3. bölüm / 6
İnsan Meselesi FilistinBombalara Karşı Secde
Bölümler 6Şu an: Bombalara Karşı Secde
3. BÖLÜM
BOMBALARA KARŞI SECDE
Bombaların altında secde ediyorlar…
Sizce bu, sıradan bir olay mı? Gökyüzünden bombalar yağarken, evler yıkılırken, küçücük çocuklar korkuyla uyanırken insanların hâlâ Rabbimize yönelmesi, ellerini O’na açması ve secdeye kapanması sıradan bir olay mı?
Düşünün… Bir tarafta bombaların sesi, diğer tarafta Allah’a yönelen insanlar. Bir tarafta yıkıntılar, diğer tarafta Rabbine sığınan kullar. İnsan bütün bunları gördüğünde ister istemez düşünüyor: Bu insanlar bunca acının içinde nasıl hâlâ dua edebiliyor? Nasıl hâlâ Allah’a yöneliyorlar?
İşte o zaman insanın aklına önemli bir soru geliyor:
Allah, Filistin’e neden yardım etmiyor?
Belki sen de bu soruyu kendine sordun. Belki Filistin’de yaşananları gördüğünde bir an durdun ve düşündün. Belki de küçücük çocukların yaşadığı acıları gördükçe bu sorunun cevabını aradın. Çünkü insan, inandığı Rabbine sığınan masum insanların yaşadığı acıları gördüğünde bunun hikmetini anlamak istiyor.
Kardeşim, bizim dinimizde dünya bir imtihan yeridir. Rabbimiz bizi bazen sahip olduklarımızla, bazen kaybettiklerimizle, bazen de karşımıza çıkan olaylar karşısındaki davranışlarımızla imtihan eder. Ancak yaşanan her olayın ardındaki hikmeti bütünüyle bildiğimizi söyleyemeyiz. Rabbimizin bildiğini biz bilemeyiz.
Peki, hiç düşündün mü? Belki de biz bu olaya yalnızca Filistinlilerin yaşadığı bir imtihan olarak bakıyoruz. Oysa orada yaşanan acılar karşısında bizim ne yaptığımızı da düşünmemiz gerekiyor.
Belki de asıl soru yalnızca “Allah Filistin’e neden yardım etmiyor?” değil, “Biz Filistin için ne yapıyoruz?” sorusudur.
Kardeşim, Filistin’de masum insanlar acı çekerken biz nerede duruyoruz? Bir Müslüman olarak kardeşlerimizin yaşadığı acılara karşı sorumluluğumuzu düşünüyor muyuz? Yoksa birkaç görüntü izleyip üzülüyor, ardından hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza mı devam ediyoruz?
Elbette herkesin imkânı aynı değildir. Herkesin maddi durumu, şartları ve yapabilecekleri farklıdır. Ama imkânlarımız ölçüsünde yapabileceklerimiz de vardır. Bazen güvenilir bir yardım kuruluşuna yaptığımız küçük bir bağış, bazen doğru bilgiyi paylaşmamız, bazen de haksızlık karşısında sessiz kalmamamız önemlidir.
Diyelim ki cebinde yalnızca beş lira var. Belki kendi kendine, “Benim vereceğim beş lirayla ne değişecek ki?” diye düşünüyorsun. Fakat mesele yalnızca verdiğin paranın miktarı değil; imkânın ölçüsünde yardım etmeye istekli olup olmadığındır.
Tabii ki beş lira veremeyen, gerçekten imkânı olmayan bir insanı suçlayamayız. Rabbimiz herkesin hâlini bilir. Burada kendimize sormamız gereken şey, yardım etme imkânımız olduğu hâlde neden hiçbir şey yapmadığımızdır.
Peki ya dünyanın diğer ülkeleri? Peki ya elinde büyük imkânlar bulunan insanlar? Peki ya yaşananları görüp de masumların korunması için hiçbir adım atmayanlar?
Onların da sorumlulukları yok mu?
