istemsiz aşk kitap kapağı

14. bölüm / 6

istemsiz aşk

6. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: hira sahin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 6. BÖLÜM

-Lan! Ne oluyor?
Kimseyi dinlemeden Marcus'un yüzüne yumruğu geçirmişti. Marcus'un yakasından tutup duvara yasladı, bir yumruk daha attı. Anastasia hemen Azat'ın kolunu tutup vurmasına engel olmaya çalıştı ama nafileydi. Gücü Azat'a yetmemişti.
-Azat! Ne yapıyorsun, bırak!
-Kim bu herif Anastasia?
Marcus bu sefer Azat'a izin vermeden o kafa attı.
-Anastasia bu kim!?
Azat, Marcus'un attığı kafayla daha da sinirlendi. Öncekinden daha sert bir yumruk attı. Marcus dengesini kaybedip yere düştü.
-Ya bir durun!
Azat bir yumruk daha atacaktı ki Anastasia araya girdi.
-Azat yeter! Çekil, uzaklaş bir sakin olun ya.
Azat çekilince Anastasia hemen abisini yerden kaldırdı. Marcus ayağa kalktı, Azat'a yaklaşıp yüzüne bir yumrukta o attı.
-Abi yeter sen de bir dur!
-Abi mi?
-Evet Azat, abi.
-Kim bu herif Nastya?
Abisi sinirlenince Anastasia'ya genelde Nastya derdi.
-Şimdi şöyle abiciğim, bu adam köyün ağası aynı zamanda benim de arkadaşım.
-Kusura bakma birader, bilip bilmeden öyle daldım.
-Azat çık dışarı, orda konuşalım. Abiciğim hemen geleceğim.
Anastasia Azat'ın kolundan tuttuğu gibi dışarı çıktılar.
-Azat ne yapıyorsun ya sen? Ne diye hemen kavga etmeye başlıyorsun?
-Kusura bakma doktor, ben yanlış anladım.
-Neyi yanlış anladın?
-Öyle sarılırken görünce erkek arkadaşın sandım.
-Ne? Sana ne erkek arkadaşımsa? İster sarılırım ister başka bir şey yaparım. Sana ne bundan Azat?
Azat tek kaşını kaldırarak Anastasia'ya baktı.
-Bana ne mi? Lan ben daha sarılmaya kıyamıyorum o erkek arkadaşın olacak herif gelip gözümün önünde sana mı sarılacak?
-Ne?
-Bunu düşürmüşsün arabada.
Bilekliğini uzatınca Anastasia o ana kadar bilekliğini düşürdüğünü fark etmemişti. Bilekliğini alınca Azat hiçbir şey demeden sert adımlarıyla arabasına doğru yöneldi. Anastasia da abisinin yanına odasına gitmişti.
-Abi, iyi misin? Gel yaranı temizleyelim.
-Bırak şimdi yarayı Nastya, kimdi o herif?
-Dedim ya abi köyün ağası aynı zamanda arkadaşım.
-Arkadaşın? Nasıl bir arkadaşmış?
-Taş gi-
-NASTYA!
Abisi sinir dolu bakışlarla bakınca ne dediğinin yeni farkına varmıştı.
-Şey yani normal düz arkadaş abi. Ay ne çok soru sordun, otur şuraya şu kanı temizleyeyim sonra da çıkalım sana bir yemek yapayım. Hem bak şanslısın dün brownie de yapmıştım.
-Sen var ya sen çok fenasın yer cücesi, beni nasıl kandıracağını çok iyi biliyorsun.
Anastasia sadece gülümsedi. Abisini sedyeye oturttu, yüzündeki kanı temizledi.
-Dur çantamı falan alayım hemen çıkalım.
Odadan çıkınca Eda'yla karşılaştılar.
-Eda seni gördüğüm çok iyi oldu. Bugün biraz erken çıkacağım da sizin için bir sorun olur mu?
-Yok olmaz.
-Bu arada abim Marcus. Abi bu da arkadaşım Eda.
Anastasia abisine bakınca abisi çoktan Eda'ya dalmıştı. Çaktırmadan dirseğiyle abisine vurdu.
-Memnun oldum Eda.
-Ben de memnun oldum.
-Neyse pazartesi görüşürüz Eda.
-Görüşürüz.
Abisiyle birlikte sağlık ocağından çıkıp eve doğru ilerlediler.

