3. bölüm · Kaosun Kıyısında 2 - Sedanur Erdoğmuş
3.Bölüm
Gece yavaş yavaş sabaha dönüyordu. Yağmur durmuştu ama sokaklar hâlâ ıslaktı. Şehrin üzerinde garip bir sessizlik vardı. Seray camın önünde duruyordu. Gözleri sokaktaydı ama aklı başka yerdeydi. Hakan’ın telefondaki sesi hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.
“Bu oyun yeni başlıyor.”
Seray derin bir nefes aldı. Ardı sıra gelen olaylar onu yoruyordu ama korktuğunu belli etmek istemiyordu.
Arkasından gelen ayak seslerini duydu. Kaan kapıya yaslanmış onu izliyordu.
“Uyumadın mı?” diye sordu.
Seray başını hafifçe salladı.
“Sen de uyumadın.”
Kaan omuz silkti.
“Alışkınım.” Dedi. Seray ona döndü. “Sürekli tetikte olmak zorunda kalmak… zor olmalı.” Dedi. Kaan birkaç saniye sustu. Sonra yavaşça konuştu.
“Bazı şeylere alışıyorsun. Ama bazı şeyler…” dedi. Durdu ve gözleri Seray’a kaydı.
“…alışılacak gibi değil.” Dedi. Seray ne demek istediğini anlamıştı ama bir şey söylemedi.
Tam o sırada kapı bir anda açıldı.
Hüseyin içeri girdi.
“Elimde kahve var!” diye bağırdı.
Arkasından Arda girdi.
“Ve kötü haber de.”
Seray kaşlarını kaldırdı.
“Harika. Önce hangisini söyleyeceksiniz?”diye sordu. Hüseyin kahveyi masaya koyarak :
“Bence ilk kötü haberden başlayalım .” Dedi. Arda devam etti.
“Hakan’ın adamları dün geceki çatışmadan sonra geri çekilmedi. Tam tersine… şehirde daha çok kişi toplamaya başlamışlar.” Dedi. Kaan’ın yüzü ciddileşerek :
“Ne kadar kişi?” diye sordu.
Arda ise başını salladı.
“Bilmiyoruz. Ama çok.” Dedi. Seray kollarını göğsünde birleştirdi.
“Demek ki Hakan bizi gerçekten istiyor.”Dedi. Hüseyin dramatik bir şekilde iç çekti:
“Ben bu mafya patronunu hiç sevmedim zaten.” Dedi. Arda ise ona bakarak :
“Tanıyor musun ki?” diye sordu.
Hüseyin omuz silkti.
“Yok ama tipini hayal ettim. Sevmedim.” Dedi. Seray istemsizce güldü. Kaan da kısa bir gülümseme attı ama hemen tekrar ciddileşti.
“ Artık burada kalamayız.” Dedi. Seray ona baktı ve :
“Nereye gideceğiz?” diye sordu. Kaan masanın üzerindeki haritayı açtı.
“Eski bir depo var. Polis operasyonlarında kullandığımız gizli bir yer.” Dedi.
Arda ise kaşlarını kaldırarak :
“Yani saklanma yeri gibi mi?” diye sordu. Kaan ise :
“Evet.” Dedi. Hüseyin elini kaldırdı.
“Benim bir sorum var.” Dedi.
“Ne çabuk sor. “ dedi Kaan.
Hüseyin Seray’ı işaret ederek :
“Seray da bizimle mi geliyor?” diye sordu. Kaan sinirli bir bakış attı.
“Tabii ki geliyor deli misin? “ dedi. Hüseyin sırıttı.
“Tamam tamam kızma. Sadece merak ettim.” Dedi.
Seray başını iki yana salladı.
“Siz gerçekten ciddi bir operasyonda mısınız yoksa komedi programında mı?”dedi. Arda ise gülerek:
“Bazen ikisi de.” Dedi.
Bir saat sonra ekip arabaya binmişti.
Kaan direksiyondaydı. Seray yanında oturuyordu. Arka koltukta Hüseyin ve Arda tartışıyordu.
“Ben müzik açıyorum,” dedi Hüseyin.
Arda hemen itiraz etti.
“Hayır açma. Senin müzik zevkin korkunç.” Dedi. Hüseyin ise kaşlarını çatarak :
“Ne demek korkunç?” diye sordu.
Arda ise :
“Geçen gün arabada üç saat aynı şarkıyı dinledik.” Dedi.
“Çünkü güzeldi!” dedi Hüseyin.
Seray gülmemek için kendini zor tutuyordu. Kaan başını hafifçe salladı.
“İkiniz de susun.” diye bağırdı.
Arabada kısa bir sessizlik oldu.
Seray pencereye baktı. Şehir hızla geride kalıyordu.
“Bizi gerçekten bulabilir mi?” diye sordu.
Kaan gözlerini yoldan ayırmadan cevap verdi.
“Hakan güçlü biri.” Dedi.
Seray ise başını eğerek:
“Yani evet.” Dedi.
Kaan bir an ona baktı ve :
“Ama bu seni koruyamayacağım anlamına gelmez.” Dedi.
Seray gözlerini kaldırdı.
“Ben korunmaya muhtaç değilim.” Dedi.
Kaan hafifçe gülümseyerek .
“Biliyorum.” Dedi. Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Kaan ekledi:
“Ama yine de seni koruyacağım.” Dedi.
Seray’ın kalbi hızlandı ama bir şey söylemedi. Araba şehrin dışındaki eski sanayi bölgesine girdi.
Etraf karanlık ve sessizdi. Kaan arabayı eski bir deponun önünde durdurdu.
“Geldik.” Dedi. Herkes arabadan indi.
Depo büyük ama terk edilmişgörünüyordu. Seray etrafa baktı ve :
“Burası gerçekten güvenli mi?” diye sordu. Arda omuz silkti.
“En azından şu an için.” Dedi. Tam o sırada içeriden bir ses geldi.
Metal bir şey yere düştü.
Herkes bir anda dondu.
Kaan hemen silahını çıkardı.
“Herkes arkama ! “ dedi. Seray kalbinin hızla attığını hissediyordu. Kaan yavaşça kapıyı itti. Kapı gıcırdayarak açıldı. İçerisi karanlıktı. Bir gölge hareket etti.
Sonra bir ses duyuldu.
“Sonunda geldiniz.” Dedi.
Kaan’ın gözleri daraldı.
Seray nefesini tuttu.
Karanlığın içinden biri çıktı.
Ve Seray onu görünce donup kaldı.
Çünkü karşılarında duran kişi…
Hakan’ın en güvendiği adamlarından biriydi.
Ve elinde silah vardı.
