4. bölüm / 21
Kalbimde kalan melodi4.bolum
Bölümler 21Şu an: 4.bolum
- 1 1.bölüm1.221 kelime
- 2 2.bolum352 kelime
- 3 3.bolum344 kelime
- 4 4.bolum449 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.bolum303 kelime
- 6 6.bolum373 kelime
- 7 7.bolum535 kelime
- 8 8.bolum352 kelime
- 9 9.bolum512 kelime
- 10 10.bolum442 kelime
- 11 11.bölüm587 kelime
- 12 12.bolum490 kelime
- 13 13.bolum299 kelime
- 14 14.bolum545 kelime
- 15 15.bolum440 kelime
- 16 16.bolum507 kelime
- 17 Yan hikaye bölüm 1684 kelime
- 18 Yan hikaye bölüm 2589 kelime
- 19 Yan hikaye bölüm 3636 kelime
- 20 Yan hikaye bölüm 4914 kelime
- 21 Yan hikaye bölüm 51.025 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aiden, Ren’in elini tutarak yağmurdan ıslanan sokaklardan hızlı ama sakin adımlarla yürüdü. Ren nereye gittiklerini bilmiyordu ama Aiden’ın kararlı adımları ona güven veriyordu.
Bir süre sonra kalabalık sokaklardan çıkıp daha sakin bir bölgeye ulaştılar. Eski bir apartmanın yanında duran Aiden, Ren’e döndü.
“Merdivenleri çıkıyoruz. Biraz yorucu olabilir ama… değecek.”
Ren hafifçe gülümsedi.
“Sorun değil. Bugün zaten yorulmuşum… biraz daha fark etmez.”
Aiden’ın gözleri bir an Ren’de takıldı.
“Yorgunum” kelimesindeki gizli kırılmayı fark etmiş gibi…
Ama bir şey sormadı.
Sormaması bile Ren’in içini rahatlattı.
Merdivenleri çıktılar, iki kat, üç kat, dört kat…
Ren nefes nefese kalmaya başlamıştı ama bunu belli etmemeye çalışıyordu.
Aiden bunu fark etti.
Sessizce elini Ren’in sırtına koydu.
“Az kaldı. Dayan.”
Bu temas öyle sıcak, öyle güven vericiydi ki Ren’in gözleri kısacık bir an doldu ama belli etmedi.
Sonunda en üst kata vardılar.
Aiden metal kapıyı açıp Ren’i içeri davet etti.
Kapının ardında… bir çatı terası vardı.
Ama sıradan bir çatı değil.
Her köşesinde küçük sarı ışıklar, saksı bitkileri ve eski bir koltuk vardı.
Sanki şehrin ortasında gizli bir cennet gibiydi.
Ren hayranlıkla nefes aldı.
“Burası… inanılmaz.”
Aiden hafifçe gülümsedi.
“Benim yerim burası. Kaostan kaçmak istediğimde hep buraya geliyorum.”
Ren terasa birkaç adım attı.
Şehir ışıkları ayaklarının altındaydı.
Yağmur hafiflemiş, gökyüzü gri-maviye dönmüştü.
“Aiden… bunu bana neden gösterdin?”
Aiden, gitarını çıkardı.
Koltukta oturup onu yanına çağırdı.
“İnsanın iyi gelmesini istediğim birine sadece en iyi yerimi gösterebilirim.”
Ren’in kalbi bir an durdu sanki.
Boğazı sıkıştığı hâlde yumuşak bir sesle konuştu.
“Ben… buna layık mıyım?”
Aiden kaşlarını hafifçe çattı.
“Ren. Biri sana layık olmadığını mı söyledi?”
Ren sustu.
Gözlerini yere indirdi.
Aiden yavaşça Ren’in çenesini parmaklarıyla kaldırdı.
Hassas bir dokunuş… dikkatli bir yakınlık.
“Sen farkında değilsin ama… çok değerlisin.”
Ren’in nefesi hızlandı.
Böyle bir yakınlığı uzun zamandır hissetmemişti.
Belki hiç hissetmemişti.
Aiden hafifçe geri çekilip gitarını dizine yerleştirdi.
“Dün aklıma kazındın. Bugün görünce rahatladım. O yüzden… buraya getirdim.”
Ren sessizce yanına oturdu.
Dizleri birbirine değecek kadar yakındı.
Aiden melodik bir tınıyla çalmaya başladı.
Bu sefer şarkı daha huzurluydu, daha sıcak…
Sanki Ren’in kalbini sarıp iyileştirmek için yazılmıştı.
Ren gözlerini kapatıp dinledi.
Ve ilk kez günlerdir… acısını unutmuş gibi hissetti.
Şarkı bittiğinde Aiden ona baktı.
“Biraz daha iyi misin?”
Ren başını salladı.
Gözleri hafifçe dolmuştu ama bu kez mutluluktan.
“Evet. Çok daha iyi. Teşekkür ederim.”
Aiden ona daha da yaklaştı.
Aralarındaki mesafe neredeyse yoktu.
“Bundan sonra… kötü gününde kaçabileceğin bir yerin var. Benim yerim.”
Ren’in kalbi bir anlığına ağzına geldi.
“…Ve ben?”
Aiden gülümsedi.
Yumuşak ama tehlikeli bir gülümsemeydi.
“Sen de… benim kaçmak istemediğim kişi olabilirsin.”
Ren’in yüzü hızla kızardı.
Gökyüzü, şehir ışıkları ve Aiden’ın sesi…
Her şey o anda Ren’in kalbini aynı anda sıkıp aynı anda ısıttı.
Ve o gece, Ren ilk kez birinin yanında “huzur bulduğunu” fark etti.
Bölüm etkileşimi
