KANLI NOTALAR kitap kapağı

6. bölüm / 6

KANLI NOTALAR

Aynada Ki Yansıma

Vaveyla Yazarı: Nazee37 Kdg

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Aynada Ki Yansıma

İnsan en çok, kendi içindeki yabancıdan korkar. Bazen duygularını, bedenindeki hareketleri kontrol edemez.

Ben Lilith Ash. Bir Vampir, bir Avcı ya da bir Tanrıça.

Ben bu savaşta sadece kendimi düşünecektim. Zaaflarım, duygularım olmayacaktı.

Çünkü bir savaşta en hassas nokta zaaflar ve duygulardır.

Dışarıdaki sessizliğim, içimdeki fırtınayı belli etmiyordu. Başımı sağ tarafa çevirdim.

Aynaya baktım. Yansıma da bana baktı. Ama ben başımı çevirdiğimde, o çevirmedi.

Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

Nefes alamadığımı hissediyordum. Başımı hızlıca diğer tarafa çevirdim.

Üç ruh arasında kalmış bir beden

Kendini tanıyamayan ve itiraz ederek farklı kalıplara koymaya çalışan bir insandım küçüklüğümden beri. Ama hiçbir zaman böyle birisi olmak istemezdim.

Evet güç, herkes gibi benimde zaaflarım arasında yer alıyordu ama böyle bir güç ve yaşam aklımın ucundan geçmiyordu.

Bir tanrıça, bir avcı, bir vampir.

İlk başta avcı olduğunu öğrenmiş sonrasında ise vampir olmuştum. İki gün sonra ise tanrıçanın ruhuna sahip olan birisi.

Uçurumdaydım. Aşağısı kurtuluş, bulunduğum yer sorular. Ama atlamaya çalışmak korku. Gökyüzü bilinmezlik.

Ben, her zaman kaçtım. Arkadaşlarımdan, ailemden, sevdiğim diğer herkesten. Ama en çokta kendimden.

Bu sefer çıkış yolu yoktu. Kaybolmuştum. Ne beni bulabilecek kimse, ne de sessiz çığlığımı fark edecek bir sevenim yoktu.

Başlangıç ve son arasında bir yerde kalmıştım. Ne bir adım geri, ne de bir adım ileri gidebiliyorsun. Etrafımdaki yaşanan olaylara sağır kalıp, sadece kendimi düşünerek yaşamaya çalışıyordum.

Aynaya tekrar baktım. Bu kez yansımam bana gülümsüyordu. Gözbebeklerim titredi. Artık damarlarımda kan yerine başka şeyler dolaşıyordu.

Çünkü ben gülümsemiyordum.

“Sen kimsin?” Sorum dudaklarımdan çıktığında kendi sesimi duymayı bekledim.
Ama aynadaki kadın konuştu.

“Bunu gerçekten bilmiyor musun?” Bir adım geriye çekildim. Kalbim hızlanmıştı. Ya da artık kalbim bana ait olduğu için mi böyle hissediyordum, bilmiyordum.

“Sen... Nyxara'sın.” Başını hafifçe eğdi. Saçlarını geriye doğru atarak tehditler biçimde gülümsedi.

“Bunu söylemek için biraz geç kalmadın mı?” Başımı sağa doğru yatırdım.

“Ben Lilith'im.” Bu kez gülümsemesi kayboldu. Sinirlendiğimi hissediyordum ama yine de kontrol sağlayabiliyordu.

"Öyle olduğunu düşünüyorsun.”
Sanki o üç kelime, içimde yıllardır kapalı duran bir kapıyı aralamıştı.

“Ben sen değilim.” Kimseye söyleyemediğim ve içimde biriktirdiğim sözleri ona söylüyordum.

“Biliyorum.”

Herkesin bildiği ama görmezden geldiği şey.

“Öyleyse neden buradasın?” Aynadaki yansımam gözlerimin içine baktı.

“Çünkü sen benim sonum değilsin, Lilith.” Kısa bir sessizlik oldu. Her nefes bana batıyordu. Aynadaki kişi ile aynı duyguları taşıyorduk.

“Sen benim devamımsın Lilith. Sen, ne kadar inkar edersen et, yine de soyumsun. Biz aynıyız Lilith”

Yakalandım.

