleğe dönüşmesine bakıp arkada zevk aldın! Ama bak nereye geldiler? Senin o 'çok bilmiş' zekan Rina’yı buraya düşmekten kurtaramadı!"
"Kes sesini!" diye bağırdı Ren. Sesi koğuşun duvarlarında yankılandı. Scarlett’a dönerek, "Rina’nın adını o kirli ağzına alma! Onun buraya düşmesi kimsenin suçu değil, o iftiraya uğradı beyinsiz karı!" Scarlett alayla Ren’e baktı. "Ayy kıyamam... Ren yine koruma moduna geçti. Lisede de böyleydin Ren. Kızı tek başına sokak kavgalarında korurdun ama bir kere bile 'Seni seviyorum' ya da 'Yanındayım' diyemedin. Yıllarca kaçtın! Şimdi kız buraya düşünce mi kıymete bindi?"
Ren’in çenesi kasıldı, gözleri öfkeyle karardı. Yıllardır kalbine gömdüğü o hislerin Scarlett tarafından böyle pat diye yüzüne vurulması Ren’i darmadağın etmişti.
Rina arkadan Ren’in tişörtünün ucunu tuttu, sesi titriyordu. "Ren... lütfen kavga etmeyin..."
Ren arkasını dönüp Rina’ya baktı. O sert bakışları Rina’nın gözleriyle buluştuğu an bir anda yumuşadı. "Ben kaçmadım Rina..." dedi Ren, sesi ilk defa bu kadar pürüzlü ve içtendi. "Sadece... seni kendi karanlığımdan korumaya çalıştım. Ama bak, yine benim olduğum cehenneme düştün."Tan araya girerek soğuk bir sesle araya girdi: "Duygusallığı bırakın. Scarlett sadece dikkatinizi dağıtmaya çalışıyor. Çünkü müdürle yaptığı o pazarlıkların patlamak üzere olduğunu biliyor."
Scarlett gözlerini devirdi. "En azından ben kartlarımı açık oynuyorum doktor. Sen Jude’un kardeşine olan takıntın yüzünden dışarıda kimlerin hayatını kararttın, onu anlat bakalım!"
Dışarıdaki siren sesi aniden kesildi. Büyük bir gürültüyle koğuşun kapısındaki ağır kilit mekanizması açıldı.
Kırmızı ışıklar söndü, normal sarı ışıklar yandı. Ama hiçbir şey artık eskisi gibi olamazdı.
Bölüm etkileşimi
