6. bölüm / 6
KAN VE TAHT6- BÖLÜM KISKANÇLIK
Bölümler 6Şu an: 6- BÖLÜM KISKANÇLIK
Ertesi günün ilk ışıkları, krallık akademisinin kasvetli ve devasa taş surlarını gri bir sis tabakasıyla örtüyordu. Taş avluda yankılanan postal ve kılıç sesleri, akademideki çetin disiplinin habercisiydi. Delayna, üzerindeki siyah deri zırhın kayışlarını sıkılaştırırken aynadaki yansımasına baktı. Gözlerindeki yorgunluğu ve zihnindeki amansız fırtınayı gizlemek için yüzüne o her zamanki soğuk maskesini yerleştirdi. Yıllardır sırtında taşıdığı sorumluluk duygusu, kalbinin derinliklerindeki incinmişlikle amansız bir savaş halindeydi.
Geniş avluya doğru adımladığında, acemi muhafızların ve orduya yeni katılan askerlerin hizada beklediğini gördü. Silah sehpasının yanında duran Lilly, arkadaşının gelişini fark edince elindeki ağır eğitim kılıçlarını kenara bıraktı. Lilly’nin içinin sızladığı her halinden belliydi; Delayna’nın o dik duruşunun arkasında ne kadar ağır bir yük taşıdığını hissediyor, onu koruyamamanın getirdiği çaresizlikle kıvranıyordu. Ancak avludaki muhafızların fısıltıları çoktan başlamıştı bile. Yıllarını krallığın sınırlarını korumaya adamış sadık bir ordu komutanı olan babasının gücü sayesinde, Delayna’nın saray birliklerine katılacağı haberi adeta fırtına gibi akademiye yayılmış, tüm kulisleri sarmıştı.
Lilly, Delayna’ya yaklaşarak onu dikkatle süzdü. "Fısıltılar tüm akademiye yayıldı," dedi, sesindeki kaygıyı ve dostça sitemi gizleyemeyerek. "Babanın krallıktaki ağırlığı sağ olsun, saraya geçeceğini duymayan tek bir muhafız bile kalmadı. Ama senin yüzündeki bu ifadeyi tanıyorum Delayna... Sen oraya kendi arzunla gitmiyorsun, değil mi?"
Delayna eldivenlerini parmaklarına tam oturturken bakışlarını avludaki kalabalığa dikti. Lilly onun bu hayattaki en büyük sığınağıydı, bu yüzden gözlerindeki o kırgınlığı ve mecburiyeti dostundan gizleyemedi.
"Bu bir arzu meselesi değil Lilly," dedi Delayna. Sesi tok ama derin bir iç çekişle ağırlaşmıştı. "Babam ömrünü bu krallığa adadı, benim için yapabileceği her şeyi yaptı. Onun bana verdiği emeğe, döktüğü alın terine ve sunduğu geleceğe karşılık bunu ona borç biliyorum. Bu karar sadece onun hatrı ve minnetim için. O saray duvarlarının arkasına adım atacaksam, bu tamamen babamın yüzünü kara çıkarmamak ve onun mirasına sahip çıkmak içindir."
Lilly’nin gözlerinde amansız bir kararlılık parıldadı. Başını iki yana sallayarak arkadaşının omzunu sıkıca kavradı. "Madem sadece babanın hatrı için o yükü omuzluyorsun, o yılan yuvasına tek başına gitmene izin vermem Delayna. Ben de geliyorum. Saray muhafızlarına eğitim vermek üzere başvurumu yaptım bile. Sen babanın emelleri ve kendi sorumlulukların için o koridorlarda yürürken, ben de akademideki eğitmenliğimi saray surlarının içine taşıyıp hemen yanı başında olacağım. Seni o baskının altında yalnız bırakmayacağım."
Delayna dostunun bu fedakarlığı karşısında bir an duraksadı. İçindeki sert kalkanlar Lilly'nin bu sarsılmaz sadakatiyle hafifçe sarsılsa da sesindeki ciddiyeti korudu: "Saray bir akademi sahası değil Lilly. Yine de... yanında olmak bana güç verir. Sadece dikkatli ol."
O sırada avlunun doğu kapısından iri bir siluet belirdi.