Bir haksızlık karşısında gücümüz yettiğince adaleti savunmak, masumların yanında durmak ve elimizden gelen yardımı yapmak bizim sorumluluğumuzdur. Çünkü imanımız yalnızca sözlerimizde kalmamalı; merhametimizde, davranışlarımızda ve başkalarına karşı tutumumuzda da kendini göstermelidir.
Kardeşim, bir düşün…
Filistin’de bir çocuk korkuyla uyurken sen kendi evinde huzurla uyuyabiliyorsun. Önüne yemek geldiğinde seçme şansın var. Dışarı çıkabiliyor, arkadaşlarınla buluşabiliyor ve yarın ne yapacağını planlayabiliyorsun. Bunlar hayatın içinde sıradan şeyler gibi görünebilir. Fakat bütün insanların aynı imkânlara sahip olmadığını da unutmamalıyız.
Sahip olduklarımız için Rabbimize şükretmek, başkalarının yaşadığı acılara duyarsız kalmak anlamına gelmez. Tam tersine, sahip olduklarımızın kıymetini bilirken ihtiyaç sahiplerini de hatırlamalıyız.
Bir de şunu düşün: Filistin’de yaşananları gördüğümüzde yalnızca üzülmekle mi yetineceğiz? Yoksa bu üzüntüyü iyilik yapmak için bir adıma dönüştürebilecek miyiz?
Biz Müslümanlar Allah’a iman ediyoruz. Rabbimizin adaletine, rahmetine ve her şeyi bildiğine inanıyoruz. Fakat bu iman, dünyada yaşanan acılara karşı hiçbir şey yapmadan beklememiz gerektiği anlamına gelmez. Dua ederiz, Rabbimizden yardım isteriz ve aynı zamanda elimizden geleni yapmaya çalışırız.
Dua etmek de önemlidir, yardım etmek için çabalamak da.
Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı acılar karşısında onların imanını ve sabrını düşünürken kendi davranışlarımızı da sorgulamalıyız. Çünkü biz onların yerine geçip neler yaşadıklarını bütünüyle anlayamayız. Ama onların acılarını önemseyebilir, masumların korunmasını isteyebilir ve elimizden gelen desteği sunabiliriz.
Bir insanın kesin olarak cennete veya cehenneme gideceğine karar vermek bize düşmez. Rabbimiz herkesin niyetini, imkânını ve yaptıklarını bilir. Bize düşen, başkaları hakkında kesin hükümler vermek yerine kendi vicdanımızı ve sorumluluğumuzu sorgulamaktır.
Şimdi yeniden o görüntüleri düşün…
Bombaların ortasında secde eden insanları, Rabbine dua eden anneleri ve korkuyla ailesine sarılan çocukları…
Bunları gördüğümüzde kendimize şu soruyu soralım:
“Rabbim, benim elimdeki imkânlarla yapabileceğim bir iyilik var mı? Ben bu imtihan karşısında nasıl davranıyorum?”
Belki bütün dünyayı değiştiremeyiz. Belki tek başımıza bir savaşı durduramayız. Ama bu, yapabileceğimiz hiçbir şey olmadığı anlamına gelmez. Bir iyiliğin küçük olması, onu değersiz yapmaz.
Kardeşim, Filistin’de insanlar bombaların altında secde ederken biz de Rabbimize yönelip yardım isteyelim. Fakat bunun yanında, masumların acılarını görmezden gelmeyelim. İmkânlarımız ölçüsünde yardım edelim, doğruyu araştırıp paylaşalım ve adaleti savunmaktan vazgeçmeyelim.
Çünkü bu mesele yalnızca uzakta yaşanan bir savaş değildir. Bu mesele, bizim imanımızı nasıl yaşadığımızı, merhametimizi nasıl gösterdiğimizi ve bize verilen imkânları nasıl kullandığımızı da düşündürür.
Belki Filistin’de yaşanan imtihanı bütünüyle anlayamayız. Ama o acılar karşısında kendi sorumluluğumuzu sorgulamaktan kaçmamalıyız.
Bombalara karşı secde edenleri gördüğümüzde yalnızca onların neden bu acıları yaşadığını sormayalım.
Bir de kendimize bakalım.
Biz, onların acısını gördüğümüzde ne yaptık?
Bölüm etkileşimi
