14. bölüm / 21
Kalbimde kalan melodi14.bolum
Bölümler 21Şu an: 14.bolum
- 1 1.bölüm1.221 kelime
- 2 2.bolum352 kelime
- 3 3.bolum344 kelime
- 4 4.bolum449 kelime
- 5 5.bolum303 kelime
- 6 6.bolum373 kelime
- 7 7.bolum535 kelime
- 8 8.bolum352 kelime
- 9 9.bolum512 kelime
- 10 10.bolum442 kelime
- 11 11.bölüm587 kelime
- 12 12.bolum490 kelime
- 13 13.bolum299 kelime
- 14 14.bolum545 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 15.bolum440 kelime
- 16 16.bolum507 kelime
- 17 Yan hikaye bölüm 1684 kelime
- 18 Yan hikaye bölüm 2589 kelime
- 19 Yan hikaye bölüm 3636 kelime
- 20 Yan hikaye bölüm 4914 kelime
- 21 Yan hikaye bölüm 51.025 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Konser günü gelmişti.
Aiden kuliste nefes nefese hazırlanırken, kalbinin bir köşesinde hep tek bir isim vardı: Ren.
Onun gözleri, onun gülüşü, “Sahneye çıktığında parlayacaksın” diye fısıldayan sesi.
Ama o sabah Ren’den hiçbir mesaj gelmemişti.
Sadece kısa bir not:
“İyi şanslar yıldızım.”
Aiden bunun normal bir şey olduğunu düşünmeye çalıştı… ama içindeki sıkışma geçmedi.
---
Işıklar söndü.
Kalabalık çığlık attı.
Sahne, gökyüzü gibi genişti, Aiden ise bir yıldız gibi ortasında parlıyordu.
“Merhaba…” dedi mikrofona titrek bir gülümsemeyle.
“Bu gece sizinle ilk konserimi paylaşıyorum.”
Hayranlar alkışlarla ona cevap verdi.
Aiden ilk şarkısını söylemeye başladı.
Sesi, binlerce hoparlörden yükselen bir ışık demetiydi adeta.
İnsanlar büyülenmişti.
Kimisi ağlıyor, kimisi telefon ışıklarını kaldırıp ona eşlik ediyordu.
Ama tam o sırada…
Sahneden çok uzakta, stüdyonun sessiz bir köşesinde bir telefon çalmaya başladı.
Titreyerek, acı acı.
Aiden’in telefonu.
O ise sahnenin ortasında, hayallerinin içinde olduğu için duyamadı.
Telefon sustu.
Arayan doktordu.
Sonra bir mesaj düştü ekrana:
“Acil… Ren’in durumu hızla kötüleşti. Gelmeniz gerekiyor.”
---
Konser sona erdiğinde Aiden sahne arkasına koşarak geçti.
Gözleri parlıyordu, nefesi hızlıydı.
“Ren’e haber vereyim… Ona söylemeliyim… Başardım, dedikleri oldu!”
Telefonunu açtı.
Ekrandaki mesaj donmuş bir bıçak gibi yüreğine saplandı.
Gözbebekleri büyüdü.
Bir an nefes almayı unuttu.
Sonra…
Koştu.
Sahneden, koridordan, kapılardan…
Dışarıya, geceye, yağmura…
Ayaklarının altında dünya kayboluyordu.
---
Aiden hastaneye girdiğinde nefesi kesilmişti.
Ellerinin titremesini durduramıyordu.
Doktor onu görünce başını eğdi.
Ama bir şey söylemesine gerek kalmadı.
Aiden çoktan koşmuş, Ren’in bulunduğu odaya girmişti.
---
Ren bembeyaz çarşafların arasında yatıyordu.
Yüzü solgun ama huzurluydu, sanki rüya görüyormuş gibi.
Aiden dizlerinin üzerine çöktü.
Parmakları Ren’in elini buldu; soğuk, narin, kırılgan.
“Ren… başardım.” dedi fısıltıyla.
Sesi çatladı.
“Bugün… binlerce insan şarkılarımı söyledim.
Ve ben tüm şarkılar boyunca seni düşündüm.”
Ren’in göz kapakları yavaşça aralandı.
Aiden’i görünce ufacık bir tebessüm yerleşti yüzüne.
“Biliyorum.” dedi nefesi ince bir tül gibi.
“Seni… ekrandan izledim.
Orada olamadığım için özür dilerim…”
Aiden hemen başını salladı.
“Hayır. Hayır Ren. Bu önemli değil. Sensiz hiçbir şey önemli değil.
Ben… sadece senin iyi olmanı istiyorum.”
Ren başını hafifçe yana çevirdi.
“Aiden… benim için zaten yeterince iyi oldun.
Hayatımın en güzel tarafı sendin.”
Aiden’in gözlerinden yaşlar damladı.
Ren’in elini yüzüne bastırdı, soğukluğu kalbine işledi.
“Sakın gitme… duyuyor musun?
Sana daha anlatacak çok şeyim var.
Daha yaşayacağımız günler var.
Konserlerim olacak… seni en ön sırada istiyorum hep.”
Ren’in sesi neredeyse rüzgâr gibiydi.
“Ben… hep oradayım Aiden.
Sen… kalbini açtığında beni göreceksin.”
Aiden hıçkırdı.
“Lütfen…”
Ren yavaşça gözlerini kapadı.
Son bir nefes… çok sakin… çok yumuşak.
Odanın içi bir anda daha soğuk, daha sessiz oldu.
Kalp monitörü düz bir çizgiye dönüştü.
Ama Aiden bunu duymadı.
Duymak istemedi.
O hâlâ Ren’in elini tutuyor, hâlâ konuşuyordu.
“Bak… geleceği biliyor musun Ren?
Yeni bir albüm yapacağım.
Sana yazdığım şarkılar olacak.
Senin güldüğün gibi, senin baktığın gibi bir şarkı…
Sen bensiz gitmezsin değil mi?
Bak daha adını söylemedin… bana yine ‘yıldızım’ demedin…”
Gözyaşları Ren’in parmaklarına damlıyordu.
Aiden boğuk bir kahkaha attı, titreyen bir çaresizlikle.
“Ne olur… bari son kez.
Uyan ve bana kız.
‘Aiden saçmalıyorsun’ de.
Ne istersen de… yeter ki gitme.”
Ren’in bedeni sessizdi.
Rüzgâr bile esmezdi o an.
Aiden onun alnına kapanıp ağladı.
Sanki bütün dünya susmuştu ve sadece kalbinin parçalanma sesi duyuluyordu.
“Ben seni bırakmam Ren…
Sen bıraksan bile.
Benim şarkılarımda yaşayacaksın…
Her notada, her nefeste…
Benim kalbimde.”
Ve o gece…
Yıldızlar gökyüzünde parlamaya devam ederken,
Aiden Ren’in sessizliğine sarıldı.
Bölüm etkileşimi