...

-Evet abiciğim, ne istersin ne yapayım bu yakışıklıya?
-Hiç yumuşatmaya kalkma beni Nastya hanım, hesabı sorulacak o adamın. Köfte patates yapabilirsin.
-Yeter ki iste yakışıklı, bir saate hazır olur.
-Tamam güzelim, ben de o sırada bir duş falan alayım.
-Tamam abi. Banyo koridorun sonunda.
Anastasia hemen yemeği hazırlamaya başladı. Yemek hazır olunca abisi de duştan çıkmıştı. Anastasia sofrayı kurdu, beraber yemeklerini yemeye başladılar.
-Ee Anastasia Hanım, kimdi o herif?
-Aman abi dedim ya arkadaşım sadece.
-Hoşlanıyor musun sen bu adamdan?
Abisinin sorusunu duymasıyla öksürmeye başlaması bir olmuştu.
-Ne? Ne alakası var abi? Ben neden hoşlanayım? Nereden geliyor bu sorular aklına? Ben ve Azat? Hayatta olmaz.
-Bilemiyorum artık bana o vibe'ı verdin de.
-Yok abi, hoşlanmak falan yok. Sadece arkadaşız.
-Pekii öyle olsun bakalım, sadece arkadaşsınız.
-Öyle tabii. Hem sen bana diyorsun da senin Eda'ya olan bakışların neydi öyle? Kızı yiyecek gibi bakıyordun.
-Saçmalama Anastasia, dalmışım sadece.
-Hıhı, dalmışsındır tabii. Sen onu külahıma anlat.
-Sus kardeşim, sus. Yemeğini ye.
-Kaçamak cevaplar kabul edilmiyor. Gördüm bakışlarını, basbayağı aşık oldun.
-Aşık olduğum yok. Sen kendine bak "taş gibi" olan arkadaşını yazdım bir köşeye.
-ABİ!
-Ne bağırıyorsun kızım?
-Alice Nora nerede? Niye getirmedin? Çok özlemiştim onu.
-Bir anlık gelişti. Annem bakıyor şimdi. Bir daha ki gelişimde getiririm.
-Of abi! İnsan kızını yanında getirmez mi?
-Nastya. Sus güzelim. Zaten başımın etini yedi bende geleceğim diye sor ikna ettim.
-Haklı abi. Nora'mı özledim.
-O da seni çok özledi. Bir daha ki sefere getiririm bolca kalırız.
-Peki afiyet olsun abiciğim.
-Sana da afiyet olsun yer cücesi.
Yemeklerini yiyince Anastasia bulaşıkları makineye yerleştirdi. Salona geçti, abisiyle biraz hasret giderdikten sonra abisi uyudu. Anastasia da kahvesini, sigarasını ve telefonunu alıp balkona geçti. Telefonunu çıkarıp Azat'a yazdı.
-Azat müsait misin? 22.09
-Müsaitim. 22.09
Anastasia kahvesinden bir yudum aldı, sigarasını yaktı.
-Nasılsın? 22.11
-İyiyim, sen nasılsın? 22.12
-İyiyim bende. 22.12
-Bakıyorum da benimle konuşmadan bir dakika duramıyorsun. 22.12
-Sorma, sensiz zaman durmuş gibi. Saçmalama ya ne seninle konuşmadan duramayayım. 22.13
-Ahahaha biliyorum. 22.13
Anastasia telefona bakarak gülümsedi...
-Bugün bilekliğimi getirince şey dedin ya hani "ben daha sarılmaya kıyamıyorum" diye, ne demek istedin? 22.13
-Bir şey demek istemedim. 22.13
-Durup dururken öylesine söyledin yani? 22.14
-Niye bu kadar üsteliyorsun ki? 22.14
Anastasia bir sigara daha yaktı.
-Üstelemiyorum, merak ettim sadece. 22.14
-Az iç doktor, kalbine zarar. 22.15
