7. bölüm · Kaosun Kıyısında 2 - Sedanur Erdoğmuş
7.Bölüm
Hastane odasıalışıldık bir sessizliğe bürünmüştü. Artık o panik dolu koşuşturmalar yoktu.Bip sesleri daha düzenliydi. Işıklar hâlâ soğuktu ama artık Seray için o kadarda korkutucu değildi. Kaan yatağında yarı oturur haldeydi. Yüzü hâlâ solgunduama gözleri eskisinden çok daha canlıydı.Seray pencereninyanında durmuş, dışarıyı izliyordu. Gün batımıydı. Gökyüzü turuncuya çalıyorduama içinde garip bir huzursuzluk vardı. Kaan, Saray’a doğru gözlerini çevirerek:“ “Ne düşünüyorsun?“diye sordu. Seray ise hafifçe döndü, gülümsedi ama o gülümseme tam değildi.“Hiç… sadece… bitti midiye düşünüyorum.” Dedi. Kaan kaşlarını hafifçe çatarak :“Hayır,” dedi sakinama kesin bir tonla.“Bitmedi.” Dedi. Okelime odada asılı kaldı. Arda sandalyesinde öne doğru eğilerek :“Sen bir şeyhatırlıyorsun.” Dedi şüpheyle. Kaan derin bir nefes aldı. Gözleri bir noktayasabitlendi.“Evet. “ Dedi. Seraybir adım yaklaştı. Kalbi tekrar hızlanmaya başlamıştı.“Kaan kim yaptı bunusana ?” diye sordu endişeyle. Kaan gözlerini kapattı. Bir an… iki an…Ve ardından:“ Sesini hatırlıyorumo kişinin... “ dedi. Hüseyin ise kaşlarını çatarak : “ Peki yüzünühatırlayabiliyor musun? “ diye sordu. Kaan ise :“ Hayır sadece sesinihatırlıyorum. “ dedi. Seray bu durumdan endişe etmeye başlamıştı . “Ne dedi?” diye sordu.Kaan’ın nefesi ağırlaştı. Sanki o anı tekrar yaşıyor gibiydi. “‘Bu daha başlangıçdemişti... “ dedi ve oda bir anda buz gibioldu. Herkes susmuştu. Arda ise alçak bir sesle :“ Yani bu planlıydı? “dedi şüpheyle. Hüseyin ise sertçe duvara bakarak :“Ve bitmedi. “ Dedi.Seray’ın elleri titremeye başladı.“Yani… tekrargelebilir mi?” diye sordu korkuyla. Kaan gözlerini açtı ve bu kez direktSeray’a baktı.“Evet gelebilir... “dedi. Bu cevap, Seray’ın içindeki tüm huzuru paramparça etmişti... Saat ilerlemişti. Ardave Hüseyin kantine inmişti. Odanın içi sessizdi. Seray Kaan’ın yanındaoturuyordu. Elini hâlâ bırakmamıştı. Kaan, aniden Seray’a“Seray. Benden... korkuyormusun?” diye sordu . Seray şaşırdı.“Ne?” dedi. “Benim yüzümden… sanada bir şey olabilir o yüzden sordum. “ dedi. Seray gözlerini onadikti ve :“ Kaan ben sendenkorkmam bunu bil .” dedi. Kaan bakışlarını kaçırarak :“Ben korkuyorum.”Dedi. Seray’ın kalbi yumuşadı. Sandalyeden kalktı, yatağın kenarına oturdu.“Ben de korkuyorum,”dedi dürüstçe.“Ama bu… senibırakacağım anlamına gelmiyor.” Dedi. Kaan ona uzun uzun bakarak:“ Sen beni bu zamanakadar hiç yalnız bırakmadın hep yanımda oldun... “ dedi. Seray gülümsedi.“ Peki şimdibırakacağım mı sanıyorsun? “ diye sordu. Kaan ilk kez içten bir şekildegülümsedi.Ama o an…Kapının dışından birses geldi.Hafif.Ama net.Seray ve Kaan aynıanda kapıya döndü.Tık.Kapı kolu yavaşçahareket etti.Seray’ın kalbihızlandı.“Kaan…” dedi korkarak.Kapı aralandı.Ama içeri giren birhemşireydi.“Gece kontrolü,” dedisakin bir sesle.Seray derin bir nefesverdi ama içindeki huzursuzluk gitmedi.Çünkü buhis…Sebepsizdeğildi. Tam o sırada,Hastanenin loş koridorlarından birinde, siyah kapüşonlu bir adam duvarayaslanmıştı.Gözleri, Kaan’ınodasının olduğu yöne bakıyordu. Telefonunu çıkardı ve birine, kısa bir mesaj yazdı:“Yaşıyor...