Bir oyunun daha sonuna geliyordum. Yine itiraz ettiğim şey ile yüzleşecektim.

Eğer kendimden kaçamıyorsam, hep sobeleniyorsam, yakalanıyorsam neden bacaklarım vardı?

Kendimden, duygularımdan kaçamıyorsam neden başkalarından koşup, saklanıyordum ki?

"Biz aynı olamayız Nyxara. Ben yalnızca senin ikizin, yanısmanım."
Nyxara'nın kahkahası ile gerildim.

"Hadi ama Lilith. sen yalnızca kendini kandırıyırsun. Genelde insanlar ilk başkalarını sonra kendilerini kandırır ama sende durumlar ters gibi ya da karışık."

Sözlerine karşılık vermedim ve başımı çevirdim. Tam çıkarken başımdaki ağrı ile yere düştüm.

"İstesem saniyesinde bedenine girebilirdim. Ama senin çırpınışlarını izlemek bana haz veriyor. Ayrıca daha işim bitmedi. Sana Dante ile avında bol şans Lilith. "

Bu kadın artık benim sinirimi bozuyordu. Kurtulamayacağım bir hastalık haline gelmişti. Koridorda ki topuk sesi ile bakışlarım oraya döndü.

Eva, hızlı adımlarla buraya doğru geliyordu. Yerde toparlanmaya çalışan halimi görünce gözleri iyileşti ve yanıma geldi.

"İyi misin? Çığlık sesini duyunca geldim ne oldu burada? Sanki bayılacakmışsın gibi duruyorsun. "
Ardı arkası kesilmez sorularını dinledim ve uzattığı elini tutarak ayağa kalktım.

"Sadece başım döndü bir anlığına. Galiba imge idi. Tam sizin yanınıza geliyordum. Bu arada Vera nerede? "

Sorduğum soru ile kaşları havaya kalktı. Sanki kafasında birşeyleri ölçüyordu.

"Seni odana götürdüğünü söyledi yirmi dakikaya yakın bir süre önce. Bende sana daha iyi misin diye bakmaya gelmiştim ama galiba farklı birşeyler var. "

"Hiç birşey yok. Ben sadece Nyxara'nın günlüğünü okumak için gelmiştim. O sırada da gözümün önü karardı. "

Köşedeki günlüğü göstermem ile O tarafa doğru baktı. Yerde ki günlüğü görmesi ile kafasında ki şüphe biraz daha dağılmış gibi gözüküyordu.

"O zaman yukarı çıkalım sen bir yat bende O sırada Tanrıçalara haber vereyim."

Başımı salladım ve yukarı çıktım. Üstümü değiştirdikten sonra yatağa geçtim. Kapının çalınması ile oraya doğru baktım. Kapı açıldığında içeri Flora girdi.

"İyi olmadığını söylediler. Kendini nasıl hissediyorsun? İmge ne gördün?"

Flora'nın dediği ile güldüm. Ben bayılacak gibi olurken bile imgeleri soruyorlardı.

Amelia, Flora'yı uyarmak ve gerginliği azaltmak için gülümsedi ve bana döndü.

"Tanrıça Flora kafa karışıklığı yaşıyor lütfen onun kusuruna bakma. sen kendini nasıl hissediyorsun peki?"

Umurlarında değildi. Bunu biliyordum ama gideceğim için içime atıyordum.

"Şu an iyiyim. Zaten o an da saniyelikti. Eva da o anda geldi. Telaş yapmanızı gerektiren başka birşey yok yani. "

Amelia başını salladı ve Eva'ya eli ile işaret verdi. Eva birkaç saniye sonra elinde kuyuyla döndüğünde Amelia tekrar bana döndü.

"Aslında bunu aşağıda vermek istiyordum ama yaşanan olaylar fırsat vermedi. Lütfen hediyemi kabul et Lilith."

Uzattığı yeşil, kadifeden kutuyu bana uzattı. Kutuyu yavaşça elinden aldığımda içinde bir kolye olduğunu gördüm.

Kolye vintage tarzı bir kolyeydi. Elips şeklinde ve yeşil bir kolyeydi. Basit ama ilgi çekiciydi.