-Ne? 22.15
-Sigarayı diyorum az iç. Kalp rahatsızlığın yok muydu? 22.15
-Var da bir saniye sen beni nereden görüyorsun? 22.15
Anastasia çevresine bakınmaya başladı. Biraz ötede Azat'ın durmuş direkt olarak ona baktığını gördü. Hemen balkondan çıktı anahtarını alıp Azat'ın yanına gitti.
-Senin gece vakti burda ne işin var?
-Geçiyordum öyle.
-Yine öylesine mi yani?
-Çok zeki kızsın.
-Azat, dalga geçme. Ne işin var burada? Neden geldin?
-Seninle konuşmak için, doktor.
-Ne konuşacağız?
-Abin olduğunu neden söylemedin?
-Abim olduğunu neden söylemedim mi? Söylemem mi gerekiyordu?
-Yani söylesen iyi olurdu. En azından bugün böyle kavga etmezdik.
-Sen abimi bırakta, bilekliğimi verirken neden öyle dediğini açıkla.
-Rusya'da konuştuğun biri varmış. Yani o sana sarıl-
-Ne? Konuştuğum birinin olduğunu da nerden çıkardın?
-Yok mu?
-Yok.
Azat duyduğuyla hemen Anastasia'ya sarıldı. Anastasia ise o anki şokla sarılamamıştı.
-Çok pardon. Yani öyle hemen sarıldım, rahatsız olmadın değil mi? Kusura bakma.
-Yok, olmadım. Sakin.
-Tamam o zaman, iyi geceler dilerim.
-İyi geceler Azat.
Anastasia eve doğru yürürken, mesajlaşırken telefona bakıp gülümsediğini hatırladı. "Siktir! Umarım görmemiştir güldüğümü" diye söylendi. Eve girip hemen odasına geçti ve bir an önce kıyafetlerini değiştirip uyumaya çalıştı.
Sabah mutfaktan gelen seslerle gözlerini açtı. Saate baktı 07.47 geçiyordu. Hırsız olabileceği aklından geçmişti ki içeriden gelen büyük bir "siktir, bittim ben" lafıyla abisinin mutfağı batırdığını anladı. Korkarak mutfağa doğru ilerledi.
-Abi! Ne yaptın sen?
-Sana da günaydın güzelim.
Anastasia çatık kaşlarla bakınca abisi devam etti.
-Ne var kızım kahvaltı hazırladım işte.
-Abi sen kahvaltı hazırlamak yerine mutfağı savaş alanına çevirmişsin!
-Aman be iyilik yapan da kabahat. Toplarım ben.
-Aman abi bırak ben toplarım. Sen toplamak yerine daha da batırırsın.
-Nastya!
-Ellerine sağlık abiciğim. Git sen menemeni ben yaparım.
-Tamam.
Abisi menemene kıracağı yumurtaları yanlışlıkla yere kırmıştı. Anastasia önce onları temizledi sonra ise menemeni yapıp içeri götürdü.
-Bugün işin var mı?
-Evet abi. Neden?
-Rusya'da işler biraz karışmış Anastasia. Oraya gitmem gerekiyor. Akşam 09.50'de uçağım kalkıyor.
-Ya çok kısa kaldın ama doğru düzgün vakit bile geçiremedik.
-Olsun Anastasia, hem belki bir dahakine sen gelirsin. Ya da Nora'yla biz geliriz.
Marcus Anastasia'nın yanağından bir makas aldı ve beraber kahvaltılarını ettiler.
-Hadi sen git hazırlan burayı ben toparlarım.
-Sana güvenebilir miyim, abi?
-Fikrimi değiştirmeden git istersen.
-Tamam, görüşürüz.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.