Jasver, geniş omuzları ve kaslı fiziğiyle adımlarını dengeli atarak onlara doğru yürüyordu. Altın sarısı saçları hafif rüzgârda dalgalanıyor, keskin yüz hatlarına tezat oluşturan derin kahverengi gözleri doğrudan Delayna’ya kilitleniyordu. Akademinin en güçlü ve saygın eğitmenlerinden biri olarak yerleşmişti ama kalbindeki tek fırtına Delayna’ydı. Jasver, haberleri duymuştu. İçini kemiren o çaresiz yangın, Delayna’nın saraya gideceğini öğrendiği an büyümüştü.
"Günaydın," dedi Jasver. Sesi gür ama temkinliydi. Lilly’ye baş salladıktan sonra bakışlarını Delayna’ya dikti. "Dedikodular doğru demek. Babanın vesilesiyle saray ordusuna geçişin kesinleşmiş."
Delayna, Jasver’ın üzerindeki o yoğun, endişeli bakışları hissetse de ona karşı aşırı sert bir tavır takınmadı. Jasver'a bir eğitmen olarak saygı duyuyordu ancak aralarındaki çizgiyi net bir mesafeyle korumakta kararlıydı.
"Haberler hızlı yayılıyor Jasver," dedi Delayna, sesindeki sakin ve mesafeli tonu koruyarak. "Evet, doğru. Kararımı verdim ve saraya geçiyorum. Ancak burada hâlâ tamamlamamız gereken bir eğitim var, vakit kaybetmeyelim."
Jasver bir adım atarak aralarındaki mesafeyi hafifçe kapattı. İçindeki hayranlığı ve koruma içgüdüsünü bastırmaya çalışıyordu. "Akademiye ilk geldiğim günden beri seni izliyorum Delayna. Ne kadar güçlü, ne kadar ulaşılmaz olduğunu biliyorum. Ama saray duvarlarının arkası buradaki hiçbir şeye benzemez. Orası adamı diri diri yutar."
Delayna, Jasver’ın kahverengi gözlerindeki içten endişeyi görse de geri adım atmadı. Sesi kırıcı değildi ama son derece net ve mesafeliydi: "Ben kendimi koruyabilirim Jasver. Endişeni anlıyorum ama benim yolum bu. Görevimizin başına dönelim."
Jasver, Delayna’nın bu aşılmaz duruşu karşısında derin bir nefes alarak başını salladı. Ancak zihninde çoktan tehlikeli bir karar almıştı. Delayna ve Lilly’nin hiç bilmediği bir şey vardı: Jasver, akademi eğitmeni olarak elde ettiği unvanı ve bağlantıları gizlice kullanarak kendi adını da saraya nakledilecek üst düzey muhafız listesine yazdırmıştı. Bunu ne Delayna ne de Lilly biliyordu. Herkesten gizli yürüttüğü bu planla, Delayna ne kadar mesafe koyarsa koysun, onu o yılan yuvasında gizli bir gölge gibi korumaya kararlıydı.
Tam o esnada, avlunun üst katındaki taş balkonda Ford belirdi. Uzun boyu, kibri ve soğuk duruşuyla orada dikilirken, gözlerinden adeta zehir damlıyordu. Ford’un içini yakıp kavuran amansız bir kıskançlık ve hazımsızlık vardı. Delayna’nın saraya, krallığın en ayrıcalıklı ordusuna seçilmiş olması ruhunu adeta felç etmişti. Yıllardır harcadığı tüm çabaya, akademideki hırsına rağmen bu büyük lütfun kendisine değil de sırf "baba torpili" yüzünden bir kadına sunulduğunu düşünmek kanını beynine sıçratıyordu. O saray surlarının arkasını, o makamı ve ihtişamı sonuna kadar kendisinin hak ettiğine inanıyordu. İçindeki bu çirkin kıskançlığı ve öfkeyi kusmak, Delayna’nın bu yükselişini onun yüzüne vurarak hevesini kursağında bırakmak istiyordu.
Ağır adımlarla merdivenlere yöneldi; amacı avluya inip doğrudan Delayna’nın yolunu kesmek, ona ne kadar torpilli ve değersiz olduğunu haykırmaktı.