"Kolye ve nezaketin için teşekkür ederim Amelia. Buraya geldiğimden beri beni mutlu eden tek şey senin zarif davranışlarındı. "

"Bende sana çok teşekkür ederim. Başka birisi olsaydı hakaretlerini esirgemezdi ama sen sabırlısın."

Başımı salladım ve tebessüm ettim. Hepsinin amacı aynıydı. Tavırları farklı olsada.

Amelia, nazik davranıyor ve ona yakın olarak neler olduğunu söylememi istiyordu.

Flora ise biraz daha sert davranıyır ve ne olursa olsun ona söyleme zorunluluğum olduğunu belirtiyordu.

Herkes kendi çıkarını düşünüyorlardı. Kimse kimseye bu kadar sabredemezdi.

Ben güç istiyırdum. Tanrıçalar ise müttefik, soylarının devamını.
Tanrıçalar çıktığında Eva'ya baktım.

"Bana Vera'yı çağırabilir misin? "

Tereddüt etse bile beni onayladı ve oradan çıktı. Birkaç dakika sonra yanında Vera ile gelmesiyle başımı salladım ve bizi yalnız bırakmasını rica ettim.

"Nyxara'yı tanıyor gibisin. Gözler herşeyi anlatır Vera ve sakın bana yalan söyleme."
İçeri girdiği anda konuşmasına izin vermeden kurduğum cümle ile bir adım geriye çekildi.

"Neden bunu bir anda sorgulamaya başladın? Daha düne kadar burada durmak bile istemiyordun. Gerçekleri öğrendiğine göre buradan gitmeni sağlayabilirim"

"Neden gideyim ki Vera? Burası benim evimmiş meğer ve ben evimden ayrılmak istemiyorum herkese alışmaya başladım."

Birşey saklıyordu. Hatta çok şey. Vera bu kadar çabuk geriye çekilecek birisi değildi ve kesinlikle korkuyordu. Ne kadar saklamaya çalışsa da başaramıyordu.

"O, sana ne dedi? Nasıl bir anda bu kadar benimsedin burayı Lilith?"

"Az önce söylediğim gibi Vera. Ben evimdeyim. Ayrıca adını bile söyleyemiyorsun."
Bir anda yanıma doğru geldi ve omzumu tuttu.

"Sana ne söylediyse inanma Lilith. Kimseye inanma. Kafanı karıştırmaya çalışıyorlar ve sende kanıyorsun. Yalvarırım inanma."

"Ya sana da güvenmiyorsam Vera? Senin de bu oyunda oldmadığına nasıl inanabilirim ki?"

Tam tekrar konuşacağı sırada gözleri boynundaki kolyey kaydı.

"Bunu sana kim verdi? Onun sende olmaması gerekiyordu."

"Amelia verdi. Ayrıca ne demek istiyorsun? Ne demek bende olmamalıydı?"

"O kolye bir hediye değil,seni izlemek için burakılmış bir anahtar Lilith. "

Konuşmama izin vermeden birden kapı açıldı ve içeri Flora,Amelia,Eva ve birkaç muhafız girdi ve Vera'nın kolunu tuttu. İleri atıldığımda Flora beni tuttu.

"Vera bize ihanet ediyordu. Senin için yasak büyüler kullanarak senin aklını bulandırmaya çalışıyordu Lilith"

Kim doğru kim yanlış ayırt edemiyordum. Bir tarafta Vera'nın onlar sahte demesi,diğer yandan ise Flora'nın ihanet demesi.

Bu masada maskemi takarak, sahneye çıkmam gerekiyordu.
Kartlarım, herkesin kartları gibi kapalı beynimde tilkiler dolaşıyordu.

Savaşta her yol mübahtır demişler. Dostunu, en iyi düşmanından öğrenirsin.

Ve ben Tanrıçaları en iyi iki kişiden öğrenebilirdim.

Herkes odadan çıktığında koltuğa oturdum.

Bakalım Dante ile anlaşabilecek miyim? Muhtemelen hayır ama geliş nedenimi öğrenince karşılıklı bir evet

🕯🔆🕯🔆🕯

On dakikadır buluşma yerinde Dante'yi bekliyordum. Tam yaslandığım arabadan doğrulmuştum ki duyduğum ses ile derin bir nefes aldım.