“ yazdı... Gönderdi.Ve karanlığın içindekayboldu.Seray ‘ı o gece sabahakadar hiç uyku tutmamıştı. Kaan gözlerini kapattığında bile onun nefesinidinledi.Ama ilk kez…İçindeki korku,kaybetme korkusundan daha büyüktü.Çünkü artık biliyordu:Bu bir tesadüfdeğildi.Ve henüzhiçbir şey bitmemişti.Kapı bir anda açıldı.Seray irkilerek başınıkaldırdı.Arda ve Hüseyin aynıanda kapıya döndü.İçeri giren kişiyigördükleri anda… herkes dondu.“…Hakan?” dedişaşırarak. Seray’ın sesineredeyse fısıltıydı.Hakan kapıdaduruyordu. Eller cebinde, yüzünde o tanıdık ama rahatsız edici sakinlik vardı.“Evet benim. “ dediciddi bir şekilde. Kaan’ın nefesi biranda hızlandı. Gözleri Hakan’a kilitlendi.“Senin burada ne işinvar?” diye sordu öfkeyle. Hakan birkaç adım içeri girdi. Odayı süzdü, sonraKaan’a baktı.“Öldün sandım.” Dedi. Serayo an sinirle ayağa kalkarak :“Bu mu yani? Geçmişolsun demek yerine bunu mu söyleyeceksin? “ dedi kızarak. Hakan ise omuzsilkti.“Gerçekleri söylemeyiseverim ben! “ dedi sinsice gülerek . Arda araya girdi :“Bak Hakan, zamanlamaberbat. Kaan yeni kendine geldi.” Dedi. Hüseyin sert bir sesleekledi:“Eğer kavga çıkarmayageldiysen yanlış yerdesin.” Dedi. Hakan bu kez ciddi bir şekilde Kaan’a baktı.“Ben kavga içingelmedim. ” Dedi. Durdu. Ve ardından :“Uyarı için geldim.”Dedi. O cümle odanın havasını değiştirdi. Seray’ın kalbi sıkıştı.“Ne uyarısı?” diyesordu endişeyle. Hakan gözlerinionlardan ayırmadan konuştu:“Seni vuran kişi…”dedi. Kaan’ın yüzü gerildi.“ geri geldi... “Dedi. Oda bir anda sessizliğe gömüldü.Arda kaşlarını çattı.“Ne demek geri döndü?Kim bu? Kaan söylesene bizim bilmediğimiz ne var ! “ dedi bağırarak. Hüseyinise bir adım öne çıkarak : “Bildiğin bir şeyvarsa açık konuş.” Dedi. Hakan başını hafifçeyana eğdi.“Biliyorum.” Dedi. Seray hemen Kaan’ınyanına geldi.“Kaan… sen biliyormusun?” diye sordu. Kaan gözlerinikaçırdı.Bu hareket, her şeyianlatıyordu.Seray’ın sesi titredi:“Kaan…?” dedi. Kaanderin bir nefes aldı.“ Evet.” Dedi. Arda şaşkınlıklabaktı.“Yani sen kim olduğunubiliyorsun?” diye sordu. Kaan gözlerini Hakan’a dikti.“Ve sen debiliyorsun.” Dedi. Hakan hafifçegülümsedi.“Aynı geçmiş , unutmadımmı sanıyorsun? “ Dedi. Seray sinirle bağırarak : “ Kaan! Bu pislik nediyor söylesene! “ dedi. Seray’ın kalbi hızlandı.“Ne istiyorsun bizden?“ Dedi kızarak. Hakan gözlerini onaçevirdi.“Henüz sizden bir şeyistemiyorum.”Durdu ve ardından,ciddi bir şekilde: “Ama o sizdenisteyecek... “ dedi. Arda sinirle:“O kim?!” diye sordutekrar sinirle. Hakan kapıya yöneldi.“Onu görünceanlayacaksınız.” Dedi. Kapıyı açtı.Ama çıkmadan önce sonbir kez durdu.Ve Kaan’a baktı.“ Sen, busefer kaçamayacaksın... “Ve odadan çıktı. Serayhemen Kaan’a döndü.“Kaan… bu ne demek?Kim bu insanlar?” diye sordu. Kaan nefesini toparlamaya çalıştı. Ellerinisıktı.“…Geçmişim,” dedi. Ardasertçe:“Bize anlatmadığın nevar?” diye sordu. Hüseyin de ekledi:“Ve neden biri seniöldürmeye çalışıyor?” dedi. Seray’ın sesi titredi:“Kaan… bana bak…”dedi. Kaan gözlerini kaldırdı. Bu sefer kaçmadı.“ Size her şeyianlatacağım. Çünkü bunu artık saklayamam...” dedi.