Ancak Delayna, Ford’un yukarıdaki varlığını, gözlerindeki o hazımsız hırsı ve aşağıya doğru hamle yaptığını hissettiği an gardını aldı. Ford’un kendisine yaklaşmasına, o aşağılık kıskançlığıyla yüzleşmesine veya tek bir kibirli kelime etmesine dahi tahammülü yoktu.
Ford merdivenleri hızla inip avlunun girişine ulaştığı sırada, Delayna arkasını bile dönmeden gür bir sesle bağırarak avludaki tüm hareketliliği kontrolü altına aldı:
"Herkes kılıçlarını çeksin! Birebir savunma düzenine geçiyoruz! Kimse yerinden ayrılmayacak!"
Delayna, Ford’un kendisine doğru yürüdüğünü bildiği halde, elindeki tahta eğitim kılıcıyla askerlerin ortasına daldı. Avluda anında sert ve hengameli bir eğitim çemberi oluştu. Ford, aradaki muhafız kalabalığını ve Delayna’nın bilinçli olarak kurduğu o aşılmaz canlı duvarı aşamadı. Kendi hakkı olduğuna inandığı o saray biletini alan kadına yaklaşamamak, onun tarafından bir sinek kadar bile önemsenmemek Ford’un kibirine indirilen en ağır darbe oldu. Avlunun kenarında öfkeyle yumruklarını sıkarak kalakaldı. İntikam ve hazımsızlık ateşiyle kavrularak arkasını döndü ve akademinin karanlık koridorlarında kayboldu.
Lilly, hamleleri savuşturan Delayna’nın yanına süzülüp fısıldadı. "Ford’un gözlerindeki o kıskançlığı gördün mü? Saray biletini senin kapmanı hiç hazmedemedi. Seni köşeye sıkıştırıp laf sokmak için fırsat kolluyordu ama ona tek bir açık bile vermedin."
Delayna, karşısındaki askerin kılıcını elinden fırlatırken soğukça gülümsedi. "Kendini o makamlara layık görenlerin tek yaptığı kenardan izlemektir Lilly. Ford sadece bir gölge. Ben yönümü saraya çevirmişken onun kıskanç krizleriyle harcayacak tek bir saniyem bile yok."
Eğitim saatlerce sürdü. Jasver, kenardan Delayna’nın her hareketini izlerken, kendi gizli planının getirdiği ağır sorumluluğu düşünüyordu. Saraya girdiğinde bu sert kadını gölgelerden kollamak zorunda kalacaktı, orası kurtlar sofrasıydı ve delayna güçlü bir kadın olsada oradaki insanlara karşı yetersiz kalabilirdi .
Öğlene doğru antrenman bittiğinde askerler dağılmaya başladı. Jasver, elindeki havluyla terini silerken Delayna’ya doğru son kez bir adım attı. Kahverengi gözlerinde sakladığı sırrın ağırlığıyla, "Yolun açık olsun Delayna. Hazırlıklarını iyi yap," dedi alçak ve mesafeli bir tonla.
Delayna başıyla hafifçe onayladı. "Teşekkürler Jasver. İyi çalışmalar."
Jasver oradan uzaklaştığında Lilly ve Delayna akademinin uzun taş koridorlarında yürümeye başladılar.
Delayna, koridorun sonundaki geniş pencerenin önünde durdu. Dışarıdaki kasvetli gökyüzüne ve uzaklardaki saray surlarına baktı. "Dört günümüz var Lilly," dedi gözlerini o kanlı tahtın yükseldiği yere dikerek. "Dört gün sonra ikimiz de o saraydan içeri adım atacağız. Babamın gururunu boşa çıkarmayacağım, oraya gidip üzerime düşeni yapacağım. Beni nelerin beklediğini biliyorum; entrikalar, Ford gibilerin hazımsızlıkları ve Prens’in o karartıcı varlığı... Ama yanımda sen varsan, o yılan yuvasıyla baş etmek daha kolay olacak."
Lilly dostunun yanında gururla durdu. İki kadın, akademinin taş koridorlarında sessizce ilerlerken; arkalarında, herkesten gizli bir şekilde saray kapılarını zorlamaya hazırlanan Jasver'ın gölgesinden ve yaklaşan fırtınanın amansızlığından habersizdiler.
Bölüm etkileşimi