İşte başlıyordum.

"Bu gözler kimleri görüyor böyle. Küçük vâris galiba beni özlenmiş. Hadi güldüm, eğlendim şimdi birilerinin beni öldürmeye ve yakalamaya çalışacağı bölüme geçelim. Fark ettiysen 'çalışacağı' dedim çünkü beni kimse yenemez. "

"Fark ettiysen eğer herkesten ihanet bekliyorsun. Gerçi ben de senin gibi egoist, bencil,umursamaz birisi olsam bende senin gibi her yerden ihanet beklerdim."

"Ne kadar aptalsın Küçük vâris. Konu benim mükemmelliğin değil, tecrübem. 500 yıl boyunca yaşadım ve çok şey öğrendim. Bu da sana büyük tavsiyesi olsun. Beni ne için çağırdın? Senin söyleyeceğin ne beni bu kadar cezbedebiir? "

"Nyxara hakkında bilgi için. "

Söylediklerim ile yüzü gerildi. Gevşek ifadesi dağıldı, yerini kin, nefret ve okuyamadığım bir duyguya bıraktı.

"Vay be. Herkes adını duyunca buz kesiyor. Nasıl korkuttu herkesi böyle. Kendisine hayran kaldığımı belirtmek istiyorum. Ama asıl şey Nyxara ile ilgili bilgi değil Dante. Ben tüm Tanrıçaları öğrenmek istiyorum. "

Sınırı bozulmuş gibi iki dakika süren bir kahkaha attı.

"Şu an kafanı koparmamak için zor duruyorum vâris ve sen hala burdan toz olmak yerine ümitle bana bakıyorsun. Gerçekten aptalsın. "

"Ondan neden bu kadar korkuyorsun Dante? Çok mu canını yaktı? Uf mu oldun sen? Kıyamam"

Dediklerim ile üstüme atıldı ve boğazıma yapıştı.

"Böyle dedikçe cesaretli değil daha da aptal oluyorsun ve sana bonus bilgi Lilith ben aptallardan nefret eder ve sadece acırım."

"Sence ben bana acıyan kişiye acıyacak kişi miyim Dante? Canımı yakarsan canını yakarım, alırsan acınacak hale getiririm."

"Ov genç vampir sinirlenmiş gibi. Çok korktum lütfen bana zarar verme Lilith. sen çok güçlüsün. "

Sonlara doğru sesini incelemiş ve ellerini teslim olur gibi havaya kaldırmıştı.

"Dalga geçme Dante. İlk defa senden yardım istiyorum. Bu sefer düşman aynı. "

Söylediklerim ilgisini çekmiş gibi alaycı ifadesini bir kenara bıraktı.

"Nyxara ile ilgili hiç birşey ilgimi çekmiyor Lilith. Galiba yanlış kişilerin yanındasın. Bilgi için bence Amara ile konuş."

"Amara ne alaka?"

"Amara bir cadıydı ve ben onun gücünü emdim desem acaba korkar mısın yoksa üzülür müsün? Gerçi sende bu kalp varken sen çok ağlarsın. "

"Bakalım Amara bunu öğrenince neler olacak Dante. "

Sözlerinden sonra Dante büyük bir kahkaha attı. Tam cevap vereceğim sırada arkamda duyduğum ses ile olduğum yere mıhlandım.

"Zaten bilen ve buna izin veren kişi bendim Lilith. Ne kadar masumsun sen öyle. "

"Birde bana aptal diyordunuz. sen benden daha aptalsın Amara. O, sadece seni kullanıyor. Oyuncak olmak hoşuna mı gidiyor? "

Tam üstüme doğru atılıyordu ki birden duvara doğru çekildi. Arkamda duyduğum ses ile dondum.

Yılan ve yalan hayatımın her zerresinde yer alıyordu. Şimdi hikayenin dönüm noktası mıydı? Yoksa ikinci bir perde var mıydı?

Ve masalların sonunda gökten 3 elma düşerdi hep.
Biri anlayana, biri okuyucuya, biri şeytana.
Ama bu kez gökten elma düşmedi
Çünkü bu hikayede anlatan da, okuyucu da, şeytanda aynı kişiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.