1. bölüm · Kaosun Kıyısında 2 - Sedanur Erdoğmuş
1.Bölüm
Gece şehrin üzerine ağır bir sis gibi çökmüştü. Sokak lambalarının ışığı ıslak asfaltın üzerinde kırılıyordu. Yağmur ince ince yağıyor, sanki şehirdeki kaosu yıkamaya çalışıyordu.
Seray hızlı adımlarla yürüyordu. Arkasına baktı. Sokak neredeyse boştu ama içindeki huzursuzluk gitmiyordu. Kalbi biraz hızlı atıyordu. Kaan birkaç adım arkasından geliyordu. “Yavaşla,” dedi Kaan.
Seray durdu ve ona baktı.
“Biri bizi takip ediyor olabilir.” Dedi.
Kaan ise çevreyi dikkatlice süzdü. Sokakta birkaç araba, kapalı dükkânlar ve uzakta bir neon tabelası vardı. “Şimdilik kimse yok,” dedi sakin bir sesle. Ama gözleri dikkatliydi.
Seray kollarını göğsünde birleştirdi.
“Ben kötü bir his alıyorum.” Dedi. Kaan ona yaklaştı ve ;
“Bu şehirde artık herkes kötü his alıyor.” Dedi. Seray ise hafifçe gülümsedi ama gülümsemesi kısa sürdü. Tam o sırada uzaktan bir araba sesi duyuldu. Farlar karanlığı yardı. Bir siyah araç yavaşça sokağa girdi. Kaan’ın bakışları sertleşti.
“Seray.” Dedi. Seray ise ;
“Ne?” diye sordu. Kaan;
“Arabama doğru yürü.” Dedi. Seray ise merakla ;
“Ne oldu?” diye sordu.
“Şimdi.” Dedi Kaan. Seray daha fazla soru sormadı. Seray daha fazla soru sormadı.
Yürümeye başladı.
Siyah araba hızını biraz artırdı.
Kaan’ın yüzündeki ifade değişti.
“Koş.” Dedi. Seray bir anda koşmaya başladı. Araba hızlandı. Kaan Seray’ın elini tuttu ve onu kaldırıma çekti. Araba aniden fren yaptı. Kapılar açıldı. İçinden üç adam çıktı.
Kaan’ın gözleri daraldı.
“Demek bizi buldular.” Dedi.
Seray nefesini tutarak ;
“Kim bunlar?” diye sordu. Kaan ise cevap vermedi. Ceketinin içinden silahını çıkardı.
Adamlar yavaşça yaklaşmaya başladı.
Biri konuştu.
“Patron seni görmek istiyor, Kaan.” Dedi.
Seray’ın kalbi hızlandı.
“Hakan…” dedi korkarak. Adam ise sinsice sırıtarak ;
“Evet. Hakan.” Dedi. Kaan Seray’ı arkasına aldı.
“Geri çekil.” Diye uyardı. Adamlar gülmeye başladı.
“Bu kadar kolay olmayacak.” Dedi ve Bir anda silah sesi duyuldu. Gece sessizliği parçalandı. Seray irkildi. Kaan onu duvara doğru çekti. Kurşunlar arabaya çarpıyordu.
Kaan karşılık verdi. Sokak bir anda çatışma alanına dönmüştü. Seray kalbinin güm güm attığını hissediyordu. Kaan kulağına eğildi.
“Sakın buradan çıkma.” Diye uyardı. Seray başını salladı. Bir adam yere düştü. Diğeri arabaya siper aldı. Ama üçüncü adam yavaşça arkadan dolaşıyordu. Seray onu gördü ve ;
“KAAN!” diye bağırdı. Kaan arkasını döndü.
Adam tam ateş edecekti. Kaan daha hızlı davrandı. Silah sesi yankılandı. Adam yere yığıldı. Sokak tekrar sessizleşti. Sadece yağmur sesi vardı. Seray nefes nefese Kaan’a baktı.
“İyi misin?” diye sordu. Kaan ise başını sallayarak ;
“İyiyim.” Dedi. Seray ona yaklaştı. Elleri hâlâ titriyordu. Kaan onun ellerini tuttu.
“Hey… sakin ol.” Dedi. Seray başını salladı.
Ama gözlerinde korku vardı.
“Kaan…” dedi korkarak Kaan ise ;
“Ne oldu?” diye sordu.
“Hakan bizi gerçekten öldürmek istiyor.”Dedi. Kaan’ın bakışları karardı.
“Evet.” Dedi. Seray yavaşça sordu.
“Peki şimdi ne yapacağız?” dedi.
Kaan bir an sessiz kaldı. Sonra uzaklara baktı.
“Artık saklanmayacağız.” Dedi.
Seray şaşırdı.
“Ne demek bu?” diye sordu.
Kaan ona döndü ve ;
“Bu savaşı bitireceğiz.” Dedi.
Tam o sırada Kaan’ın telefonu çaldı.
Ekrana baktı.
Bilinmeyen numara.
Açtı.
Telefonun diğer ucunda tanıdık bir ses vardı.
Hakan.
“Merhaba Kaan.” Dedi sinsice. Seray donup kaldı. Kaan’ın yüzü sertleşti .
“Senin adamların yine başarısız oldu. Hakan Bey ” dedi sinirle. Hakan güldü.
“Soğukkanlılığını seviyorum.” Dedi.
Kaan dişlerini sıktı.
“Ne istiyorsun?” diye sordu. Hakan ise ;
“Seni... “
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Hakan devam etti.
“Ve Serayı istiyorum...” dedi. Kaan ise telefonu daha sıkı tuttu ve ;
“Hakan…” dedi. Hakan ise sözünü keserek ;
“Oyun yeni başlıyor.” Dedi. Ve telefon kapandı. Kaan birkaç saniye ekrana baktı.
Sonra telefonu indirdi. Seray yavaşça sordu:
“Ne dedi?” diye sordu. Kaan gözlerini ona çevirdi ;
“Bizi bırakmayacak.” Dedi. Seray derin bir nefes aldı :
“Biz de onu bırakmayacağız.” Dedi.
Kaan hafifçe başını salladı.
Yağmur hızlanıyordu.
Ama ikisi de biliyordu.
Bu sadece başlangıçtı.
