11. bölüm · ISSIZ CİNAYET

11.BÖLÜM-NEZARETHANE MERT’İN İLK GECESİ

karabatak asker

Demir kapı kapandı.Ses, koridor boyunca çarpıp geri döndü.Öylesine sert, öylesine kalın bir yankıydı ki, Mert bir an için bunun sadece bir kapı olmadığını düşündü;Sanki kendi hayatı, yılların birikimi ve bütün seçimleri de o kapının arkasında kilitlenmişti.Mert, refleksle duvara yaslandı.Soğuk, sırtından içeri sızdı.
Betonun, demirin, karanlığın soğukluğu içine işledi, kemiklerine kadar ulaştı.Bedeninin bir kısmı donmuş gibiydi ama aklı hâlâ hızlı çalışıyordu.Her nefeste metalin, rutubetin, mahkumiyetin tadını alıyordu.
Işık hiç kapanmıyordu.Tepedeki floresan lambası, geceyi ve gündüzü eşitlemişti.Gözlerini kısarak baksa da, ışığın acımasız beyazlığı her şeyi görüyordu.
Zamanın anlamı yoktu; dakika ve saatler birbirine karışmıştı.Her şey, sonsuz bir bekleyiş halini almıştı.
Yan hücreden biri öksürdü.Boğuk, kesik kesik bir ses.
Bir başkası küfretti.Anlamını çözmeye çalıştı ama kelimeler yalnızca havada yankılanıp kayboluyordu.
Demir parmaklıkların ardında insanlar vardı, ama her biri yalnızdı; her biri kendi korkusuyla baş başaydı.
Mert gözlerini kapattı.Ama karanlık gelmedi; göz kapaklarının altında da aydınlık vardı, belirsiz ve soğuk.Babası geldi aklına.Yüzü netti.Sesi daha netti, çocukken duyduğu kadar keskin:“Erkek adam ağlamaz.”Bu söz, yıllar öncesinden gelmiş, şimdi odada yankılanıyordu.Mert dişlerini sıktı.Çenesi ağrıyordu; kasları gergindi.İçinden tekrar etti, fısıldadı:
“Ben kimseyi öldürmedim.”Ama cevap gelmedi.Duvarlar cevap vermiyordu., sadece kendi içinde çarpıp geri dönüyordu.Saatler geçti.
Hücredeki zaman yoğun, ağır ve yavaş ilerliyordu.
Her an, nefes almak ayrı bir mücadeleydi.
Zihni geçmişe gitti; çocukluğu, babasının sert bakışları, sokaklardaki ilk korkuları hepsi peş peşe geldi.Hepsi hücreye sızdı, soğuk duvarlara yapıştı.
Bir polis durdu kapının önünde.Adı çağrıldı: “Aksoy.”Mert başını kaldırdı.Gözleri polis tarafından inceleniyordu.Ama onun asıl bakışı, kendineydi.Yarın savcı tekrar çağıracak.Polis durdu, kelimeler bir yük gibi asılı kaldı.Ve arkadaşların. Özellikle biri.”polis gitti.Kapı kapanınca hücre sessizliğe gömüldü.Işık hâlâ yanıyordu.Duvarlar hâlâ soğuktu.Ve Mert ilk kez şunu fark etti:Korktu.Polisten değil.Gerçekten korktuğu şey,arkadaşlarından geliyordu.Çünkü herkesin bir sırrı vardı.Ve bu sırlar, demir parmaklıklar arasında daha ağır, daha keskin, daha gerçekti.Mert bir süre duvara yaslanmış şekilde oturdu.Nefesi ağırlaştı.Kalbi düzensizdi.Ama bir şey netti:Bu gece, sadece ilk gecesiydi.Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.