10. bölüm / 21
Kalbimde kalan melodi10.bolum
Bölümler 21Şu an: 10.bolum
- 1 1.bölüm1.221 kelime
- 2 2.bolum352 kelime
- 3 3.bolum344 kelime
- 4 4.bolum449 kelime
- 5 5.bolum303 kelime
- 6 6.bolum373 kelime
- 7 7.bolum535 kelime
- 8 8.bolum352 kelime
- 9 9.bolum512 kelime
- 10 10.bolum442 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11.bölüm587 kelime
- 12 12.bolum490 kelime
- 13 13.bolum299 kelime
- 14 14.bolum545 kelime
- 15 15.bolum440 kelime
- 16 16.bolum507 kelime
- 17 Yan hikaye bölüm 1684 kelime
- 18 Yan hikaye bölüm 2589 kelime
- 19 Yan hikaye bölüm 3636 kelime
- 20 Yan hikaye bölüm 4914 kelime
- 21 Yan hikaye bölüm 51.025 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aiden, SilverSound’dan çıktığında yüzüne vuran rüzgâr bile onu durduramadı.
Kalbi yerinden fırlayacak gibiydi.
“Bunu Ren’e söylemeliyim…” diye düşündü.
Telefonu çıkarıp hemen mesaj attı:
Aiden:
“Bugün bir şey oldu. Harika bir şey. Sana anlatmak istiyorum. Müsait misin?”
Mesaj gitti.
Aiden yürüyüşünü yavaşlattı.
Bekledi…
Bekledi…
Ekran hâlâ sessizdi.
Belki uykudadır, diye düşündü.
Ama içindeki ses huzursuzdu.
Yaklaşık yarım saat sonra telefon titredi.
Aiden hızla açtı.
Ren:
“Bugün olmaz. Yorgunum.”
Aiden kaşlarını çattı.
Ren’in mesajları genelde daha sıcak olurdu.
Bu… fazla kısa, fazla mesafeliydi.
Aiden:
“İstersen yanına gelirim? Bir şey getireyim. Kahve, çay, ne istersen.”
Ren hemen cevap verdi.
Bu sefer daha da kısa:
Ren:
“Gerek yok. Dinleneceğim.”
Aiden olduğu yerde durdu.
Gözleri yavaşça karardı.
“Bir şey var…” diye mırıldandı.
Kesin bir şey var.
---
Ren yatağının kenarına çökmüş, titreyen parmaklarıyla telefonunu tutuyordu.
Ekranda Aiden’ın mesajları duruyordu.
Kalbi… paramparça oluyordu.
Aiden’ın heyecanını görebiliyordu.
Söylemek için sabırsızlandığını hissedebiliyordu.
Ama Ren…
Ren nefesini tuttu.
Bugün… hastanede çok kötü bir haber almıştı.
Durumu kötüleşiyordu. Daha sık tedavi, daha ağır ilaçlar…
Doktorun sözleri hâlâ kulaklarındaydı:
“Ren… artık gizlemek zorlaşacak.”
Ren gözyaşlarını silip nefesini tuttu.
“Aiden… yaklaşma bana,” diye fısıldadı.
“Senin hayallerini kirletmek istemiyorum.”
Aiden’ın dünyası parlamaya başlamıştı.
Ren ise karanlığa doğru düşüyordu.
Bu yüzden kaçıyordu.
---
Aiden birkaç dakika boyunca mesajlara bakıp durdu.
Bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyordu.
Bir an bile tereddüt etmeden Ren’i aradı.
Telefon çaldı.
Ve çaldı.
Ve çaldı…
Sonra bir mesaj geldi.
Ren:
“Aiden… bugün gerçekten yalnız kalmak istiyorum. Yarın konuşuruz.”
Aiden’ın içi çöktü.
Telefonu yavaşça indirdi.
Yüzüne rüzgâr vurdu ama içindeki soğuk daha büyüktü.
“Benden uzaklaşıyor…” diye fısıldadı.
Yürürken kalbinde bir acı hissetti.
Bir gün önce babasından gelen fiziksel tokat gibi değildi bu acı.
Bu çok daha farklıydı.
Bu… duygusal bir çöküştü.
Aiden kendini bir banka attı.
Ellerini saçlarına geçirdi.
“Ren… bana ne oldu?”
Kırılgandı.
Korkuyordu.
İçinde kabaran bir paniği bastırmaya çalışıyordu.
Uzaklaşması için hiçbir sebep olmadığı halde, Ren’in duvar ördüğünü hissediyordu.
Ve o an… ilk kez aklına bir ihtimal geldi:
Belki beni aslında hiç istemiyor…?
Belki ona fazla yük oldum…?
Bu düşünce Aiden’ın gözlerini doldurdu.
Oysa tek istediği… Ren’in yanında olmak, başarısını onunla paylaşmaktı.
Ama Ren…
Onu kendi karanlığına sokmamak için kaçıyordu.
---
Ren battaniyenin altında kıvranıyor, nefes almaya çalışıyordu.
Halsizlik tüm bedenine yayılmıştı.
Her nefes alışında Aiden’ın yüzü aklına geliyordu.
O sıcak bakış…
O gülümseme…
Ren’in gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Beni sevme Aiden…” dedi titreyen bir sesle.
“Kendine yazık edersin.”
Ama içinin derininde…
Aiden’a mesaj atmamak onu daha da acıtıyordu.
---
Aiden odasında oturmuş, gitarını elinde tutuyordu.
Ama bu kez melodi çıkmıyordu.
Parmakları tellere değdiğinde sadece tek bir cümle döküldü dudaklarından:
“Neden beni itiyorsun Ren…”
Gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
Çünkü ilk kez…
Hayatında biri ona iyi gelmişti.
Ve o kişi…
Şimdi ondan uzaklaşıyordu.
Bölüm etkileşimi
